TÜSEB’in tüketen değil, üreten bir sağlık modeli geliştirmeyi amaçladığını kaydeden TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan, dünya genelinde şirket kurabilme, teknokent açabilme gibi geniş yetkileri bulunan TÜSEB’in "Garajdaki Ferrari" gibi büyük bir potansiyele sahip olduğuna dikkat çekti.
AI ve İnovasyona yatırım vurgusu yapan Sanofi Avrasya Bölge Başkanı Cem
Öztürk ise, AI ve yenilikçi teknolojilerin ilaç geliştirme süreçlerini hızlandırmada
kritik bir rol oynadığını ifade etti.
Türkiye
Sağlık Platformu (TÜSAP) tarafından düzenlenen 39. Vizyon Toplantısı, 1 Kasım
Cuma günü Koç Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi.
TÜSAP
Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sabahattin Aydın ve Koç Üniversitesi Rektörü Prof.
Dr. Metin Sitti tarafından açılışı yapılan toplantıda Sağlık Bakanlığı Bakan
Yardımcısı Doç. Dr. Şuayıp Birinci, sağlık sektöründe yaşanan dönüşüm ve
start-up’ların bu dönüşümdeki rolüne ilişkin ufuk açıca bir sunum paylaştı.
Toplantının
panel bölümünde, TÜSAP Yürütme Kurulu
Üyesi T. Ufuk Eren moderatörlüğünde Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB)
Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan ve Sanofi Avrasya Bölge Başkanı ve İlaç Genel Müdürü Cem Öztürk konuşmacı
olarak yer aldı. Katılımcılar; sağlık teknolojilerinde girişim ekosisteminin
geliştirilmesi ve start-up'ların sektöre katkılarının artırılması konularını
ele alarak, sağlık sektöründe yeni fikirlerin uygulanabilir hale getirilmesi
için yapılabilecekleri tartıştılar.
Panelin
ardından düzenlenen "Sağlık Teknolojilerinde Start-Up'lar ve Girişim
Ekosisteminin Geliştirilmesi" başlıklı çalıştay, katılımcılara fikir
alışverişi yapma, bilgi paylaşımı sağlama ve yeni iş birlikleri kurma
fırsatları sundu.
TÜSAP Vizyon
Toplantısı'nın açılışını gerçekleştiren TÜSAP
Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sabahattin Aydın, konuşmasında, sağlık
teknolojileri alanındaki inovasyonun, sağlık hizmetlerine erişimi artırmanın
yanı sıra bireylerin yaşam kalitesini yükselten çözümler sunduğunu belirtti.
Toplantının Koç Üniversitesinde yapılmasından dolayı memnuniyeti dile getiren Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Sitti, üniversite olarak yalnızca akademik bilgi sağlama amacı gütmediklerini, aynı zamanda inovasyon ve start-up ekosisteminde liderliği nasıl üstlenebileceklerini de tartıştıklarını belirtti. Bu toplantının Koç Üniversitesi için önemli bir fırsat sunduğunu ifade eden Sitti, ekosistemler oluşturarak, bilgi ve araştırmanın girişimcilikle buluştuğu bir zeminde kuluçka merkezleri, yatırımcılar, şirketler ve devletin desteğiyle teşvik ve mentorluk sağlanmasının önemine değindi. Üniversite olarak mühendislik, temel bilimler ve tıp fakültesi gibi bölümlerle bu alanlarda değer yaratmaya ve disiplinler arası çalışmalara öncülük etmeye kararlı olduklarını vurgulayan Sitti, sağlık sektöründeki başarının, farklı disiplinlerden gelen büyük ekiplerin özverili çalışmalarıyla mümkün olduğunun altını çizdi.
Sağlık Bakanlığı Bakan Yardımcısı Doç. Dr.
Şuayıp Birinci: “Küresel Biyoteknoloji Pazarı Hızla
Büyüyor”
Konuşmasında, sağlık sektörünün artan sağlık
maliyetleri, kronik hastalıkların yaygınlaşması, yaşlanan nüfus ve sağlık
hizmetlerine erişimdeki eşitsizlik gibi zorluklarla karşı karşıya olduğunu
belirten Sağlık Bakanlığı Bakan
Yardımcısı Doç. Dr. Şuayıp Birinci, teknolojik gelişimlerin bu sorunlara
çözüm sunma potansiyeline sahip olduğuna değindi. Piyasa araştırmalarının,
dijital sağlık pazarının 2030 yılına kadar 963 milyar dolara ulaşacağını
öngördüğünü aktaran Birinci, önleyici sağlık hizmetleri ve mobil sağlık
girişimlerine yönelik artan fonlamanın bu büyümeyi destekleyen başlıca etkenler
olduğunu vurguladı.
Dijital
Sağlık Pazarı 963 Milyar Dolara Ulaşacak…
ABD ve Avrupa'daki sağlık alanındaki start-up yatırımlarına
dikkat çeken Dr. Birinci, ilaç biyoteknolojisi, tanı araçları, tıbbi cihaz ve
sağlık teknolojisi alanlarında 2023 yılında 2,225 anlaşmada 46,7 milyar
dolarlık işlem gerçekleştirildiğini belirtti. Türkiye’de start-up
yatırımlarının yıllara göre dağılımına değinen Birinci, 2021 yılında 1 milyar
650 milyon, 2022'de 1 milyar 740 milyon, 2023'te 418 milyon 620 bin ve 2024'te
ise 586 milyon 750 bin dolar yatırım yapıldığını kaydetti.
Dünyada, biyoteknoloji alanında 1980'lerden bu
yana yaşanan yükselişe rağmen, biyoteknolojik ilerlemelerin çoğunlukla yüksek
gelirli ülkelerde yoğunlaştığını vurgulayan Dr. Birinci, ABD ve Avrupa'da
biyoteknoloji yatırımlarının yüzde 80'inin özel sektör, yüzde 20'sinin ise kamu
tarafından finanse edildiğini aktardı. ABD’de ilaç sektöründe start-up’ların
giderek daha fazla yer kapladığına dikkat çeken Doç. Dr. Şuayıp Birinci,
2022-2030 yılları arasında biyoteknoloji pazarının büyüklüğü ile ilgili
tahminlerin biyo-bilişim alanında yüzde 5,93, biyo-hizmet alanında yüzde 7,51,
biyo-tarım alanında yüzde 20,70, biyo-endüstri alanında yüzde 24,41 ve
biyo-eczacılık alanında yüzde 41,46 oranında büyüme şeklinde beklendiğini
söyledi.
Küresel
Biyoteknoloji Pazarının 3,40 Trilyon Dolara Çıkması Bekleniyor…
Küresel biyoteknoloji pazarının 2023 yılında
1,55 trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaştığını, 2030 yılına gelindiğinde ise bu
rakamın 3,40 trilyon dolara çıkmasının beklendiğini belirterek biyoteknolojinin
gelecekteki önemine dikkat çekti.
Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB)
Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan: “TÜSEB, Sağlıkta Üretim Ve İnovasyonun Öncüsü
Olacak”
TÜSEB Başkanı Prof.
Dr. Ümit Kervan, TÜSAP Sağlık Teknolojisi Vizyon
Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, sağlık alanında Ar-Ge, araştırma ve inovasyon
faaliyetlerinde yer almaya her zaman hazır olduklarını belirtti. "Tüketen
değil, üreten bir sağlık modeli geliştirmeyi amaçlıyoruz" diyen Kervan,
TÜSEB'in sağlık sektöründe üretime yönelik faaliyetlerin öncüsü olma vizyonunu
vurguladı. TÜSEB’in, sağlık alanında TÜBİTAK ile tamamlayıcı bir rol
üstlendiğini belirten Kervan, TÜSEB'in dünya genelinde şirket kurabilme,
teknokent açabilme gibi geniş yetkilere sahip olduğunu ekledi. TÜSEB’in
"garajdaki Ferrari" gibi büyük bir potansiyele sahip olduğunu ifade
eden Kervan, "1600 projeyi yönetiyor ve sondajlıyoruz. Kısa sürede ürüne
dönüşecek projeleri kamuoyunun dikkatine sunmayı hedefliyoruz" dedi.
Rekabet
gücümüzü artıracak ürünler geliştirmek için açık bütçeyle destek
sağlayabiliyoruz…
Kervan, TÜBİTAK’taki gibi projeleri A, B, C
gibi gruplar altında çağrı yoluyla desteklediklerini açıklarken, A grubu
projelerin özellikle yeni araştırmacılara yönelik olduğunu belirtti. Kervan,
"Rekabet gücümüzü artıracak bir ürün geliştireceksek, açık bütçeyle destek
sağlayabiliyoruz" şeklinde konuştu. TÜSEB bünyesindeki sekiz enstitünün
bağımsız projeler yürüttüğünü belirten Kervan, "Cumhurbaşkanlığı’nın 4
numaralı kararnamesi ile kurulan bir kurum olarak, Sağlık Bakanlığı bünyesinde
yer alsak da özerk bir yapımız var ve üretim odaklı çalışmamız için gereken
esnekliğe sahibiz" dedi.
Üreten sağlık modeline değinen Kervan, Çam ve
Sakura Şehir Hastanesi, Bilkent Şehir Hastanesi ve Etlik Şehir Hastanesi'nde
yakın zamanda teknoloji transfer ofislerinin açılacağını söyledi. Kervan, bu
ofislerde, fikri olan bir sağlık çalışanının TÜSEB ile temas kurması durumunda,
fikrinin korunacağını ve klinik araştırmalardan ticarileşme sürecine kadar tüm
aşamalarda destekleneceğini belirtti. Kervan ayrıca, Türkiye genelinde üniversiteleri
gezip teknokentlerin kabiliyetlerini kayıt altına alarak bir envanter
oluşturduklarını, fikirlere uygun üniversite ve Ar-Ge merkezleri ile eşleştirme
yapacaklarını ifade etti. "Bu hafta, örneğin, Ankara’da sağlık alanındaki
fabrikaların kapasitelerini kayıt altına alıyoruz" diyen Kervan, bu
envanterin sanayi ile iş birliğine katkı sunacağını vurguladı.
Kervan, bu sürecin TÜSEB, üniversiteler ve
sanayi iş birliği ile gerçekleşeceğini belirterek, projelerin finansmanı için
bazı iş insanlarının hazır olduğunu söyledi. "Destek konusunda sıkıntı
yaşamayacağımıza inanıyorum" diye ekledi.
Klinik araştırmalar birimi kurduklarını
belirten Kervan, teknoloji transfer ofislerinde beş ayrı birim olacağını ve
bunlardan birinin de klinik araştırmalara odaklanacağını söyledi. Bu kapsamda
klinik araştırmaların aşamalarını düzenleyerek büyük merkezlerde
gerçekleştirmeyi planladıklarını açıkladı. Bilkent Şehir Hastanesi’nde görev
yaptığını ifade eden Kervan, "Bu hastaneye günde 100.000 kişi giriş-çıkış
yapıyor. Bu büyük kapasiteyi doğru iş birlikleri ile bir araya getirdiğimizde,
üretim süreci kendiliğinden oluşacaktır" dedi.
Sanofi Avrasya Bölge Başkanı ve İlaç Genel
Müdürü Cem Öztürk: “İş yapış şeklimiz tamamen değişiyor… Artık yapay zeka
şirketleriyle iş birliği yapmaya yönelmiş durumdayız”
Sanofi Avrasya Bölge
Başkanı ve İlaç Genel Müdürü Cem Öztürk, sağlık sektöründe yaşanan dijital
dönüşüm ve yapay zekanın (AI) önemini vurgulayarak, Sanofi’nin bu alanda
yaptığı yatırımları ve iş modellerindeki dönüşümü ele aldı. Öztürk,
konuşmasında, “Eskiden büyüme için ürün satın alıyor ve bu yolla bilgi birikimi
kazanmayı hedefliyorduk. Ancak sistem artık tamamen değişti. Günümüzde AI
şirketleriyle iş birliği yapmaya yönelmiş durumdayız. Örneğin, Google AI ile
ortaklık kurduk ve kısa bir süre önce, yalnızca algoritma geliştiren ve ilaç
keşif sürecini hızlandıran bir şirkete 140 milyon dolar yatırım yaptık. Son
dönemde gerçekleştirdiğimiz tüm yatırım ve birleşmeler AI üzerine odaklanmış
durumda,” dedi.
Büyük veriyi
doğru analiz ederek, genç yetenekleri ve start-up’ların gelişimini
destekliyoruz
Krizler, savaşlar ve pandeminin yaratıcılığı
tetiklediğini belirten Öztürk, şirketin bu dönemde inovasyonun merkezine AI
teknolojilerini yerleştirdiğini ifade etti: “Büyük veriyi doğru analiz ederek
genç yetenekleri öne çıkarmak ve start-up’ların gelişimini desteklemek için
fırsatlar yaratıyoruz. Türkiye’ye geldikten sonra başlattığımız start-up
projelerinin bugünlere gelmesi, benim için büyük bir gurur kaynağı.”
Öztürk, sağlık teknolojilerinin geleceği
hakkında da önemli bilgiler paylaştı. Giyilebilir teknolojiler, robotik
cihazlar ve kişiye özel ilaçların gelişimiyle sağlık sektöründe köklü bir
dönüşüm yaşanacağını ifade eden Öztürk, bu gelişmelere rağmen yaşlanan nüfus ve
artan maliyetlerin sektörde karşılaşılan zorluklar olduğunu belirtti. “Bu
zorlukların üstesinden hep birlikte çalışarak gelebileceğimizi düşünüyorum,”
diye ekledi.
Sanofi’nin ilaç keşfi ve geliştirme
süreçlerine de değinen Öztürk, bu alandaki zorlu süreçlerin AI destekli
yaklaşımlarla nasıl iyileştirilebileceğine dikkat çekti. “Bir ilacın keşfi 4
ila 15 yıl sürebiliyor ve 4 milyar ile 20 milyar euro arasında bir maliyet
gerektiriyor. Zaman ve maliyet kısaltmak bizim için hayati önemde. Sanofi
olarak 90.000 çalışanımızla, yıllık ciromuzun %15’ini, yani yaklaşık 6-7 milyar
euroyu Ar-Ge’ye ayırıyoruz. Ayrıca, OpenAI ile kurduğumuz sistem sayesinde,
AI’nin günlük iş süreçlerimize entegrasyonunu sağlıyoruz. Örneğin, pandemi
döneminde tedarik sürecinde kurduğumuz alarm sistemi, hammadde yetersizliğinde
bizi farklı ülkelerdeki alternatif kaynaklara yönlendirebiliyor,” dedi.
Öztürk, teknolojik ilerlemelerin iş
süreçlerine kazandırdığı verimlilik hakkında da konuşarak, “Artık PowerPoint’i
hayatımızdan çıkardık, Excel’i de çıkarmaya çalışıyoruz. Gelecek, zamanı
verimli kullanarak yaratıcılığı ön plana çıkaran bir iş modeline sahip olmayı
gerektiriyor,” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.
Care4Rare Projesi Kapsamında Nadir
Hastalıklara Yönelik inovatif Çözümler paylaşıldı
TÜSAP Sağlık Teknolojisi Vizyon
Toplantısı’nda, etkinliğin destekçilerinden Sanofi, nadir hastalıklara yönelik
inovatif çözümler geliştiren start-up girişimlerini Care4Rare Projesi
kapsamında tanıttı. Projede yer alan girişimciler, nadir hastalıkların tanı
süresini kısaltmaya yönelik karar destek algoritmaları, yenilikçi medikal ve
görüntüleme cihazları, yapay zeka tabanlı eğitim ve tedavi takip uygulamaları
gibi çözümlerini katılımcılarla paylaştı. Geliştirme aşamasında olan bu
çözümler, nadir hastalıklardan etkilenen bireylerin yaşam kalitesini artırmayı
amaçlıyor. Sunumlarının ardından girişimciler, ilgili kamu kurumları, uzman
hekimler, hasta dernekleri ve özel sektör temsilcileri ile bir araya gelerek
fikir alışverişinde bulunma fırsatı elde ettiler.
Seçkin davetli kitlesinin katılımıyla
gerçekleşen bu kapsamlı toplantı, Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AİFD),
İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası (İEİS), Türkiye İlaç Sanayicileri Derneği
(TİSD) ile Sanofi, Abbott ve Roche’un katkılarıyla düzenlendi.
Sağlık sektörünün tüm taraflarını temsil eden
Kamu, üniversite, yatırımcı sektör kuruluşları, genç girişimciler ve STK
yöneticilerinden oluşan 120 üst düzey davetliye yöneltilen 16 soruluk anket ve
yorumlarla gerçekleşen TÜSAP raporu, davetliler ve sektör temsilcileriyle
paylaşılacaktır.
TÜSAP Vizyon Toplantıları hakkında daha fazla
bilgi almak ve geçmiş toplantıların raporlarını incelemek için tusap.org sitesini ziyaret
edebilirsiniz.
TÜSAP Yürütme Kurulu
·
Prof. Dr. Sabahattin AYDIN / T.C.
Sağlık E. Bakan Yardımcısı (Yürütme Kurulu Başkanı)
·
Prof. Dr. Kemal MEMİŞOĞLU / T.C.
Sağlık Bakanı
·
Doç. Dr. Şuayıp BİRİNCİ / T.C. Sağlık
Bakanlığı Bakan Yardımcısı
·
Op. Dr. Reşat BAHAT / OHSAD Genel
Başkanı
·
Prof. Dr. Haluk ÖZSARI / Üniversite
Hastaneleri Birliği Derneği Genel Sekreteri
·
Doç. Dr. Abdullah Emre GÜNER /
İstanbul İl Sağlık Müdürü
·
Feyzullah AKBEN / Satur Yönetim Kurulu
Başkanı
·
T. Ufuk EREN / Volitan Global CEO
·
Savaş MALKOÇ / İEİS Genel Sekreteri