Yaşamın ilk aylarında bebeğin zihinsel işlevleri henüz
gelişmediği için ancak uygun sıcaklıktaki bir ortamda, karnı tok, altı temiz
olduğunda var olduğunu hisseder. Karnı aç, altı kirlenmiş olduğunda, rahat ve
huzurlu bir ortamda hissetmediğinde bebek için huzursuzluk hali gözlenir. Bu
sebeple yaşamın ilk 6 ayında bebeğin tüm ihtiyaçları mümkün olan en hızlı anda
karşılanmalı, tutarlı, şefkatli ve empatik bir yaklaşım sergilenerek bakımı
sağlanmalıdır. Bakım verenin tutarlı, şefkatli ilgisi ve tutumu, bebekte “var
olduğu”, ihtiyaçlarının hızla giderilebildiği, sevildiği, değer verildiği,
korunduğu, kendisine kötü bir şeyin olamayacağı inancını güçlendirir ve bu
güzel deneyime güvenli bağlanma denir. Emzirmenin fizyolojik/biyolojik
etkilerinin yanında psikolojik etkileri de bulunmaktadır. Anne ile bebek
arasındaki bağ emzirme ile güçlenir, bebeğin güven duygusu oluşur. Emzirme
sürecinde anne bebek arasında duygusal bir alışveriş olur, bu alışveriş iki
taraf için de doyum vericidir. Anne, bebeğini emzirirken onunla kurduğu ilişki
ve tensel temas bebeğin sakinleşmesini sağlayarak anne-bebek arasında olumlu
bir duygulanım olmasını destekler. Annenin duygu durumu, bebeğin de duygusunu
ve anne sütünün kalitesini etkiler. Bu sebeple annenin emzirme sürecindeki
duygulanımı, rahat ve sakin olabilmesi çok önemlidir. Bu dönemde kurulan
sağlıklı ve güvenli bağ, bebeğin psikolojik gelişimini ve ileriki yaşantısında
dış dünya ile kurduğu ilişkileri etkiler.
Annenin sıcak ve sevgi dolu bakışları, ses tonu, tensel ve
göz teması bebeğin güven bağını güçlendirir. Fakat yalnızca emzirme ile güvenli
bağlanma kurulmaz. Emziremeyen anneler de bebeklerine olumlu duygulanım
aktararak güçlü bir bağ kurabilirler. Emzirme sıklığı, miktarı ve süresi anneye
ve bebeğe özeldir. Bir anneye süt yapan besin, başka bir anneye yapmayabilir.
Lohusa dönemindeki annenin ihtiyacı olan tek şey pozitif destektir. Bebeğin
anneye, annenin bebeğe alışma süreci, annenin ebeveynliğe ilk adımı, bebeğin
dünyaya adapte olma süreci uzun ve yorucu olabilir. Bu yolculukta annenin
çevresinden duyduğu olumsuz ve yargı içeren cümleler yetersizlik duygusu
oluşturabilir. “Bebeğime yetemiyorum”, “Onu iyi besleyemiyorum” inancı anne
bebek arasındaki bağı olumsuz etkiler.
Annelere bu cümleleri
kurmaktan kaçının
Yeterince emzirmiyor musun?
Sakın mama verme sadece emzir.
Mama ver, seni emmiyor doymadı.
Bebek çok zayıf kalmış.
Sen hiç kilo verememişsin.
Kucağa alıştırma sakın.