“Stratejiden Dönüşüme, İş Birliğinden Küresel Vizyona” mottosuyla düzenlenen Tıbbi Cihaz Yönetişim Zirvesi 2.0, Antalya’da başladı. Granada Luxury Belek Antalya’da gerçekleştirilen ve 13 Mayıs’a kadar devam edecek zirve; sağlık sektörünün kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerini aynı platformda buluşturdu.
Zirvenin açılışına Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi Dr. İhsan Şahin, Devlet Malzeme Ofisi (DMO) Genel Müdürü Şinasi Candan, DMO Genel Müdür Yardımcısı Dr. Mehmet Koca, TÜMDEF Başkanı Kemal Yaz, SEİS Başkanı Metin Demir, TOBB Türkiye Medikal Meclisi Başkanı Levent Mete Özgürbüz, kamu kurumlarının temsilcileri, hastane yöneticileri, sektör dernekleri ve çok sayıda firma yetkilisi katıldı.
Zirvenin en dikkat çeken bölümü ise Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun video konferans yöntemiyle yaptığı kapsamlı değerlendirmeler oldu. Bakan Memişoğlu’nun açıkladığı veriler ve verdiği mesajlar, sektör açısından zirvenin ana gündem başlıklarından biri haline geldi.
“Sağlığı Türkiye’nin lokomotif
sektörlerinden biri yapacağız”
“Sağlıklı Türkiye Yüzyılı” vizyonuyla
hareket ettiklerini belirten Bakan Memişoğlu, sağlık sektörünü yalnızca hizmet
alanı değil aynı zamanda üretim, teknoloji ve ihracat gücü yüksek stratejik bir
sektör olarak gördüklerini ifade etti.
“Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonuyla,
sağlığı Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden biri haline getirmek için
çalışıyoruz.”
Türkiye’nin sahip olduğu insan kaynağı,
üretim kapasitesi, yatırım gücü ve sağlık altyapısıyla bu hedefe rahatlıkla
ulaşabileceğini belirten Memişoğlu, “Üreten Sağlık” modeli kapsamında yürütülen
çalışmaların somut sonuç vermeye başladığını söyledi.
“Yerli üretim oranını yüzde 31’in üzerine çıkardık”
Bakan Memişoğlu, kamudaki tıbbi cihaz
alımlarında yerli üretimin ciddi şekilde artırıldığını açıklayarak şu bilgileri
paylaştı:
“Bu adımların bir neticesi olarak kamu
tıbbi cihaz alımlarında yüzde 24 olan yerli üretim oranımızı yüzde 31’in
üzerine çıkardık.”
Bu artışın yalnızca ekonomik değil, aynı
zamanda sağlıkta stratejik bağımsızlık açısından da kritik önem taşıdığını
vurgulayan Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık teknolojilerinde dışa bağımlılığı
azaltma hedefi doğrultusunda ilerlediğini ifade etti.
“Tıbbi cihaz ihracatı güçleniyor”
Türkiye’nin tıbbi cihaz sektöründe
ihracat kapasitesinin de önemli ölçüde yükseldiğini belirten Bakan Memişoğlu,
sektörün küresel pazarlardaki etkinliğinin arttığını söyledi.
“Tıbbi cihaz ihracatımızın ithalatı
karşılama oranı yaklaşık 20 puanlık artışla yüzde 43’e yükselmiş durumda.”
Türkiye’nin bugün yaklaşık 25 bine yakın
işletmeyle tıbbi cihaz alanında büyük bir üretim ve tedarik ekosistemi
oluşturduğunu ifade eden Memişoğlu, Türkiye’nin bölgesel bir üretim merkezi
olma yolunda hızla ilerlediğini kaydetti.
“Türkiye küresel üretim ve tedarik merkezi olma yolunda”
Konuşmasında sektörün ulaştığı büyüklüğe
dikkat çeken Memişoğlu, Türkiye’nin artık yalnızca kendi ihtiyacını karşılayan
değil, küresel pazarlara üretim yapan bir ülke konumuna geldiğini belirtti.
“Türkiye, tıbbi cihaz sektöründe 25 bine
yakın işletmeyle küresel bir üretim ve tedarik merkezi olma yolunda ilerliyor.”
Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı
(TÜSEB), Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) ve USHAŞ iş birliğiyle
sektörün desteklendiğini ifade eden Bakan Memişoğlu, AR-GE’den finansmana, kamu
alım garantilerinden ihracat desteklerine kadar çok yönlü bir destek sistemi
oluşturulduğunu söyledi.
“5,3 milyon cihazı anlık takip ediyoruz”
Sağlıkta dijital dönüşüm çalışmalarına
da değinen Memişoğlu, geliştirilen takip sistemleri sayesinde tıbbi cihaz ve
malzemelerin etkin şekilde izlenebildiğini açıkladı.
“Şu anda Ürün Takip Sistemimizle
yaklaşık 5,3 milyonluk bir cihaz takibi yapabilir haldeyiz.”
Dijital sağlık altyapısının güçlendirilmesinin hasta güvenliği, kalite yönetimi ve sürdürülebilir sağlık hizmetleri açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı.
“Yerli ve milli geri ödeme sistemi üzerinde
çalışıyoruz”
Kamu kurumlarıyla birlikte özellikle
cihaz alımları ve ödeme süreçlerinin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar
yürüttüklerini ifade eden Memişoğlu, TÜSEB üzerinden başlatılan “Türkiye’de
Sağlık Hizmetlerinde Geri Ödeme Modelleri” proje çağrısına ilişkin de bilgi
verdi.
Türkiye’nin kendi veri altyapısı ve
bilişim sistemleriyle yerli ve milli bir geri ödeme modeli geliştirmeyi
hedeflediğini belirten Bakan Memişoğlu, sağlık ekonomisinde sürdürülebilirliğin
güçlendirilmesinin öncelikli hedefler arasında yer aldığını söyledi.
Yabancı yatırımcılara açık çağrı
Sağlık Bakanı Memişoğlu, konuşmasının
dikkat çeken bölümünde yabancı yatırımcılara da seslendi. Türkiye’nin
açıkladığı yeni yatırım hamlesi ve reform paketlerinin sağlık teknolojileri
alanında önemli fırsatlar sunduğunu belirten Memişoğlu şu ifadeleri kullandı:
“Yabancı yatırımcıları Türkiye’ye paydaş
olarak alıp ülkemizde yeni üretim alanları oluşturabileceğinizi, yeni
ortaklıklar kurabileceğinizi özellikle belirtmek istiyorum. Biz de bu konuda
destek vereceğiz.”
Türkiye’nin sağlık teknolojileri
alanında uluslararası yatırım açısından güçlü bir merkez olmasını
hedeflediklerini belirten Memişoğlu, kamu-özel sektör iş birliğinin daha da
güçleneceğini ifade etti.
Şinasi Candan: “Yerli üreticilerin geldiği
nokta son derece kıymetli”
DMO Genel Müdürü Şinasi Candan ise kamu
alımlarının yalnızca tedarik süreçleri açısından değil, yerli üretimi ve
rekabeti destekleyen stratejik bir alan olduğuna dikkat çekti.
Candan, DMO’nun dijitalleşme
çalışmalarına hız verdiğini belirterek Sağlık Market, Firma Portalı ve
elektronik uygulamalar sayesinde tedarik süreçlerinde önemli kolaylıklar
sağlandığını ifade etti.
“Yerli üreticilerin geldiği nokta son derece kıymetli.” dedi.
Metin Demir: “İnsan sağlığına hizmet etmeyi
ibadet gibi görüyoruz”
SEİS Başkanı Metin Demir de konuşmasında
sektörün son 20 yılda önemli bir gelişim gösterdiğini belirterek:
“İnsan sağlığına hizmet etmeyi bir
ibadet gibi görüyoruz.” dedi.
Demir, yerli üreticilerin korunmasının büyük önem taşıdığını ifade ederek sağlık sektöründeki tüm paydaşların birbirine daha fazla destek vermesi gerektiğini söyledi.
Kemal Yaz: “Tıbbi cihaz sektörü kritik bir
dönüşüm sürecinden geçiyor”
TÜMDEF Başkanı Kemal Yaz ise
konuşmasında sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliğinin yalnızca hizmet
sunumuyla değil, tıbbi cihazların etkin yönetimiyle doğrudan ilişkili olduğunu
söyledi.
Yaz, sektörün hem teknolojik hem de
ekonomik olarak büyük bir dönüşüm yaşadığını belirterek şunları kaydetti:
“Tıbbi cihaz sektörü; hızla gelişen teknolojiler, artan hasta beklentileri ve küresel rekabet ortamı içerisinde kritik bir dönüşüm sürecinden geçmektedir.”
Onur Akgün: “Bu sistemin hiçbir parçası
birbirinden bağımsız değil”
Zirvenin açılış konuşmasını gerçekleştiren
TÜMDEF Başkan Vekili ve EGEDER Başkanı Onur Akgün, sağlık ekosisteminin yeniden
aynı masa etrafında buluşmasının önemine dikkat çekti.
Akgün, sektörün farklı yapılarının
yıllar sonra yeniden ortak zeminde buluşmasının çok kıymetli olduğunu belirterek
şu ifadeleri kullandı:
“Bugün burada ikinci kez aynı çatı
altında buluşuyor olmamızın en kıymetli tarafı tam olarak budur.”
Sağlık sisteminin artık yalnızca sağlık
hizmeti sunulan bir yapı olmadığını vurgulayan Akgün:
“Üretimin, tedarikin, finansmanın, kamu
yönetiminin, regülasyonun ve sahadaki emeğin aynı anda dengede kalmaya
çalıştığı çok büyük bir yapıdan söz ediyoruz.” dedi.
Akgün ayrıca sektörün tüm paydaşlarının
birlikte hareket etme kültürünü yeniden güçlendirmesi gerektiğini belirterek:
“Güçlü sektörler yalnızca ticaretle değil; birlikte hareket edebilme kültürüyle büyür.” ifadelerini kullandı.
Yapay zekâ destekli tanı sistemlerinden
ileri görüntüleme teknolojilerine kadar uzanan yeniliklerin sağlık hizmetlerini
kökten değiştirdiğini ifade eden Yaz, kamu-özel sektör ve akademi iş birliğinin
güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kemal Yaz ayrıca; yerli üretimin
korunması, sağlığa ayrılan bütçenin artırılması, üniversite ve kamu
hastanelerinin ödenek yapısının güçlendirilmesi, Ar-Ge yatırımlarının
artırılması, DMO ve Kamu İhale Kanunu süreçlerinin yeniden değerlendirilmesi
gerektiğini ifade etti.
“Türkiye Tıbbi Cihaz Ekosisteminin Bugünü ve Yarını” oturumu yoğun ilgi gördü
Açılış konuşmalarının ardından
gerçekleştirilen “Türkiye Tıbbi Cihaz Ekosisteminin Bugünü ve Yarını”
oturumunda Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi Dr. İhsan Şahin
ile TOBB Türkiye Medikal Meclisi Başkanı Levent Mete Özgürbüz
değerlendirmelerde bulundu.
TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan ise
toplantıya online olarak katıldı. Kervan, “Üreten Sağlık” modelinin sonuç
vermeye başladığını ifade ederek:
“2026 yılında tıbbi cihaz sektöründen 400 başvuru aldık. Bütçemizin yüzde 30’unu tıbbi cihaz sektörüne ayırmış durumdayız.” dedi.
Sağlık teknolojilerinde yeni dönem
13 Mayıs’a kadar devam edecek zirvede;
yapay zeka destekli sağlık teknolojileri, dijital sağlık sistemleri, mdr ve
ıvdr uyum süreçleri, tedarik zinciri yönetimi, finansal sürdürülebilirlik, sağlık
ekonomisi, üniversite-sanayi iş birlikleri, kamu alım süreçleri, afet
dönemlerinde sağlık organizasyonu gibi sektörün geleceğini doğrudan
ilgilendiren başlıklar ele alınmaya devam edecek.
Sektör temsilcileri, Tıbbi Cihaz
Yönetişim Zirvesi 2.0’ın Türkiye’nin sağlık teknolojilerinde üretim gücünü
artırma, yerli markaları küresel pazarlara taşıma ve sağlıkta stratejik
bağımsızlığı güçlendirme hedefleri açısından önemli çıktılar oluşturacağını
ifade ediyor.