Türkiye'nin ciddi bir kuraklık yaşıyor. Bu kuraklıkla mücadelede bireysel önlemlerin önemi nedir?

Türkiye gerçekten ciddi bir kuraklıkla karşı karşıya. Bireysel önlemlerle önemli miktarda su tasarrufu yapabiliriz. Özellikle günlük hayatta alınabilecek basit tedbirlerle su israfını önlemek, su kaynaklarını koruma açısından kritik bir rol oynar.

"Sadece suyu değil, suyun oluştuğu ve kullanıldığı bölgedeki suya bağlı olan her şeyin doğru yönetilmesi gerekiyor. Suyun hem miktarının hem de kalitesinin korunması lazım. Pek çok bölgede yaşadığımız temel sorunlardan bir tanesi de bu. Ülkemize bakıldığında çok yüksek bir su potansiyeli yok ve su stresi yaşayan bir ülkeyiz. Aynı zamanda da bazı su kaynaklarımız ağır kirlilik yükleriyle karşı karşıya. Suyun doğru yönetimi için tarımın, sanayinin, hayvancılığın, beşeri faaliyetlerinin tamamının tek bir elden doğru şekilde planlanması gerekiyor."

Sanayi faaliyetlerindeki atık suların arıtılarak yeniden kullanılabileceğine, tarımda ise geleneksel alışkanlıklar yerine modern sulama yöntemlerine geçilerek su tasarrufu yapılabileceğine dikkati çeken Adiller, yasalar ve yönetmeliklerle bu süreçlerin tüketicilere dikte edilmesi gerektiğini vurguladı.

Ülkelerin, su kaynakları bakımından "su zengini", "su stresi yaşayan" ve "su fakiri" olarak 3 kategoriye ayrıldığını, Türkiye'nin de 2000'li yıllardan itibaren su stresi yaşayan ülkeler sınıfına dahil olarak su fakiri bir ülke olma yolunda ilerlediği uyarısında bulunan Adiller, "İçinde bulunduğumuz Orta Doğu ve Akdeniz havzasına baktığımızda iklim değişikliğinden çok ciddi etkilenen bir bölgedeyiz. Ciddi bir kuraklık yaşıyoruz ve bu yıldan yaşadıklarımız, önümüzdeki yıllarda neler yaşayacağımızın bir göstergesi." diye konuştu.

Karbon emisyonlarının azaltılması yönündeki önlemlerin yeterli olmadığını, küresel ısınma ve iklim değişikliği nedeniyle hem kuraklığın hem de sel felaketlerinin aynı anda yaşandığını dile getiren Adiller, doğru planlamalarla suyun hem miktarının hem de kalitesinin korunmasına bugünden başlanmazsa gelecekte su savaşları çıkabileceği öngörüsünde bulundu.

Su tasarrufu için günlük hayatta hangi adımlar atılabilir?

"Bir musluk dakikada yaklaşık 10-15 litre su tüketiyor. 2 dakikalık diş fırçalama süresince fırçayı ıslatıp musluğu açık bırakırsanız 20-30 litre suyu kaybediyorsunuz ve bunu sabah akşam yapan bir aile 50 ila 100 litre su harcamış olur. Bulaşık makinelerinde su tüketimi yaklaşık 7 ila 14 litre arasında değişmektedir. Az su tüketen modellerin seçilmesi yılda binlerce litre su tasarrufu sağlayabilir. Benzer bir durum çamaşır makineleri için de geçerli. Ayrıca çamaşır ve bulaşık makinelerinin tam dolu çalıştırılması kullanım sayısını azaltacaktır. Haftada 1 kez daha az çamaşır yıkanmasıyla standart bir çamaşır makinesinin 40-80 litre arasında su tükettiği düşünülürse yılda minimum 2 bin litre su tasarrufu sağlayacaktır. Ayrıca su tasarruflu muslukların yaklaşık olarak yüzde 40-50 arasında daha az su tükettiği bilinmektedir. Bu oranlar göz önünde bulundurulduğunda tasarruflu muslukların kullanımıyla yine yılda binlerce litre su tasarrufu yapılabilir. Tek kişinin yapacağı şeyler küçümsenir ama 80 milyonu aşan bir nüfusumuz var. Bir litre kurtarsanız kitlesel katılımla beraber 80 milyon litrelik su tasarrufu sağlanmış olacak."

Su krizi sadece bireysel önlemlerle mi çözülebilir?

Elbette kişi başı su tüketiminin azaltılması önemlidir, ancak su krizini tamamen çözmek için daha fazlası gereklidir. Sanayi faaliyetlerinde atık suların arıtılması ve yeniden kullanılması, tarımda modern sulama yöntemlerinin benimsenmesi gibi büyük ölçekli politikalar ve yasal düzenlemeler de gereklidir. Su kaynaklarının bütünsel bir yaklaşımla yönetilmesi çok önemlidir.

Son olarak, küresel ısınma ve iklim değişikliği gibi faktörlerin su krizine etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

İklim değişikliği ve küresel ısınma, yağış düzenlerini bozarak su kaynaklarına ciddi etkiler yapmaktadır. Bu nedenle su kaynaklarının korunması ve verimli kullanılması daha da kritik hale gelir. Eğer doğru adımlar atılmazsa, gelecekte su kaynakları üzerine savaşlar çıkabilir. Bu yüzden bugünden doğru planlamalar yapmalıyız.