Acıbadem Adana Hastanesi Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Saime Paydaş, bu yıl 14
Mart’ta “Herkes İçin Böbrek Sağlığı, Bakıma adil erişimin ve optimal ilaç
uygulamalarının geliştirilmesi” temasıyla kutlanacak Dünya Böbrek Günü
vesilesiyle önemli bilgiler paylaştı. Özellikle düşük gelirli ülkelerde kronik
böbrek hastalarının yeterli tanı ve tedaviye ulaşamadığını belirten Prof. Dr.
Paydaş “Tüm dünyada sağlığımız için böbreklerimizin öneminin farkındalığını
artırmak, böbrek hastalığının sıklığını, şiddetini ve birlikte olduğu sağlık problemlerinin
etkisini azaltmak için bu günü kutluyor, toplumda farkındalık oluşturmaya
çalışıyoruz” dedi.
Kronik böbrek hastalığının bir halk sağlığı problemi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Paydaş, Dünyada 850 milyondan fazla kişinin kronik böbrek hastası olduğunu ve 2019 Dünya Hastalık Yükü raporuna göre 3 milyondan fazla ölümün bu sebepten kaynaklandığı bilgisini aktardı. Bu raporda ölüm risk faktörleri arasında kronik böbrek hastalığının 7. sırada yer aldığına dikkat çeken Prof. Dr. Paydaş, dünyadaki ölüm risk faktörlerini sırasıyla hipertansiyon, sigara, kan şekeri yüksekliği, hava kirliliği, artmış beden kitle indeksi, yüksek kolesterol, kronik böbrek hastalığı, alkol kullanımı ve fazla tuz tüketimi olarak sıraladı. Bu risk faktörlerinin kronik böbrek hastalığı nedeni veya ilerleyişini hızlandırıcı faktörler olduğunu ve kronik böbrek hastalığının, günümüzdeki durum aynı kalırsa 2040 yılında ölüm nedenleri listesinde 5. sıraya yükseleceğinin öngörüldüğünü anlattı.
“Hipertansiyon hastalarının yüzde
50’sinde böbrek sorunu görülebilir”
Kronik böbrek hastalığının tüm dünyada ekonomik bir yük olduğunu vurgulayan
Prof. Dr. Paydaş “Çünkü son dönem böbrek yetersizliğine ilerleyerek diyaliz ve
böbrek nakli gerektirmesi ile ayrıca eşlik eden hastalıklar ve komplikasyonlar
da kronik böbrek hastalığı ile ilişkili harcamaları artırmaktadır. Kronik
böbrek hastalığı gelişme riski; yaklaşık olarak hipertansiyon hastalarında
yüzde 50, diyabetiklerde yüzde 30, yüksek beden kitle indeksi olanlarda ise
yüzde 25 kadardır. Ülkemizde kronik böbrek hastalığı görülme sıklığı yüzde 15,7
olarak bulunmuştur. Buna göre ülkemizde yaklaşık 9 milyon kronik böbrek hastası
olduğu söylenebilir. Ancak böbrek hastalıklarının farkındalığı ise yüzde 2
düzeyindedir” diye konuştu.
“Düzenli kontrol önemli”
2024 yılı Dünya Böbrek Günü temalarından birinin düşük olan kronik böbrek
hastalığı farkındalığının tüm dünyada artırılması olduğuna işaret eden Prof.
Dr. Paydaş şunları söyledi: “Toplumda kronik böbrek hastalığı için de tarama
yapılmalıdır. Hiçbir şikayeti olmasa bile 1. basamakta genel değerlendirilme
sırasında özellikle çocuklar dahil yaşa bakmaksızın herkesin kan basıncı kayıt
edilmelidir. Anne ve bebek takibi iyi yapılmalıdır. Obezite ile mücadele
edilmelidir. İdrar tetkiki ve tam kan sayımı, glukoz, BUN, kreatinin gibi temel
tetkikler hastaları belirlemede önemli bilgiler verecektir. Hipertansiyonu
olanların beşte biri, diyabetiklerin ise üçte birinde eşlik eden kronik böbrek
hastalığı mevcuttur. Sağlıklı yaşam tarzı, risk faktörlerinin kontrolü ve
anne çocuk sağlığını düzenli takibi sayesinde öncelikle hipertansiyon ve
diyabet dolayısıyla da kronik böbrek hastalıklarının birçoğu önlenebilir.”
“Genellikle tesadüfen ortaya çıkıyor”
Prof. Dr. Paydaş, kronik böbrek hastalığının, çoğu zaman önemli klinik bulgu
vermediğinden bir komplikasyon geliştiğinde veya başka bir nedenle yapılan
tetkikler sırasında belirlendiğini vurgulayarak bu durumda etkin tedbir ve
tedavilerin hastalara uygulanamadığına dikkat çekti. Hipertansiyon, diyabet,
kardiyovasküler hastalık, böbrek taşı, ailede böbrek hastalığı öyküsü, otoimmün
hastalıklar, akut böbrek hasarlanması öyküsü, prematüre bebek, komplike
gebelikler, düşük sosyoekonomik durum, obezite ve yüksek LDL’nin kronik böbrek
hastalığı için risk faktörleri olduğunu sözlerine ekledi.