Diş çürüğü, diş eti iltihabı ve ileri
evre dişeti hastalığının ağız bölgesinin ötesinde, bağırsaklarda ciddi iltihabi
süreçlere sebep olabileceğini aktaran Diş Hekimi ve Ağız Diş Çene Cerrahı Prof.
Dr. Birkan Taha Özkan, bu konuda alınması gereken önlemlere dikkat çekti.
Ağız hijyeni, yalnızca güzel bir gülüşten öte insan
sağlığını etkileyen birçok etkeni de içinde barındırıyor. Ağızdaki birçok kötü
bakteri, diş çürüğü bakterisi ileri evre dişeti hastalığı bakterisi,
bağırsaklara yerleşerek Crohn gibi ciddi hastalıkları tetikleyebiliyor. Yapılan
araştırmalara göre ise kronik dişeti hastalığı olan bireylerde Crohn
hastalığının oluşma riskinin diğer sağlıklı bireylere göre üç kat daha
yüksek olduğu ortaya çıktı. Diş çürüğü, diş eti iltihabı ve ileri evre dişeti
hastalığının ağız bölgesinin ötesinde, bağırsaklarda ciddi iltihabi süreçlere
yol açabilmekte olduğunu belirten Uzman Diş Hekimi ve Ağız Diş Çene Cerrahı
Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, bu konuda alınması gereken önlemleri anlattı.
"Diş çürüğü ve dişeti hastalığı
bağırsaktaki Crohn hastalığının tetikçisi"
Ağızdaki bakterilerin, adeta bağırsakta yangın çıkardığını ifade eden Prof. Dr.
Birkan Taha Özkan, "Ağzımızdaki birçok kötü bakteriler, diş çürüğü
bakterisi ve Kronik Periodontitis (İleri evre Dişeti Hastalığı) bakterisi,
bağırsaklara yerleşerek Crohn gibi ciddi hastalıkları tetikleyebiliyor. Bu durum,
ağız, diş, çene kemik ve bağırsak sağlığı arasında görünmez bir köprü olduğunu
gösteriyor. Özellikle diş eti kanaması, dişeti çekilmesi, çene kemik erimesi
yaşayan bireylerde risk çok daha yüksek; ağızdaki bakteriler, bağırsakta adeta
yangın çıkarıyor" dedi.
"Diş çürüğünden Crohn hastalığına giden zincir"
Diş çürüğü ve kronik dişeti hastalığı iltihabından Crohn hastalığına uzanan
sürecin dört aşamada gerçekleştiğini belirten Özkan, "Şekerli gıdaların
sık tüketilmesi ve yetersiz ağız hijyeni, diş çürüğü ağrısına bağlı bilinçsiz
antibiyotik kullanımı, Diş Hekimi kontrolünden kaçış, diş minesini eriten
Streptococcus mutans gibi bakterilerin çoğalmasına sebep olur. Bu durum, diş
çürüğünün ilk adımıdır. 2'nci aşama Gingivitten Periodontitise Dönüşüm olarak
geçiyor. Tedavi edilmeyen diş çürükleri, diş eti iltihabına (gingivitis) yol
açar; zamanla bu iltihap kronikleşerek diş çevresindeki dişeti dokularının ve
çene kemik kaybına ve diş kaybına neden olan Periodontitise (Kronik Dişeti
Hastalığı) evrilir. Periodontitis (Kronik Dişeti Hastalığı), sadece dişeti
çekilmesine, çene kemik erimesine ve diş kaybına sebep olmakla kalmaz, aynı
zamanda sistemik inflamasyonun da kapısını aralar. 3'üncü aşamada ise
bakterilerin bağırsaklara yayılımı. Periodontitis (Kronik Dişeti Hastalığı)
geliştiğinde, ağızdaki zararlı bakterilerden (Fusobacterium nucleatum gibi)
bazıları, kan veya tükürük yoluyla bağırsaklara ulaşır. Bu noktada ağız
mikrobiyomunun karmaşıklığı ön plana çıkıyor. Ağız, bağırsaklardan sonra en
yüksek bakteri yoğunluğuna sahip ikinci bölgedir. Her gün milyonlarca bakteriyi
tükürüğümüzde yutuyoruz. Son aşama ise; bağırsakta iltihap ve Crohn hastalığı.
Bağırsak duvarına yerleşen bu bakteriler, iltihap yapıcı proteinlerin
salınmasını tetikleyerek Crohn hastalığının gelişimine zemin hazırlar.
Bakterilerin etkisiyle bağırsakta iltihap artar; Crohn gibi inflamatuar
hastalıklar devreye girer" diye konuştu.
"Araştırmalar çarpıcı sonuçları
ortaya koydu"
Konuya ilişkin yapılan araştırmalara da değinerek, ağız ve bağırsak mikrobiyomlarıarasındaki
etkileşime de dikkat çeken Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, "Harvard'ın
2024'te gerçekleştirdiği çalışmalarda, Crohn hastalığı tanısı almış bireylerin
yüzden 65'inin ağızlarında Fusobacterium nucleatum bakterisinin tespit
edildiğini gözlemlenmiştir. Ayrıca, Türkiye'de elde edilen veriler,
Periodontitisli (Kronik Dişeti Hastalığı) bireylerde Crohn hastalığı geliştirme
riskinin sağlıklı bireylere göre üç kat daha yüksek olduğunu ortaya
koyuyor. Anne karnındayken bağırsaklarımız kısırdır; doğumla birlikte önce
vajinal bakterilerle ilk temas sağlanır ve sonra anne sütü, cilt gibi diğer
metarnal kaynaklardan ve çevremizden ve ağızdan geçen bakteriler, bağırsak
mikrobiyomunungelişiminde önemli rol oynar. Oral mikrobiyom, diş plağı gibi
biyofilm yapıları oluşturarak bağışıklık sistemimizle etkileşime girer. Ayrıca,
Crohn hastalığı olan bireylerde ağızda Veillonellaparvula gibi bakteriler daha
yaygın oluyor. Bu durum hem Periodontitis (Kronik Dişeti Hastalığı) hem de
diğer ciddi enfeksiyonlarla ilişkili olabiliyor" şeklinde konuştu.
"Şekeri azaltın, lifli gıdaları
artırın"
Prof. Dr. Özkan son olarak sağlıklı bir ağız ve vücut için önerilerde
bulundu. Şekerin azaltılarak, lifli gıdaların artırılması, diş ipi kullanılması
ve probiyotik destek alınarak düzenli diş hekimi muayenesine gidilmesini öneren
Özkan, "Şeker, hem diş çürüğünü hem de bağırsaktaki kötü bakterileri
besler. Lifli gıdalar ise dost bakterilerin gelişimini destekler. Günde bir kez
diş ipi kullanmak, diş eti iltihabını yüzde 50 oranında azaltabilir. Bu,
bağırsak sağlığınız için de önemli bir koruyucu etkidir. Fermente ürünler, ağız
ve bağırsak florasını dengeleyerek zararlı bakterilerin çoğalmasını engeller.
En az 6 ayda bir diş muayenesi yaptırmaları, ailesinde Crohn veya benzeri
hastalık öyküsü olan bireylerin, diş çürükleri ve Periodontitis hastalıkları
erken teşhis ve müdahale açısından hayati önem taşır" ifadelerini
kullandı.