Eskişehir İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Uğur Bilge “12-18 Mart
Dünya Glokom Haftası” nedeniyle yapmış olduğu basın açıklamasında, “Halk
arasında ‘göz tansiyonu’ olarak bilinen glokom; optik sinirin ilerleyen
nitelikte hasar görmesine yol açan bir göz hastalığıdır” dedi. . Gözün aldığı bilgilerin beyne iletilmesinde
optik sinir hayati öneme sahip olduğundan, tedavi edilmediğinde, glokom yavaş
yavaş ve telafi edilemez biçimde görme kaybına ve körlüğe neden olabilir”
ifadelerini kullandı.
"40 yaşın üzerinde sıklığı artan sinsi
bir hastalıktır ."
Göz tansiyonu hastalığında, göz içi sıvısının dışa akım
yolunda bir tıkanıklık oluşturduğunu ve bunun sonucunda artan göz içi sıvısının
göz içi basıncın artmasına neden olduğunu aktaran Prof. Dr. Uğur Bilge, “Artan
göz içi basıncı da görme sinirine zarar vererek, sinirin geriye dönüşümsüz
tahribatına neden olur. 40 yaşın üzerinde sıklığı artan sinsi bir hastalıktır.
Görme kaybı oluştuktan sonra geri dönüş olmadığından erken tanı çok önemlidir.
Göz doktoru tarafından yapılan ve başka bir nedenle (gözlük numarası değişimi
gibi) gidilen rutin göz muayenesi ile tamamen tesadüfen tespit edilen yüksek
göz içi basıncı, göz tansiyonunun başlangıç belirtisi olabilir” dedi.
Hastalığın başlangıçta şikâyete neden olmayıp yıllar içinde
yavaş yavaş ilerleme eğilimde olduğunu söyleyen Bilge, “Şikâyetler başladığında
görme alanında kalıcı hasar yerleşmiştir. 'Akut glokom krizi' tipinde ise göz
tansiyonu aniden çok yükselir ve gözde kızarıklık, ağrı, bulanık görme, ışıklar
etrafında renkli halkalar görme, mide bulantısı ve kusma gibi belirtiler
görülebilir” diye konuştu.
"İlaç tedavisi,
lazer tedavisi ve cerrahi tedavi olmak üzere 3 farklı yolla gerçekleştirilir"
Göz tansiyonu tedavisinde en önemli etkenlerin başında erken
teşhisin geldiğini vurgulayan Bilge, “Alınabilecek tek önlem ise belirli
aralıklarla göz tansiyonunu ölçtürmekten geçiyor. Tedavinin amacı hastanın
görme kabiliyetini ömür boyu korumaktır. Tedavi eski görmeyi geri getiremez
sadece daha fazla görme kaybı olmasını engeller. Glokom tedavisi ilaç, lazer
tedavisi ve cerrahi tedavi olmak üzere 3 farklı yolla gerçekleştirilir. Hangi
tedavinin uygulanacağı hastanın durumuna göre değişir. Tedavi şeklinin
seçiminde erken ya da geç dönemde teşhis konması, hastanın yaşı, ilaçlarını düzgün
kullanıp kullanmaması, tedaviye cevabı önemli faktörlerdir” dedi.