Akran zorbalığının dünyada yaygın bir
sorun olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Büşra Pekkoç Baskıcıoğlu,
"Araştırmalar, dünya çapında çocukların yaklaşık üçte birinin hayatlarının
bir döneminde akran zorbalığına maruz kaldığını göstermektedir. Akran
zorbalığıyla başa çıkabilmek için çocuklara zorbalıkla başa çıkma stratejileri
öğretilmeli, güçlü sosyal bağlar kurmalarına yardımcı olunmalı ve aile-okul
iletişimi güçlendirilmelidir" dedi.
Medical Park Ataşehir Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Büşra Pekkoç
Baskıcıoğlu, akran zorbalığı hakkında açıklamalarda bulundu. Akran zorbalığının
tanımını yapan Uzm. Klnk. Psk. Baskıcıoğlu, "Akran zorbalığı, bireyin
yaşıtları tarafından sürekli ve kasıtlı olarak fiziksel, sözel, sosyal veya
dijital yollarla zarar görmesi ya da baskı altında tutulmasıdır. Fiziksel
saldırılar, alay etme, dışlama, tehdit etme, dedikodu yayma ve siber zorbalık
gibi birçok farklı formda ortaya çıkabilir" diye konuştu.
"Siber
zorbalıkta da ciddi artış var"
Akran zorbalığının dünyada yaygın bir sorun olduğunu dile getiren Uzm. Klnk.
Psk. Baskıcıoğlu, "Araştırmalar, dünya çapında çocukların yaklaşık üçte
birinin hayatlarının bir döneminde akran zorbalığına maruz kaldığını
göstermektedir. Türkiye’de yapılan çalışmalarda ise öğrencilerin yüzde
20-35’inin zorbalık mağduru olduğu, yüzde 10-20’sinin ise zorbalık yapan taraf
olduğu belirlenmiştir. Özellikle internetin yaygınlaşmasıyla birlikte siber
zorbalık oranlarında ciddi bir yükseliş görülmektedir" şeklinde konuştu.
"Aile içi şiddet
zorbalığa neden olabilir"
Zorbalığın sebeplerinden bahseden Uzm. Klnk. Psk. Baskıcıoğlu, "Zorbalığın
nedenleri arasında aile içi şiddet, yetersiz ebeveyn ilgisi, düşük özsaygı,
sosyal beceri eksiklikleri, okul ortamındaki denetimsizlik ve toplumda şiddetin
normalleştirilmesi gibi faktörler yer almaktadır. Zorbalık yapan bireyler genellikle
kendilerini güçlü hissetmek, dikkat çekmek veya başkalarına üstünlük sağlamak
amacıyla bu tür davranışlarda bulunurlar" dedi.
"İlkokul ve
ortaokul dönemlerinde sık görülür"
Akran zorbalığının hangi yaşlarda daha sık görüldüğüne değinen Uzm. Klnk. Psk.
Baskıcıoğlu, "Akran zorbalığı genellikle okul öncesi dönemde başlar ancak
en belirgin ve yaygın olarak ilkokul ve ortaokul dönemlerinde görülür. Lise
döneminde de devam edebilir, ancak türü ve şekli değişebilir. Araştırmalara
göre, akran zorbalığı en çok 7-15 yaş aralığında yaygın olarak görülmektedir.
İlkokulun son yılları ve ortaokul dönemi, zorbalığın en sık yaşandığı
dönemlerdir" açıklamasında bulundu.
"Akran zorbalığına uğrayan bireyde yalnız kalma isteği olabilir"
Akran zorbalığında görülebilecek belirtilerden bahseden Uzm. Klnk. Psk.
Baskıcıoğlu, "Akran zorbalığına maruz kalan çocuklarda içine kapanıklık,
kaygı ve depresyon belirtileri, okula gitmek istememe, akademik başarının
düşmesi, fiziksel yaralanmalar, sosyal ortamlardan kaçınma, yalnız kalma isteği,
uyku ve yeme düzeninde bozulmalar, özsaygı ve özgüvende düşüş gibi belirtiler
görülebilir" dedi.
"Uzman desteği
alınmalı"
Uzm. Klnk. Psk. Baskıcıoğlu, zorbalık mağduru bir çocuğa nasıl yaklaşılması
gerektiği hakkında şu bilgileri paylaştı:
"Zorbalığa uğrayan çocuğa destekleyici ve anlayışlı bir şekilde yaklaşmak
önemlidir. Öncelikle çocuğun hissettiklerini anlamak ve onu suçlamadan dinlemek
gerekir. Daha sonra öğretmenler, okul yönetimi ve gerekirse bir uzmandan destek
alınmalıdır. Çocuğa kendini savunma ve sosyal beceriler kazandırma konusunda
rehberlik edilmelidir. Akran zorbalığına uğrayan çocuklar ilerleyen yaşlarda
düşük özsaygı, depresyon, anksiyete bozuklukları, akademik başarısızlık, sosyal
izolasyon ve hatta travma sonrası stres bozukluğu gibi sorunlarla
karşılaşabilirler. Ayrıca, bazı bireylerde saldırgan davranışlar geliştirme
veya başkalarına zorbalık yapma eğilimi de görülebilir."
"Çocuklara
empati ve sosyal beceriler kazandırılmalı"
Uzm. Klnk. Psk. Baskıcıoğlu, akran zorbalığıyla başa çıkabilmeleri için
ebeveynlere şu önerilerde bulundu:
"Akran zorbalığıyla başa çıkabilmek için çocuklara zorbalıkla başa çıkma
stratejileri öğretilmeli, güçlü sosyal bağlar kurmalarına yardımcı olunmalı ve
aile-okul iletişimi güçlendirilmelidir. Akran zorbalığını önlemek amacıyla ise
aileler, eğitimciler ve toplum iş birliği yapmalı; okullarda zorbalık karşıtı
programlar düzenlenmeli, çocuklara empati ve sosyal beceriler
kazandırılmalıdır. Ayrıca, aileler çocuklarının davranışlarını yakından
gözlemlemeli ve dijital ortamda karşılaştıkları içerikleri kontrol etmelidir.
Gerekirse, psikolojik destek de alınarak çocukların güvenli ve sağlıklı
bir ortamda gelişmeleri sağlanmalıdır. Akran zorbalığı, bireylerin gelişimi
üzerinde uzun vadeli etkiler bırakabilen ciddi bir problemdir. Bu konuda
farkındalığı artırmak ve etkili çözümler üretmek, daha sağlıklı bir toplum
oluşturmanın önemli bir parçasıdır."