Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Muğla Aile Hekimleri Derneği
tarafından Muğla’da düzenlenen ‘Aşı Okulu’ konferansına katılan Gazi
Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji
Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Esin Şenol, yeni aşılardan Zona ve RSV
aşıları hakkında bilgi verdi. Şenol, yeni aşılardan Zona aşısının küçük
yaşlarda geçirilen, fakat vücutta saklı kalan hastalıkların 50-70 yaşlarında
tekrar uyanmasına engel olduğunu açıkladı.
“Aşılar sayesinde hastane başvurusu ve tedaviler önleniyor”
Prof. Dr. Esin Şenol, aşılar sayesinde bağışıklık sistemi sayesinde hastane
başvurularının azaldığını belirterek, “Aşı niye önemli. Aşı, çünkü
hastalıklardaki hastaneye yetişme, hastalık tedavisindeki maliyeti karşılama ve
eşitsizlikleri gideren bir şey. Yani aşı yaptığınız kişilerin eşit bir şekilde
o hastalığa karşı bağışık kılıyor ve o hastalık nedeniyle hastane başvurusu ve
tedavileri önlüyor. İkincisi, ileri yaş dediğimiz 50 yaş üzeri çok seyahat
eden, bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar kullanan grubun arttığını
düşünecek olursak enfeksiyon duyarlı hükümetlerin bunun için harcaması gereken
paraları çok azaltan bir yaklaşım aşılama” dedi.
“2080 yılında ortalama insan ömrü 120
olarak öngörülüyor”
Her geçen yüzyılda ortalama insan ömrünün uzadığını dikkat çeken Şenol, “19.
yüzyılda yaşayan atalarımız bizim 45 yaşında ölüyordu. 20. yüzyıla geldiğimizde
insan ortalama ömrü 75 olmuştu. İnsan yaşam ortalama ömrü giderek uzuyor.
2080’ler gibi insan ömrünü ortalamada uzatamazsak bile 120 yaşına kadar yaşayan
bireylerin artacağı öngörüsü var. Bu da kırılgan bir nüfus demektir. İkincisi
çocukluk çağında öyle bir iş yapmışız ki, biz bu insanları bir önceki yüzyıldan
çok daha uzun yaşatmışız demek. Neydi bu çok önemli şey? Sanitasyon. Yani suyun
ve çevrenin temizliği, aşı ve ciddi hastalıklar için antibiyotiklerin bulunması
gibi süreçlerdir. Çocukluk çağında müthiş bir başarı sağladı aşı ve insan
ortalama ömrünü uzattı. 17 tane hastalık kontrol edilebiliyordu Kovid’e kadar.
Kovid ile birlikte Kovid’i de ekledik ve yeni gelişen söz ettiğim aşılar ile
birlikte 20’ye yakın en ölümcül olan, en çok sakat bırakan ve insanı işinden
gücünden eden, bilmeden kalbinizde krize neden olan, inmeye sebep olan bulaşıcı
hastalıklara karşı kontrol sağlayacağız. Yani 20 tane hastalıktan önemli bir
kontrol sağlayacak” dedi.
“Zona aşısı vücutta uyuyan hastalıkları önler”
Yeni aşılardan Zona ve RSV aşıları hakkında bilgi veren Prof. Dr. Şenol, “Zona
aslında ileri yaş için bir aşı. Ama bir yandan bağışıklığı baskılanmış hastalar
için de çok önemli. Çünkü Zona, bizim geçirdiğimiz suçiçeği nedeniyle bizde
saklı kalmış, uyur durumda bulunan, ama 50 yaşın üzerinde yüzde 50, 70 yaşın
üzerinde 70 yeniden uyanacak belki gözümüzü ve sesimizi kaybedeceğimiz, aylarca
sürecek ağrılar çekeceğimiz bir hastalığın önlenmesi için bir aşı Zona aşısı.
Diğeri de Kovid gibi bizi çok hastalandırıp yoğun bakımlara yatmamıza neden
olan özellikle kırılgan grupları, ileri yaş, altı aydan küçük bebekleri çok hastalandıran
RSV adını verdiğimiz ve solunum yoluna karşı aşı. Kadın genital kanserleri,
HPV aşısını ulusal uygulama programına alan ülkelerde artık elimine edilme
sınırına geldi. 10’uncu yıl verilerini görüyoruz. Son derece emniyetli. 270
milyon kadının yan etkileri açıldı. Son derece emniyetli ve etkili. Kadın
cinsel kanserlerini yüzde 95’in üzerinde önleyen bir aşıdan bahsediyoruz.
Türkiye’nin ulusal programına kız çocuklarından başlamak üzere alması çok
önemli. Yaş sınırı 9’dan başlıyor 45’e kadar. 45’in üzerinde de klinik kararla
yapılabiliyor. Kız ve erkek herkese yapılmasını öneriyoruz. Bu aşının ulusal
programa alınmış olması kadın rahim altı kanserleri başta, erkek
ağız-boğaz kanserlerini ve erkeklerin anal dediğimiz genital bölge kanserlerini
önlüyor. Dolayısı ile çok maliyeti etkin ve insanın konforlu yaşamı için çok
önemli bir aşıdan söz etmiş oluyoruz” dedi.
Salgınlar yüzyılı
Küresel iklim değişikliğinin yeni veya eski hastalıkları konusunda etkisini
hakkında bilgi veren Şenol, “Küresel iklim krizi bir küresel afet. Bunun
felakete dönüşmemesi sağlanabilir artık. Bu dürecek bir şey değil. Bu başlamış
bir süreç. Şimdi bir afete karşı hazırlık yaparak önlemleri almak dışında insan
türüne düşen bir şey yok. Bunu da hükümetler yapabilir ve uluslararası işbirliği
ve çevre düzenlemeleri ile yapabilir. Birincisi, göçler artacak iklim krizi
nedeniyle. Susuz bölgelerden sulu bölgelere. Kurak kalan bölgedeki bütün
hastalıklar tekrar çıkmış olacak. İkincisi denizlerin ısınması çok korkunç bir
süreç. Deniz altındaki canlılığı çok değiştirecek ve oradan kaynaklanan yeni
etkenler ile tanışacağız. Üç, eski salgın hastalıklar, unuttuğumuz,
varlıklarını neredeyse kitaplarda okuduğumuz hastalıklar, buzullardaki
erimelerin ve saklı kaldıkları çevresel kaynaklardan ortaya çıkacak. Dört,
vektör dediğimiz bu sivrisinek, kene, bit, pire kaynaklı hastalıklar bütün
dünyaya yayılacak. Dolayısı ile salgınlı bir yüzyıl olacak demiştik biz bunun
da küresel iklim krizi ile ilgili olduğunu söylüyor ve düşünüyorduk zaten”
dedi.