Michigan Üniversitesi Pulmoner ve Yoğun Bakım Anabilim Dalı Başkanı Dr. Melilan Han Dünya KOAH gününde, Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) hakkında görüşlerini basın mensuplarıyla paylaştı. Dr. Mellian Han, “KOAH'ın erken teşhisi, vakaların yarısından fazlasının teşhis edilmemesi nedeniyle önemli bir zorluk olmaya devam ediyor. Daha iyi tarama araçlarına ve hastalarla risk faktörleri hakkında daha proaktif konuşmalara ihtiyacımız var” dedi.

Pulmoner ve Yoğun Bakım alanındaki kapsamlı geçmişiniz ve katkılarınızla, sizi KOAH çalışmasına çeken şeyin ne olduğunu paylaşabilir misiniz?

Ben Dr. MeiLan Han, Michigan Üniversitesi'nde göğüs hastalıkları uzmanıyım ve yakın zamanda Pulmoner ve Yoğun Bakım bölümünün şefi oldum. Hem klinik araştırmalarda hem de hasta bakımında KOAH'a her zaman büyük ilgi duydum.

Araştırmanız, görüntüleme kullanarak KOAH'ta fenotiplerin tanımlanması etrafında dönüyor. Bunun önemini ve KOAH'ı anlamada bu kadar önemli kılan şeyin ne olduğunu açıklayabilir misiniz?

BT taraması gibi görüntüleme teknolojisi, KOAH bakımında giderek daha önemli hale geldi. Daha geniş bir hasta yelpazesi için yeni tedaviler geliştirirken, daha geniş bir hastalık yelpazesini karakterize etmemiz gerekiyor. Görüntüleme artık birçok hasta için, özellikle de daha şiddetli hastalığı olanlar için gereklidir. Ek olarak, akciğer kanseri taraması KOAH hasta popülasyonları ile örtüşmekte ve görüntüleme ihtiyacını daha da arttırıyor.

Sizce KOAH'ın erken teşhisini ve müdahalesini sağlamak için en etkili stratejiler nelerdir?

KOAH'ın erken teşhisi, vakaların yarısından fazlasının teşhis edilmemesi nedeniyle önemli bir zorluk olmaya devam ediyor. Daha iyi tarama araçlarına ve hastalarla risk faktörleri hakkında daha proaktif konuşmalara ihtiyacımız var. Spirometri tanı sürecinde daha erken düşünülmelidir. Akciğer kanseri taraması gibi girişimler, henüz pulmoner fonksiyon testi yapılmamış hastalarda hastalığın erken belirtilerinin tespit edilebileceği KOAH'ın daha erken bir aşamada tanımlanmasına da yardımcı olabilir.

Önümüzdeki on yılda KOAH teşhisi, tedavisi ve hasta bakımının nereye gittiğini görüyorsunuz?

Genç yetişkinlere odaklanarak erken evre KOAH'ın daha fazla tanınmasına doğru ilerliyoruz. Yeni tedaviler ortaya çıkıyor ve klinik deneyler devam ediyor. KOAH çalışmasının zorluklarına rağmen, ilerleme kaydedilmektedir ve yakın gelecekte FDA onayı alan yeni tedaviler görebiliriz.

Bu Dünya KOAH Günü'nde, okuyucularımıza, özellikle de KOAH'tan etkilenen veya KOAH riski altında olanlara hangi özel mesajı veya rehberliği vermek istersiniz?

KOAH'ın çeşitli risk faktörleri nedeniyle çocukluk ve erken yetişkinlik döneminde köklerinin olabileceğini anlamak çok önemlidir. Akciğer sağlığını etkileyen faktörlerin daha fazla farkında olmamız ve sağlık uzmanlarıyla tarama ihtiyacı hakkında konuşmalar yapmamız gerekiyor. Hastalığın sigara ile olan ilişkisine dayanarak damgalanması yararsızdır, çünkü kontrolümüz dışındaki birçok faktör hastalığın ilerlemesine sebep olabilir.

KOAH hakkında sık karşılaştığınız yaygın yanılgılar var mı ve bunları nasıl ele alıyorsunuz?

Yaygın bir yanılgı, tüm KOAH vakalarının yalnızca sigaradan kaynaklandığıdır. Gerçekte, erken doğum, çocukluk çağı solunum yolu enfeksiyonları, çevresel maruziyetler ve genetik gibi faktörler de gelişiminde önemli bir rol oynayabilir. Hastalığı damgalamaktan kaçınmalı ve kökenlerinin karmaşıklığını tanımalıyız.

Heyecan duyduğunuz ve okuyucularımızla paylaşabileceğiniz yaklaşan projeler veya iş birlikleri var mı?

Şu anda genç erişkinlerde erken KOAH'a odaklanan projelerde yer alıyorum. Ulusal Sağlık Enstitüleri tarafından finanse edilen SOURCE çalışması, hastalığın erken aşamalarını araştırıyor ve Amerikan Akciğer Derneği ve NIH tarafından ortaklaşa finanse edilen Akciğer Sağlığı Kohortu, 25 ila 35 yaşları arasındaki genç yetişkinleri hedefliyor. Bu çalışmalar, vaping ve esrar kullanımı ile ilgili olanlar da dahil olmak üzere, yeterince bildirilmediğine ve daha fazla dikkat gerektirdiğine inandığım beklenmedik akciğer hastalığı bulgularını zaten ortaya çıkardı.