20'li, 30'lu veya 40'lı yaşlarda kolorektal kanser
görülmediğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz! Gerçek şu ki kolorektal kanser
genellikle yaşlıların hastalığı olarak görülüyor ancak genç yetişkinlerde
artıyor ve yıllardır da bu yükselişte. Gençlerde kolorektal kanser sayısının
neden arttığını kesin olarak bilinmemekle birlikte hareketsiz yaşam tarzı,
aşırı kilo ve obezite, sigara, aşırı alkol kullanımı, düşük lifli, yüksek yağlı
diyetler veya işlenmiş etlerin yüksek olduğu diyetler ve diğer çevresel faktörlerin
tümü hastalıkla ilişkilendirilmiş durumda. Ailede kolorektal kanser veya polip
öyküsü ve inflamatuar barsak hastalığı gibi durumlar da risk faktörleri
arasında.
İyi haber şu ki, kolorektal kanseri erken ve hatta kanser
öncesi teşhisi mümkün kılan tarama testleri mevcut. Uzmanlar 1-31 Mart
Kolorektal Kanser farkındalık ayı kapsamında 45 yaşın üzerindeki tüm
yetişkinleri kolorektal kanser taraması için hekime başvurmaya davet ediyor.
Ayrıca tüm yetişkinlerin tekrarlayan kabızlık, rektal kanama veya bağırsak
hareketlerinde ani değişiklikler gibi şüpheli belirtiler konusunda bir hekime
başvurması gerekiyor.
Erken tanı için “Tara
Beni”
1-31 Mart Kolorektal Kanser farkındalık ayı kapsamında
düzenlenen basın toplantısında bir araya gelen Türk Tıbbi Onkoloji Derneği
Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, Türk Tıbbi Onkoloji Derneği
Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur, Türk Tıbbi Onkoloji
Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu ve Kanserle Dans
Derneği Başkanı Sevil Gürkan, kolorektal kanseri gelişmeden önleyebilmek için
tarama programlarına vurgu yaptı.
Toplantıda, kolorektal kanser veya kolon kanseri olarak
da bilinen kolorektal kanserin şu anda dünyada en sık görülen 3. en ölümcül ise
2. kanser türü olduğunu belirten Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkan
Yardımcısı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, kolorektal kanserin en erken
evrelerinde yakalandığında tedavi edilebilir olmasına rağmen, tüm vakaların
yalnızca %35'ine en erken evrede teşhis konduğunu belirtti. Prof. Dr. Nuri Karadurmuş
şöyle devam etti: “Günümüzde özellikle genç yetişkinlerde de görülmeye başlayan
kolorektal kanser ile ilgili bilim, tıp ve teknoloji sayesinde daha etkili
tedavi yöntemleri, erken teşhis olanakları ve hastaların yaşam kalitesini
artırmak için yeni çözümler geliştirilmektedir. Ancak, bu süreçte toplum olarak
daha fazla farkındalık yaratmak kanser oluşumunu önleme ve erken teşhis
oranlarını arttırmak önem arz etmektedir. Erken teşhis ve tedavi ile kanserli
hastalarda önemli oranda iyileşme mümkün olabilmektedir. Bu sebeple 45
yaşından sonra kadın erkek ayırmaksızın kolon kanserinde erken tanı ve önlemeye
yönelik kolonoskopi periyodik olarak yapılmalıdır.”
Kötü yaşam tarzı
alışkanlıklarından kurtulun
Prof. Dr. Nuri Karadurmuş’un açıklamalarının ardından
sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemenin önemini vurgulayan Türk Tıbbi Onkoloji
Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur, doğrudan
olmasa da potansiyel riskler olarak hastalıkla ilişkili olduğu gösterilen
çeşitli yaşam tarzı faktörlerine işaret etti. Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur
şunları söyledi: “Hareketsiz yaşam tarzı, aşırı kilo ve obezite, sigara, aşırı
alkol kullanımı, düşük lifli, yüksek yağlı diyetler veya işlenmiş etlerin
yüksek olduğu diyetler ve diğer çevresel faktörlerin tümü hastalıkla
ilişkilendirilmiştir. Ailede kolorektal kanser veya polip öyküsü ve inflamatuar
barsak hastalığı gibi durumlar da risk faktörlerindendir. Yeni tedavi
yöntemlerinin geliştirilmesindeki ilerlemeye rağmen, kolorektal kanser dünya
çapında kansere bağlı ölümlerin önde gelen nedenidir.”
“Bu sebeple erken tanıdan da erkeni tarama testleri bu
hastalığın önlenmesinde büyük önem taşıyor. Burada toplumda farkındalık
yaratmak istediğimiz konu 20'li veya 30'lu yaşlarda olsalar bile, rektal
kanamalarının olup olmadığı, bağırsak alışkanlıklarında herhangi bir değişiklik
olup olmadığı, iştahlarında herhangi bir değişiklik (“tok” hissetmek gibi) olup
olmadığını kontrol etmeleri. Bu kontrol sırasında yukarıda bahsettiğim
belirtilerden herhangi bir mevcutsa uzman bir hekime gitmelerini bekliyoruz.
Bazı kişilerde hiçbir belirti görülmez, bu nedenle ailesinde kolorektal kanser
varsa doktoruyla konuşması önemlidir. 45 yaşından önce kolonoskopi yapılmasını
önerebilir. Ayrıca, eğer hasta doktora başvurmuşsa ve belirtileri hala
düzelmiyorsa, kolonoskopi yapılmasını öneriyoruz.”
“Testlerden de korkmayın. Birçok kişi, bağırsakları
temizlemek için bir gün önce güçlü bir müshil almayı da içeren kolonoskopi
hazırlığı nedeniyle ertelenir. Ancak kolonoskopi kolorektal kanserlerin
teşhisinde altın standart olarak kabul ediliyor ve hayat kurtarıyor.”
Yeni nesil tedavi
seçenekleri ile başarı oranları artıyor
Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç.
Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu ise, Her vakanın farklı olmasına rağmen yeni
nesil tedavi seçenekleri ve cerrahi işlemler ile hem kolon hem de rektum ileri
evre hastalığı olan birçok hasta için bile oldukça başarılı sonuçlara
ulaştıklarını söyledi. Doç. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu, “iyi haber şu ki, tedavi
kanserin yaygınlığına bağlı olsa da çoğu hastanın bireysel riskleri
sınıflandırılarak kişiselleştirilmiş tedavi ile başarıya ulaşma oranı çok
yüksek. Kolorektal kanserin biyolojisi ve genetiğinin anlaşılmasında temel
ilerlemeler kaydedildi. Bu da bize yeni nesil tedavi seçenekleri sunuyor.
İhtiyaçlarınıza en uygun kararı vermenize yardımcı olması için, hedefleri ve
olası yan etkileri de dahil olmak üzere tüm tedavi seçeneklerinizi
doktorlarınızla görüşmeniz önemlidir. Emin olmadığınız bir konu varsa soru
sormanız da çok önemlidir” dedi.
Toplumda kolorektal kanserlere ilişkin farkındalığın
artırılmasının çok önemli olduğuna işaret eden Kanserle Dans Derneği Başkanı
Sevil Gürkan, kalın bağırsak kanseri olarak da bilinen kolon kanserinin
önlenebilir, teşhis edilebilir ve tedavi edilebilir bir kanser türü olduğunu
vurguladı. Gürkan, “Hep birlikte erken tanı konusunda farkındalık yaratarak,
birçok hayatın kurtulmasına yardımcı olabiliriz. Bu sebeple saygıdeğer
hocalarımız ile bugün burada bir araya gelerek yaptığımız çalışmaların, bilgi eksikliğini
ortadan kaldırmanın ötesinde, erken tanıya vurgu yapmak açısından çok anlamlı
olduğunu düşünüyorum."