Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü Doktor
Öğretim Üyesi Berat Haznedaroğlu'nun yürütücüsü olduğu projede TÜBİTAK Marmara
Araştırma Merkezi (TÜBİTAK MAM) ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nden 8 bilim
insanı yer alırken deney düzeneğinin hazırlanmasına TÜBİTAK Uzay Enstitüsü de
destek sağlıyor. Deney kapsamında uzaya gönderilecek 5 ayrı türde mikroalg
belirlenirken, Haznedaroğlu ve ekibi, Türkiye'nin ilk uzay yolcuları Alper
Gezeravcı ve Tuva Cihangir Atasever'e proje hakkında gerekli bilgilendirmeyi
yaptı.
"Yer çekimsiz
ortamda mikroalglerin metabolik değişikliklerinin moleküler analizlerini
yapacağız"
Haznedaroğlu, tasarladıkları mikroalg fotosentez ünitesinin,
Türkiye'nin ilk uzay yolcuları tarafından 14 gün gerçekleştirecekleri
görevlerinde uzay istasyonuna götüreceklerini belirtti.
Haznedaroğlu, "Uzay istasyonunun karbondioksitini
zenginleştirerek mikroalg fotosentetik ünitesine vereceğiz. Bu ünite içindeki,
özel olarak seçtiğimiz, bizim ve Medeniyet Üniversitesi ile ortak olarak 4.
Ulusal Antarktika Bilim Seferi'nde Antarktika'dan izole ettiğimiz türler de
dahil olmak üzere zorlu yaşam koşullarına adapte olan mikroalg türlerinin 14
gün boyunca karbondioksiti oksijene çevirme performanslarını sensörler
vasıtasıyla inceleyeceğiz. Aynı zamanda yer çekimsiz ortamda mikroalglerin
metabolik değişikliklerinin moleküler analizlerini yapacağız" dedi.
Hedeflerinin, bu kısa uzay misyonu çerçevesinde en başarılı
mikroalg türlerini belirleyebilme, daha sonraki uzay görevlerinde de bu
türlerin farklı mürettebat ve yolcu ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde
teknolojik uygulamalar için geliştirilmesi olduğunu aktaran Haznedaroğlu, 20
santimetreküplük bir deneysel küpün yörüngeye gönderileceğini ve deneyin iç tasarımı,
elektronik parçaları yosunların hazırlanması ve biyolojik analizler için
hazırlanma adımlarına geçtiklerini anlattı.
Her iki uzay yolcusu için de uygulama ve teorik eğitim
sürecinin tamamlandığını, uzayda gerçekleştirecekleri deneyin simülasyonunu laboratuvar
ortamında gerçekleştirdiklerini söyleyen Haznedaroğlu, şu anda setin
birleştirilme aşamasında olduklarını ve güvenlik testlerinin kısa bir süre
içinde başlayacağını kaydetti.
Uzay istasyonlarında birbirinden farklı sistemlerin
kullanıldığına değinen Haznedaroğlu, hava yenileme için de farklı sistemlerle
karbondioksitin oksijene çevrildiği bilgisini verdi:
"Ay, Mars görevi gibi uzun görevlerde bir aksilik
çıktığı, ihtiyaç oluştuğu durumda dünyadan kargonun iletilmesi uzun bir süre.
Mars için 6 aylık bir süreden bahsediyoruz. Bu durumda ihtiyaçlara cevap
verebilecek taze oksijen, gıda, atık suyun arıtılması, atık sulardaki azot ve
fosfor gibi kirleticilerin tekrar kazanılarak uzay istasyonunda yetiştirilecek
diğer bitkiler için gübre ya da hayvanlar için yem olabilmesi, değerli
metallerin kazanılması, enerji elde edilmesi gibi biyojeneratif bir sistem
oluşturmaya çalışıyoruz. İlk görevimizde kısa bir süre içinde bunların
performanslarını belirleyeceğiz. Hedefimiz uzun dönemlerde başarılı olan türlerin
farklı ihtiyaçlara cevap verebilecek şekilde hazır olması."
Türkiye'nin ilk uzay
yolcuları mikroalglerle karbondioksiti oksijene dönüştürecek
Uzay görevinin sonunda örneklerin "RNA koruyucu"
isimli bir solüsyona alınacağını, bunun mikroalglerin uzay istasyonundaki
metabolik hallerini dondurarak koruyacağını ve soğuk zincirle önce ABD'ye, daha
sonra da Türkiye'ye geleceğini ifade eden Haznedaroğlu, "Türkiye'de
geldiğinde RNA dizileme yöntemleriyle beraber metobolik değişikliklerini,
dünyadaki eş zamanlı götürdüğümüz deney sonuçlarıyla beraber karşılaştıracağız.
Performansları iyi çıkan türlerimizi farklı biyoteknolojik uygulamalar için
sonraki görevlerimizde kullanacağız" diye konuştu.
Atmosfer oluşumunda
alglerin çok önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Haznedaroğlu, sözlerini
şöyle tamamladı:
"Dünyanın atmosferindeki oksijen oranının yüzde
5'lerden yüzde 21'lere çıkmasında algler çok önemli bir rol oynadı. Oksijen
seviyesinin artmasını sağlayan algler, yaşanabilir bir atmosfer oluşumuna
destek olarak biyolojik çeşitliliğin de artmasını sağlayabilir. Bu yüzden
alglerin uzay çalışmalarındaki rolleri çok önemli. Türkiye Uzay Ajansı Bilim
Misyonu çerçevesinde bu çalışmaları Türkiye'ye kazandırmaktan gurur
duyuyoruz."