MSKÜ Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı tarafından
11 üniversitenin de katılımıyla Akyaka Yücelen Otel’de 19-21 Nisan tarihleri
arasında 3. Muğla Acil Tıp Sempozyumu düzenlendi.
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim
Dalı ev sahipliğinde Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Aydın Adnan
Menderes Üniversitesi, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi, Denizli Pamukkale
Üniversitesi, Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi, İzmir Bakırçay
Üniversitesi, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi, Kütahya Sağlık Bilimleri
Üniversitesi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi ve Uşak Üniversitesinin
katılımıyla Akyaka Yücelen Otel’de 3. Muğla Acil Tıp Sempozyumu
düzenlendi.
Sempozyuma MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, Rektör
Yardımcıları Prof. Dr. Ali Sülün ile Prof. Dr. Celal Ateş, Tıp Fakültesi
Dekanı Prof. Dr. Süleyman Cüneyt Karakuş, Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Yalçın
Gölcük, Genel Sekreter Vekili Çetin Haliloğlu, dekanlar, öğretim üyeleri, acil tıp asistanları
ve sağlık çalışanları katıldı.
Sempozyumun açılış konuşmasını yapan MSKÜ Tıp Fakültesi
Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Yalçın Gölcük, “Acil Tıp, sektörünün
dinamik ve kritik bir alanı olup, sürekli değişen ve gelişen bir yapıya
sahiptir. Acil tıp asistanları ve uzmanları, sağlık sektörünün
vazgeçilmez unsurlarıdır. Bu profesyonellerin rolü hayati önem taşımaktadır. Bu
sempozyum acil tıp asistanlarının mesleki gelişimine katkıda
bulunacaktır. Bu etkinlik, acil tıp alanında çalışan
akademisyenlerin aralarındaki iş birliğini teşvik etmeyi hedeflemektedir.
Mesleki girişimi desteklemek için bir araya geldik” diye konuştu.
Dekan Karakuş “Acil tıp candır”
Acile başvuran çoğu hastanın şikayetlerinin acil nitelikte olmadığını
vurgulayan Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süleyman Cüneyt Karakuş
ise, “Acil tıp, tıp biliminin hem en eski hem de en yeni
anabilim dallarından biri. Eski, çünkü tarih boyunca kazalar, savaşlar, afetler
ve bunların sonucunda oluşan yaralanmalar, hastalar için tıbbi girişimler
yapılmıştır. Yeni, çünkü tıpta bir bölüm olarak resmen kabulü ancak
1900’lü yıllara dayanmaktadır. Başvuranların büyük bölümünün şikayetinin acil nitelikte
olmaması ve gereksiz başvurular kalp krizi, inme, trafik kazası gibi anında
müdahale gerektiren hastaların mağdur olmasına yol açmaktadır. Acil tıp uzmanı,
beklenmeyen bir sağlık probleminde hastayı tanımak, tedavi vermek, sakatlık ve
ölümden korumakla görevlidir. Acil tıp, candır” dedi.
Roma tarihçisi olarak imparatorların hekimi olan Galenos’un hikayesini
katılımcılarla paylaşan MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, “Galenos’un
yaşadığı dünya antibiyotiğin ve klinik numunelerin veya “case study”lerin
dünyası değildi ve modern tıp bu hasta merkezli yaklaşıma ne kadar
uygun bunu değerlendirmek gerekli. Galenos’u da yaşadığı dönemde bırakalım
diyeceğim ama onun bilhassa bu hasta merkezli yaklaşım modeli, yaşadığı
dönemden yüzlerce yıl sonra bile etkili olmaya devam etmiş. Bu vesileyle
sempozyumun düzenlenmesine ön ayak olan arkadaşlarımızı, dekanımızı ve acil tıp Ana
Bilimdalı Başkanı Yalçın Hocayı gönülden kutlarım. Hocalarımızın öncülüğü
olmasaydı farklı kurumlardan gelen arkadaşlarımızın bu bilgi ve deneyim
paylaşım platformuna dahil olmaları mümkün olmazdı. Akademik metin hazırlamanın
çok da kolay olmadığını hepimiz biliyoruz. Bu etkinliğin hem bilgi şöleni
olarak hem de keyifli geçtiğine inanıyorum” dedi.
Konuşmaların ardından program oturumlar halinde gerçekleştirildi.