İnsan ilişkilerinde yer alan duygusal faktörler (sevgi, anlayış, saygı vb.) arkadaşlarımız, ailemiz gibi çevremizdeki insanlarla iletişim halinde olmamızı sağlar. Fakat evlilik yaptığımız veya yakın bir ilişki içerinde olduğumuz kişileri diğerlerinden ayıran tek özellik cinselliktir. Cinselliğin olmaması takdirde evliliğin diğer ilişkilerden bir farkı kalmaz. Bunun önemi ile ilgili açıklamada bulunan Op. Dr. Azer Aras Uluğ’ya göre; Cinsellik bitince evlilik biter. Evliliğin bitmesi illa boşanmak demek değildir. Evlilik, boşanma olmadan da biter. Eşler birbirinden uzaklaşır, yakınlıkları kalkar, birbirlerine dokunmazlar. Karşı tarafın kendisine dokunmasını da istemezler. Beraber olsalar bile artık bundan zevk almamaya başlarlar. Bu gibi durumlarda çiftler artık ya çocuklar için bir arada kalır ya da bağlılık ve alışkanlıkları adına… Ne kadar süre yan yana kalacakları, boşanma kararı alıp almayacaklarına bağlı. Bu durum bir ömür de uzayabilir… Belki biri başına dert açar başka birine aşık olur ya da tam tersi tek gecelik aldatmalarda bir anda durum bitebilir.”

“Yatakları Ayırmak”

Son zamanlarda gündeme gelen “ayrı yataklarda uyuma veya odaları ayırma” gibi konuların doğruluğu kişiden kişiye göre değişiyor. Bu konudaki tartışmalar sürerken Uluğ’nun yorumuna göre “Yatakları ayırmak, evlilik kurumunun artık sona gelindiğinin en önemli göstergesidir. Boşanma olmasa da bu evlilik bitmiştir çünkü evliliği diğer ilişkilerden ayıran tek şey cinselliktir. Yani arkadaşınızla her şeyinizi konuşabilirsin, paylaşabilirsin. Eşinizden çok daha fazla sohbet edebilirsin, zaman geçirebilirsin ama arkadaşınla seks yapmazsınız, seks evlilik birliği içinde partnerinizle yaptığın bir şeydir ve diğer ilişkilerden de bunu farklı kılan yegane şey budur. Cinsel yaşam bittiği zaman da evlilik de biter. Bu gibi durumlarda beraberliğin adı evlilik dışında her şeydir ama evlilik değildir.”

Toplumumuzda Yapılan Bir Hata: Eşi Cinsellikle Cezalandırmak

Türk toplumunda kadınların sık yaptığı bir hata olan kızgın ve öfkeliyken kendini çekmek, dokunulmayı istememek gibi düşünceler nedeniyle kişiler birbirinden uzaklaşıyor. “Evliliğin bitmemesi ve eşlerin birbirinden uzaklaşmaması için çiftlerin arasındaki cinselliğin de ehemmiyetle kurulması gerekiyor. Kadınlar toplumumuzda şöyle bir hata yapıyor. Eşlerine kırıldıklarında veya kızdıklarında ve öfkelendiklerinde onları cinsellikle cezalandırırlar. Bu durum çiftleri cinsellikten uzaklaştırır.” diyen Uluğ, erkeklerin ise kadını sadece cinsel obje olarak görmesi hakkındaysa; “Erkek de bazı durumlarda kadına sadece cinsellik için yaklaşabiliyor. Kadını cinsel obje olarak görüyor, sevgi göstermiyor. Romantizm sunmuyor, jest yapmıyor, minik hediyeler almıyor, sadece seks için öpüyor veya sarılıyor… Bu örnekler sıralandıkça sıralanır… Bu durum da kadını incitir ve kadın direkt cinsellikten soğumaya başlar. Cinsellikte bir diğer önemli nokta da hijyen. Erkek hijyene dikkat etmezse, kötü kokarsa, ön sevişme yapmadan seksi sadece bir boşalma ve atlama nesnesi olarak görürse bu kadını soğutur.” şeklinde yorum yaptı.

Erkelerin cinsellikten soğumasının nedenlerinin genellikle kendinden kaynaklı olmasına dikkat çeken Op. Dr. Azer Aras Uluğ ereksiyon problemi ve erken boşalma gibi problemler yaşayan erkeklerin partnerlerine bunu yansıtmamak için uzaklaştığını söylüyor. Bu durum için doktor ve terapistler öneriliyor.

Sağlıklı Bir Cinsel Birlikteliğin Anahtarı

Cinsel birlikteliğin gücünü vurgulayan Uluğ; “Çalışmalar göstermiş ki; çiftler birbirlerine her fırsatta dokunuyorsa, birlikte oluyorlarsa, birbirlerine kızsalar bile bunu cinsel yaşamlarına yansıtmıyorlarsa, bazen de cinselliği kırgınlıklarını barışma yeri olarak görüyorlarsa, hayatlarının merkezine, cinselliği koyuyorlarsa, cinsellikten doyum ve keyif alıyorsa bu kişilerin evlilikleri daha mutlu, daha huzurlu oluyor. Dolayısı ile cinselliğin gücünü kimse küçümsememeli. Sağlıklı cinsel yaşamın insan bedenine ve ruhuna gerçekten iyi geldiğini söyleyebilirim. Eğer uzun bir birliktelik yaşamak istiyorsanız, sağlıklı bir cinsel yaşamınız olmalı. Eşler karşılıklı cinsel haz ve doyum yaşayarak daha mutlu olurlar. Çiftlerden her ikisinin de karşılıklı haz aldığı cinsel doyum, yaşadığı cinsel birlikteliklerde sadakatsizliğin önüne de geçmektedir. Çiftler cinselliği vazife olarak görmemeli ve yapmamalı. Vazife gibi yapıldığında o zaman sadakatsizliğin önüne geçemezler. Bunu karşılıklı olarak bir paylaşım, duygusal bir süreç olarak değerlendirmek lazım. O nedenle de cinsellikte çiftlerin bencil olup kendi hazzınıza odaklanması gerekir. Yani karşı tarafı, partneri mutlu edeceğim diye kişi kendisinden ödün vermemelidir. Tam tersi, kendi hazzına odaklanmalıdır. Cinsellik bu şekilde yaşandığında ve kişiler karşılıklı doyuma ulaştığında sadakatsizliğin de önüne geçer.” Şeklinde konuştu.