Safra kesesi taşı
hastalığının sinsice ilerleyerek yaşamı tehdit edebileceğini ifade eden Cerrahi
Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özgür Kemik, “Hastalık birçok kişide belirti
göstermezken, zaman içinde komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Safra kesesi taşı
olan hastaların yaklaşık yüzde 1-2'sinde her yıl akut kolesistit,
koledokolitiazis veya safra taşı pankreatiti gibi ciddi sorunlar gelişmektedir.
Bu komplikasyonlar, safra kanallarının tıkanması nedeniyle ortaya çıkabilir.
Enfeksiyonlara veya iltihaplanmaya neden olabilir” dedi.
Medical Park Bahçelievler Hastanesi'nden Cerrahi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr.
Özgür Kemik, pek çok kişide herhangi bir soruna yol açmadan vücutta sinsice
bekleyen gizli tehlike safra kesesi taşı hakkında bilgilendirmede bulundu.
Ciddi vakalarda safra taşlarının cerrahi müdahale gerektiren ‘safra taşı
ileusu' denilen bağırsak tıkanmalarına da sebep olabileceğini kaydeden Prof.
Dr. Kemik, ayrıca nadir görülmesine rağmen kronik safra taşı hastalığı olan
bireylerde ‘safra kesesi kanseri' riskinin de arttığını belirtti.
“Bir kum tanesi kadar küçük de olabilir,
golf topu kadar da”
Safra kesesi taşlarının safra kesesinde oluşan, tipik olarak kolesterol veya
bilirubin içeriklerinden meydana gelen sert birikintiler olduğunu söyleyen
Prof. Dr. Özgür Kemik, “Boyutları bir kum tanesinden bir golf topuna kadar
değişebilir. Asemptomatik olabilir (hiç belirti vermeyebilir) veya safra
kanallarını tıkayarak ‘biliyer kolik' dediğimiz karnın sağ üst tarafında oluşan
aralıklı şiddetli ağrılara neden olabilirler. Çoğu safra taşı, iltihaplanma
veya sarılık gibi semptomlara veya komplikasyonlara neden olmadıkça kendini
belli etmez, belirti göstermez” ifadelerini kullandı.
“Yüksek kolesterol ve obezite riski
artırıyor”
Safra kesesi taşlarının öncelikle aşırı kolesterol veya bilirubinden
kaynaklanan safra bileşimindeki bir dengesizlik nedeniyle oluşabileceğine
dikkat çeken Prof. Dr. Kemik, diğer temel nedenleri ise şöyle sıraladı: “Yüksek
kolesterol seviyeleri: Safradaki aşırı kolesterol kristalleşerek taşlara dönüşebilir.
Bilirubin: Karaciğer sirozu veya kan hastalıkları gibi durumlar bilirubini
artırarak pigment taşlarına yol açabilir. Safra kesesi hareketliliği sorunları:
Safra kesesinin eksik veya seyrek boşalması safrayı yoğunlaştırabilir. Risk
faktörleri: Obezite, hızlı kilo kaybı, 40 yaş üstü ve hormonal faktörler (örn.
hamilelik) riski artırır.”
“Şiddetli karın ağrısı, bulantı ve sarılık görülebilir”
Küresel olarak dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 6'sında safra taşı olduğunu
işaret eden Prof. Dr. Kemik, safra kesesi taşlarının öncelikle ‘bilier kolik'
adı verilen karakterize bir ağrıya neden olabileceğini söyledi. Prof. Dr.
Kemik, görülen diğer belirtileri şöyle açıkladı: “Şiddetli karın ağrısı: Tipik
olarak karnın sağ üst kısmında veya ortasında hissedilir, genellikle sırta veya
omuza yayılır. Ağrı 1 ila 5 saat sürebilir ve yağlı yemekler yedikten sonra
şiddetlenebilir. Bulantı ve kusma: Genellikle safra kesesi atakları ile
ilişkilidir. Sarılık: Cilt ve gözlerin sararması, olası safra kanalı
tıkanıklığına işaret eder. Ateş ve titreme: Enfeksiyon veya iltihaplanma gibi
komplikasyonlara işaret edebilir. Birçok kişide belirti göstermeyen ‘sessiz'
safra taşı da olabilir.”
“Kadınlarda risk iki kat fazla”
Hormonal faktörlerden etkilenen kadınların safra kesesi taşı geliştirme
olasılığının erkeklere kıyasla iki kat fazla olduğunun altını çizen Prof. Dr.
Kemik, diğer risk grubundaki kişileri ise şöyle sıraladı: “40 yaş üstü
bireyler: Yaş, özellikle 60 yaşın üzerindekiler için riski artırır. Obez
bireyler: Yüksek vücut kitle indeksi (VKİ) önemli bir risk faktörüdür. Yanlış
beslenme: Yüksek yağlı, yüksek kolesterollü ve düşük lifli diyetler safra taşı
riskine katkıda bulunur. Belirli etnik gruplar: Amerikan yerlileri ve Meksika
kökenli Hispaniklerde daha yüksek oranlarda görülür. Hamile kadınlar: Hamilelik
sırasındaki hormonal değişiklikler safra taşı oluşumunu artırabilir. Aile
öyküsü olan bireyler: Genetik, safra taşına yatkınlıkta rol oynar. Diyabet:
Yüksek trigliserit seviyeleri ile ilişkilidir ve safra taşı olasılığını artırır.
Hızlı kilo kaybı: Karaciğerin safraya fazla kolesterol salgılamasına neden
olabilir.”
“Sağlıklı kilonuzu koruyun, haftada 150 dakika egzersiz yapın”
Safra kesesi taşlarından korunmak için önerilerde bulunan Prof. Dr. Kemik,
“Sağlıklı kilonuzu koruyun. Taş riskini artırdığı için obeziteden ve hızlı kilo
değişimlerinden kaçının. Dengeli beslenin, doymuş yağları sınırlandırırken
meyve, sebze ve tam tahıllar gibi yüksek lifli gıdalara odaklanın. Sağlıklı
yağlar tüketin. Zeytinyağı ve balıktan elde edilen Omega-3 yağ asitleri gibi
kaynakları kullanın. Sağlıklı sindirimi desteklemek için haftada en az 150
dakika egzersiz yapın. Öğün atlamaktan kaçının. Düzenli yemek saatleri safra
akışının korunmasına yardımcı olur ve taş oluşumu riskini azaltır. Genel sağlığı
desteklemek için bol su için” dedi.
“Tedavide 5 farklı yöntem uygulanıyor”
Prof. Dr. Kemik, safra kesesi taşı hastalığı tedavisinde kullanılan yöntemleri
şöyle açıkladı: “Ameliyat: Birincil tedavi, safra kesesinin cerrahi olarak
çıkarılması olan kolesistektomidir. Bu, hastalığın ciddiyetine göre
laparoskopik (minimal invaziv) veya açık ameliyatla gerçekleştirilebilir.
Ekstrakorporeal Şok Dalgası Litotripsi (ESWL): Taşları parçalamak için ses
dalgalarını kullanan, küçük taşları ve fonksiyonel bir safra kesesi olan
hastalar için uygun olan cerrahi olmayan bir seçenektir. Endoskopik Retrograd
Kolanjiyopankreatografi (ERCP): Endoskopik yöntemle safra kanalındaki taşları
çıkarmak için kullanılır ve genellikle tıkanıklıkları gidermek için stent
takılmasını içerir. İlaçlar: Ursodiol veya khenodiol kolesterol taşlarını
çözebilir ancak değişken başarı ve yan etkiler nedeniyle nadiren kullanılır.
Perkütan tedavi: Ameliyat için yüksek riskli hastalarda, taşları çıkarmak veya
çözücülerle eritmek için safra kesesine cilt yoluyla erişmeyi içerir.”
“Ameliyatla safra kesesinin alınması, her zaman zorunlu değildir”
Her safra taşının acil ameliyat gerektirmeyeceğini; asemptomatik taşların
komplikasyon riski oluşturmadıkça acil müdahale gerektirmeyeceğinin altını
çizen Prof. Dr. Kemik, “Safra kesesinin alınması ameliyatı (elektif
kolesistektomi) hasta için en uygun tıbbi koşullar sağlandıktan sonra
genellikle semptomatik vakalarda daha ileri sorunları önlemek için önerilir.
Safra kesesi taşları semptomlara veya komplikasyonlara neden olduklarında
alınmalıdır. Semptomatik safra kesesi taşları olanlar, tekrarlayan biliyer
kolik veya ağrısı olan hastalar, akut kolesistit (tıkanmaya bağlı safra kesesi
iltihabı) olanlar, safra kanalı tıkanıklığı (sarılık veya pankreatite neden
olan taşlar) olanlar, safra kesesi kanseri riski taşıyanlar (büyük taşlar veya
belirli boyutlardaki polipleri olanlar) ameliyat edilmesi gereken gruptaki
hastalardır” diye konuştu.
GÜNDEM
13 Ocak 2025 01:04
1 Görüntülenme
Safra Kesesi Taşı Yaşamı Tehdit Edebilir