Sağlık Bakanlığınca "Üreten sağlık" temasıyla düzenlenen "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı Tanıtım Toplantısı", bakanlık binasında gerçekleştirildi. Programa Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır katıldı. Bakan Memişoğlu, sağlık alanında yeni bir adım attıklarını kaydederek, “Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, “Tanı ve teşhis ürünleri, tıbbi cihaz ile aşı ve ilaç geliştirme projelerini destekliyoruz. Bu çerçevede vermiş olduğumuz Ar-Ge desteğini 2025 yılında iki katına çıkarıyoruz” dedi.
Memişoğlu, “Üreten Sağlık Modelimizi, sağlık alanında
marka ve katma değer oluşturduğumuz; ülkemizin ekonomik büyümesine ve
kalkınmasına katkı sunduğumuz; kendi ihtiyaçlarımızı karşıladığımız; dünyaya
teknoloji ve ürün ihraç ettiğimiz önemli bir adım olarak görüyoruz. Bu adımı
atarken Türkiye'nin yetiştirmiş olduğu insan gücüne ve tecrübesine,
akademisyenlerimizin birikimine, sanayicilerimizin üretim kapasitesine ve
girişimciliğine, devletimizin ve bakanlığımızın teşvik edici rolüne sonuna
kadar güveniyoruz” açıklamasında bulundu.
İlk adım: İstanbul ve Ankara'da Teknoloji Transfer Ofisleri kurulacak
Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) öncülüğünde
üniversiteleri ve özel sektörü üçlü sarmal modeliyle bir araya getirdiklerini
söyleyen Bakan Memişoğlu, “Başta hekimlerimiz olmak üzere sağlık çalışanlarımızı
bu sürece güçlü şekilde dahil ediyoruz. Ar-Ge ve üretim süreçlerini planlıyor;
bilgi, deneyim ve finansal destek sağlıyoruz. Bu amaçla ilk önemli adımımızı,
Etlik, Bilkent ve Çam Sakura'dan başlamak üzere şehir hastanelerimizde
Teknoloji Transfer Ofisleri kurarak atıyoruz. Bu sayede başta hekimlerimiz
olmak üzere uygulamanın içerisinde olan ve ihtiyaçları en iyi bilen sağlık çalışanlarımızı üreten sağlık ekosisteminin
merkezinde konumlandırıyoruz. Yeni bir fikirle kapımızı çalan her sağlık çalışanımıza
patentten hukuki yardıma, Ar-Ge'den finansal desteğe kadar her türlü katkıyı
sunuyoruz. Onları sanayicilerle de, üreticilerle de biz buluşturuyoruz” diye
konuştu.
“Ar-Ge desteğini 2025 yılında iki katına çıkarıyoruz”
Yeni bir fikirle bakanlık kapısını çalan her sağlık çalışanına
patentten hukuki yardıma, Ar-Ge'den finansal desteğe kadar her türlü katkıyı
sunduklarını belirten Memişoğlu, “Artık sanayicilerimizin kapımızı çalmasını
beklemeden biz gidip kendilerini üretim tesislerinde ziyaret ediyoruz.
Sanayicilerimizin üretim kapasitelerini yerinde görüyor, hangi adımları
birlikte atacağımızı planlıyoruz. Burada önemli bir çalışma daha yürütüyoruz.
Ülkemizin halen ithal etmek durumunda kaldığı tıbbi cihaz ve ilaçlardan en
yüksek miktarda ve en yüksek bedellerle temin ettiğimiz ürünleri tek tek
çalıştık. Hedefimiz, doğru eşleştirmeler yaparak, TÜSEB, üniversite, sanayici
buluşmasını bir an önce sağlayarak ülkemizin sağlık alanında dışa
bağımlılığını minimize etmektir. Bu çerçevede tanı ve teşhis ürünleri, tıbbi
cihaz ile aşı ve ilaç geliştirme projelerini destekliyoruz. Bu çerçevede vermiş
olduğumuz Ar-Ge desteğini 2025 yılında iki katına çıkarıyoruz” açıklamasında
bulundu.
Bakan Kacır ise savunma sanayisinin yanı sıra diğer
stratejik alanlarda da çalışmalarını sürdürdüklerine dikkati çekerek, “Bakınız
90'lı yıllarda İnsan Genom Projesi'yle 2,7 milyar dolar gibi devasa bir bütçe
harcanarak 13 yıllık uzun bir süreçte erişebildiğimiz gen haritamıza bugün bin
doların altında maliyetle bir günde ulaşabiliyoruz” ifadelerini kullandı.
İlaç ihracatı 2,5 milyar dolara, tıbbi
cihaz ihracatı 1,3 milyar dolara yükseldi
İlaç ihracatının son 22 yılda 160 milyon dolardan 2,5 milyar dolara
yükseldiğini ve üretimin 3 milyar kutuya yaklaştığını kaydeden Kacır,
“Halihazırda 11 biyoteknolojik ilaç tesisimiz üretim faaliyetinde bulunuyor.
Tıbbi cihaz ihracatımız ise 47 milyon dolardan 1,3 milyar dolara yükseldi”
dedi.
Sadece geçen sene sağlık sektöründe 175 yatırıma teşvik belgesi
düzenleyerek 30 milyar üzerindeki yatırımı harekete geçirdiklerini ve 3 bin 262
nitelikli istihdamın önünü açtıklarını ifade eden Kacır, “Yeni destek ve
yatırımlarımızı da adım adım devreye alıyoruz. Katma değerli üretimi teşvik
etmek ve cari açığı azaltmak üzere hayata geçirdiğimiz Teknoloji Odaklı Sanayi
Hamlesi programı çevrevesinde biyobenzer ilaçlardan kanser ve otoimmün
ilaçlara, ortopedik cihazlar ve protezlerden yenilikçi eşdeğer ilaçlara kadar
toplam büyüklüğü 13 milyar lirayı aşan 26 yatırım projesini destekliyoruz”
şeklinde konuştu.
Bakan Kacır, son 22 yılda sadece TÜBİTAK burs ve destek
programlarıyla sağlık alanında yürütülen 10 bin projeye ve 17 binden
fazla bilim adamına 50 milyar liranın üzerinde destekte bulunduklarına vurgu
yaptı. Türkiye'nin sağlık alanında henüz 'turcorn' çıkaramadığını
belirten Bakan Kacır, temelleri atılacak işbirlikleriyle gelecek yıllarda sağlıkta
da turcornların doğuşuna zemin hazırlayacaklarını vurguladı. Kacır, “Aşı ve
ilaç tedarikinde uzun vadeli planlama ve kamu alım garantileri, temel
araştırması veya klinik araştırması Türkiye'de gerçekleştirilen ya da
yatırım teşviki verilmiş yatırımlar neticesinde üretilecek ilaçlara
ruhsatlandırma süreçlerinde öncelik verilmesi, klinik araştırmaların daha
yaygın bir şekilde gerçekleştirilmesine imkan tanıyacak mevzuat adımlarının
atılması, üniversiteler, hastaneler, araştırma merkezleriyle teknopark ve Ar-Ge
merkezleri arasında işbirliğinin güçlendirilmesi, temel araştırması
gerçekleştirilmiş ürünlerin klinik araştırmalarının desteklenmesi, TÜBİTAK ve
TÜSEB arasında yüksek koordinasyon sağlık ekosistemimizin
ölçeklenmesi ve genişlemesi için büyük önem arz ediyor" dedi.
Programın sonunda iki bakanlık, TÜSEB ve paydaşlar arasında
toplam 12 işbirliği protokolü imzalandı.