RSV, domuz gribi, kovid 19 gibi hastalıklar artık kombine
bir biçimde insanlara bulaşabiliyor. Hastalıkların birbirine karışması ise
doğru tedavinin nasıl olması gerektiği konusunda da belirsizlik yaratıyor. Gribal hastalıların en ağır şekilde etki
edeni ise İnfluenza A oldu. konuyla ilgili açıklama yapan Prof. Dr. Funda Timurkaynak;
“Öksürük, ateş, halsizlik gibi belirtilerle kendini gösteren grip ve
koronavirüs çoğu zamanda birbirine karışabiliyor. Baskın olarak görülen
influenza A virüsü, grip virüsleri arasında ağır tablolara neden
olabilmektedir. Yapılan testlerde en sık influenza A virüsünün ortaya çıktığı
belirlenmektedir” dedi.
İnfluenza A’nın En
Ayırt Edici Özelliği: Yüksek Ateş
Diğer hastalıklarla karşılaştırıldığında İnfulenza A’nın
ayırt edici özelliğinin yüksek ateş, daha yoğun halsizlik ve kas ağrıları
olduğunu söyleyen Timurkaynak; “38.5, 39 derece ateş, halsizlik, yaygın kas
eklem ağrısı ile seyretmesi özelliğiyle diğer tablolardan ayrılmaktadır. Önlem
olarak koronavirüste olduğu gibi titiz davranmamız, maske, mesafe ve el
hijyenine uymamız gerekmektedir” dedi.
Aşının Önemi
Gribal rahatsızlıklarda en etkili yolun aşı olmak olduğunu
vurgulayan Timurkaynak; “Grip aşısı her yıl ekim ayında riskli gruplara
yapılmalıdır. Aşı hastalığa karşı yüzde 50-70 oranında koruma sağlamaktadır.
Koruyuculuk önemsenmelidir. Çünkü kişi virüse maruz kalsa bile hastalığı bu
sayede daha hafif geçirebilmektedir. Riskli gruptaki hastalar başta olmak üzere
grip aşısı hekimler tarafından mutlaka önerilmektedir” şeklinde yorum yaptı.
Hamile, yaşlı ve kronik rahatsızlıkları olan kişilerin 48 saat içinde doktora
görünmesi de oldukça önemli.