Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik
Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Kayhan Uğuz, influenza vakalarında ciddi artış
yaşandığını kaydederek, “Özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde
hastalık, hastaneye yatış gerektirebilir ve solunum yetmezliği gibi ciddi
sorunlara neden olabilir. Ayrıca yüksek ateş, nefes darlığı veya bilinç
bulanıklığı gibi ağır belirtiler görüldüğünde zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna
başvurulmalı” dedi.
İnfluenza, grip olarak da bilinen influenza virüslerinin
neden olduğu bulaşıcı bir solunum yolu enfeksiyonu olarak tanımlanıyor ve her
sene özellikle kış aylarında birçok kişiyi etkiliyor. Ancak bu sene Türkiye
genelinde influenza (grip) vakalarında oldukça ciddi oranda artış yaşanırken bu
durum sağlık kuruluşlarının acil polikliniklerine ve aile sağlığı
merkezlerine hasta yoğunluğu şeklinde yansıyor.
Medline Adana Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik
Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Kayhan Uğuz, influenzanın ciddi sağlık sorunlarına
yol açabilen, ancak önlem alındığında büyük ölçüde kontrol altına alınabilecek
bir hastalık olduğunu söyleyerek bilgiler verdi.
Risk altındaki
bireyler dikkatli olmalı
İnfluenza, influenza A ve B virüslerinin neden olduğu, ani başlayan ateş, kas
ağrıları, halsizlik, kuru öksürük ve burun akıntısı gibi belirtilerle kendini
gösteren bir solunum yolu enfeksiyonu olduğunu kaydeden Uğuz, “Virüs, hapşırma
ve öksürme ile havaya yayılan damlacıklar yoluyla bulaşır. Ayrıca, hasta bir
kişiyle yakın temas kurmak veya virüs bulaşmış yüzeylere dokunduktan sonra
ağız, burun ya da gözlere temas etmek de hastalık ihtimalini de artırır.
Özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olan bireyler, influenza
enfeksiyonunu daha ağır geçirme riski taşırlar. Son dönemde influenza
vakalarındaki ciddi artış, sağlık sistemine de yük bindirmiş durumda.
Grip hastaları genellikle 1 hafta içerisinde iyileşirken hastalık bazı
durumlarda zatürre gibi ciddi sonuçlara da kapı aralayabilir. Özellikle
bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde hastalık, hastaneye yatış gerektirebilir
ve solunum yetmezliği gibi ciddi sorunlara neden olabilir. Ayrıca yüksek ateş,
nefes darlığı veya bilinç bulanıklığı gibi ağır belirtiler görüldüğünde zaman
kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır” dedi.
Antibiyotik kullanımı
işe yaramaz
Dr. Kayhan Uğuz, tedavi sürecinde dinlenmek, bol sıvı tüketmek, gerek görülen
durumlarda doktor önerisi ile antiviral tedavinin başlanması ve yakınmaları
hafifletici ilaçların kullanılması gerektiğini ifade ederek, “Antibiyotiklerin
ise grip tedavisinde etkili olmadığı unutulmamalıdır. Çünkü grip bir virüs
hastalığıdır ve antibiyotikler yalnızca bakteriyel enfeksiyonlara karşı
etkilidir. Doktor önerisi olmadan ilaç kullanımı, gereksiz antibiyotik direnci
gelişmesine yol açabilir. Gripten korunmak için alınabilecek en etkili önlemler
arasında hijyen kurallarına dikkat etmek gelir. Ellerin sık-sık sabun ve suyla
iyice yıkanması, kalabalık ortamlarda maske kullanımı, hasta kişilerle temastan
kaçınılması, bağışıklık sistemini güçlendiren besinlerin tüketilmesi ve uyku
düzenine dikkat edilmesi önemlidir. Ayrıca, mevsimsel grip aşısı, özellikle
risk grubundaki bireyler için etkin bir korunma yöntemi olarak bilinir”
şeklinde konuştu.
Pandeminin ardından
grip yaygın hale geldi
Son yıllarda COVID-19 pandemisinin etkisiyle birlikte grip vakalarındaki seyir
de değişiklik görüldüğünü belirterek, “Uzun süre maske ve sosyal mesafe
önlemleri nedeniyle grip vakalarında büyük bir düşüş yaşansa da önlemlerin
bırakılması ile birlikte grip tekrar yaygın hale geldi. Özellikle solunum yolu
enfeksiyonlarına karşı bağışıklık sisteminin zayıflaması, son dönemde influenza
vakalarının hızla artmasına yol açtı. Bu nedenle grip ile COVID-19'un benzer
belirtiler gösterebileceği unutulmamalı ve gerekir ise ilgili testler
yaptırılmalıdır” dedi.