Uzmanlar, enerji içeceklerinin içinde
bulunan kafein maddesinin, kalp ve sinir sisteminde rahatsızlıklara neden
olabildiğini belirterek uyarılarda bulundu.
Son zamanlarda özellikle gençler arasında sıklıkla tüketilen
enerji içeceklerinin kalp ve sinir sisteminde rahatsızlıklara neden olduğunu
belirten uzmanlar, vatandaşlara uyarılarda bulundular. Konuyla ilgili
açıklamada bulunan Lokman Hekim Van Hastaneleri Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr.
Mustafa Tuncer, enerji içeceklerinin özellikle reklamların etkisiyle yanlış bir
algı oluşturduğunu ifade ederek bu içeceklerin gençler arasında sanki normal
bir gıdaymış gibi kullanıldığını söyledi. Enerji içeceklerinin düzenli beslenme
olmadan, beslenme ihtiyacını karşılayacak gıdalar olarak algılandığına dikkat
çeken Tuncer, “Gençler ve halk arasında bu büyük bir yanılgıya neden
olmaktadır. Çünkü enerji içecekleri belirli sayıda vücuda uyarıcı etkisi olan
kafein gibi uyarıcı maddeleri içermekte ve genel bir gıda olarak
değerlendirilmemesi gerekiyor. Tabi bunlar gereğinden fazla alındığı zaman
özellikle uyarıcı maddeler ve aminoasitler insanlarda başlangıçta kendini iyi
hissettirtme hali olmakla beraber özellikle ilaçların etkisi kalktığı zaman
yorgunluk etkisi, kalpte çarpıntı, tansiyon yüksekliği gibi belirtilere neden
olmaktadır. Bunların aşırı alınması durumunda özellikle yapılan çalışmalarda
kalpte ritim bozuklukları ortaya çıkmakta; ani ölümler, kalp bozuklukları gibi
hastalıklara neden olmakta ve psikolojik olarak da insanlarda huzursuzluk,
yorgunluk, uykusuzluk gibi etkiler olmaktadır. Bu anlamda Dünya Sağlık Örgütü
bunu bir salgın olarak uyarmaktadır. Bunun için bu konuda özellikle ailelerin,
genç çocuklarına bu konuda uyarı yapmaları önemlidir” dedi.
Enerji içeceklerinin 18 yaş altı satılmasının yasak
olduğunun Resmi Gazete’de yayınlandığının altını çizen Tuncer, “Maalesef
ülkemizde birçok konudaki hassasiyetin azaldığı gibi bu konuda da satıcılar,
reklam yapanlar bunlara dikkat etmemekte ve dolayısıyla ‘Z kuşağı’ dediğimiz,
her şeye meraklı gençler de kendilerini daha iyi hissetme, daha başarılı olma,
daha zihinde olma gibi sebeplerle düzenli beslenme olmadan direk enerji
içeceklerine yönelmektedir. Bu da genel vücudunu tehdit eden bir durumdur.
Bunun için ailelerin bu konuda çocuklarına uyarılar yapmalarında ciddi faydalar
var” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de son zamanlarda sadece enerji içeceklerinin değil
kahve içiminin de çok arttığını belirten Prof. Dr. Mustafa Tuncer, “Ülkemizde
bunların aşırı tüketilmesi; kalp çarpıntısı, kalp ritim bozuklukları, tansiyon
yükseklikleri gibi hastalıklara neden olabilmekte ve bu yönüyle son zamanlarda
polikliniğimize de müracaatların arttığını fark etmekteyiz. Bu da Sağlık Bakanlığımızın
bu konuda halkı uyarmasının ne derece önemli olduğunu göstermektedir. Günlük
100 miligram bir kahve ya da bir filtre kahve normal olarak düşünülmekte fakat
bu da toplumlara göre değişkenlik arz etmektedir. Çünkü her toplumun alacağı
miktar farklı olmakla beraber şu an günlük bir fincan kahve alımı yeterli
görülmektedir. Fakat bu rutin hale getirildiği zaman günlük 100 miligram kahve
bile çok gelebilmektedir. Özellikle tansiyon hastası olanların, küçük yaş
gruplarının, şeker hastalığı veya kalp hastası olanların mutlaka hem kahve hem
de enerji içeceklerden uzak durması önemlidir” diye konuştu.
Nöroloji Uzmanı Dr. Ersin Deneri ise enerji içeceklerinin
içerdiği kafein maddesi nedeniyle fazla tüketilmesinden kaynaklı sinir
sisteminde rahatsızlıklara yola açabildiğine vurgu yaparak, “Bir şeyin fazlası
zarar. Bu içecekler de fazla tüketildiği zaman zararlı etkileri ortaya çıkar.
Çünkü kafein dediğimiz madde sadece enerji içeceklerde değil; günümüzde
çikolatalarda, bazı gazozlarda, cipslerde bile bazı katkı maddesi olarak
kullanılmaktadır. Bunların tüketiminde bizim sinir sistemi açısından uyanıklığı
arttırmak, dikkati arttırmak gibi pozitif etkileri olmakla beraber miktarın
arttırılması durumunda günümüzde gençlerin arasında bunu çok sık görmekteyiz.
Bu enerji içeceklerini aşırı şekilde tüketimine yönelik bir eğilim olduğunu
görüyoruz. Bu noktada kafeinin çok farklı zararlarının özellikle bizim
açımızdan dikkati artırmanın dışında kalp kan basınçlarını arttırma gibi ya da
başka hormonal değişikliklere yol açma gibi bir takım etkililerinin olduğu
biliniyor. Dolayısıyla enerji içeceklerindeki bu kafeinden dolayı onlarda biraz
yüksek miktarlarda içeriyorlar. Bizim tükettiğimiz bir fincan kahvede 4-12
miligram kafein alırken, enerji içeceklerinde bu 80-90 miligrama kadar
çıkmaktadır. Dolayısıyla bu konuda gençleri ve toplumu uyarmak gerekmektedir.
Aileler olsun, esnaf olsun 18 yaşından küçüklere satılmaması noktasında özen
göstermeliler. Sonuçta sattıkları gençler bizim çocuklarımız. Hem satmama hem
de eğitme, nasihat etme noktasında görevlerini yerine getirirlerse daha iyi
olur” dedi.