Bizi Takip Edin

Yemek borusundaki 13 santimetrelik dev kitle kapalı cerrahi yöntemle çıkarıldı

Yemek borusundaki 13 santimetrelik dev kitle kapalı cerrahi yöntemle çıkarıldı

Habere Git

Bakan Memişoğlu: Yerli kalp-akciğer makinesinde seri üretime geçeceğiz

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Kendi kalp-akciğer pompamızı ASELSAN'la beraber yaptık. O cihaz olmadan kalp ameliyatları yapılamaz. Şimdi onu hastalarda kullanmaya başladık. Bir ay evvel başladık ve sene sonu itibarıyla seri üretimine geçeceğiz" diye konuştu.

Habere Git

Çorum Fizik Tedavi Hastanesi Bakanlığın Yatırım Programına Alındı

Ankara İskilipliler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Daşcı'nın, Çorum'un fizik tedavi ve rehabilitasyon alanındaki ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Sağlık Bakanlığına yaptığı kapsamlı resmi başvuru önemli bir aşamaya ulaştı. Sağlık Bakanlığı, "Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi Hastanesi Ek Bina Yatırımı"nı 2027 yılı yatırım programına alınmak üzere Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına sundu.

Habere Git

Sağlık Gündeminde Markanıza Yer Açın!

Basın bültenlerinizi, firma haberlerinizi, ürün lansmanlarınızı ve röportaj taleplerinizi bize iletin; Sağlık Gazetesi ve Sağlık Dergisi’nde yayınlayalım.

Habere Git

Çoklu Damar Tıkanıklığında Robotik Bypass Avantajı

Çoklu Damar Tıkanıklığında Robotik Bypass Avantajı

Habere Git
SAYI: 351 | TEMMUZ 2026

351. Sayı

Sağlık dergimizin 351. sayısı yayınlandı! Hemen dijital olarak inceleyin.

Dijital Okuma
PDF İndirme Seçeneği
İnteraktif Flipbook
351. Sayı

CANLI YAYIN TAKVİMİ

TÜMÜNÜ GÖR >
01
Nis
Prş
10:00 CANLI

OHSAD Kurultayı – Sağlıkta Ortak Çözüm Toplantıları

Prof. Dr. Kemal Memişoğlu - T.C. Sağlık Bakan
İZLE
15
Nis
Prş
10:00 CANLI

Tüyap Expomed Eurasia İstanbul Medikal Fuarı

İZLE
08
Eki
Prş
10:00 CANLI

ÜRETİCİLERLE EL ELE

İZLE

ÖNE ÇIKAN RÖPORTAJLAR

TÜMÜNÜ GÖR >
Muayene Katılım Payı Nedir?|Sağlıkla Güvende Kalın 79. Bölüm
RÖPORTAJ

Muayene Katılım Payı Nedir?|Sağlıkla Güvende Kalın 79. Bölüm

16 Ağustos 2026 15
KLS Martin’in İleri Cerrahi Çözümleri Oypa Medikal Güvencesiyle Türkiye’de
RÖPORTAJ

KLS Martin’in İleri Cerrahi Çözümleri Oypa Medikal Güvencesiyle Türkiye’de

09 Ağustos 2026 48
PAQEN: Tıbbi Cihazlarda İnovasyon, Regülasyon ve AR-GE’nin Güçlü Ortağı
RÖPORTAJ

PAQEN: Tıbbi Cihazlarda İnovasyon, Regülasyon ve AR-GE’nin Güçlü Ortağı

09 Ağustos 2026 51
STRATEJİK GÖREV YAPANLARIN AİLELERİ DEVLET GÜVENCESİNDE OLMALIDIR
KÖŞE YAZISI

STRATEJİK GÖREV YAPANLARIN AİLELERİ DEVLET GÜVENCESİNDE OLMALIDIR

Mustafa DAŞCI

21 Ağustos 2026 40

GÜNCEL HABERLER

TÜMÜNÜ GÖR >
Çankaya Belediyesi’nden ücretsiz ağız ve diş sağlığı hizmeti SAĞLIK
SAĞLIK

Çankaya Belediyesi’nden ücretsiz ağız ve diş sağlığı hizmeti

Çankaya Belediyesi,ağızvedişsağlığı hizmetlerini üç farklı noktada vatandaşlarla buluşturuyor. 100. Yıl, Yıldız ve Karapınar’da hizmet veren ağız ve diş sağlığı polikliniklerinden yararlanmak isteyen ... Çankaya Belediyesi,ağızvedişsağlığı hizmetlerini üç farklı noktada vatandaşlarla buluşturuyor. 100. Yıl, Yıldız ve Karapınar’da hizmet veren ağız…

24 Ağustos 2026 26
Sıcaklık ve nem ruhsal dengeyi bozuyor SAĞLIK
SAĞLIK

Sıcaklık ve nem ruhsal dengeyi bozuyor

Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hülya Ensari, "Sıcak havaların ruhsal etkilerinde uyku önemli bir ara mekanizmadır. Uyku ile ısı arasındaki bağ konfor meselesi değildir, uykunun başlaması fizyolojik olarak ısı kaybına bağımlıdır" dedi Prof. Dr. Hülya Ensari, aşırı sıcakların yalnızca fiziksel sağlığı değil, ruhsa…

24 Ağustos 2026 24
Zayıflama iğnesinde 5 hayati kural! SAĞLIK
SAĞLIK

Zayıflama iğnesinde 5 hayati kural!

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin, zayıflama ilaçlarının yalnızca kilo kaybını hedeflemediğni; metabolizma, hormon dengesi ve kan şekeri düzenlenmesi üzerinde de etkili güçlü tıbbi tedaviler arasında yer aldığını belirterek, bu ilaçların bilinçsiz kullanımının pankreas, safra kesesi ve sindirim sistemi başta olmak üzere pek çok organı olumsu…

24 Ağustos 2026 24
‘40 yaş üzeri gebeliklerde dikkat çeken artış yaşanıyor’ SAĞLIK
SAĞLIK

‘40 yaş üzeri gebeliklerde dikkat çeken artış yaşanıyor’

Prof. Dr. Boynukalın, “Kadın doğurganlığındaki yaşa bağlı azalmanın iki temel nedeni bulunuyor; yumurtalık rezervinin azalması ve yumurta kalitesinin düşmesi. Kadınlar sahip olacakları yumurtaların bü... Prof. Dr. Boynukalın, “Kadın doğurganlığındaki yaşa bağlı azalmanın iki temel nedeni bulunuyor; yumurtalık rezervinin azalması ve yumurta kalites…

24 Ağustos 2026 21
 
Avustralya'da memeli hayvanda ilk kuş gribi vakası doğrulandı SAĞLIK
SAĞLIK

Avustralya'da memeli hayvanda ilk kuş gribi vakası doğrulandı

Avustralya'da memeli hayvanlarda görülen ilk "H5N1" türü kuş gribi vakasının, South Australia eyaletinde bulunan uzun burunlu kürklü fokta tespit edildiği bildirildi Avustralya Yayın Kuruluşunun (ABC) haberine göre, Tarım, Balıkçılık ve Orman Bakanı Julie Collins, ülkede görülen "H5N1" türü kuş gribi virüsüne ilişkin açıklama yaptı.Collins, eyaletin Adelaide kentinin yaklaşık 300 kilometre güneyindeki Beachport bölgesinde bulunan uzun burunlu kürklü fok üzerinde yapılan testlerde H5 kuş gribi virüsüne rastlandığını belirterek, bunun ülkede bir memelide doğrulanan ilk vaka olduğunu söyledi.Söz konusu gelişmenin "endişe verici" olduğunu ifade eden Collins, yabani kuşlarda enfeksiyon oranlarının yüksek olduğu bölgelerde deniz memelileri başta olmak üzere diğer yaban hayvanlarının da enfekte olabileceğine işaret etti.Collins, tespit edilen vakanın başka hasta veya ölü deniz memelileriyle bağlantılı görünmediği, fokun virüsü taşıyan yabani kuşlara veya bu kuşların bulunduğu alanlara maruz kalması sonucu enfekte olmuş olabileceği değerlendirmesi yaptı.Eyalet yetkilileri de kuş gribi vakalarının "yıkıcı boyutlara" ulaştığını belirterek, fokta görülen vakanın "beklenen bir gelişme" olduğunu ifade etti.Kuş gribinin tedavisinin veya hastalığın yayılmasını durdurmanın bir yolunun bulunmadığını belirten yetkililer, eyalet hükümetinin ulusal aşılama programı kapsamında federal hükümetle yakın işbirliği içinde çalıştığını aktardı.Avustralya'da, 19 Haziran'da "H5N1" türü kuş gribi virüsünün neden olduğundan şüphelenilen ilk vaka tespit edilmiş, 29 Temmuz'da ise bu hastalığın yabani kuşlar arasında "yerel olarak" yayıldığı belirlenmişti.H5 tipi kuş gribi nedeniyle 3 Ağustos'ta da yabani kuşlarda ilk toplu ölüm vakası görülmüştü.Kaynak: Haberturk

24 Ağustos 2026 7
‘Gece çarpıntısının nedeni her zaman kalp olmayabilir’ SAĞLIK
SAĞLIK

‘Gece çarpıntısının nedeni her zaman kalp olmayabilir’

Gece uykudan çarpıntıyla uyanmanın her zaman kalp hastalığı anlamına gelmediğini ifade eden İAÜ VM Medical Park Florya Hastanesi Dr. Öğr. Üyesi Ahmad Huraıbat, günlük yaşam alışkanlıklarından hormonal... Gece uykudan çarpıntıyla uyanmanın her zaman kalp hastalığı anlamına gelmediğini ifade eden İAÜ VM Medical Park Florya Hastanesi Dr. Öğr. Üyesi Ahmad Huraıbat, günlük yaşam alışkanlıklarından hormonal sorunlara, kansızlıktan kalp ritim bozukluklarına kadar birçok farklı faktörün çarpıntıya neden olabileceğini söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Huraıbat, özellikle çarpıntının tekrarlaması veya göğüs ağrısı, nefes darlığı ve bayılma gibi belirtilerle birlikte görülmesi halinde tıbbi değerlendirme yapılması gerektiğini belirtti.‘HER ÇARPINTI KALP HASTALIĞI DEĞİL’Gece ortaya çıkan çarpıntının tek başına kalp hastalığı anlamına gelmediğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Huraıbat, “Stres, kaygı, uykusuzluk, fazla kafein tüketimi ve alkol gibi günlük yaşam alışkanlıkları kalp hızını artırarakçarpıntıhissine neden olabilir. Bunun yanında kansızlık, tiroit bezinin fazla çalışması ve çeşitli kalp ritim bozuklukları da çarpıntının nedenleri arasında yer alır. Bu nedenle şikâyetin ne zaman ve hangi koşullarda ortaya çıktığı önemlidir” dedi.‘KAFEİN VE UYKUSUZLUK ÇARPINTIYI TETİKLEYEBİLİR’Stres ve yaşam tarzı faktörlerinin gece çarpıntısında etkili olabileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Huraıbat, “Özellikle akşam saatlerinde fazla kahve, enerji içeceği ve diğer kafeinli ürünlerin tüketilmesi bazı kişilerde çarpıntıyı tetikleyebilir. Uykusuzluk ve yoğun kaygı da kalp hızında artışa neden olabilir. Bu nedenle çarpıntısı olan kişilerinuykudüzenine dikkat etmesi ve özellikle akşam saatlerinde kafein tüketimini sınırlandırması önemlidir” diye konuştu.‘GÖĞÜS AĞRISI VE BAYILMA VARSA DİKKAT’Çarpıntının bazı durumlarda daha ciddi bir sağlık sorununun belirtisi olabileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Huraıbat, “Çarpıntıya göğüs ağrısı, nefes darlığı, ciddi baş dönmesi, bayılma veya bayılacak gibi olma hissi eşlik ediyorsa daha dikkatli olunmalıdır. Bu tür belirtilerle birlikte görülen çarpıntılarda gecikmeden tıbbi değerlendirme yapılması gerekir” ifadelerini kullandı.‘BAZI RİTİM BOZUKLUKLARI GECE BELİRGİNLEŞEBİLİYOR’Gece çarpıntısının bazı ritim bozukluklarıyla ilişkili olabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Huraıbat, “Atriyal fibrilasyon, supraventriküler taşikardiler ve kalbin erken atımları çarpıntı hissine neden olabilir. Bazı ritim bozuklukları gece veya istirahatte daha belirgin hale gelebilir. Tanı açısından ritmin atak sırasında kaydedilmesi önem taşır” dedi.‘UYKU APNESİ VE TİROİT DE ÇARPINTI NEDENİ OLABİLİR’Çarpıntının yalnızca kalp kaynaklı olmayabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Huraıbat, uyku apnesi ve hormonal sorunlara da dikkat çekti. Huraıbat, “Özellikle uyku apnesi, kalp-damar sistemi üzerinde stres oluşturarak ritim bozukluklarıyla ilişkili olabilir. Tiroit bezinin fazla çalışması gibi hormonal bozukluklar da çarpıntının nedenleri arasında yer alır” diye konuştu.‘AKŞAM SAATLERİNDE KAFEİN TÜKETİMİNE DİKKAT’Çarpıntısı olan kişilerin kahve, enerji içeceği, alkol ve sigara tüketimine dikkat etmesi gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Huraıbat, “Özellikle akşam saatlerinde fazla kafein ve enerji içeceği tüketiminden kaçınılması, alkol ve sigara kullanımının sınırlandırılması önemlidir. Bu maddeler bazı kişilerde kalp hızını ve çarpıntı hissini artırabilir” dedi.‘ÇARPINTI SIK TEKRARLIYORSA KARDİYOLOĞA BAŞVURULMALI’Çarpıntının sık tekrarlaması, uzun sürmesi veya kişiyi uykusundan uyandırması halinde kardiyoloji değerlendirmesi yapılması gerektiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Huraıbat, “Çarpıntı sık tekrarlıyorsa, uzun sürüyorsa, uykudan sık sık uyandırıyorsa veya göğüs ağrısı, nefes darlığı ve baş dönmesi gibi belirtiler eşlik ediyorsa kardiyoloji değerlendirmesi yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.‘HOLTER RİTİM TAKİBİ TANIYA YARDIMCI OLUYOR’Çarpıntının nedeninin belirlenmesinde farklı tetkiklerden yararlanıldığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Huraıbat, “İlk değerlendirmede EKG yapılır. Gerekli durumlarda kan testleri, ekokardiyografi ve Holter ritim takibi uygulanabilir. Çarpıntı seyrek yaşanıyorsa daha uzun süreli ritim kayıtlarından da yararlanılabilir. Çarpıntının ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü ve hangi koşullarda ortaya çıktığının bilinmesi de tanı açısından önemlidir” diye konuştu.‘ÇARPINTI GÜNLÜĞÜ TUTMAK FAYDALI OLABİLİR’Çarpıntı yaşayan kişilerin şikayetlerini takip etmesinin tanı sürecine katkı sağlayabileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Huraıbat, “Çarpıntının ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü, hangi durumda ortaya çıktığı ve beraberinde başka bir belirti olup olmadığı kaydedilebilir. Bu bilgiler, hekim değerlendirmesinin yanı sıra ritim kayıtlarının yorumlanmasını da kolaylaştırabilir” ifadelerini kullandı.‘DÜZENLİ UYKU VE YAŞAM TARZI ÖNEMLİ’Gece çarpıntısını azaltmak için düzenli uyku ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Huraıbat, “Düzenli uyku, yeterli sıvı tüketimi, stresin azaltılması ve düzenli fiziksel aktivite önemlidir. Akşam saatlerinde kafein ve enerji içeceklerinden uzak durmak, alkol ve sigara tüketimini azaltmak da çarpıntı şikâyetlerinin kontrolüne yardımcı olabilir” dedi.‘TEKRARLAYAN ÇARPINTILAR İHMAL EDİLMEMELİ’Gece çarpıntısının çoğu zaman ciddi bir hastalık anlamına gelmediğini ancak tekrarlayan şikayetlerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Huraıbat, “Gece çarpıntısı farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Ancak özellikle tekrarlayan, uzun süren veya göğüs ağrısı, nefes darlığı, ciddi baş dönmesi ya da bayılma gibi belirtilerle birlikte görülen çarpıntılar mutlaka değerlendirilmelidir. Şikayetin nedeninin belirlenmesi için gerekli durumlarda kardiyoloji uzmanına başvurulması önemlidir” diye konuştu.Kaynak: DHA

24 Ağustos 2026 5
Zehirlenen 2 kişi hastaneye getirildi, acil servis tahliye edildi SAĞLIK
SAĞLIK

Zehirlenen 2 kişi hastaneye getirildi, acil servis tahliye edildi

Ankara Sincan’da kimyasal zehirlenme sonucu hastaneye kaldırılan 2 kişinin ardından Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde alarm verildi. Acil servis tedbir amacıyla geçici olarak kapatılırken, içeride bulunan hastalar ve yakınları tahliye edildi. Ankara'nın Sincan ilçesinde akşam saatlerinde meydana gelen kimyasal zehirlenme vakası, hastanede olağanüstü güvenlik tedbirleri alınmasına neden oldu. İki kişinin zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırılmasının ardından Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin acil servisi geçici süreliğine hizmete kapatıldı.Edinilen bilgilere göre olay, akşam saatlerinde yaşandı. Kimyasal bir maddeye maruz kalarak zehirlendiği değerlendirilen iki kişi, hızla Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin acil servisine getirildi. Hastaların kabulünün hemen ardından, hastane yönetimi olası bir kimyasal sızıntı veya bulaş riskine karşı harekete geçti.Söz konusu kimyasal risk nedeniyle, hastane içindeki diğer kişilerin güvenliğini sağlamak amacıyla, acil servis, olası bir bulaş riski sebebiyle geçici olarak hizmete kapatıldı. İçeride tedavi görmekte olan diğer hastalar ve hasta yakınları tedbir amacıyla hızla bina dışına tahliye edildi. Bölgede arındırma ve detaylı inceleme çalışmalarının sürdüğü belirtildi.

24 Ağustos 2026 22
Bakan Memişoğlu: Evde sağlık hizmetlerimizle 1 milyon 352 bin 775 hastaya hizmet veriyoruz SAĞLIK
SAĞLIK

Bakan Memişoğlu: Evde sağlık hizmetlerimizle 1 milyon 352 bin 775 hastaya hizmet veriyoruz

Sağlık Bakanı Memişoğlu, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Hep yanı başınızdayız.Evde Sağlıkhizmetlerimizle bugün itibarıyla 1 milyon 352 bin 775 hastaya hizmet veriyoruz. 2026'nın ilk yarıs... Sağlık Bakanı Memişoğlu, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Hep yanı başınızdayız.Evde Sağlıkhizmetlerimizle bugün itibarıyla 1 milyon 352 bin 775 hastaya hizmet veriyoruz. 2026'nın ilk yarısında 2 milyon 229 bin 76 ev ziyareti gerçekleştirdik. Güler yüzü ve emeğiyle şifa dağıtan tüm sağlık çalışanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.Kaynak: DHA

23 Ağustos 2026 34
Bakan Memişoğlu: Evde sağlık hizmeti 1 milyon 352 bin hastaya ulaştı SAĞLIK
SAĞLIK

Bakan Memişoğlu: Evde sağlık hizmeti 1 milyon 352 bin hastaya ulaştı

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, evde sağlık hizmetleri kapsamında bugün itibarıyla 1 milyon 352 bin 775 hastaya hizmet verildiğini, 2026'nın ilk yarısında ise 2 milyon 229 bin 76 ev ziyareti gerçekleştirildiğini açıkladı. Bakan, sağlık çalışanlarına teşekkür etti. SAĞLIK Bakanı Kemal Memişoğlu, "Evde sağlık hizmetlerimizle bugün itibarıyla 1 milyon 352 bin 775 hastaya hizmet veriyoruz" dedi.Sağlık BakanıMemişoğlu, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Hep yanı başınızdayız. Evde Sağlık hizmetlerimizle bugün itibarıyla 1 milyon 352 bin 775 hastaya hizmet veriyoruz. 2026'nın ilk yarısında 2 milyon 229 bin 76 ev ziyareti gerçekleştirdik. Güler yüzü ve emeğiyle şifa dağıtan tüm sağlık çalışanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.

23 Ağustos 2026 18
Sağlık tesislerinde değerlendirme süreci ve takvimi masaya yatırıldı SAĞLIK
SAĞLIK

Sağlık tesislerinde değerlendirme süreci ve takvimi masaya yatırıldı

Eskişehir’de Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Serkan Ceyhan başkanlığında, sağlık tesislerindeki hizmet kalitesini ve standartlarını artırmaya yönelik "İl Değerlendirme Süreci Bilgilendirme Toplantısı" gerçekleştirildi.Toplantı, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Serkan Ceyhan’ın başkanlığında, Eylül Ayı İl Değerlendirme Ekip Üyeleri ve sağlık tesisi sorumlularının katılımıyla yapıldı. Gerçekleştirilen toplantıda; sağlık tesislerinde yürütülen genel değerlendirme süreçleri, 2026 Yılı Eylül Ayı İl Değerlendirme Takvimi ve Sağlık Tesisi Değerlendirme Standartlarının sahada eksiksiz uygulanması konuları ele alındı.Sağlık hizmet sunumunun kalitesinin sürdürülebilirliği ve standartlara uyumun önemine dikkat çekilen toplantıda, katılımcılara süreç boyunca izlenecek yol haritası hakkında detaylı bilgilendirme ve planlamalar aktarıldı.Kaynak: İHA

23 Ağustos 2026 13
Uzmanından uyarı: "Büyüme ağrısı sanılıyor, ancak kalp hastalığı olabilir" SAĞLIK
SAĞLIK

Uzmanından uyarı: "Büyüme ağrısı sanılıyor, ancak kalp hastalığı olabilir"

Çocuklarda görülen kalp rahatsızlıklarının önemli bir kısmını doğuştan gelen tabloların oluşturduğunu vurgulayan Medicana Sağlık Grubu Çocuk Kardiyolojisi Bölümü’nden Prof. Dr. Bülent Oran, "Çocuklarda çabuk yorulma veya eforla gelen nefes darlığı belirgin ve tekrarlayan bir durumsa tek başına bile değerlendirme nedenidir. Yaşıtlarından geride kalan, oyun oynarken çabuk yorulan veya beslenirken terleyen çocuklarda ortaya çıkan belirtiler ’yapısı böyle’ denilerek geçiştirilmemeli, zamanında yapılacak uzman değerlendirmesiyle muhtemel risklerin önüne geçilmelidir" dedi.Çocukluk çağında karşılaşılan kalp rahatsızlıkları, ebeveynler tarafından sıklıkla masum büyüme ağrıları, yorgunluk veya kondisyon eksikliği olarak yorumlanabiliyor. Doğuştan veya sonradan kazanılmış olarak gelişebilen bu klinik tablolar, erken evrede fark edilmediğinde çocukların büyüme ve gelişme süreçlerini olumsuz etkileyebiliyor. Konu hakkında ebeveynlere uyarılarda bulunan Medicana International İzmir Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Oran, çocuklarda kalp sağlığının takibi, sinsi belirtilerin tespiti ve erken tanının kritik rolü hakkında önemli bilgiler verdi. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1.35 milyon yenidoğanın doğuştan kalp hastalığı ile dünyaya geldiğini ve güncel verilerde her 100 canlı doğumun yaklaşık 1’inde bu tablonun bildirildiğini belirtilen Prof. Dr. Bülent Oran, bu rahatsızlıkların yalnızca doğuştan gelen durumlarla sınırlı olmadığını vurguladı."Kalp sizi çocukken uyarmış olabilir"Sonradan tespit edilmiş kalp hastalıklarının da çocukluk çağında gözlemlenebildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Bülent Oran, "Dünya Sağlık Örgütü, romatizmal kalp hastalığını 25 yaşın altındaki kişilerde en sık görülen kazanılmış kalp hastalığı olarak tanımlamaktadır. Bunun yanı sıra Kawasaki hastalığı, miyokardit, perikardit, kardiyomiyopatiler ve ritim bozuklukları da çocukluk çağında karşılaşılan önemli kalp hastalıkları arasında yer alıyor. Çocuklarda kalp hastalığının belirtileri her zaman belirgin olmayabilir. Özellikle yaşıtlarıyla aynı fiziksel aktiviteyi yapamama, oyun oynarken veya merdiven çıkarken belirgin şekilde daha çabuk yorulma, sık sık oturmak istemesi veya beslenirken aşırı terleme önemli bir klinik ipucu olarak değerlendirilmelidir" ifadelerine yer verdi."Ağrının ortaya çıkış biçimi çok önemli"Ebeveynlerin sıklıkla endişelendiği göğüs ağrısı şikayetlerinin büyük çoğunluğunun kas, kemik veya sindirim sistemi kaynaklı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Bülent Oran, riskli durumların ayırt edilmesi gerektiğini belirtti. Ağrının ortaya çıkış biçiminin belirleyici olduğunu aktaran Prof. Dr. Bülent Oran, sözlerine şöyle devam etti:"Kas ve iskelet kaynaklı ağrılar genellikle çocuğun belirli bir hareketiyle veya ağrılı bölgeye bastırıldığında artar. Buna karşılık kalple ilişkili olabilecek durumlarda bizi endişelendiren temel unsur, ağrının özellikle koşma, spor yapma veya merdiven çıkma gibi efor sırasında ortaya çıkmasıdır. Eğer göğüs ağrısına veya çabuk yorulmaya nefes darlığı, çarpıntı, baş dönmesi veya bayılma hissi eşlik ediyorsa durum mutlaka ciddiye alınmalıdır. Ailede genç yaşta ani ve açıklanamayan ölüm veya kalp kası hastalığı öyküsü bulunuyorsa uzman değerlendirmesi hayati önem taşır."Kalp hastalıklarının belirtilerinin yaş gruplarına göre farklılık gösterdiğini dile getiren Prof. Dr. Bülent Oran, bebeklik döneminde beslenme ve gelişme süreçlerinin titizlikle izlenmesi gerektiğini vurguladı. Bebeklerde emzirme sırasında alında görülen aşırı terlemenin, emmeyi yarıda bırakmanın ve kilo alamamanın kalbin fazla çalıştığına işaret olabileceğini belirten Prof. Dr. Bülent Oran, "Soğukta sadece ellerin morarması çoğu zaman masum olsa da dudak ve dilde görülen morarmalar dikkatle incelenmelidir. Çocuk hekiminin düzenli muayenesi sırasında şüpheli bir bulgu saptanması veya risk faktörlerinin mevcudiyeti halinde çocuk kardiyolojisi değerlendirmesine başvurulmalıdır. Erken tanı ve zamanında gerçekleştirilen girişimsel ya da cerrahi müdahaleler, kalıcı organ hasarlarını önleyerek çocuğun yaşıtlarıyla benzer bir büyüme, gelişme ve fiziksel kapasiteye ulaşmasını sağlar" şeklinde konuştu.Kaynak: İHA

23 Ağustos 2026 4
Özel Gereksinimli Çocuklara Anesteziyle Diş Tedavisi SAĞLIK
SAĞLIK

Özel Gereksinimli Çocuklara Anesteziyle Diş Tedavisi

Malatya İnönü Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi, son 5 yılda 486 özel gereksinimli çocuğun ağız ve diş tedavisini genel anestezi altında tamamladı. Hastane, çevre illerden gelen hastalara da hizmet veriyor ve aynı gün randevusuz tedavi imkanı sunuyor. Malatyaİnönü Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi'nde son 5 yılda 486 özel gereksinimli çocuğun ağız ve diş tedavileri genel anestezi altında tamamlandı.İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, AA muhabirine, hastanenin bölgenin önde gelen merkezlerinden biri olduğunu ve 16 yıldır Malatya ve bölgeye hizmet sunduğunu söyledi.Hastanenin 245 tedavi ünitesiyle hizmet verdiğini belirten Akpolat, 2025'te 400 bini aşkın hastanın tedavi edildiğini, 512 bin özellikli işlem gerçekleştirildiğini ifade etti.Çevre illerde yapılamayan ameliyat ve tedavilerin hastanelerinde gerçekleştirildiğini aktaran Akpolat, geçen yıl 18 bin 500 hastanın tedavi için il dışından Malatya'ya geldiğini belirtti.İl dışına hasta göndermediklerini ifade eden Akpolat, şunları kaydetti:"Burayı değerli kılan özelliklerden bir tanesi de pedodonti dediğimiz çocuk hasta bölümümüzün olması. Aynı zamanda özel gereksinimli bireylerin diş tedavilerini de burada yapabiliyoruz. Genel anestezi altında ya da sedasyonla çocuklarımızın tedavilerini güvenli şekilde gerçekleştiriyoruz. Özel gereksinimli bireyler birçok yerde diş tedavilerini yaptıramıyorlar. Bu, aileler için büyük bir sorun. Biz talepleri aynı gün, randevu gerektirmeden karşılıyoruz.""Bu çocukların tedavisini önemsiyoruz"Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Fatma Nur Kızılay da??????? bebeklik döneminden ergenlik çağına kadar çocukların ağız ve diş sağlığıyla ilgilendiklerini söyledi.Klinik ortamında tedavisi mümkün olmayan çocuklara genel anestezi altında kapsamlı diş tedavisi uyguladıklarını anlatan Kızılay, şöyle devam etti:"Özel gereksinimli çocukların ağız ve diş sağlığı hizmetine erişimi bizim açımızdan son derece önemli. Otizm spektrum bozukluğu, Down sendromu, serebral palsi, zihinsel veya gelişimsel yetersizlik, kas hastalıkları, kontrol edilemeyen istemsiz hareketler ya da başka sistem hastalıkları nedeniyle bazı çocukların rutin tedavileri klinikte mümkün olmamaktadır. Tedavi edilemeyen diş çürükleri ve enfeksiyonları ağrıya, beslenme sorunlarına, çocuklarda davranış değişikliklerine, uyku bozukluklarına ve yaşam kalitesinde düşüşe neden olmakta. Bu çocukların tedavisini önemsiyoruz, bunu çocuklara sunulmuş bir ayrıcalık değil, temel bir sağlık hakkı olarak görüyoruz."Anesteziyle tedavinin tek seansta tamamlanması hedefleniyorAnestezinin çocukların güvenli ve ağrısız şekilde tedavi edilmesi amacıyla kullanıldığına dikkati çeken Kızılay, şu ifadeleri kullandı:"Genel anestezi altında amacımız, mümkün olan bütün ağız ve diş tedavilerini güvenli şekilde, mümkünse tek seansta tamamlamak. Hastanın ihtiyacına göre diş taşı temizliği, dolgu, süt ve daimi dişlerinde pulpa tedavileri, diş çekimleri ve koruyucu uygulamalar aynı seansta gerçekleştirilmektedir. Böylece çocuğun ağrı ve enfeksiyonlarının giderilmesinin yanı sıra tekrar genel anestezi alma ihtiyacı da en aza indirilmektedir."Özel gereksinimli çocuklara hizmet vermenin kendilerini mutlu ettiğini ifade eden Kızılay, "Son 5 yılda 486 özel gereksinimli çocuğun ağız ve diş tedavilerini genel anestezi altında tamamladık. Geçen yıl ve bu yıl ise toplam 142 özel gereksinimli çocuğumuza hizmet verdik. Bu sayı bize şunu gösteriyor, halen bu çocukların tedaviye ihtiyaçları var." diye konuştu.

23 Ağustos 2026 5
Lösemiyle Savaşan Oğluna 9 Ay Hastanede Anne Şefkati SAĞLIK
SAĞLIK

Lösemiyle Savaşan Oğluna 9 Ay Hastanede Anne Şefkati

Kayseri'de 9 yaşındaki Ertuğrul'a lösemi teşhisi konuldu. Anne Tuğba Deniz, enfeksiyon riskine karşı 9 aydır oğluyla hastane odasında yaşam mücadelesi veriyor, moral için odayı oyun parkına çevirdi. Nakil yapılan Ertuğrul'un iyileşme umudu sürüyor. Kayseri'de yaşayan Tuğba Deniz, lösemi teşhisi konulan 9 yaşındaki oğlu Ertuğrul'la birlikte 9 aydır hastane odasında adeta yaşam mücadelesi veriyor.Gözünde çıkan enfeksiyon şikayetiyle hastaneye başvuran 3. sınıf öğrencisi Ertuğrul Deniz'e yapılan tetkikler sonucunda akut miyeloid lösemi (AML) teşhisi konuldu.Teşhisin ardından Erciyes Üniversitesi KANKA Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Hastanesi'nde tedavi altına alınan oğlunun enfeksiyon kapma riskine karşı 9 aydır dış dünyayla temasını tamamen kesen anne, çocuğunun moralini yüksek tutmak için odayı adeta bir oyun parkına çevirdi.Bulunduğu servis dışında hastane koridoruna bile çıkamayan anne ile oğlu, 9 ayda Ramazan ve Kurban bayramları dışında evlerine dahi gidemedi.Kemoterapi kürlerini geride bırakan ve kısa süre önce kök hücre nakli gerçekleştirilen Ertuğrul, fedakar annesinin sevgisiyle savaştığı hastalığı yeneceği günü bekliyor."Hastalığı ilk duyduğumda, o akşamın hiç sabahı yok sandım"İki çocuk annesi 41 yaşındaki Tuğba Deniz, AA muhabirine, lösemi teşhisi konulan oğluyla geçen yılın aralık ayından bugüne kadar hastanede yaşadıklarını söyledi.Teşhis konulduktan sonra dışarıdaki hayattan izole bir yaşam sürdüklerini dile getiren Deniz, enfeksiyon riskinden dolayı anne ve oğul olarak bir odanın içinde 9 aydır birlikte sürdürdükleri tedavi sürecinde olduklarını anlattı.Lösemiiçin nakil yapıldığını ve umutlu bekleyişlerini sürdürdüklerini belirten Deniz, "Hastalığı ilk duyduğumda, o akşamın hiç sabahı yok sandım. Ama o geceden, o karanlıktan beni çekip çıkaran Ertuğrul'du. Aslında baktığımızda ben onun destekçisiymişim gibi görünüyorum ama o benim bu süreçte destekçimdi. Hiç düşmemize izin vermedi. Hep iyi olacağımıza, iyi günlerin geleceğine o beni, ben onu inandırdım. Üzüldüğüm, çocuğumun en güzel yıllarını kapalı bir yerde geçiriyor olması. O çok üzüyor." ifadelerini kullandı.Deniz, oğlunun hastanede çok sıkılmasından dolayı gerekli izinleri alarak sadece Ramazan ve Kurban bayramlarında evlerine gittiklerini söyledi."Eğer çocuk mutluysa anne de mutlu"Allah'a olan inancıyla sabrettiğini vurgulayan Deniz, şöyle konuştu:"Annelerin hayatı aslında dört duvarın arasında kalıyor. Dışarıdaki evladından, dışarıda kurmuş olduğu düzenden uzak, çalışan bir insansa işinden uzak, o günlük hayatının rutininden uzak kalıyor. Bütün hayatı, buradaki o makineler, kullanılan ilaçlar ve hastanın vücudunun verdiği tepkiler oluyor. Eğer Ertuğrul o gün iyiyse biz de iyiyiz. Dışarıdan bakıldığında da öyle diyorlar, 'Her gününüz aynı geçiyordur'. Aslında her günümüz aynı geçmiyor. Bu koridorların, odaların keşke dili olsa anlatabilse. Yani keşke her günümüz aynı geçebilse ama her günümüzün aynı geçmediğine dua ettiğimiz çok zaman var. Çünkü eğer çocuk iyi ise anne iyi, çocuk mutluysa anne de mutlu. Eğer çocuk o gün yataktan kalkıp oturabiliyorsa anne için dünyanın her şeyi demek ama çocuk kendinde değilse, hiçbir şeye tepki veremiyorsa asıl o zaman başlıyor buradaki zamanın geçmeyişi. Bakıyorsunuz zaman duruyor. Hiçbir şey yapamıyorsunuz ve elinizden hiçbir şey gelmiyor. Bence en ağırı ve en acısı bu.""Bugün naklimizin 29. günü"Deniz, 9 ayı özetleyecek olursa dünyaya bakışının değiştiğini ve hırslarının kaybolduğunu söyledi.Bu dünyanın kendisine verip verebileceği tek şeyin sağlık olduğunu vurgulayan Deniz, şunları kaydetti:"Beni bu saatten sonra mutlu edebilecek tek şey sağlıktır. Sağlığın olmadığı hiçbir yerde hiçbir şeyin öneminin olmadığını çok iyi anladım. İnsanın kendi evlatları sağlıklıysa bence dünyanın en büyük zenginliği bu. Hani elimden gelse dışarı çıkıp herkesi tek tek durdurup, 'Sağlıklıysanız hiçbir şeyi takmayın, hiçbir şey için üzülmeyin' demek isterim. Bugün naklimizin 29. günü. İnşallah her şey yolunda giderse 10 ya da 15 gün sonra buradan Ertuğrul'la el ele yürüyerek ve koşarak çıkacağımızı umut ediyoruz."Deniz, kendilerini yalnız bırakmayan ve her sorunlarında yanlarında olan hastane yönetimi ve çalışanlarına teşekkür etti.

23 Ağustos 2026 5