Bizi Takip Edin

Şehit Kızından Sağlık Çalışanlarının ve Şehit Ailelerinin Sesi Olmaya Uzanan Bir Mücadele

Şehit Kızından Sağlık Çalışanlarının ve Şehit Ailelerinin Sesi Olmaya Uzanan Bir Mücadele

Habere Git

Çorum Fizik Tedavi Hastanesi Bakanlığın Yatırım Programına Alındı

Ankara İskilipliler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Daşcı'nın, Çorum'un fizik tedavi ve rehabilitasyon alanındaki ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Sağlık Bakanlığına yaptığı kapsamlı resmi başvuru önemli bir aşamaya ulaştı. Sağlık Bakanlığı, "Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi Hastanesi Ek Bina Yatırımı"nı 2027 yılı yatırım programına alınmak üzere Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına sundu.

Habere Git

Sağlık Gündeminde Markanıza Yer Açın!

Basın bültenlerinizi, firma haberlerinizi, ürün lansmanlarınızı ve röportaj taleplerinizi bize iletin; Sağlık Gazetesi ve Sağlık Dergisi’nde yayınlayalım.

Habere Git

Uçakta rahatsızlanan hastaya ilk müdahale Bakan Memişoğlu’ndan geldi

Uçakta rahatsızlanan hastaya ilk müdahale Bakan Memişoğlu’ndan geldi

Habere Git

Video yardımlı toraks cerrahisi (VATS) tekniği akciğer kanserinde başarıyla gerçekleştiriliyor

Video yardımlı toraks cerrahisi (VATS) tekniği akciğer kanserinde başarıyla gerçekleştiriliyor

Habere Git
SAYI: 351 | TEMMUZ 2026

351. Sayı

Sağlık dergimizin 351. sayısı yayınlandı! Hemen dijital olarak inceleyin.

Dijital Okuma
PDF İndirme Seçeneği
İnteraktif Flipbook
351. Sayı

CANLI YAYIN TAKVİMİ

TÜMÜNÜ GÖR >
01
Nis
Prş
10:00 CANLI

OHSAD Kurultayı – Sağlıkta Ortak Çözüm Toplantıları

Prof. Dr. Kemal Memişoğlu - T.C. Sağlık Bakan
İZLE
15
Nis
Prş
10:00 CANLI

Tüyap Expomed Eurasia İstanbul Medikal Fuarı

İZLE
08
Eki
Prş
10:00 CANLI

ÜRETİCİLERLE EL ELE

İZLE

ÖNE ÇIKAN RÖPORTAJLAR

TÜMÜNÜ GÖR >
KLS Martin’in İleri Cerrahi Çözümleri Oypa Medikal Güvencesiyle Türkiye’de
RÖPORTAJ

KLS Martin’in İleri Cerrahi Çözümleri Oypa Medikal Güvencesiyle Türkiye’de

09 Ağustos 2026 35
PAQEN: Tıbbi Cihazlarda İnovasyon, Regülasyon ve AR-GE’nin Güçlü Ortağı
RÖPORTAJ

PAQEN: Tıbbi Cihazlarda İnovasyon, Regülasyon ve AR-GE’nin Güçlü Ortağı

09 Ağustos 2026 39
Sağlıkta Mühendİslİk ve Kalİtenİn Buluşma Noktası: Pulcuoğlu Medİkal
RÖPORTAJ

Sağlıkta Mühendİslİk ve Kalİtenİn Buluşma Noktası: Pulcuoğlu Medİkal

09 Ağustos 2026 30
REKABET SADECE ÖZEL SEKTÖRE Mİ UYGULANIR?
KÖŞE YAZISI

REKABET SADECE ÖZEL SEKTÖRE Mİ UYGULANIR?

Mustafa DAŞCI

13 Ağustos 2026 28

GÜNCEL HABERLER

TÜMÜNÜ GÖR >
Bacaklar gerçekten ikinci kalp mi? SAĞLIK
SAĞLIK

Bacaklar gerçekten ikinci kalp mi?

Sosyal medyada sıklıkla gündeme gelen "bacaklar ikinci kalptir" söyleminin bilimsel bir temele dayandığını söyleyen Doç. Dr. İbrahim Halil Erdem, kuvvetli bacak kaslarının yalnızca hareket için değil, dolaşım sistemi, sağlıklı yaşlanma ve yaşam kalitesinin korunması açısından da kritik rol oynadığını dile getirdi Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilita…

13 Ağustos 2026 24
Mucize peptit çağı başlıyor: FDA'dan oreksine yeşil ışık SAĞLIK
SAĞLIK

Mucize peptit çağı başlıyor: FDA'dan oreksine yeşil ışık

Tıp dünyası beynin uyanıklık mekanizmasını kontrol eden oreksin moleküllerine odaklandı. FDA'nın narkolepsi tedavisi için ilk oreksin agonistine onay verdi. Finans devi Morgan Stanley'nin analizine göre, oreksin ilaçlarının yalnızca uyku bozukluklarından 2035 yılına kadar 16 milyar dolar gelir elde etmesi bekleniyor Diyabet ve zayıflama iğneleriyl…

13 Ağustos 2026 17
‘Klima ve stres kulunç ağrısını tetikleyebiliyor’ SAĞLIK
SAĞLIK

‘Klima ve stres kulunç ağrısını tetikleyebiliyor’

Halk arasında ‘kulunç’ olarak ifade edilen miyofasyal ağrı sendromunun stres ve psikolojik faktörlerle de ilişkili olabildiğini söyleyen Medipol Bahçelievler Üniversite Hastanesi’nden Fiziksel Tıp ve ... Halk arasında ‘kulunç’ olarak ifade edilen miyofasyal ağrı sendromunun stres ve psikolojik faktörlerle de ilişkili olabildiğini söyleyen Medipol …

13 Ağustos 2026 23
Organ bağışında 143 bin 887 kişi dijital vasiyet oluşturdu SAĞLIK
SAĞLIK

Organ bağışında 143 bin 887 kişi dijital vasiyet oluşturdu

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, organ bağışında 143 bin 887 kişinin dijital vasiyet oluşturduğunu, 2 milyon 510 bin 18 organ ve dokunun bağışlandığını bildirdi Bakan Memişoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, organ bağışı süreçlerini e-Devlet ve e-Nabız üzerinden dijitalleştirerek vatandaşlar için çok daha kolay hale getirdiklerini anımsattı.Memişoğlu, …

13 Ağustos 2026 18
 
Merdiven çıkmak kalp için beklenenden daha faydalı çıktı SAĞLIK
SAĞLIK

Merdiven çıkmak kalp için beklenenden daha faydalı çıktı

Yeni kapsamlı bir araştırmaya göre, merdiven çıkmak kalp-damar hastalıklarından ölme riskini belirgin ölçüde azaltabiliyor. Dünya çapında yetişkinlerin dörtte birinden fazlası önerilen fiziksel aktivite düzeylerine ulaşamazken, asansör yerine merdiven kullanmak, çoğu kişinin düşündüğünden daha yararlı olabilir.East Anglia Üniversitesi ile Norfolk ve Norwich Üniversite Hastanesi’nden araştırmacılar, düzenli olarak merdiven çıkanların, merdiveni daha seyrek kullananlara kıyasla kardiyovasküler hastalıklardan ölme olasılığının yüzde 39, herhangi bir nedenden ölme olasılığının ise yüzde 24 daha düşük olduğunu ortaya koydu.Ayrıca kalp krizi, inme ve kalp yetmezliği gibi ciddi kardiyovasküler rahatsızlıklara yakalanma riskleri de daha düşüktü."Merdiven çıkmak, günlük hayata fiziksel aktivite eklemenin pratik ve çoğu zaman göz ardı edilen bir yolu," dedi East Anglia Üniversitesi Norwich Tıp Fakültesi’nden Vassilios Vassiliou.Araştırmacılar, yaşları 35 ile 84 arasında değişen 480 binden fazla katılımcının verilerini analiz ederek, medyan takip süresi 14 yıl olan dokuz yüksek kaliteli çalışmayı temel aldı."Bir spor salonuna gitmekten ya da antrenman yapmaktan farklı olarak, merdiven çıkmayı gün içinde evde, işte ya da dışarıdayken kolayca araya sıkıştırabilirsiniz," dedi East Anglia Üniversitesi Norwich Tıp Fakültesi’nden Sophie Paddock."Bu, egzersize ayıracak fazla zamanı olmayan ya da egzersize kolayca erişemeyen insanlar için iyi bir seçenek. Dolayısıyla merdiven ile asansör arasında bir seçim yapmanız gerekiyorsa, kalbiniz için merdiveni tercih edin."Araştırmaya göre, haftada birkaç kez sadece birkaç dakika merdiven çıkmak bile kardiyorespiratuvar kondisyonu artırıp kolesterolü düşürebiliyor."İncelediğimiz çalışmaların bir kısmı, çıkılan merdiven sayısı arttıkça sağlık yararlarının da büyüdüğünü gösterdi. Ancak küçük değişikliklerin bile ölçülebilir bir etkisi vardı," diye konuştu Paddock.Araştırmacılar, bulguların, daha sağlıklı yaşam tarzlarını teşvik etmek ve kardiyovasküler hastalıklarla ilişkili riskleri azaltmak için işyerleri ve evler dahil olmak üzere günlük yaşamda fiziksel aktivitenin desteklenmesinin önemini vurguladığını belirtti.Bulgular ilk olarak Avrupa Kardiyoloji Derneği’nin (ESC) bilimsel kongresindesunuldu(kaynak İngilizce).Kaynak: Euronews Sağlık

13 Ağustos 2026 27
Tunceli'de El Travması: Ambulans Helikopterle Malatya'ya Sevk SAĞLIK
SAĞLIK

Tunceli'de El Travması: Ambulans Helikopterle Malatya'ya Sevk

Tunceli’de elinden yaralanan 27 yaşındaki hasta ambulans helikopterle Malatya’ya sevk edildi. Tunceli'de elinden yaralanan 27 yaşındaki hasta ambulans helikopterle Malatya'ya sevk edildi.OlayTunceli'de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre evde geçirdiği kaza sonrasında sol elinde akut travma meydana gelen 27 yaşındaki A.D., Tunceli Devlet Hastanesine başvurdu. Hastanede yapılan ilk müdahalenin ardından yapılan değerlendirmede, yaralanmanın niteliği gereği tedavisinde mikrocerrahi uzmanlığına gerek duyulduğu belirlendi. Bu tıbbi gereklilik doğrultusunda ileri tedavisinin uygun şartlarda sürdürülebilmesi için A.D., ambulans helikopter ile Malatya'ya sevk edildi.Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

12 Ağustos 2026 24
Tutulma gözlerinizi bozdu mu? İşte dikkat etmeniz gereken belirtiler SAĞLIK
SAĞLIK

Tutulma gözlerinizi bozdu mu? İşte dikkat etmeniz gereken belirtiler

Güneş tutulmasından sonra görülen kuruluk ya da batma geçici olabilir, ancak görüşün merkezinde oluşan kör nokta retina hasarına işaret edebilir. Bir uzman, hangi belirtilere dikkat edilmesi gerektiğini ve ne zaman doktora başvurulması gerektiğini anlatıyor. Milyonlarca kişi, 1912’den bu yana İber Yarımadası’ndan görülebilen ilk tarihi güneş tutulmasını izledi. Ancak bazı kişilerin yanlışlıkla yeterli koruma olmadan Güneş’e bakmış olması mümkün.Peki tutulmanın ardından gözleriniz yanıyorsa endişelenmeli misiniz? Ya görüşünüzün merkezinde küçük bir leke belirdiyse? Uzmanlar, her belirtinin aynı anlama gelmediği ve ciddi bir göz hasarının belirtilerinin hemen ortaya çıkmayabileceği konusunda uyarıyor.Hospital General de Granollers Retina Birimi Başkanı Dr. Laura Sararols, Euronews’e yaptığı açıklamada, “Birbirinden ayırmamız gereken iki durum var,” diyor.Bir yandan, koruyucu gözlükler doğru şekilde kullanılsa bile tutulmaya uzun süre boyunca dikkatle bakmak daha az göz kırpmaya neden olabilir. Bunun sonucunda göz kuruluğu, gözde kum veya yabancı cisim varmış hissi ve başka geçici rahatsızlıklar ortaya çıkabilir.Sararols, “Bunun önemi yok,” diyor. Uzman, durumun uzun saatler boyunca ekrana odaklandıktan sonra yaşanan rahatsızlıklara benzediğini, genellikle birkaç saat içinde geçtiğini ve suni gözyaşı damlalarıyla hafifletilebildiğini belirtiyor.Solar retinopati veya solar makülopati ise çok farklı bir durum. Doğrudan güneş ışınlarına maruz kalmanın yol açtığı bu hasar retinayı etkiliyor ve özellikle merkezi görmeden sorumlu makula bölgesine zarar verebiliyor.Üstelik önemli bir sorun daha var: Hasar meydana geldiğinde ağrı oluşmayabilir. Sararols, “Işığa baktığınız anda hiçbir şey fark etmiyorsunuz. Ağrı yok, hiçbir şey hissetmiyorsunuz,” diye açıklıyor.Sararols’a göre tutulma sonrasında özellikle dikkat edilmesi gereken belirti, merkezi görüşte meydana gelen değişiklikler.“Hasta, görüşünün merkezinde bir tür siyah leke, odaklanamayan bir alan veya sürekli aynı yerde duran grimsi bir leke fark edebilir.”Bulanık görme de ortaya çıkabilir. Kastilya ve León bölgesel yönetimine bağlı Soria Sağlık Yönetimi, uyarı işaretleri arasında görüşün merkezinde koyu lekeler, görüntülerde bozulma ve renkleri ayırt etmekte güçlük gibi belirtileri sıralıyor.Dolayısıyla hafif rahatsızlıklarla ciddi belirtiler arasındaki fark önemli. Gözde kumlanma, kuruluk veya yabancı cisim hissi yalnızca bakışları uzun süre sabit tutmaktan ve daha az göz kırpmaktan kaynaklanabilir. Ancak görüşün merkezinde kalıcı bir leke veya görme biçiminde meydana gelen bir değişiklik çok daha dikkatli değerlendirilmeli.Tutulmanın hemen ardından hiçbir sorun hissetmemek de gözde hasar bulunmadığı anlamına gelmeyebilir. Sararols’a göre solar makülopati belirtileri, maruziyetin hemen ardından ortaya çıkmak zorunda değil.“Bazen sonraki birkaç saat içinde değil, ertesi gün veya iki gün sonra ortaya çıkabiliyor.”Bu nedenle yeterli koruma olmadan doğrudan Güneş’e bakan kişilerin takip eden günlerde görüşlerinde meydana gelebilecek değişikliklere karşı dikkatli olması gerekiyor.Uzman özellikle çocuklara dikkat çekiyor. Bir çocuk tutulmanın ardından görme sorunlarından şikâyet etmeye başlarsa, bunu kabul etmese bile doğrudan Güneş’e bakmış olabileceği göz önünde bulundurulmalı.Sararols, “Çocuklar bize tutulmaya baktıklarını ve yapmamaları söylenen şeyi yaptıklarını itiraf etmeyecek,” uyarısında bulunuyor. Belirtilerin ortaya çıkması halinde herhangi bir hasar olup olmadığının belirlenmesi için bir uzmana başvurulmasını tavsiye ediyor.Risk altında olmak için Güneş’e dakikalarca bakmak gerekmiyor. Birkaç saniyelik doğrudan bakışın bile hasara yol açması mümkün.Güneş ışınları, makulanın merkezinde bulunan foveada fototoksik hasara neden olabilir. Uzmanların tutulmadan önceki günlerde güneş gözlemi için özel olarak sertifikalandırılmış gözlüklerin kullanılması gerektiğini ısrarla vurgulamasının nedeni de bu.En yüksek riskli anlardan biri, tam tutulmanın hemen öncesi ve sonrasıydı. Güneş diskinin Ay tarafından tamamen kapatıldığı kısa süre boyunca tutulmayı doğrudan gözlemlemek mümkündü ancak Güneş yeniden görünmeye başladığı anda koruyucu gözlüklerin tekrar takılması gerekiyordu.Sararols, tam tutulma sırasında gözlüklerini çıkaran ve Güneş yeniden ortaya çıktığında bakmaya devam eden kişilerde kazara maruziyetin tam da bu geçiş sırasında yaşanabileceğini söylüyor.“Güneş ışığını yeniden çok hızlı bir şekilde görmeye başlıyorsunuz ve en büyük riskin bulunduğu an da bu.”Tutulmayı telefonla kaydetmiş olmak tek başına gözlerde hasar meydana geldiği anlamına gelmiyor. Asıl önemli olan, telefonu konumlandırırken, odaklama yaparken veya kayıt sırasında kişinin uygun koruma olmadan doğrudan Güneş’e bakıp bakmadığı.Sararols burada önemli bir ayrım yapıyor: Tutulmayı yalnızca telefon ekranından izlemek, gözleri doğrudan Güneş’e bakmakla aynı şekilde ışınlara maruz bırakmıyor.Uzman, “Telefonunuzu konumlandırır, kayıt düğmesine basar ve ardından ekrana bakarsanız bir şey olmaz,” diye açıklıyor.Risk, telefonu ayarlarken veya kayıt sırasında gözleri ekrandan kaldırıp doğrudan Güneş’e bakmaktan kaynaklanıyor. Dolayısıyla tutulma sırasında telefon kullananların yalnızca çekim yaptıkları için endişelenmek yerine, herhangi bir anda korumasız biçimde doğrudan Güneş’e bakıp bakmadıklarını düşünmeleri gerekiyor.Ancak tutulmayı uygun güneş filtreleri bulunmayan dürbün, teleskop veya optik vizörlü kameralarla izleyenler için durum farklı. Bu cihazlar güneş ışınlarını yoğunlaştırdığı için göz hasarı riskini önemli ölçüde artırabilir.Tutulmanın ardından görüşünüzün merkezinde siyah veya grimsi bir leke, odaklayamadığınız bir alan, bulanık görme ya da görme yetinizde kalıcı başka bir değişiklik ortaya çıkarsa bir göz hastalıkları uzmanına başvurmanız tavsiye ediliyor.Sararols, şu anda solar retinopatinin yol açtığı hasarı geri çevirdiği kanıtlanmış bir tedavi bulunmadığını belirtiyor.“Genellikle steroidler reçete ediliyor, ancak bunların etkili olduğu gösterilmiş değil. Gerçekte bu durumu ortadan kaldırdığı kanıtlanmış bir tedavi yok.”Ancak belirli bir tedavinin bulunmaması, doktora başvurmanın gereksiz olduğu anlamına gelmiyor.Göz doktoru hasarı inceleyip kayıt altına alabilir ve zaman içindeki seyrini takip edebilir. Bazı hastalarda belirli fotoreseptörlerin iyileşmesiyle birlikte kısmi ve kendiliğinden düzelme görülebilirken, bazı vakalarda kalıcı görme sorunları oluşabilir.Bu nedenle Sararols’un tutulmanın ardından verdiği iki temel mesaj oldukça açık: Kısa süreli ve basit bir göz kuruluğu hissi nedeniyle paniğe kapılmayın, ancak merkezi görüşünüzde kalıcı bir değişikliği de görmezden gelmeyin.Kaynak: Euronews Sağlık

12 Ağustos 2026 24
Organ bağışında 143 bin 887 kişi dijital vasiyet oluşturdu SAĞLIK
SAĞLIK

Organ bağışında 143 bin 887 kişi dijital vasiyet oluşturdu

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Organ bağışı süreçlerini e-Devlet ve e-Nabız üzerinden dijitalleştirerek vatandaşlarımız için çok daha kolay hale getirdik. O günden bugüne 143 bin 887 vatandaşımız dijital vasiyetini oluşturarak bu iyilik hareketine katıldı" dedi Sağlık Bakanlığı, Ankara'da böbrek yetmezliği tedavisi gören ve nakille sağlığına kavuşan Zübeyde (46) ve Özgür Tarar'ın (42) görüntülerini sanal medya hesabından paylaşarak, "Zübeyde Hanım ve Özgür Bey’e sağlıklı bir ömür diliyor; emek veren tüm sağlık çalışanlarımıza ve bağışlarıyla umut olan vatandaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Siz de organ bağışında bulunarak bir hayata umut olabilirsiniz. Organ bağışı beyanınızı e-Devlet ve e- Nabız üzerinden kolayca gerçekleştirebilirsiniz" ifadelerine yer verdi.Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da Bakanlığın paylaşımını alıntılayarak, "İyilik paylaştıkça çoğalır. Organ bağışı süreçlerini e-Devlet ve e-Nabız üzerinden dijitalleştirerek vatandaşlarımız için çok daha kolay hale getirdik. O günden bugüne 143 bin 887 vatandaşımız dijital vasiyetini oluşturarak bu iyilik hareketine katıldı. 2 milyon 510 bin 18 organ ve doku nice hayatlara umut olmak üzere bağışlandı. Zübeyde Hanım ve Özgür Bey’e sağlık ve mutluluk dolu bir ömür diliyor, tüm vatandaşlarımızı organ bağışında bulunmaya davet ediyorum" dedi.Kaynak: Haberturk

12 Ağustos 2026 41
Trump'ın aşı kararı sonrası DSÖ'den açıklama SAĞLIK
SAĞLIK

Trump'ın aşı kararı sonrası DSÖ'den açıklama

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, ABD Başkanı Donald Trump'ın, çocukluk dönemi aşılarına ilişkin önerileri sınırlamak üzere imzaladığı kararname "onlarca yıllık kanıtlarla uyumlu olmadığı" için endişeli olduklarını bildirdi Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, konuya ilişkin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından paylaşımda bulundu.Her ebeveynin çocuklarını güvende tutmak istediğini belirten Ghebreyesus, aşıların ölümcül hastalıkları önlenebilir hale getirerek bunu yapmanın en güçlü araçlarından biri olduğunu hatırlattı.Ghebreyesus, "DSÖ, ABD'nin aşılama politikasındaki son değişikliklerin çocukların hastalıklara karşı en savunmasız olduğu ve aşıların en güçlü korumayı sağladığı zamanları, kaç dozun gerekli olduğunu ve hangi aşıların birlikte güvenli bir şekilde verilebileceğini gösteren onlarca yıllık kanıtlarla uyumlu olmamasından endişe duyuyor" ifadelerini kullandı.Bu kanıtların, dünyanın dört bir yanından yeni veriler ortaya çıktıkça sürekli olarak gözden geçirildiğini anımsatan Ghebreyesus, mevcut kanıtların kesin ve kızamık, kabakulak ile kızamıkçık (MMR) aşısı dahil aşıların güvenli olduğunu, otizme de neden olmadığını kaydetti.Ghebreyesus, "Aşıları geciktirmek veya dozları gereksiz yere ayırmak, aşılamayı daha güvenli hale getirmez ve çocukları korumasız bırakabilir. DSÖ'den gelenler de dahil olmak üzere küresel kanıtlar ve öneriler, yerel hastalık modellerini, sağlık sistemlerini ve nüfus ihtiyaçlarını dikkate alan ulusal uzmanları bilgilendirir ve hangi aşıların ve aşılama programlarının ülkeleri için en uygun olduğunu belirler" ifadelerine yer verdi.DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus aşılama politikasının siyasi etkiden ziyade bilimin titiz, bağımsız ve şeffaf bir şekilde incelenmesiyle yönlendirilmesi gerektiğinin de altını çizdi.ABD Başkanı Trump, çocukluk dönemi aşılarına yönelik resmi tavsiyeler ve hedef alınan hastalık sayısının azaltılmasını ve bazı kombine aşıların ayrı verilecek şekilde değiştirilmesini öngören başkanlık kararnamesine imza atmıştı.Kararname kapsamında, ebeveynlere aşılar hakkında daha çok bilgi içeren öneriler ve seçenekler sunulması öngörülüyor.Tüm çocuklar için 18 hastalığa karşı planlanan mevcut aşı önerileri değiştirilerek, yeni tavsiyelerde hedef alınan hastalık sayısı 11'e düşürülüyor.Kızamık, kabakulak ve kızamıkçığa karşı kombine halde yapılan MMR aşısının ise ebeveynlere zamanlama konusunda seçenek sunmak amacıyla üç ayrı aşıya ayrılması ve farklı randevularda yapılması öneriliyor.Kaynak: Haberturk

12 Ağustos 2026 35
Avustralya'da kök hücreden insandakine benzer kalp kapakçık dokuları üretildi SAĞLIK
SAĞLIK

Avustralya'da kök hücreden insandakine benzer kalp kapakçık dokuları üretildi

Avustralya'da araştırmacılar, kök hücre teknolojisinden faydalanarak insandakine benzer kalp kapakçık dokuları geliştirdi Avustralya'nın Melbourne kentindeki Murdoch Çocuk Araştırma Enstitüsünden (MCRI) yapılan yazılı açıklamaya göre, araştırmacılar, dünya çapında çok sayıda kişiyi etkileyen kalp kapakçık hastalığına yönelik çalışma yürüttü.Laboratuvar ortamında kök hücre teknolojisinden faydalanan araştırmacılar, insandaki moleküler özellikleri taklit edebilen kalp kapakçık dokuları elde etti.Çalışmanın yazarlarından Dr. Holly Voges, bu bulgunun, çocuk ve yetişkinlerdeki hasarlı kalp kapak dokularına yönelik tedavilerdeki olası kullanımına işaret ederek, yeni tedavilerin artık hızla test edilebileceğini ve geliştirilebileceğini vurguladı.Araştırmanın sonuçları, "Cell Stem Cell" dergisinde yayımlandı.Kaynak: Haberturk

12 Ağustos 2026 30
Bilkent Şehir Hastanesi'nden 2026'da 49 solid organ, 302 kornea nakli SAĞLIK
SAĞLIK

Bilkent Şehir Hastanesi'nden 2026'da 49 solid organ, 302 kornea nakli

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi temmuz ayında 18 solid organ, 57 kornea nakli, 2026 yılında ise 49 solid organ, 302 kornea nakli gerçekleştirildi. Doktorlar, vatandaşlara organ bağışı tavsiyesinde bulundu. İHA- Ankara Bilkent Şehir Hastanesi temmuz ayında 18 solid organ, 57 kornea nakli, 2026 yılında ise 49 solid organ, 302 kornea nakli gerçekleştirildi. Doktorlar, vatandaşlara organ bağışı tavsiyesinde bulundu.Ankara Bilkent Şehir Hastanesi 2026 yılında 25'i karaciğer, 19'u böbrek, 3'ü akciğer ve 2'si kalp olmak üzere toplam 49 solid organ nakli, 302 tane kornea nakli gerçekleştirildi. Doktorlar tarafından beyin ölümü gerçekleşen kişilerden naklin daha kolay olduğu belirtildi. Tüm vatandaşları organ bağışı yapmaya davet eden Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Levent Öztürk, 7 gün 24 saat her türlü organ ve doku naklini yapmak üzere hazır beklediklerini ifade etti. 2026 yılında gerçekleştirdikleri karaciğer nakillerine ilişkin konuşan Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Organ Nakli Müdürü Prof. Dr. Erdal Birol Bostancı, bu yıl gerçekleştirdikleri 25 karaciğer naklinin 20'sinin canlıdan 5'inin kadavradan olduğunu belirtti. Bostancı, temmuz ayında gerçekleştirilen 8 naklin 4'ünün canlıdan 4'ünün kadavradan olduğunu aktardı. Türkiye'nin dünyada canlı vericiden nakil sayısında dünya birincisi olduğunu söyleyen Bostancı, Türkiye'nin kadavra naklinde ise 57 ülke arasında 45'inci sırada olduğunu belirtti.Günde yaklaşık 800 ameliyat gerçekleştirdiklerini belirten Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Levent Öztürk, 25 bin hasta girişleri bulunduğunu aktararak, 'Hem Ankara'ya hem Türkiye'ye yeri geldiğinde de sağlık turizmi olarak yurt dışından bize başvuran hastalara bu hastanede tedavi veriyoruz' diye konuştu.'Ekiplerimiz 7 gün 24 saat her türlü organ ve doku naklini yapmak üzere hazır beklemektedir'Bilkent Şehir Hastenesi'nin bir organ nakli merkezi olduğuna değinen Öztürk, '4 solid organın ve doku nakli olarak kornea naklinin gerçekleştiği bir hastane 4 solid organ naklini aynı anda gerçekleştirecek ekibimiz var. Kalp, akciğer, böbrek ve karaciğer nakli gerçekleştirebiliyoruz. Aynı zamanda da kornea naklini hastanemizde gerçekleştirebiliyoruz. Temmuz ayı içerisinde de gerçekten hastanemiz için de kendi çıtamızı sürekli yükseltiyoruz. Organ naklinde en önemli unsur, esas hız kısıtlayıcı basamak organ bağışının artırılması. Halkımız organ bağışı konusunda gerekli hassasiyeti ve önemi gösterirlerse Türkiye'nin sağlık altyapısı, hastanemizin altyapısı bunu gerçekleştirmeye müsait. Ekiplerimiz 7 gün 24 saat her türlü organ ve doku naklini yapmak üzere hazır beklemektedir' ifadelerini kullandı.'Türkiye dünyada canlı vericiden nakil sayısında dünya birincisi'Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Organ Nakli Müdürü Prof. Dr. Erdal Birol Bostancı ise karaciğer naklinin 2 şeklinde yapıldığını belirtti. Bostancı, ilk yöntemin beyin ölümü gerçekleşmiş bir bağışçının verdiği bir organdan ikinci yönteminse hastanın 4'üncü dereceye kadar olan yakınının karaciğerinin bir parçasının nakledilmesi şeklinde yapıldığını belirterek şöyle konuştu:'Canlı nakiller, diğer nakillere göre daha zor nakiller. Daha zor nakil sayılarına baktığımızda Türkiye dünyada canlı vericiden nakil sayısında dünya birincisi. Demek ki biz en zor işleri becerebiliyoruz, yapabiliyoruz, birinci olabiliyoruz. Gönül ve bizler istiyoruz ki bu nakli kadavradan yapılan nakillerde dünyada ön sıralara çıkmak. Yeni sayılar yayınlandı. Orada 57 ülke arasında 45'inciyiz. Aynı nakil, karaciğer nakli. Canlı vericide birincisiniz ama kadavrada 45'incisiniz. Olabilecek bir şey değil. Bir bağışçıya organını bağışlarsa bu zaten daha da kolay olduğu için bunu yapabilecek bir ekip var. Toplumun daha fazla bilgilendirilmesi lazım. Bunu da nasıl yapıyoruz? Nakledilmiş hastalarımızla yapıyoruz. Türkiye'de yaklaşık 36 bin organ nakli bekleyen hasta var. Karaciğer nakli için de 2 bin 500 civarında. O yüzden biz istiyoruz ki organ bağışının önemini vurgulayalım. Burada öne çıkalım. Devletin kurmuş olduğu sistem yeterli. Beyin ölümü tespit oranlarımız her geçen gün artıyor. Bunları tespit ettiğimizde bağış oranlarımızın da artmasını istiyoruz. Ülkemizin neresinden çıkarsa çıksın ulaşabiliyoruz. Devletimiz bize uçak da sağlıyor. Helikopter de sağlıyor. Hastanenin 2 tane de helikopter pisti var. Teknik imkan olarak bir sıkıntı yok.''15 ay kadar nakil bekledim, telefonunuz her çaldığında ümitle o telefona bakıyorsunuz'2024 yılında karaciğer nakli olan Faruk Yaldız ise 2020 yılında rutin kan testleri sırasında karaciğer enzimlerinde yükseklik fark edildiğini söyleyerek, 'Sonrasında hocalarımızın dikkatli gözleri sayesinde hastalığımın adı konuldu. 2024 yılına kadar medikal tedavisiyle devam eden bir süreç oldu. 2023 yılının mayıs ayında karaciğer nakli için ben başvuru yaptım. Öncelikle kendi annem, babam, yakın çevrem, kuzenlerim, ailem organ bağışı için başvuru yaptılar. Anneniz babanız başvuru yaptığı zaman kabul olmuyor. Burada bir doku uyuşmazlığı var. Yakınlarımdan organ vermek isteyen herkes bir şekilde elendi. 15 ay kadar nakil bekledim, telefonunuz her çaldığında ümitle o telefona bakıyorsunuz. Kayıtlı bir numara olmadığı zaman hep bir heyecan var' açıklamasında bulundu.'1 dakikalarını ayırarak organ bağışı yapabilirler'Genç bir hasta için zor bir durum olduğunu ifade eden Yaldız, 'Hiç tanımadığım bir insan bana karaciğerini verdi. Kadavradan verdi tabii ki. Bu yayını onların ailesi de izleyecektir. Onlara da buradan teşekkür etmek istiyorum. Az önce doktorlarımızın da bahsettiği gibi aslında artık organ nakli çok basit. 1 dakikalarını ayırarak organ bağışı yapabilirler. Burada zaten beyin ölümü gerçekleştikten sonra birçok insana hayat sunabiliyorlar. Benim yaşam kalitemi artırdılar' dedi.'Nakilden sonra hayat kaliteniz artıyor'Ameliyatının ardından 2 yıl geçtiğini söyleyen Yaldız, 'Nakilden sonra hayat kaliteniz artıyor. Nakilden önce de bir nefes alıyorsunuz, yaşıyorsunuz. Nakilden sonra da yaşıyorsunuz. Ama arasında çok büyük bir fark var. Nakilden önce yediğiniz yemek, içtiğiniz su, hayattan hiçbir şekilde zevk almıyorsunuz. Çünkü sürekli bir düşünce halindesiniz. Sonu ne olacak, çıkmazsa büyük bir problem, süreç günden güne kötü gidebilir. Nakil ve özellikle ilk 1 ayın sonunda şunu hissediyorsunuz. Sanki yeniden doğmuş gibi yeniden bir beyaz sayfa açıyorsunuz. Her şey çok daha farklı oluyor' şeklinde konuştu.36 gün önce karaciğer nakli olan Faruk Uçar ise mide kanamasıyla hastaneye geldiğini aktardı. Siroz teşhisi konulduğunu belirten Uçar, 'Karaciğer yetmezliği oldu. HCC'ye döndü. Kansere döndü. 1-2 tanesini yaktık. Oğlum verecekti onunki karaciğer yağlanmasından dolayı olmadı. Beni hastaneden sürekli aradılar. Yavaş yavaş nakil sürecine girdik. Sıraya girdik. Sıra dışı bir iş oldu. Ben doktorlarımız olsun hastane olsun hastane çalışanları olsun hepsinden Allah bin bir kere razı olsun. Milletimizi organ nakline bekliyorum. Herkese nakil işi olsun diyorum. Bugün 36'ncı gün. Hiç olmamış gibiyim. Gerçekten de yoğun bakım ünitesinde kaldığım zaman 2-3 gün zorluklarım oldu. Ondan sonra doğru düzgün bir ağrım yoktu. Çok memnunum. Şu anda da iyiyim. İnşallah bundan sonra da böyle gider. Geçen hafta kontrole geldim. Çok güzel gidiyor dediler. Doktorlarımız güzel takip ediyor. Sıra dışı bir olay oldu' ifadelerine yer verdi.Gerçekleştirilen diğer organ bağışlarında temmuz ayında gerçekleştirilen 9 böbrek naklinin 3'ü canlı 6'sı kadavradan, 1 akciğer nakli kadavradan ve 57 kornea naklinin 57'si kadavradan alındı.2026 yılı genelinde gerçekleştirilen böbrek naklinin 19'unun 10'u canlı, 9'u kadavradan, 3 akciğer nakli kadavradan, 2 kalp nakli kadavradan ve 302 kornea naklinin 302'si kadavradan alındı.Kaynak: Etik Haber

12 Ağustos 2026 25
Deniz ve havuzda çocuk güvenliği için hayat kurtaran 10 kural SAĞLIK
SAĞLIK

Deniz ve havuzda çocuk güvenliği için hayat kurtaran 10 kural

Doktorlar ve Kızılhaç, yüzücülerin bu yaz suda güvende kalmalarına yardımcı olmak için pratik tavsiyeler yayınlıyor. Yunanistan'ın Paros Adası'nda bir çocuğun yüzme havuzunda boğularak hayatını kaybettiği son trajik olay, havuzlarda ve denizde yüzerken çocuklar ile yetişkinlere yönelik güvenlik önlemleri hakkında kamunun doğru bilgilendirilmesi ihtiyacını bir kez daha gözler önüne serdi.Uzmanların sürekli vurguladığı gibi boğulma saniyeler içinde gerçekleşebilir ve sadece denizde yaşanmaz. Doğru gözetim, önleme ve temel güvenlik kurallarını bilmek büyük fark yaratabilir.Ebeveynlerin ve bakıcıların bilmesi gereken temel kurallar nelerdir ve su güvenliğiyle ilgili en yaygın efsaneler hangileridir?Önleme, en önemli koruyucu tedbir olmaya devam ediyor. Sorumlu bir yetişkinin varlığı, güvenli yüzme noktalarının seçilmesi ve temel becerilerin bilinmesi riski önemli ölçüde azaltabilir.1. Gözetim hayat kurtarırEn önemli tedbir kesintisiz ve yakın gözetim. Çocuğu izleyen yetişkin yalnızca bu göreve odaklanmalı; cep telefonu, kitap veya diğer aktivitelerle dikkatini dağıtmamalı. Küçük çocuklar özel dikkat gerektiriyor. 5 yaşından küçük çocuklar için gözetim, yetişkinin hemen müdahale edebileceği bir mesafede, yani kelimenin tam anlamıyla kol mesafesinde olmalı.2. Suda asla yalnız bırakmayınBir çocuk suda birkaç saniyeliğine bile olsa asla yalnız bırakılmamalıdır. Ağabey veya ablanın varlığı, yetişkin gözetiminin yerini tutmaz. Aynı durum çocuk kolluk taksa veya sığ suda olsa bile geçerli. Derinliğin az olması tek başına bir güvenlik garantisi değil.3. Kolluklar ve şişme oyuncaklar can yeleği değildirYüzme yardımcıları oyun sırasında kullanılabilir ancak boğulmaya karşı koruma sağlamaz ve gözetimin yerini alamaz.Tekneyle yapılan faaliyetlerde ise çocuk için uygun beden ölçüsünde, sertifikalı bir can yeleği kullanılması şart.4. Güvenli yüzme noktaları seçinPlajın veya havuzun seçimi büyük önem taşıyor. Cankurtaran bulunan, organize plajlar ve suyun sakin olduğu, koşulların bilindiği noktalar tercih edilmeli.Ebeveynler ve bakıcılar uyarı bayraklarına ve yetkililerin talimatlarına uymalı, güçlü akıntıların ya da büyük dalgaların görüldüğü bölgelerden uzak durmalı.5. Havuzlarda ekstra özen gösterinHavuzlarda da en az deniz kadar sıkı güvenlik önlemleri gerekiyor. Çocukların alanı tek başına girmemesi için havuzun etrafı uygun şekilde çevrilmeli ve kapısı otomatik kapanmalı.Havuz kullanılmadığı zaman içinde veya hemen yanında oyuncak bırakılmamalı çünkü bunlar çocuğun dikkatini çekebilir. Aynı zamanda gerekli kurtarma ekipmanları kolay erişilebilir bir yerde bulunmalı.6. Yüzme dersleri çok önemli ama tek başına yeterli değilYüzme öğrenmek, çocuğun suya dair temel beceriler kazanmasını sağlayarak riski önemli ölçüde azaltabilir.Yine de iyi yüzen bir çocuk bile gözetimsiz bırakılmamalı. Yüzme becerisi; akıntı, dalga, yorgunluk ya da beklenmedik durumların doğurabileceği tehlikeleri tamamen ortadan kaldırmaz.7. Dalışlara çok dikkatÖzellikle bilinmeyen sularda yapılan dalışlar risk barındırıyor. Derinliğini bilmediğimiz, kayaların ya da iskelelerin bulunduğu noktalarda dalış yapılmamalı.Yanlış bir hesaplama ciddi yaralanmalara yol açabilir. Bu yüzden, alan tanıdık görünse bile güvenlik kurallarına her seferinde titizlikle uyulmalı.8. Yemekten sonra dikkatli olunYoğun bir öğünden hemen sonra suda yoğun faaliyetlerden kaçınmak gerekiyor. Çocuğun yeniden hareketli oyuna veya yüzmeye başlamadan önce biraz zamana ihtiyacı var.Yaz eğlencesinin tehlikeli bir duruma dönüşmemesi için bu dönemde ekstra dikkat şart.9. Temel yaşam desteği (CPR) bilmek hayat kurtarabilirEbeveynlerin ve bakıcıların temel yaşam desteği ve kardiyopulmoner resüsitasyon (CPR) konusunda eğitilmesi, acil bir olayda belirleyici olabilir.Uzman yardım gelene kadar atılması gereken temel adımları bilmek, sonucu değiştirebilir. Bu nedenle CPR eğitimi, acil durumların önlenmesi ve yönetimi açısından önemli bir araç.10. Acil durumda derhal yardım çağırınSuda ciddi bir olay yaşandığında, çocuğun kendi kendine toparlanıp toparlanmayacağını görmek için beklemeyin. Hemen 112 veya 166’yı arayın ve acil yardım hizmetlerinin talimatlarını izleyin. Zamanında müdahale hayati önem taşır. Bu süreçte, CPR bilen biri, profesyonel yardım gelene kadar aldığı eğitime uygun şekilde müdahalede bulunabilir.Su güvenliğiyle ilgili pek çok yanlış inanış bulunuyor. Bazıları, ebeveynlerde sahte bir güvenlik hissi bile yaratabiliyor.Mit 1: 'Boğulma her zaman çığlıklar ve çırpınmalarla olur'Gerçek: Boğulma sessizce ve saniyeler içinde gerçekleşebilir. Tehlikedeki bir çocuğun mutlaka bağırması ya da yardım isteyebilmesi gerekmez.Bu yüzden aktif gözetim bu kadar hayati önemdedir.Mit 2: 'Kolluklar çocuğu korur'Gerçek: Kolluklar ve şişme oyuncaklar, kurtarma ekipmanı değildir ve yetişkin gözetiminin yerini alamaz.Yardımcı olarak kullanılabilirler, ancak kolluk takan bir çocuğun da sürekli izlenmesi gerekir.Mit 3: 'Çocuk yüzme biliyorsa tehlike yok'Gerçek: İyi yüzen bir çocuk bile akıntıya kapılabilir veya suda panikleyebilir.İyi yüzme bilgisi riski azaltır, ama gözetim ihtiyacını ortadan kaldırmaz.Mit 4: 'Çevrede çok yetişkin varsa mutlaka biri bakıyordur'Gerçek: Gözetimin sorumluluğu net şekilde belirlenmiş bir yetişkinde olmalıdır.Herkes "başka biri mutlaka çocuğa bakıyordur" diye düşündüğünde, sonuçta çocuğu kimsenin gerçekten izlememesi riski doğar.Mit 5: 'Çocuk sudan çıktı ve iyi görünüyor, doktora gerek yok'Gerçek: Suda yaşanan bir olayın ardından, çocuk iyi görünse bile özellikle endişe yaratan bir durum yaşandıysa mutlaka bir sağlık profesyoneli tarafından değerlendirilmelidir.Olası komplikasyonların dışlanması için tıbbi muayene önemlidir.Mit 6: 'Boğulma sadece denizde olur'Gerçek: Boğulma; yüzme havuzlarında, şişme havuzlarda, göllerde, nehirlerde ve hatta çok az miktarda suda bile meydana gelebilir.Bu nedenle güvenlik, yalnızca plajı değil, çocuğun suyla temas edebileceği her ortamı kapsar.Temel kural basit: Bir çocuğun sadece can yeleğine veya kolluklara değil, onu izleyen sorumlu bir yetişkinin gözlerine ihtiyacı var. Yaz, kaygısızlıkla özdeşleşir, ama dikkatsizlikle değil. Deniz ve havuz, eğlenceye sorumluluk ve kesintisiz gözetimin eşlik etmesi koşuluyla çocuklara güzel ve güvenli anlar sunabilir.Yunan Kızılhaçı (E.E.S.), Cankurtaranlık Okulu aracılığıyla ve vatandaşları bilgilendirmeye yönelik "Suyun tadını güvenle çıkarıyoruz" adlı ülke çapındaki kampanyası kapsamında, hayat kurtaran 8 yararlı öneri paylaşıyor.Boğulma, çığlık ya da belirgin tehlike işaretleri olmaksızın, sadece birkaç saniye içinde sessizce gerçekleşebilir. Yunanistan’da, Halk Sağlığı Kurumu EODY’nin güncel verilerine göre, son beş yılda yılda ortalama 378 ölüm kaydediliyor ve bunların çoğu denizde yaşanıyor. Dünya Sağlık Örgütü, boğulmayı yılda 300 bin ölümle, kazara yaralanmaya bağlı ölümlerin üçüncü nedeni olarak kayda geçiriyor. 5 yaş altı çocuklar, kurbanların yaklaşık yüzde 25’ini oluştururken, 70 yaş üstündeki yaşlılarda da yüksek ölüm oranları görülüyor.E.E.S. Cankurtaranlık Okulu’nun 8 önerisi şöyle:1. Güvenli, organize plajlarda yüzün. Cankurtaranın talimatlarına ve plajdaki bayraklara uyun.2. Yemekten hemen sonra ya da alkol aldıktan sonra suya girmeyin.3. Özellikle su çok soğuksa, ısıl şoku önlemek için suya yavaş yavaş girin.4. Çok uzaklaşmayın ve her zaman kıyıya paralel yüzün.5. Bilinmeyen sularda dalış yapmayın. Kayalar veya başka tehlikeler bulunabilir.6. Çocuklar, can yeleği kullansalar bile her zaman bir yetişkine yakın mesafede olmalıdır.7. Kano veya SUP gibi faaliyetler yaparken can yeleği kullanın.8. Akıntıya kapılırsanız paniklemeyin. Akıntıdan çıkana kadar kıyıya paralel yüzün, ardından sahile doğru yönelin.Safe Water Sports adlı sivil toplum kuruluşu, otel havuzlarında yüzme için aşağıdakigüvenlik kurallarınıöneriyor.1. Havuzdan önce mutlaka duş alın.2. Otel havuzlarının hepsinde dalışa izin verilmez. Dalış yapmadan önce ebeveyninizin veya bir cankurtaranın size dalışın serbest olduğunu söylemesini beklemelisiniz.3. Havuzun derinliğini mutlaka işaretlerden kontrol edin ve kendinizi güvende hissettiğiniz, ayaklarınızın yere bastığı bir noktada durarak yüzün.4. Havuzun kenarı, su nedeniyle oldukça kaygan olur; bu nedenle koşmamayı ve başkalarını itmemeyi unutmayın. Çok kolay kayıp düşebilir, yaralanabilir veya başkasını itip suya düşmesine neden olabilirsiniz.5. Yüzmeden önce son yemeğinizin üzerinden en az 2-3 saat geçmiş olmalıdır.6. Çocuklar her zaman bir yetişkin eşliğinde olmalı ve yetişkin tarafından gözetilmelidir.7. Havuzda yiyecek, içecek tüketmek veya şeker/sakız çiğnemek yasaktır.Kaynak: Euronews Sağlık

12 Ağustos 2026 6
Balıkesir’de uzman ekip ile ’Lipödem’ tedavisi SAĞLIK
SAĞLIK

Balıkesir’de uzman ekip ile ’Lipödem’ tedavisi

Bacaklarda inatçı ağrı ve şişliklerle kendini gösteren lipödem hastalığı Balıkesir Üniversite Hastanesi’nde uzman ekip ile tedavi ediliyor. Prof. Dr. Nilay Şahin liderliğindeki uzman ekip ile kişiye özel uygulanan bütüncül tedavi yöntemleri ile lipödem hastalığı çaresiz bir süreç olmaktan çıkıyor.Balıkesir Üniversitesi Hastanesi’nde FTR Anabilim Dalı’nda İleri Lipödem Tedavisi başladı. Genellikle yanlışlıkla "diyetle verilemeyen kilolar" veya "inatçı selülit" sanılan Lipödem (Ağrılı Yağlanma Sendromu), özellikle kadınların yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren, bacak ve kollarda ağrılı yağ birikimiyle seyreden kronik bir doku hastalığı olarak toplumda yaygın olarak görülüyor. Lipödem hastalarında bacaklarda dokunmaya ve hafif baskıya karşı aşırı hassasiyet, kılcal damar hassasiyetine bağlı en ufak darbede kolayca morarma ve özellikle gün sonuna doğru artan bacaklarda ağırlık ile gerginlik hissi ile kendini belli eden rahatsızlık, hastalık ilerledikçe cilt altında bilye veya fındık büyüklüğünde sert nodüller ile belirginleşiyor. Ayak bileği üzerinde biriken yağ dokusu bir "bilezik" görünümü (manşet belirtisi) oluştururken ayak sırtı ise tipik olarak normal kalır. En belirgin özelliği ise sıkı diyet ve ağır egzersiz programlarına rağmen gövdeye oranla bacak ve kalçadaki bu dirençli hacmin küçülmemesidir.Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nilay Şahin’in tecrübesi, yönetimindeki uzman kadro ve yürüttüğü bilimsel çalışmalar sayesinde lipödem artık çaresiz bir süreç olmaktan çıkıyor. Anabilim Dalı bünyesinde Prof. Dr. Nilay Şahin liderliğinde uygulanan kişiye özel ve bütüncül tedavi protokolleri ile hastaların hem bacak hacimlerinin küçültülmesi hem de ağrısız bir yaşama kavuşmaları hedefleniyor. Öne çıkan tedavi uygulamaları ise; Bütüncül Fizik Tedavi ve Manuel Lenf Drenajı, Klinik Destekli Enjeksiyon ve Doku İyileştirme Tedavileri, Kişiye Özel Basınç ve Egzersiz Protokolleri, Akademik ve Klinik Takip: Lipödem olarak öne çıkıyor.Kaynak: İHA

12 Ağustos 2026 6