Bizi Takip Edin

Profesör açıkladı: "Gençlerde ve kadınlarda artan kanser vakalarında mikroplastikler araştırılıyor"

Profesör açıkladı: "Gençlerde ve kadınlarda artan kanser vakalarında mikroplastikler araştırılıyor"

Habere Git

Uzun süreli uyku sorunları Alzheimer riskiyle ilişkili olabilir

Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, uzun süre devam eden uyku sorunlarının bilişsel gerileme ve Alzheimer hastalığı riskiyle ilişkili olabileceğini belirtti

Habere Git

Kanser görüntülemede yeni nesil teknolojiler teşhis ve tedavide önemli yol gösteriyor

Kanser görüntülemede yeni nesil teknolojiler teşhis ve tedavide önemli yol gösteriyor

Habere Git

Çorum Fizik Tedavi Hastanesi Bakanlığın Yatırım Programına Alındı

Ankara İskilipliler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Daşcı'nın, Çorum'un fizik tedavi ve rehabilitasyon alanındaki ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Sağlık Bakanlığına yaptığı kapsamlı resmi başvuru önemli bir aşamaya ulaştı. Sağlık Bakanlığı, "Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi Hastanesi Ek Bina Yatırımı"nı 2027 yılı yatırım programına alınmak üzere Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına sundu.

Habere Git

Sağlık Gündeminde Markanıza Yer Açın!

Basın bültenlerinizi, firma haberlerinizi, ürün lansmanlarınızı ve röportaj taleplerinizi bize iletin; Sağlık Gazetesi ve Sağlık Dergisi’nde yayınlayalım.

Habere Git
SAYI: 351 | TEMMUZ 2026

351. Sayı

Sağlık dergimizin 351. sayısı yayınlandı! Hemen dijital olarak inceleyin.

Dijital Okuma
PDF İndirme Seçeneği
İnteraktif Flipbook
351. Sayı

CANLI YAYIN TAKVİMİ

TÜMÜNÜ GÖR >
05
Kas
Prş
09:00 CANLI

3. Ulusal Biyomedikal Kongresi 5–8 Kasım 2026 tarihlerinde, Antalya'da Kremlin Palace Otel'de

İZLE
01
Nis
Prş
10:00 CANLI

OHSAD Kurultayı – Sağlıkta Ortak Çözüm Toplantıları

Prof. Dr. Kemal Memişoğlu - T.C. Sağlık Bakan
İZLE
15
Nis
Prş
10:00 CANLI

Tüyap Expomed Eurasia İstanbul Medikal Fuarı

İZLE

ÖNE ÇIKAN RÖPORTAJLAR

TÜMÜNÜ GÖR >
Hijyentek: Yerli Üretim Gücüyle Türkiye’nin Medikal Gururu
RÖPORTAJ

Hijyentek: Yerli Üretim Gücüyle Türkiye’nin Medikal Gururu

10 Eylül 2026 59
Kurtuba Medikal: Sabırla, Emekle, Yerli Üretimin İzinde
RÖPORTAJ

Kurtuba Medikal: Sabırla, Emekle, Yerli Üretimin İzinde

10 Eylül 2026 46
Kuzey Dora Medikal Anahtar Teslimden Satış Sonrasına Kadar Tüm Süreçlerde Hizmet Sunuyor
RÖPORTAJ

Kuzey Dora Medikal Anahtar Teslimden Satış Sonrasına Kadar Tüm Süreçlerde Hizmet Sunuyor

10 Eylül 2026 44
BUGÜNÜN ALKIŞI, YARININ HUKUKU
KÖŞE YAZISI

BUGÜNÜN ALKIŞI, YARININ HUKUKU

Mustafa DAŞCI

12 Eylül 2026 33

GÜNCEL HABERLER

TÜMÜNÜ GÖR >
Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi’ne TÜSKA’dan ‘Altın Akreditasyon’ SAĞLIK
SAĞLIK

Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi’ne TÜSKA’dan ‘Altın Akreditasyon’

Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu İhtisas Hastanesi,sağlıkhizmetlerinde kalite standartlarını yükseltmeye yönelik çalışmaları kapsamında, Türkiye Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü (TÜSKA... Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu İhtisas Hastanesi,sağlıkhizmetlerinde kalite standartlarını yükseltmeye yönelik çalışmaları kapsamında, Türkiye Sa…

12 Eylül 2026 36
Prof. Dr. Fethi Gül: Yoğun bakımdaki sepsisli hastaların yarısı 30 gün içinde yaşamını yitiriyor SAĞLIK
SAĞLIK

Prof. Dr. Fethi Gül: Yoğun bakımdaki sepsisli hastaların yarısı 30 gün içinde yaşamını yitiriyor

DünyaSepsisGünü kapsamında, TYBD ve Vantive Türkiye’nin desteğiyle İstanbul’da etkinlik düzenlendi. 2026 Dünya Sepsis Günü’nün "Sepsise Yatırım Yapın - Hayat Kurtarın" temasıyla gerçekleştirilen etkin... DünyaSepsisGünü kapsamında, TYBD ve Vantive Türkiye’nin desteğiyle İstanbul’da etkinlik düzenlendi. 2026 Dünya Sepsis Günü’nün "Sepsise Yatırım Y…

12 Eylül 2026 25
Çocukların uyku düzeni için "ekran" uyarısı! SAĞLIK
SAĞLIK

Çocukların uyku düzeni için "ekran" uyarısı!

KTÜ Farabi Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Volkan Şahin, çocukların uyku düzeninin korunması için özellikle uyumadan önce ekran kullanımının sınırlandırılması gerektiğini söyledi Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Dr. Ö…

12 Eylül 2026 26
'Her 10 kadından birinde PMOS görülebiliyor’ SAĞLIK
SAĞLIK

'Her 10 kadından birinde PMOS görülebiliyor’

Bahçeci Ankara Tüp Bebek doktorlarından Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Şebnem Özyer, “Sendromun önemli özelliklerinden biri de insülin direnci ve buna bağlı olarak kandaki insülin se... Bahçeci Ankara Tüp Bebek doktorlarından Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Şebnem Özyer, “Sendromun önemli özelliklerinden biri de …

12 Eylül 2026 22
 
‘Gizli şekerler ve katkı maddeleri risk oluşturuyor’ SAĞLIK
SAĞLIK

‘Gizli şekerler ve katkı maddeleri risk oluşturuyor’

Medipol Koşuyolu Hastanesi’ndenDiyetisyenNazlı Aydın, bu ürünlerin arka etiketinde glikoz şurubu, rafine karbonhidrat ve farklı katkı maddelerinin bulunabileceğini belirterek, tüketicilere seçimlerind... Medipol Koşuyolu Hastanesi’ndenDiyetisyenNazlı Aydın, bu ürünlerin arka etiketinde glikoz şurubu, rafine karbonhidrat ve farklı katkı maddelerinin bulunabileceğini belirterek, tüketicilere seçimlerinde dikkatli olmaları uyarısında bulundu.‘ÖN YÜZÜNE DEĞİL, ARKA ETİKETE BAKIN’Diyetisyen Aydın, düşük kalorili veyaşekersizolarak pazarlanan ürünlerin mutlaka içerik listesine bakılarak değerlendirilmesi gerektiğini aktararak “Bir ürünün gerçekten sağlıklı olup olmadığını anlamak için paketin ön yüzüne değil, arka kısmındaki içerik listesine bakmamız gerekiyor. İçeriğin mümkün olduğunca sade olması, 5-6 maddeden fazla bileşen içermemesi önemli. İsmini bilmediğiniz, anlamını bilmediğiniz çok sayıda katkı maddesi varsa o ürünü tekrar değerlendirmek gerekir” dedi.‘Şekersiz’ ibaresinin her zaman güvenli anlamına gelmediğini ifade eden Aydın, bazı ürünlerde glikoz şurubu, fruktoz şurubu, nişasta türevleri ve rafine karbonhidratların kullanılabildiğini söyledi. Aydın, “Tamam, ürün ‘şekersiz’ olarak geçiyor olabilir ancak içerisine farklı şeker türevleri eklenmiş olabilir. Bu da kan şekerinde ani dalgalanmalara, insülin artışına ve hızlı acıkmaya neden olabilir. Kişi gün içinde ihtiyacından fazla ve daha sağlıksız kaynaklardan kalori almaya başlayabilir” ifadelerini kullandı.‘SAĞLIKLI SANDIĞINIZ HURMA BİLE RİSKLİ OLABİLİR’Doğal olduğu düşünülen bazı ürünlerde bile işleme sırasında ilave şeker kullanılabildiğini belirten Aydın, “Örneğin hurma alıyorsunuz ve sağlıklı bir tercih yaptığınızı düşünüyorsunuz. Ancak arka etiketi okuduğunuzda glikoz şurubuyla yıkandığını görebiliyorsunuz. Bu durumda ürün, faydadan çok zarar getirebilir” dedi.Poliklinikte sık karşılaşılan bir hataya da değinen Aydın, “Ekmek yemiyorum ama diyet ürün tüketiyorum” yaklaşımının doğru olmadığını vurguladı. Aydın, “Diyet bir ürünü seçmek değildir. Diyet bir ölçüdür. Karbonhidrat, protein ve yağ dengesinin doğru kurulması gerekir. Sıfır kalorili ya da light olarak satılan hiçbir ürün tek başına sağlıklı anlamına gelmez” diye konuştu.Kaynak: DHA

12 Eylül 2026 8
Alzheimer hastaları sosyal hayatın içinde kalmalı SAĞLIK
SAĞLIK

Alzheimer hastaları sosyal hayatın içinde kalmalı

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Nöroloji Kliniği İdari Sorumlusu Prof. Dr. Yaprak Seçil, Alzheimer hastalarının özellikle çevre, eş, dost ile birlikte sosyal hayatın içerisinde olabilmesinin oldukça önemli olduğunu söyledi Eylül ayının tüm dünyada Alzheimer farkındalık ayı, 21 Eylül'ün ise Alzheimer günü olarak bilindiğini hatırlatan İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Nöroloji Kliniği İdari Sorumlusu Prof. Dr. Yaprak Seçil, hastalık süreci, korunma yöntemleri ve hasta bakımı konularında önemli uyarılarda bulundu.Prof. Dr. Yaprak Seçil, "Alzheimer hastalığı çok önemli bir hastalık. Dünyada şu an yaklaşık 55 milyon demans hastası var ve bunların yüzde 70'inin Alzheimer hastalığı olduğunu biliyoruz. Türkiye'de de çok sayıda hastamız var. Belki 1 milyona yakındır diyebiliriz ama tam sayı vermek pek mümkün değil. Bu konuda böyle önemli bir hastalığa elbette ki dikkat çekmek ve farkındalığı yaratmak çok önemli. O nedenle, her yıl eylül ayı farkındalık ayı olarak kutlanıyor ve bizim açımızdan 21 Eylül Alzheimer Günü olarak tüm nöroloji camiasında oldukça önemli bir yer taşıyor" ifadelerini kullandı.Alzheimer hastalığının hücresel boyuttaki gelişimini anlatan Prof. Dr. Seçil, "Alzheimer hastalığı beyinde normalde olmaması gereken birtakım katlanmış proteinlerin, yani birikmemesi gereken proteinlerin birikerek hücrelere zarar vermesi sonucunda oluşan bir hastalık. Beynimizin çalışan bölümleri hep farklı işleri görüyor ve bu alanların birikimine göre farklı şekillerde klinik bulgularla karşılaşabiliyoruz. En çok hafıza sorunlarıyla yani unutkanlıkla karşılaşıyoruz. Sıklıkla hastalar bizde bir şeyleri hatırlayamamaktan yakınarak geliyorlar. Tabi daha ileri aşamalarda beynin diğer fonksiyonlarında da bozulma görebiliyoruz. Normal yaşlılıktan farklı çünkü normal yaşlılıkta da hafif bir unutkanlık olsa da biz bunları zamanla hatırlayabiliyoruz. Yani düşündüğümüzde, ipucu verildiğinde bu bilgileri hatırlamak yaşa bağlıysa kolay oluyor. Ama Alzheimer hastalığında ne kadar ipucu verirseniz verin bazı bilgileri hatırlamak mümkün değil ve günlük hayatımızı ciddi etkileyen bir unutkanlıkla karşı karşıya kalıyoruz. O yüzden ikisi birbirinden aslında oldukça farklı" dedi.Hastalığın ilk evrelerinde ortaya çıkan şikayetleri ve ailelerin dikkat etmesi gereken noktaları aktaran Prof. Dr. Seçil, "İlk başta hatırlama sorunları, hafıza ile ilgili sorunlar oldukça önemli. Eğer bir hafıza sorunu varsa bunun yaşlılığa bağlı olup olmadığını ailenin ayırması güç olabilir. O yüzden mutlaka en yakındaki uzmana başvurmak lazım. Bunun dışında oryantasyon sorunu dediğimiz özellikle günü, ayı, yılı şaşırma, çok bilindik işleri yapma zorluğu karşımıza çıkıyor. Örneğin bir pilav yapmak çok basit bir şeydir ama bunu unutmak, nasıl yapılacağını şaşırmak çok beklediğimiz bir şey değildir. Günlük hayatın içerisindeki bazı işlerde ortaya çıkan aksaklıklar, unutkanlık nedeniyle ortaya çıkan aksaklıklar, bunların hepsi uyarıcı olmalı. Özellikle planlama zorlukları, organizasyon sorunları uyarıcı bulgular olarak karşımıza çıkıyor" diye konuştu.Hastalığın ortaya çıkmasında çok sayıda faktör bulunduğunu ve genetiğin bunun sadece küçük bir bölümünü oluşturduğunu söyleyen Prof. Dr. Seçil, "En çok korumamız gereken şey aslında beyin damar sağlığımız. Nasıl kalbimizi koruyorsak beynimizi de o şekilde beyin damar sağlığına dikkat ederek korumamız gerekiyor. Özellikle sosyal hayat çok önemli. Sosyal hayatın içinde olmak, spor yapmak, vücut kitle indeksinin belli bir düzeyde olması, kilo almamak, Akdeniz diyetiyle beslenmek, sağlıklı beslenmek bizim önereceğimiz korunma yöntemleri. Ancak tabi ki tam olarak sürecin nasıl ilerlediğini yüzde 100 bilmediğimiz için bütün bu önlemleri alsak bile yine de hastalıkla karşılaşabiliyoruz. Daha gecikmiş olarak görebiliriz ama yine de karşımıza çıkabilir. Fakat sağlıklı beslenmek ve vücut sağlığını diğer alanlarda da korumak hastalığı öteliyor, bunu biliyoruz" dedi.Alzheimer'ın hasta kadar bakım veren kişiyi de zorlayan bir süreç olduğuna değinen Prof. Dr. Yaprak Seçil, şöyle devam etti: "Çok zor bir hastalık. Yani hem hastanın kendisi için hem de bakıcısı için, bakıcının da iş gücünden alıkoyulduğunu düşünecek olursanız bakım süreci oldukça zorlu bir süreç. Bu durumda genellikle biz hasta yakınlarıyla iletişim kurup onlara ne yapmaları ne yapmamaları gerektiği konusunda bilgi veriyoruz. Sabırlı olmak çok önemli. Hastanın sosyal hayat içerisinde tutulması çok önemli. Birtakım faaliyetlere katılabilmesi, özellikle çevre, eş, dost ile birlikte sosyal hayatın içerisinde olabilmesi oldukça önemli. Düzenli kontroller ve ilaç takipleri genel olarak önerdiklerimiz arasında yer alıyor."Kaynak: Haberturk

11 Eylül 2026 6
DSÖ: Dünyada her 4 kişiden 1i güvenli içme suyuna erişemiyor SAĞLIK
SAĞLIK

DSÖ: Dünyada her 4 kişiden 1i güvenli içme suyuna erişemiyor

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, dünyada her 4 kişiden 1'inin güvenli içme suyuna erişemediğini bildirdi Ghebreyesus, konuya ilişkin ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından paylaşım yaptı.Güvenli suyun sağlığın temeli olduğunu belirten Ghebreyesus, "Buna rağmen dünyada her 4 kişiden 1'i hala güvenli içme suyuna erişemiyor." ifadesini kullandı.Ghebreyesus, herkesin ve her yerin sağlığını, onurunu ve sahip olduğu fırsatları iyileştirmeye yardımcı olmak için birlikte çalışma çağrısında bulundu.Kaynak: Haberturk

11 Eylül 2026 6
'Alzheimer hastalarının sosyal hayatın içinde kalması önemli' SAĞLIK
SAĞLIK

'Alzheimer hastalarının sosyal hayatın içinde kalması önemli'

Eylül ayının tüm dünyadaAlzheimer farkındalıkayı, 21 Eylül'ün ise Alzheimer günü olarak bilindiğini hatırlatan İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Nörolo... Eylül ayının tüm dünyadaAlzheimer farkındalıkayı, 21 Eylül'ün ise Alzheimer günü olarak bilindiğini hatırlatan İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Nöroloji Kliniği İdari Sorumlusu Prof. Dr. Yaprak Seçil, hastalık süreci, korunma yöntemleri ve hasta bakımı konularında önemli uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Yaprak Seçil, "Alzheimer hastalığı çok önemli bir hastalık. Dünyada şu an yaklaşık 55 milyon demans hastası var ve bunların yüzde 70'inin Alzheimer hastalığı olduğunu biliyoruz. Türkiye'de de çok sayıda hastamız var. Belki 1 milyona yakındır diyebiliriz ama tam sayı vermek pek mümkün değil. Bu konuda böyle önemli bir hastalığa elbette ki dikkat çekmek ve farkındalığı yaratmak çok önemli. O nedenle, her yıl eylül ayı farkındalık ayı olarak kutlanıyor ve bizim açımızdan 21 Eylül Alzheimer Günü olarak tüm nöroloji camiasında oldukça önemli bir yer taşıyor" ifadelerini kullandı.Alzheimer hastalığının hücresel boyuttaki gelişimini anlatan Prof. Dr. Seçil, "Alzheimer hastalığı beyinde normalde olmaması gereken birtakım katlanmış proteinlerin, yani birikmemesi gereken proteinlerin birikerek hücrelere zarar vermesi sonucunda oluşan bir hastalık. Beynimizin çalışan bölümleri hep farklı işleri görüyor ve bu alanların birikimine göre farklı şekillerde klinik bulgularla karşılaşabiliyoruz. En çok hafıza sorunlarıyla yani unutkanlıkla karşılaşıyoruz. Sıklıkla hastalar bizde bir şeyleri hatırlayamamaktan yakınarak geliyorlar. Tabi daha ileri aşamalarda beynin diğer fonksiyonlarında da bozulma görebiliyoruz. Normal yaşlılıktan farklı çünkü normal yaşlılıkta da hafif bir unutkanlık olsa da biz bunları zamanla hatırlayabiliyoruz. Yani düşündüğümüzde, ipucu verildiğinde bu bilgileri hatırlamak yaşa bağlıysa kolay oluyor. Ama Alzheimer hastalığında ne kadar ipucu verirseniz verin bazı bilgileri hatırlamak mümkün değil ve günlük hayatımızı ciddi etkileyen bir unutkanlıkla karşı karşıya kalıyoruz. O yüzden ikisi birbirinden aslında oldukça farklı" dedi.'GÜNÜ, AYI, YILI ŞAŞIRMA KARŞIMIZA ÇIKIYOR'Hastalığın ilk evrelerinde ortaya çıkan şikayetleri ve ailelerin dikkat etmesi gereken noktaları aktaran Prof. Dr. Seçil, "İlk başta hatırlama sorunları, hafıza ile ilgili sorunlar oldukça önemli. Eğer bir hafıza sorunu varsa bunun yaşlılığa bağlı olup olmadığını ailenin ayırması güç olabilir. O yüzden mutlaka en yakındaki uzmana başvurmak lazım. Bunun dışında oryantasyon sorunu dediğimiz özellikle günü, ayı, yılı şaşırma, çok bilindik işleri yapma zorluğu karşımıza çıkıyor. Örneğin bir pilav yapmak çok basit bir şeydir ama bunu unutmak, nasıl yapılacağını şaşırmak çok beklediğimiz bir şey değildir. Günlük hayatın içerisindeki bazı işlerde ortaya çıkan aksaklıklar, unutkanlık nedeniyle ortaya çıkan aksaklıklar, bunların hepsi uyarıcı olmalı. Özellikle planlama zorlukları, organizasyon sorunları uyarıcı bulgular olarak karşımıza çıkıyor" diye konuştu.'SAĞLIKLI BESLENME HASTALIĞI ÖTELİYOR'Hastalığın ortaya çıkmasında çok sayıda faktör bulunduğunu ve genetiğin bunun sadece küçük bir bölümünü oluşturduğunu söyleyen Prof. Dr. Seçil, "En çok korumamız gereken şey aslında beyin damar sağlığımız. Nasıl kalbimizi koruyorsak beynimizi de o şekilde beyin damar sağlığına dikkat ederek korumamız gerekiyor. Özellikle sosyal hayat çok önemli. Sosyal hayatın içinde olmak, spor yapmak, vücut kitle indeksinin belli bir düzeyde olması, kilo almamak, Akdeniz diyetiyle beslenmek, sağlıklı beslenmek bizim önereceğimiz korunma yöntemleri. Ancak tabi ki tam olarak sürecin nasıl ilerlediğini yüzde 100 bilmediğimiz için bütün bu önlemleri alsak bile yine de hastalıkla karşılaşabiliyoruz. Daha gecikmiş olarak görebiliriz ama yine de karşımıza çıkabilir. Fakat sağlıklı beslenmek ve vücut sağlığını diğer alanlarda da korumak hastalığı öteliyor, bunu biliyoruz" dedi.'SABIRLI OLMAK VE SOSYAL HAYATIN İÇİNDE KALMAK ŞART'Alzheimer'ın hasta kadar bakım veren kişiyi de zorlayan bir süreç olduğuna değinen Prof. Dr. Yaprak Seçil, şöyle devam etti:"Çok zor bir hastalık. Yani hem hastanın kendisi için hem de bakıcısı için, bakıcının da iş gücünden alıkoyulduğunu düşünecek olursanız bakım süreci oldukça zorlu bir süreç. Bu durumda genellikle biz hasta yakınlarıyla iletişim kurup onlara ne yapmaları ne yapmamaları gerektiği konusunda bilgi veriyoruz. Sabırlı olmak çok önemli. Hastanın sosyal hayat içerisinde tutulması çok önemli. Birtakım faaliyetlere katılabilmesi, özellikle çevre, eş, dost ile birlikte sosyal hayatın içerisinde olabilmesi oldukça önemli. Düzenli kontroller ve ilaç takipleri genel olarak önerdiklerimiz arasında yer alıyor."Kaynak: DHA

11 Eylül 2026 53
SADER Yönetim Kurulu’ndan Ticaret Bakanlığı’na Ziyaret GÜNDEM
GÜNDEM

SADER Yönetim Kurulu’ndan Ticaret Bakanlığı’na Ziyaret

Tıbbi cihaz sektörünün dış ticaret süreçleri, ürün güvenliği ve denetim uygulamaları ele alındıSağlık Gereçleri Üreticileri ve Temsilcileri Derneği (SADER) Yönetim Kurulu, T.C. Ticaret Bakanlığı Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürü Hakkı Karabörklü’yü makamında ziyaret etti.Gerçekleştirilen görüşmede, tıbbi cihaz sektörünün dış ticaret süreçleri, ürün güvenliği ve denetimine ilişkin uygulamalar ile sektörün öncelikli gündem başlıkları değerlendirildi. Görüşmede ayrıca, kamu ile tıbbi cihaz sektörü arasındaki iş birliğinin daha da güçlendirilmesine yönelik karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.Sektörün dış ticaret alanındaki süreçlerinin yanı sıra, piyasaya arz edilen tıbbi cihazların güvenliğinin sağlanması ve denetim mekanizmalarının etkin şekilde yürütülmesinin önemine dikkat çekilen görüşmede, sektörün karşılaştığı güncel sorunlar ve çözüm önerileri de değerlendirildi.SADER Yönetim Kurulu tarafından yapılan değerlendirmede, tıbbi cihaz sektörünün sürdürülebilir gelişimi açısından kamu ve sektör temsilcileri arasındaki iletişim ve iş birliğinin büyük önem taşıdığı vurgulandı.SADER Yönetim Kurulu, nazik ev sahipliği ve sektörün gündemine ilişkin kıymetli değerlendirmeleri dolayısıyla T.C. Ticaret Bakanlığı Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürü Hakkı Karabörklü’ye teşekkürlerini iletti.  

11 Eylül 2026 52
Dünyanın En İyi Hastaneleri 2026 Araştırmasında Türkiye’den 35 Hastane Yer Aldı GÜNDEM
GÜNDEM

Dünyanın En İyi Hastaneleri 2026 Araştırmasında Türkiye’den 35 Hastane Yer Aldı

Newsweek ve Statista tarafından hazırlanan “World’s Best Hospitals 2026” araştırmasında Türkiye’den 35 hastane listeye girdi. Türkiye sıralamasının ilk sırasında 91,80 puanla Koç Üniversitesi Hastanesi yer alırken, Hacettepe Üniversitesi Hastanesi 83,54 puanla ikinci, Anadolu Sağlık Merkezi ise 82,10 puanla üçüncü oldu. Araştırmada Türkiye, küresel hastane değerlendirmesine ilk kez dahil edilirken, üç Türk hastanesi dünyanın en iyi 250 hastanesi arasında da yer aldı.Koç Üniversitesi Hastanesi Türkiye sıralamasında ilk sıradaDünyanın önde gelen sağlık kuruluşlarını değerlendiren Newsweek–Statista “World’s Best Hospitals 2026” araştırmasının Türkiye sonuçları açıklandı. Türkiye’nin ilk kez dahil edildiği araştırmada toplam 35 hastane listeye girdi.Türkiye sıralamasının zirvesinde Koç Üniversitesi Hastanesi yer aldı. 91,80 puan alan hastane, Türkiye’deki hastaneler arasında ilk sırada bulunurken, küresel sıralamada da 213. basamakta yer aldı.Türkiye sıralamasında ikinci sırayı Hacettepe Üniversitesi Hastanesi aldı. 83,54 puan alan Hacettepe Üniversitesi Hastanesi, küresel sıralamada 234. sırada yer aldı.Anadolu Sağlık Merkezi ise 82,10 puanla Türkiye sıralamasında üçüncü oldu. Görselde yer alan bilgiye göre Anadolu Sağlık Merkezi’nin küresel sıralamadaki yeri 248. sıra olarak belirtildi.İlk 10’da İstanbul ağırlığıTürkiye sıralamasının ilk 10 basamağında İstanbul’daki hastanelerin ağırlığı dikkat çekti.Dördüncü sırada Medipol Mega Üniversite Hastanesi Kompleksi 82,02 puanla yer alırken, onu 79,66 puanla Acıbadem International Hastanesi, 79,19 puanla Acıbadem Altunizade Hastanesi ve 79,13 puanla Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi izledi.Türkiye sıralamasında sekizinci sırada 78,54 puanla Amerikan Hastanesi, dokuzuncu sırada 77,97 puanla Liv Hospital İstanbul, onuncu sırada ise 77,79 puanla Yeditepe Üniversitesi Hastanesi yer aldı.Üniversite ve eğitim araştırma hastaneleri de üst sıralardaListenin üst sıralarında üniversite hastaneleri ile eğitim ve araştırma hastanelerinin de önemli bir ağırlığa sahip olduğu görüldü.Marmara Üniversitesi Pendik EAH 77,25 puanla 11. sırada yer alırken, Acıbadem Maslak Hastanesi 76,46 puanla 12., Altınbaş Üniversitesi Medical Park Bahçelievler 76,42 puanla 13. sırada bulundu.Türkiye sıralamasında 14. sırada 75,94 puanla Acıbadem Kadıköy Hastanesi, 15. sırada 75,87 puanla Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, 16. sırada 75,37 puanla Memorial Şişli Hastanesi yer aldı.Listenin 17. sırasında Liv Hospital Ankara 75,32 puanla bulunurken, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi 75,11 puanla 18. sırada yer aldı.Ankara ve İstanbul’dan güçlü temsilTürkiye sıralamasının 19. sırasında Memorial Ankara Hastanesi 74,77 puanla yer aldı. Başkent Üniversitesi Hastanesi 73,95 puanla 20., İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi 73,43 puanla 21. sırada bulundu.Ankara Bilkent Şehir Hastanesi 73,17 puanla 22., Medical Park Ankara Hastanesi 73,14 puanla 23. sırada yer aldı.İstanbul’daki Memorial Bahçelievler Hastanesi 72,25 puanla 24. sırada bulunurken, Fatih Sultan Mehmet EAH 72,21 puanla 25. sırada yer aldı.Listenin devamında 10 hastane dahaTürkiye sıralamasının 26. sırasında 71,73 puanla SBÜ İzmir Tepecik EAH, 27. sırasında 71,71 puanla Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi yer aldı.Medipol İstanbul Hastanesi 70,64 puanla 28., Acıbadem Bakırköy Hastanesi 70,08 puanla 29. ve Medicana International Ankara 69,81 puanla 30. sırada bulundu.Türkiye listesinin 31. sırasında 69,73 puanla İstinye Üniversitesi Bahçeşehir Liv Hastanesi, 32. sırasında 69,72 puanla Acıbadem Ankara Hastanesi yer aldı.BAU Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi 69,57 puanla 33., Acıbadem Fulya Hastanesi 69,53 puanla 34. olurken, Türkiye listesinin 35. ve son sırasında 69,50 puanla Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesi yer aldı.Türkiye ilk kez küresel araştırmaya dahil edildiNewsweek–Statista tarafından hazırlanan araştırmada hastaneler 0–100 arasında değişen puanlama sistemiyle değerlendiriliyor. Görselde yer alan metodoloji bilgisinde, Türkiye’nin 2026 yılındaki araştırmaya ilk kez dahil edildiği ve toplam 35 hastanenin listeye alındığı belirtiliyor.Küresel “Top 250” sıralamasında ise Türkiye’den üç hastane yer aldı. Koç Üniversitesi Hastanesi 213., Hacettepe Üniversitesi Hastanesi 234. sırada bulunurken, Anadolu Sağlık Merkezi’nin 248. sırada yer aldığı bilgisi ikincil kaynak üzerinden aktarılıyor.Araştırmanın küresel sıralamasının, tüm ülkelerden seçilen hastaneler için ayrı bir metodolojiyle oluşturulduğu belirtilirken; değerlendirmede hastanelerin uluslararası görünürlüğü ve sağlık hizmetlerindeki performanslarını yansıtan çeşitli göstergeler dikkate alınıyor.Türkiye sağlık hizmetlerinde uluslararası görünürlüğünü artırıyorTürkiye’nin ilk kez dahil edildiği World’s Best Hospitals 2026 araştırmasında 35 hastanenin listeye girmesi ve üç hastanenin dünyanın en iyi 250 hastanesi arasında gösterilmesi, Türk sağlık kuruluşlarının uluslararası ölçekteki görünürlüğünün geldiği noktayı ortaya koyan önemli göstergelerden biri olarak değerlendiriliyor. Kaynak: Newsweek – Statista, World’s Best Hospitals 2026

11 Eylül 2026 47
Dünya Bilim Forumu Türkiye’de Düzenlenecek BILIM
BILIM

Dünya Bilim Forumu Türkiye’de Düzenlenecek

Dünyanın önde gelen akademileri, bilim insanları ve bilimsel alanda karar vericiler, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) ev sahipliğinde Türkiye’de buluşuyor. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde yapılacak olan Dünya Bilim Forumu (World Science Forum-WSF), 17-20 Mart 2027 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Forumun Türkiye’nin uluslararası bilim diplomasisindeki konumunu güçlendirmesinin yanı sıra, küresel bilim politikalarının şekillenmesine katkı sunacak önemli bir platform olması bekleniyor.TÜBA koordinasyonundaki Dünya Bilim Forumu Türkiye 2027 (WSF2027), dünya çapındaki bilim kuruluşlarını, küresel krizlerde bilimin rolünü, ayrılıklar arasında diyaloğu açmayı ve giderek parçalanan bir dünyada ortak zemin bulmayı inceleyen adımlar atıyor ve bu kapsamda küresel zorlukların ele alınmasında bilimin rolünü tartışmak üzere 120'den fazla ülkeden politika yapıcıları, önde gelen bilim insanlarını, uluslararası kuruluşlarını, sektör liderlerini, endüstri temsilcilerini, sivil toplum kuruluşlarını, sivil toplum temsilcilerini, genç araştırmacıları ve bilim medyasını bir araya getiriyor. Bu çerçevede düzenlenecek olan 12. Dünya Bilim Forumu bilimin giderek daha fazla birbirine bağlı ve belirsiz bir dünyaya nasıl yanıt verebileceğini İstanbul’daki toplantıda ele alacak. Forumun Teması: “Küresel Kriz Zamanlarında Bilim” Tartışmalar "Küresel Kriz Zamanlarında Bilim: Parçalanmış Bir Dünyada Sınırları Aşmak" başlığı altında sistemik riskleri ele alma, dirençli toplumları destekleme, sürdürülebilir dönüşümü hızlandırma, uluslararası işbirliği yoluyla kamu karar alma kalitesini iyileştirme ve bilimsel bilginin rolünü güçlendirme ekseninde şekillenecek. Forumda günümüzde artan jeopolitik gerilimler, iklim değişikliği, küresel sağlık sorunları, teknolojik dönüşüm ve diğer sınır aşan problemlerin çözümünde bilimin birleştirici gücüne üzerinde durulacak. Ayrıca bilimsel bilginin küresel krizlerin çözümündeki rolünün yanı sıra ülkeler ve kurumlar arasındaki bilimsel iş birliklerinin geliştirilmesi ve bilim diplomasisinin güçlendirilmesi de ele alınacak. Türkiye’nin Bilim Diplomasisine Güçlü Katkı TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, WSF’nin bilim ile politika arasındaki etkileşimi güçlendiren önemli uluslararası platformlardan biri olduğuna dikkat çekerek, Türkiye’nin foruma ev sahipliği yapmasının bilim diplomasisi açısından stratejik bir önem taşıdığını ifade etti. Forumun, Türkiye’de yapılmasının önemli olduğunu belirten Başkan Şeker “Ülkemizin bilimsel birikiminin uluslararası kamuoyuyla paylaşılmasına ve küresel bilim politikalarının şekillenmesine aktif katkı sunmasına imkan sunacak bu organizasyon, giderek kriz toplumuna evrilen sistemlere yol göstermeye yönelik olarak planlandı. Bu kapsamda geleceğin dünyasını daha yaşanabilir kılmaya yönelik adımlara odaklanılacak, WSF; bilim insanları, akademi yöneticileri, bilim politikası yapıcıları, kamu yöneticileri ve uluslararası kuruluş temsilcilerini ortak bir zeminde buluşturmak için toplanıyor ve ben bu anlamda tüm dünyaya buradan seslenmenin anlamlı olduğunu düşünüyorum. 2027 yılında Türkiye’de gerçekleştirilecek forum ile farklı disiplinlerden ve farklı coğrafyalardan bilim insanlarının bir araya gelmesi, küresel sorunlara ilişkin bilim temelli çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve bilimsel iş birliklerinin yeni bir perspektifle ele alınması artık bir zorunluluk haline gelmiş durumda. Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde yapılacak olan Dünya Bilim Forumu’na ev sahipliği yapmamız, Türkiye’nin yalnızca bilim üreten değil, aynı zamanda küresel bilim gündeminin oluşturulmasına katkı sağlayan ve bilim diplomasisini yönlendiren ülkelerden biri olma hedefinin önemli göstergelerinden biridir. Ben emeği geçen ve katılım gösterecek herkese teşekkür ediyorum” dedi.  

11 Eylül 2026 42
'Siyatik ağrısı önemli omurga problemlerinin habercisi olabilir' SAĞLIK
SAĞLIK

'Siyatik ağrısı önemli omurga problemlerinin habercisi olabilir'

Bacağa vuran her ağrı basit bir kas tutulması olmayabilir diyen Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Buket Süslü, siyatik sinirinin sıkışması sonucu gelişen ... Bacağa vuran her ağrı basit bir kas tutulması olmayabilir diyen Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Buket Süslü, siyatik sinirinin sıkışması sonucu gelişen siyatik ağrısının erken dönemde doğru değerlendirilmesinin kalıcı sinir hasarını önleyebileceğini belirtti. Dr. Süsü, “Belden başlayıp ayağa kadar uzanan ağrıya uyuşma, karıncalanma veya kas güçsüzlüğü eşlik ediyorsa mutlaka hekime başvurulmalıdır” ifadelerini kullandı.‘SİYATİK AĞRISI ALTTA YATAN HASTALIĞIN HABERCİSİ OLABİLİR’Siyatik ağrısının, belin alt kısmından çıkarak kalçadan bacağa kadar uzanan siyatik sinirin sıkışması veya baskı altında kalması sonucu ortaya çıktığını belirten Dr. Süslü, bunun tek başına bir hastalık değil, farklı sağlık sorunlarının belirtisi olduğunu söyledi. Dr. Süslü, “En sık neden bel fıtığıdır. Bunun yanında omurga kanal darlığı, dejeneratif omurga hastalıkları, piriformis sendromu, daha nadir olarak ise omurga tümörleri, enfeksiyonlar, travmalar ve kırıklar da siyatik ağrısına neden olabilir” dedi.‘UZUN SÜRE OTURMAK RİSKİ ARTIRIYOR’Bazı kişilerin siyatik açısından daha yüksek risk taşıdığına dikkat çeken Dr. Süslü, “İleri yaş, obezite, uzun süre oturarak çalışmak, hareketsiz yaşam tarzı, ağır fiziksel aktiviteler ve duruş bozuklukları siyatik gelişimini kolaylaştıran önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Bu nedenle özellikle masa başında çalışan kişilerin düzenli hareket etmeleri ve doğru duruş alışkanlığı kazanmaları büyük önem taşıyor” diye konuştu.‘KAS GÜÇSÜZLÜĞÜ VARSA GECİKMEYİN’Tedavinin altta yatan nedene göre planlandığını belirten Dr. Süslü, “Siyatik tedavisinde öncelikle ağrıya neden olan problem tespit edilir ve buna uygun tedavi uygulanır. Ancak belden başlayıp bacağa yayılan ağrıya ilerleyici uyuşma, duyu kaybı veya kas güçsüzlüğü eşlik ediyorsa bu durum acil değerlendirme gerektirir. Erken tanı ve doğru tedavi sayesinde hem ağrının kronikleşmesi hem de kalıcı sinir hasarı gelişmesi büyük ölçüde önlenebilir” ifadelerini kullandı.Kaynak: DHA

11 Eylül 2026 48
Uzmanı Uyardı: Ağır okul çantası çocukların omurga sağlığını tehdit ediyor SAĞLIK
SAĞLIK

Uzmanı Uyardı: Ağır okul çantası çocukların omurga sağlığını tehdit ediyor

Çocukların gelişim döneminde olması nedeniyle ağır çantaların omurga ve kas sistemi üzerinde ek yük oluşturabileceğini söyleyen Medical Park Ataşehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr.... Çocukların gelişim döneminde olması nedeniyle ağır çantaların omurga ve kas sistemi üzerinde ek yük oluşturabileceğini söyleyen Medical Park Ataşehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Oğuzhan Çimen, uzun süre ağır yük taşımanın kas yorgunluğu ve spazmlara yol açabileceğini ifade etti.‘ÇANTA AĞIRLIĞI YÜZDE 10’U GEÇMEMELİ’Okul çantasının ağırlığının çocuğun vücut ağırlığına göre değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Doç. Dr. Çimen, “Birçok uluslararası pediatri ve ergonomi kuruluşu okul çantasının çocuğun vücut ağırlığının yüzde 10-15’ini aşmamasını öneriyor. Ancak özellikle gelişim çağındaki çocuklar için yüzde 10, daha güvenli bir hedef olarak değerlendirilebilir. Yüzde 15 ise aşılmaması gereken üst sınıra yakın bir değer olarak kabul edilmeli” diye konuştu.‘AĞIR ÇANTA DURUŞ BOZUKLUĞUNA YOL AÇABİLİR’Ağır okul çantalarının çocukların duruşunu ve omurganın çalışma biçimini etkileyebileceğini belirten Doç. Dr. Çimen, ailelerin çocuklarını çantayı taşırken gözlemlemesinin önemli olduğunu söyleyerek şu bilgileri paylaştı:“Çantayı taktıktan sonra belirgin şekilde öne eğilerek yürüme, bir omzun diğerinden daha yukarıda görünmesi, çantayı elleriyle alttan destekleme veya ağırlığı dengelemek için kalçayı öne doğru çıkarma, çantanın çocuk için fazla ağır olduğunun işaretleri olabilir. Okul dönüşünde ortaya çıkan boyun, sırt, bel veya omuz ağrıları da dikkate alınmalı. Kollarda, ellerde veya parmaklarda uyuşma ve karıncalanma, omuzlarda kızarıklık veya derin askı izleri görülmesi halinde de çantanın vücuda fazla baskı yapıp yapmadığı değerlendirilmelidir.”‘ÇANTA İKİ OMUZDA TAŞINMALI’Çantanın tek omuzda taşınmasının vücuda asimetrik yük bindirebildiğine dikkat çeken Doç. Dr. Çimen, çantanın iki omuzda ve vücuda yakın şekilde taşınması gerektiğini belirtti. Doç. Dr. Çimen, “Tek omuzda çanta taşıma alışkanlığı omurga ve kaslar üzerinde dengesiz yük oluşturabilir. Vücut dengeyi korumak için yükün olduğu omuzu yukarı kaldırıp diğer yöne doğru eğilebilir. Bu durum boyun, sırt ve omuz kaslarının sürekli çalışmasına ve zamanla ağrı ve spazmlara yol açabilir. Omurgayı korumak için yükün iki omuza eşit dağıldığı sırt çantaları tercih edilmeli” dedi.‘ÇANTA SEÇİMİNE ERGONOMİYE DİKKAT EDİLMELİ’Çanta seçiminde ergonomik özelliklerin dikkate alınması gerektiğini belirten Doç. Dr. Çimen, “Geniş ve yumuşak pedli omuz askıları yükün omuzlara daha dengeli yayılmasına yardımcı olur. Destekli sırt paneli, göğüs ve bel kemerleri ile çoklu bölme yapısı da yükün vücuda daha dengeli dağılmasını sağlayabilir. Çantanın kendi boş ağırlığının da mümkün olduğunca düşük olması önemlidir. Ağır eşyalar sırta en yakın bölmeye yerleştirilmeli, gereksiz malzemeler ise her gün çantadan çıkarılmalıdır” diye konuştu.‘UZUN SÜREN AĞRILAR GÖZ ARDI EDİLMEMELİ’Çocuklarda okul döneminde görülen sırt, boyun ve bel ağrılarının takip edilmesi gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Çimen, ağrıların çanta hafifletildiği halde devam etmesi durumunda uzman değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Doç. Dr. Çimen, “Çanta hafifletildiği ve doğru şekilde taşınmaya başlandığı halde ağrıların iki haftadan uzun sürmesi, ağrının gece uykudan uyandırması veya kollarda belirgin güç kaybı ve his değişikliği görülmesi durumunda bir çocuk ortopedi uzmanına başvurulmalıdır” açıklamasında bulundu.‘DÜZENLİ FİZİKSEL AKTİVİTE OMURGA SAĞLIĞINI DESTEKLİYOR’Düzenli fiziksel aktivitenin çocukların omurga ve kas-iskelet sistemi gelişiminde önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Çimen, “Güçlü sırt ve karın kasları omurganın desteklenmesine yardımcı olur. Yüzme, basketbol ve çocuk pilatesi gibi yaşa uygun, omurgayı dengeli çalıştıran aktiviteler kas dengesinin korunmasına katkı sağlayabilir. Çocukların uzun süre hareketsiz kalmaması ve düzenli fiziksel aktivite yapması önemlidir” ifadelerini kullandı.Doç. Dr. Çimen, okullar açılırken ailelerin çocuklarınınomurga sağlığıiçin üç temel noktaya dikkat etmeleri gerektiğini söyleyerek, “Çanta ağırlığının mümkün olduğunca çocuğun vücut ağırlığının yüzde 10’unu aşmaması, çantanın iki omuzda doğru şekilde taşınması ve çocukların yaşlarına uygun düzenli fiziksel aktivite yapması omurga sağlığının korunması açısından önem taşıyor” dedi.Kaynak: DHA

11 Eylül 2026 51