Bizi Takip Edin

CAR-T Bu Kez Kansere Karşı Değil: Dirençli Romatoid Artritte Dikkat Çekici Sonuç

CAR-T Bu Kez Kansere Karşı Değil: Dirençli Romatoid Artritte Dikkat Çekici Sonuç

Habere Git

Hekimlerin Malpraktis Ve Muayenehane Sorunları Bakanlık Gündeminde

Hekimlerin Malpraktis Ve Muayenehane Sorunları Bakanlık Gündeminde

Habere Git

Özel Sağlıkta Büyük Planlama: 34 Yeni Hastane, 239 Uzman Kadrosu Ve 2 Bin 620 Yatak

Özel Sağlıkta Büyük Planlama: 34 Yeni Hastane, 239 Uzman Kadrosu Ve 2 Bin 620 Yatak

Habere Git

Çorum Fizik Tedavi Hastanesi Bakanlığın Yatırım Programına Alındı

Ankara İskilipliler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Daşcı'nın, Çorum'un fizik tedavi ve rehabilitasyon alanındaki ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Sağlık Bakanlığına yaptığı kapsamlı resmi başvuru önemli bir aşamaya ulaştı. Sağlık Bakanlığı, "Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi Hastanesi Ek Bina Yatırımı"nı 2027 yılı yatırım programına alınmak üzere Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına sundu.

Habere Git

Sağlık Gündeminde Markanıza Yer Açın!

Basın bültenlerinizi, firma haberlerinizi, ürün lansmanlarınızı ve röportaj taleplerinizi bize iletin; Sağlık Gazetesi ve Sağlık Dergisi’nde yayınlayalım.

Habere Git
SAYI: 351 | TEMMUZ 2026

351. Sayı

Sağlık dergimizin 351. sayısı yayınlandı! Hemen dijital olarak inceleyin.

Dijital Okuma
PDF İndirme Seçeneği
İnteraktif Flipbook
351. Sayı

CANLI YAYIN TAKVİMİ

TÜMÜNÜ GÖR >
05
Kas
Prş
09:00 CANLI

3. Ulusal Biyomedikal Kongresi 5–8 Kasım 2026 tarihlerinde, Antalya'da Kremlin Palace Otel'de

İZLE
01
Nis
Prş
10:00 CANLI

OHSAD Kurultayı – Sağlıkta Ortak Çözüm Toplantıları

Prof. Dr. Kemal Memişoğlu - T.C. Sağlık Bakan
İZLE
15
Nis
Prş
10:00 CANLI

Tüyap Expomed Eurasia İstanbul Medikal Fuarı

İZLE

ÖNE ÇIKAN RÖPORTAJLAR

TÜMÜNÜ GÖR >
Muayene Katılım Payı Nedir?|Sağlıkla Güvende Kalın 79. Bölüm
RÖPORTAJ

Muayene Katılım Payı Nedir?|Sağlıkla Güvende Kalın 79. Bölüm

16 Ağustos 2026 25
KLS Martin’in İleri Cerrahi Çözümleri Oypa Medikal Güvencesiyle Türkiye’de
RÖPORTAJ

KLS Martin’in İleri Cerrahi Çözümleri Oypa Medikal Güvencesiyle Türkiye’de

09 Ağustos 2026 58
PAQEN: Tıbbi Cihazlarda İnovasyon, Regülasyon ve AR-GE’nin Güçlü Ortağı
RÖPORTAJ

PAQEN: Tıbbi Cihazlarda İnovasyon, Regülasyon ve AR-GE’nin Güçlü Ortağı

09 Ağustos 2026 61
SAĞLIKTA YENİ BİR BAŞLANGIÇ: SAĞLIKLI YAŞAM MERKEZLERİ
KÖŞE YAZISI

SAĞLIKTA YENİ BİR BAŞLANGIÇ: SAĞLIKLI YAŞAM MERKEZLERİ

Mustafa DAŞCI

01 Eylül 2026 45

GÜNCEL HABERLER

TÜMÜNÜ GÖR >
Uzmanlardan yüksek sesle müzik dinleyenlere "akustik travma" uyarısı SAĞLIK
SAĞLIK

Uzmanlardan yüksek sesle müzik dinleyenlere "akustik travma" uyarısı

Son yıllarda birçok insanın kullandığı kulaklıklar, kulak sağlığını tehlikeye atıyor. Normal konuşma düzeyindeki 30-40 desibellik sesin kulakta 'akustik travmaya' yol açmadığını belirten Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Bölümü Şefi Prof. Dr. Suat Turgut, "Gençler dışarıdaki gürültünün maske etkisini ortada…

01 Eylül 2026 12
CAR-T Bu Kez Kansere Karşı Değil: Dirençli Romatoid Artritte Dikkat Çekici Sonuç TEKNOLOJI
TEKNOLOJI

CAR-T Bu Kez Kansere Karşı Değil: Dirençli Romatoid Artritte Dikkat Çekici Sonuç

Kan kanserlerinin tedavisinde önemli bir yer edinen CAR-T hücre tedavisi, bu kez romatoid artritte araştırıldı. Nature Medicine'da yayımlanan Faz 1 çalışmasında, mevcut tedavilere dirençli romatoid artriti bulunan altı hastanın tamamında hastalık aktivitesinde azalma görüldü. Üç hastada remisyon ve ACR70 yanıtı elde edildi. Araştırmacılar sonuçlar…

01 Eylül 2026 41
Hekimlerin Malpraktis Ve Muayenehane Sorunları Bakanlık Gündeminde GÜNDEM
GÜNDEM

Hekimlerin Malpraktis Ve Muayenehane Sorunları Bakanlık Gündeminde

Türkiye Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD), Sağlık Bakanlığı ile gerçekleştirilen toplantıda sezaryen uygulamalarından malpraktis davalarına, ebe eğitiminden muayenehanelerdeki tıbbi cihaz kalibrasyonlarına kadar birçok konunun ele alındığını açıkladı.Türkiye Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD) Genel Başkanı Prof. Dr. İsmail Mete İtil, 24 A…

01 Eylül 2026 44
70 Yaş Üstünde Statin Tartışmasına Güçlü Veri: Kalp-Damar Olayları Yüzde 30 Azaldı, Ancak Sağlıklı Yaşam Süresi Uzamadı BILIM
BILIM

70 Yaş Üstünde Statin Tartışmasına Güçlü Veri: Kalp-Damar Olayları Yüzde 30 Azaldı, Ancak Sağlıklı Yaşam Süresi Uzamadı

Yaklaşık 10 bin kişinin katıldığı STAREE randomize çalışmasında, kardiyovasküler hastalığı, diyabeti veya demansı bulunmayan 70 yaş ve üzerindeki kişilerde atorvastatin kullanımı majör kardiyovasküler olayları plaseboya göre yüzde 30 azalttı. Buna karşın ölüm, demans veya kalıcı fiziksel engellilik olmadan yaşam süresinde anlamlı iyileşme gösteril…

01 Eylül 2026 26
 
Zona Aşısı Kalbi de Koruyor Olabilir: 70 Binden Fazla Kişinin Verileri İncelendi BILIM
BILIM

Zona Aşısı Kalbi de Koruyor Olabilir: 70 Binden Fazla Kişinin Verileri İncelendi

Zona hastalığına karşı kullanılan rekombinant aşının faydaları yalnızca enfeksiyondan korunmayla sınırlı olmayabilir. Nature Medicine'da yayımlanan 70 binden fazla kişinin verilerini kapsayan araştırmada, rekombinant zona aşısı olanlarda eski tip aşıyı olanlara kıyasla kardiyovasküler hastalık yükünün daha düşük olduğu görüldü. Araştırmacılar, çalışmanın gözlemsel olması nedeniyle doğrudan neden-sonuç ilişkisi kurulamayacağı konusunda uyarıyor.Zona aşısının kardiyovasküler sağlık üzerindeki olası etkilerine ilişkin dikkat çekici yeni veriler yayımlandı.Oxford Üniversitesi araştırmacılarının da yer aldığı ve Nature Medicine'da yayımlanan büyük çalışmada, günümüzde kullanılan rekombinant zona aşısı ile önceki canlı atenüe aşının kardiyovasküler sonuçları karşılaştırıldı.Araştırma 60 yaş ve üzerindeki 70 binden fazla kişinin sağlık verilerini kapsadı.Kardiyovasküler hastalık yükünde yüzde 9 azalmaAraştırmacılar rekombinant zona aşısı uygulanan kişilerde takip süresince kardiyovasküler hastalık yükünün önceki aşıyı alanlara göre yüzde 9 daha düşük olduğunu bildirdi.Alt analizlerde koroner kalp hastalığı yükünde yüzde 10, kalp yetersizliğinde ise yüzde 12 azalma saptandı.Araştırmada kalp krizi ve inme gibi majör kardiyovasküler olaylar da değerlendirildi.Bulgular, zona aşılamasının enfeksiyondan korunmanın ötesinde kardiyovasküler sağlık açısından da olası yararlar taşıyabileceğine ilişkin önceki araştırmaları destekliyor.Zona ile kalp-damar hastalıkları arasında nasıl bir bağlantı olabilir?Herpes zoster enfeksiyonu vücutta belirgin bir inflamatuvar yanıta yol açabiliyor.Daha önce yapılan çalışmalarda zona geçiren kişilerde enfeksiyonu takip eden dönemde inme ve diğer kardiyovasküler olay riskinin artabileceğine ilişkin bulgular elde edilmişti.Bu nedenle araştırmacılar, enfeksiyonun önlenmesinin inflamasyon ve damar hasarı üzerinden gelişebilecek kardiyovasküler olayların bir bölümünü de engelleyebileceği ihtimali üzerinde duruyor.Ancak mekanizmanın kesin olarak ortaya konulabilmesi için yeni çalışmalara ihtiyaç bulunuyor.“Kalp hastalığını önlüyor” demek için erkenAraştırmanın en önemli sınırlılıklarından biri gözlemsel tasarımı.Katılımcılar rastgele zona aşısı veya plasebo almak üzere ayrılmadığı için, aşılanan gruplar arasındaki başka sağlık ve yaşam tarzı farklılıklarının sonuçları etkilemiş olması mümkün.Bu nedenle mevcut sonuçlar zona aşısının kalp krizi veya inmeyi doğrudan önlediğini kanıtlamıyor.Araştırmacılar ilişkinin nedensel olup olmadığını ortaya koymak için randomize kontrollü çalışmalara ihtiyaç olduğunu belirtiyor.Buna rağmen 70 binden fazla kişinin uzun dönem sağlık verilerine dayanan sonuçlar, enfeksiyonların önlenmesi ile kardiyovasküler hastalıkların azaltılması arasındaki ilişkinin araştırılması açısından dikkat çekici yeni kanıtlar sunuyor.Kaynak: Medimagazin   

01 Eylül 2026 15
Sağlıkta Yapay Zeka Destekli Denetim! Bir Yılda 9 Bin 988 Faaliyet Gerçekleştirildi KAMU
KAMU

Sağlıkta Yapay Zeka Destekli Denetim! Bir Yılda 9 Bin 988 Faaliyet Gerçekleştirildi

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sağlıkta dijital ve önleyici denetim sistemlerinin güçlendirildiğini belirterek, Risk Esaslı Denetim Sistemi’nin (REDES) 81 ilde 356 temsilciyle kullanıldığını açıkladı. Memişoğlu, yapay zeka yöntemleriyle risklerin erken tespit edildiğini ve son bir yılda 9 bin 988 denetim faaliyeti gerçekleştirildiğini bildirdi.Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabından sağlıkta yürütülen dijital ve önleyici denetim çalışmalarına ilişkin açıklamada bulundu.Rutin denetim faaliyetlerinin yanı sıra veri ve teknoloji odaklı yeni nesil denetim yöntemlerinin de geliştirildiğini belirten Memişoğlu, Risk Esaslı Denetim Sistemi’nin (REDES) son dönemde önemli ölçüde güçlendirildiğini ifade etti.“Riskleri erken tespit ediyoruz”REDES kapsamında yapay zekâ yöntemlerinden yararlanıldığını belirten Memişoğlu, “Yapay zekâ yöntemleriyle riskleri erken tespit ediyor, sorunlar ortaya çıkmadan müdahale ediyoruz.” dedi.Sistemin Türkiye genelinde kullanıldığını aktaran Memişoğlu, REDES’in 81 ilde 356 temsilciyle sahada etkin şekilde uygulandığını bildirdi.34 farklı konuda risk takibi34 farklı konuda oluşturulan Yönetici Bilgi Ekranı aracılığıyla risklerin yöneticiler tarafından sürekli olarak izlenmesinin sağlandığını belirten Memişoğlu, " Son bir yılda 81 ilimizde 9.988 denetim faaliyeti gerçekleştirdik.Geliştirdiğimiz karar destek sistemleriyle riskleri önceliklendiriyor, risklerin doğru denetim yöntemleriyle ele alınmasını sağlıyoruz. Güçlü sağlık altyapımızı teknolojik imkânlarımızla taçlandırarak, sağlık sistemimizi daha da ileri taşımak için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.Kaynak: Medimagazin  

01 Eylül 2026 18
Dermatomiyozit Tedavisinde Bir İlk: FDA İlk Oral Tedaviyi Onayladı BILIM
BILIM

Dermatomiyozit Tedavisinde Bir İlk: FDA İlk Oral Tedaviyi Onayladı

ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), nadir görülen otoimmün hastalık dermatomiyozitin tedavisinde önemli bir karara imza attı. Brepocitinib etken maddeli Lisraya, yetişkin dermatomiyozit hastaları için FDA tarafından onaylanan ilk oral tedavi oldu. Faz 3 çalışmasında tedavinin kas fonksiyonu ve deri bulgularında iyileşme sağladığı, bazı hastalarda kortikosteroid kullanımının azaltılmasına olanak verdiği bildirildi.Dermatomiyozit tedavisinde uzun yıllardır sınırlı olan tedavi seçeneklerine yeni bir ilaç eklendi. FDA, yetişkin dermatomiyozit hastalarının tedavisinde brepocitinib etken maddeli Lisraya tabletlerine onay verdi.Karar, dermatomiyozit için FDA tarafından onaylanan ilk oral tedavi olması açısından önem taşıyor.Dermatomiyozit; bağışıklık sisteminin başta kas ve deri olmak üzere çeşitli dokuları hedef aldığı, ilerleyici kas güçsüzlüğü ve karakteristik deri bulgularıyla seyreden nadir bir otoimmün hastalık olarak biliniyor.241 hastalık Faz 3 çalışmasıTedavinin etkinliği ve güvenliliği, 241 yetişkin dermatomiyozit hastasının katıldığı randomize, çift kör, çok merkezli ve plasebo kontrollü Faz 3 çalışmasında değerlendirildi.Hastalar 52 hafta boyunca günde bir kez 30 mg brepocitinib, 15 mg brepocitinib veya plasebo almak üzere gruplara ayrıldı.Çalışmanın temel değerlendirmesinde kas gücü, fiziksel fonksiyon, deri ve diğer hastalık aktiviteleri, kas enzimleri ile hekim ve hasta değerlendirmelerini kapsayan Total Improvement Score (TIS) kullanıldı.FDA'nın açıkladığı sonuçlara göre günde 30 mg brepocitinib kullanan hastalarda 52. haftadaki ortalama TIS skoru plasebo grubundan daha yüksek bulundu.Tedavi grubunda fiziksel fonksiyon ve deri hastalığı aktivitesinde de iyileşme gözlenirken, hastaların 48. haftaya kadar kortikosteroid kullanımını azaltabilme olasılığının daha yüksek olduğu bildirildi.Bağışıklık sistemindeki JAK yolaklarını hedefliyorBrepocitinib, bağışıklık ve inflamatuvar yanıtların düzenlenmesinde rol oynayan JAK/TYK2 yolaklarını inhibe ederek etki gösteriyor.Bu mekanizma sayesinde kas ve derideki inflamatuvar sürecin azaltılması amaçlanıyor.FDA'nın açıklamasına göre tedavi sırasında en sık bildirilen advers reaksiyonlar arasında üst solunum yolu enfeksiyonu, baş ağrısı, yorgunluk, idrar yolu enfeksiyonu ve bulantı bulunuyor.Bununla birlikte ilacın ciddi enfeksiyonlar, maligniteler, majör kardiyovasküler olaylar ve tromboz gibi ciddi risklere ilişkin kutulu uyarı taşıdığı belirtiliyor.FDA, ilaca daha önce Yetim İlaç (Orphan Drug) ve Öncelikli İnceleme (Priority Review) statüsü vermişti.Yeni onay ABD'deki yetişkin dermatomiyozit hastalarını kapsıyor; ilacın farklı ülkelerdeki ruhsat ve kullanım durumu ilgili ulusal düzenleyici otoritelerin kararlarına bağlı bulunuyor.Kaynak: Medimagazin  

01 Eylül 2026 20
Sağlık Gündemi Radyoda: Radyo Nabız Uzmanları Dinleyiciyle Buluşturuyor YAŞAM
YAŞAM

Sağlık Gündemi Radyoda: Radyo Nabız Uzmanları Dinleyiciyle Buluşturuyor

14 Mart Tıp Bayramı’nda yayın hayatına başlayan Radyo Nabız, doktor ve akademisyenleri dinleyicilerle buluşturarak sağlık alanındaki güncel gelişmeleri, tedavi yöntemlerini ve teknolojik dönüşümü ele alıyor. Ankara’da 106.7 frekansından yayın yapan radyo, Türkiye genelinde dijital platformlar üzerinden dinlenebiliyor.Sağlık alanında bilgiye erişimin her zamankinden daha kolay hale geldiği günümüzde, doğru ve güvenilir bilgiye ulaşma ihtiyacı da önem kazanıyor. Bu anlayışla yayın hayatına başlayan Radyo Nabız, sağlık gündemini uzman isimlerin değerlendirmeleriyle dinleyicilere aktarmayı hedefliyor.Radyo Nabız’ın yayın akışında beslenme, kronik hastalıklarla yaşam, psikolojik sağlık, tedavi yöntemleri ve koruyucu sağlık gibi farklı başlıklar ele alınıyor. Alanında uzman doktorlar ve akademisyenlerin konuk edildiği programlarda, güncel sağlık konuları bilimsel bilgiler ve uzman görüşleri çerçevesinde değerlendiriliyor.Yapay zekâdan robotik cerrahiye sağlık teknolojileriRadyo Nabız’ın yayınlarında tıp dünyasındaki teknolojik dönüşüm de gündeme geliyor. Yapay zekâ destekli teşhis sistemleri, robotik cerrahi, uzaktan sağlık hizmetleri, giyilebilir teknolojiler ve dijital sağlık uygulamaları gibi gelişmeler uzman konuklarla değerlendiriliyor.Sağlık teknolojilerindeki yeniliklerin sağlık hizmetlerine etkisinin yanı sıra, bu gelişmelerin hastaların ve toplumun günlük yaşamına nasıl yansıdığı da programlarda ele alınıyor. Böylece sağlık alanındaki teknolojik gelişmelerin daha anlaşılır bir çerçevede dinleyiciye aktarılması amaçlanıyor.“Bilginin kaynağı ve güvenilirliği kritik”Radyo Nabız Yönetim Kurulu Başkanı Semih Aydın, günümüzde sağlık bilgisine ulaşmanın kolaylaştığını ancak bilginin kaynağının ve güvenilirliğinin daha kritik hale geldiğini belirtti.Aydın, yayın politikalarını bilimsel veriler ve uzman görüşleri doğrultusunda oluşturduklarını ifade ederek, “Üniversitelerde, hastanelerde ve araştırma merkezlerinde yürütülen çalışmaların toplum tarafından anlaşılabilmesi önemli. Bilimsel bilgi ile toplum arasındaki iletişimin güçlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.Ankara’dan Türkiye’ye sağlık gündemiYayın merkezi Ankara’da bulunan Radyo Nabız, 106.7 frekansından başkentteki dinleyicilere ulaşırken dijital platformlar aracılığıyla Türkiye genelinde de takip edilebiliyor.Radyo, Ankara’nın akademik ve klinik birikiminin yanı sıra Türkiye’deki tıbbi gelişmeleri ve toplumsal sağlık gündemini de yayınlarına taşıyarak sağlık alanındaki güncel bilgileri uzman görüşleri eşliğinde dinleyicilerle buluşturuyor.  

01 Eylül 2026 9
‘Böbrek kanseri çoğu zaman sessiz ilerliyor’ SAĞLIK
SAĞLIK

‘Böbrek kanseri çoğu zaman sessiz ilerliyor’

Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Özgür Yazıcı,böbrek kanserive tedavisine ilişkin bilgiler verdi. Doç. Dr. Yazıcı, “Renal hücreli karsinomun (RHK), tüm kanserlerin yaklaşık yü... Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Özgür Yazıcı,böbrek kanserive tedavisine ilişkin bilgiler verdi. Doç. Dr. Yazıcı, “Renal hücreli karsinomun (RHK), tüm kanserlerin yaklaşık yüzde 3’ünü oluşturmasına rağmen, böbrek kanserlerinin büyük çoğunluğundan sorumlu oluyor. Hastalık çoğu zaman hiçbir belirti vermeden ilerliyor ve genellikle başka nedenlerle yapılan görüntülemelerde tesadüfen ortaya çıkıyor. Erkeklerde kadınlara göre daha sık görülen ve ileri yaşla birlikte görülme riski artan böbrek kanseri, özellikle sigara kullanımı, obezite ve hipertansiyon gibi faktörlerle yakından ilişkili. Ailede böbrek kanseri öyküsü bulunması da riski artırıyor” diye konuştu.‘3 BELİRTİYE DİKKAT’Hastalığın klasik belirtileri arasında yan ağrısı, idrarda kan ve karında kitle yer alması olduğunu belirten Doç. Dr. Yazıcı bu üç tablonun da oldukça nadir görüldüğünü söyledi. Bu belirtiler ortaya çıktığında hastalığın çoğu zaman ileri evrede olabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Yazıcı “Bazı hastalarda ise kemik ağrısı veya geçmeyen öksürük gibi, hastalığın yayıldığını düşündüren şikayetler ilk bulgu olabiliyor. Günümüzde böbrek tümörlerinin büyük kısmı, ultrason, tomografi veya MR gibi görüntüleme yöntemleri sayesinde erken evrede ve tesadüfen saptanıyor. Bu durumtedavibaşarısını önemli ölçüde artırıyor” ifadelerini kullandı.‘TEDAVİDE CERRAHİ ALTIN STANDART’Böbrek kanserinde en etkili tedavi yönteminin cerrahi olduğunu belirten Doç. Dr. Yazıcı uygun hastalarda ameliyatın tedavinin temelini oluşturduğunu söyleyip şu ifadeleri kullandı:“Son yıllarda laparoskopik ve robotik cerrahi yöntemler ön plana çıkıyor. Bu teknikler sayesinde daha küçük kesilerle ameliyat yapılabiliyor, daha az ağrı ve kan kaybı yaşanıyor, hastanede kalış süresi kısalıyor, günlük hayata dönüş hızlanıyor. Robotik cerrahi, üç boyutlu görüntü ve yüksek hassasiyet avantajıyla cerrahlara önemli kolaylık sağlarken, maliyet ve dokunma hissinin olmaması dezavantajları arasında yer alıyor.”‘KORUNMAK MÜMKÜN’Böbrek kanserinden korunmada en etkili yöntemlerin başında sigaradan uzak durmanın ve sağlıklı kilo vermenin geldiğini belirten Doç. Dr. Özgür Yazıcı düzenli fiziksel aktivitenin de riski azaltan önemli faktörler arasında yer aldığını ifade etti.Kaynak: DHA

01 Eylül 2026 12
Cem Yılmaz'ın kulağındaki detay gündem yarattı! Uzman isim tartışmaya noktayı koydu SAĞLIK
SAĞLIK

Cem Yılmaz'ın kulağındaki detay gündem yarattı! Uzman isim tartışmaya noktayı koydu

Geçirdiği kalp krizinin ardından anjiyo yapılan Cem Yılmaz'ın hastane odasından paylaştığı fotoğraftaki kulak memesi çizgisi dikkat çekti. Çizginin kalp krizinin habercisi olduğu yönündeki iddialara yanıt veren Prof. Dr. Bingür Sönmez, “Hiçbir kardiyoloji kılavuzunda böyle bir şey yok” dedi. Sönmez, asıl risk faktörleri arasında yüksek tansiyon, kötü kolesterol, diyabet, hareketsizlik, uyku apnesi ve aile öyküsünü gösterdi. Geçtiğimiz günlerde kalp krizi geçiren ve hastaneye kaldırılarak anjiyo yapılan komedyenCem Yılmaz, tedavisinin ardından taburcu edilmişti. Yılmaz'ın hastane odasından yaptığı teşekkür paylaşımındaki bir ayrıntı ise farklı bir tartışmayı beraberinde getirdi.Fotoğrafta Cem Yılmaz'ın kulak memesinde görülen çizginin kalp hastalığının işareti olabileceği iddia edildi. Gündeme gelen “Kulak memesindeki çizgi kalp krizinin habercisi mi?” sorusuna Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez yanıt verdi.Prof. Dr. Bingür Sönmez, kulak memesindeki çizginin tek başına koroner kalp hastalığının işareti olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti.Sönmez, “Hiçbir kardiyoloji kılavuzunda böyle bir şey yok, yıllar önce Frank isminde bir bilim insanı böyle bir tespitte bulunmuş. Şimdi hangi 60 yaş üzerinde insanın kulağına bakarsanız böyle bir kıvrık görebilirsiniz. Bu illa bir koronel kalp hastalığının işareti değil” ifadelerini kullandı.Kalp hastalıklarında dikkat edilmesi gereken risk faktörlerinin farklı olduğuna işaret eden Sönmez, özellikle yüksek tansiyon, kötü kolesterol ve diyabete dikkat çekti.Sönmez, “Yüksek tansiyon en sinsi işaretlerden bir tanesi ve yıllarca hiç belirti vermeyebilir. Kötü kolestrol, diyabet... Şu anda ülkemizdeki diyabet insanların yarısı diyabetik olduklarını bilmiyorlar. Bu diyabet, kalp damar hastalıklarını hızlandıran bir şey” dedi.Hareketsizlik, uyku apnesi ve ailede daha önce kalp krizi görülmesi de koroner kalp hastalığı açısından dikkate alınması gereken faktörler arasında gösteriliyor.Prof. Dr. Bingür Sönmez ayrıca 50 yaşından sonra bilgisayarlı anjiyo yaptırılması gerektiğini belirterek, “Çünkü bu yaklaşık gelecek olan 5 yılın habercisi oluyor” ifadelerini kullandı.Cem Yılmaz'ın fotoğrafıyla başlayan kulak memesindeki çizgi tartışmasına ilişkin Sönmez'in değerlendirmesine göre, söz konusu çizgi tek başına kalp hastalığı göstergesi değil. Uzman isim, kalp ve damar hastalıkları açısından yüksek tansiyon, kötü kolesterol, diyabet, hareketsizlik, uyku apnesi ve aile öyküsü gibi risk faktörlerine dikkat çekti.

01 Eylül 2026 27
Yarasaların uzun ömür genleri: İnsan sağlığına ışık tutuyor SAĞLIK
SAĞLIK

Yarasaların uzun ömür genleri: İnsan sağlığına ışık tutuyor

Bilim insanları, yarasaların bağışıklık sistemlerinin nasıl çalıştığını inceleyerek insan ömrünü uzatmaya dair neler öğretebileceklerini anlamaya çalışıyor. Yarasalar, boyutları dikkate alındığında en uzun ömürlü memeliler ve virüslere uyum sağlama ile savunmalarını güçlendirme yeteneğine sahip. Bilim insanları şimdi, insanların yarasaların virüslere direnme ve hatta kanseri önleme becerisinden bir şeyler öğrenip öğrenemeyeceğini anlamaya çalışıyor.Nature dergisinde yayımlanan yeni birçalışma(kaynak İngilizce), bu hayvanların uzun ömürlülük ve hastalıklarla mücadele konusunda neler öğretebileceğini inceledi. Bulgular, yarasaların yaşlanmayı yavaşlatma ve virüslere tolerans gösterme becerilerinin genetik olarak bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor; bu da aynı biyolojik “numaraların” hem enfeksiyonlardan hem de yaşlılığın getirdiği yıpranmadan koruduğunu düşündürüyor.“Yarasalar, olağanüstü bir dayanıklılık kapasitesi, hastalıklarla başa çıkma konusunda inanılmaz bir yetenek ve kanseri önleyebilme açısından dikkate değer bir yetenek geliştirdi” dedi Kaliforniya Üniversitesi Berkeley’den çalışmanın yazarı Juan Manuel Vazquez.“Bu da şu anlama geliyor: Yarasaların diğer memelilerde olmayan tüm bu özellikleri nasıl geliştirdiğini anlarsak, insan hastalıklarına yol açan sıradan etkenlerle başa çıkmak için tamamen yeni ve beklenmedik yollar bulabiliriz.”Çalışma kapsamında Vazquez, farklı yarasa türlerini yakalamak, biyopsi almak ve yeniden doğaya bırakmak için seyahat etti. Şu anda 32 türü temsil eden 259 bireyden alınmış hücre kültürlerine sahip.Araştırmacı, memeliler arasında uzun ömür ve hastalıklara karşı direnç açısından en uç uyumlara sahip olduğu bilinen Myotis cinsine ait yarasalara odaklandı. Bu grupta yer alan Myotis brandtii (Brandt yarasası) 42 yıla kadar yaşayabiliyor.Sekiz farklı tür için yüksek kaliteli genetik haritalar oluşturan araştırmacılar, bu hayvanların hayatta kalmak için kullandığı belirli biyolojik “numaraları” belirledi.En önemli bulgulardan biri, uzun ömürlü yarasaların kanseri önlemenin yollarını geliştirmiş olması. Örneğin, küçük kahverengi yarasa (Myotis lucifugus), zararlı hale gelmeden önce hasarlı hücreleri ortadan kaldırma konusunda gelişmiş bir kapasiteye sahip.Buna örnek olarak PKR adı verilen belirli bir bağışıklık faktörü gösterilebilir; çünkü çoğu Myotis türü, daha geniş bir virüs yelpazesiyle mücadele edebilmek için bu genin ekstra kopyalarını geliştirmiş durumda.Yarasalar, kendileri hastalanmadan insanlar için tehlikeli virüsleri taşıyabilen hayvanlar, yani zoonotik rezervuarlar olarak işlev görüyor. Bunu yapabilme yetenekleri, viral tolerans olarak bilinen özel bir evrimsel stratejinin sonucu.Araştırma, çoğu memeli virüslerle mücadele ederken patojeni ortadan kaldırmayı hedefleyen “direnç” mekanizmasını kullanırken, yarasaların çok yüksek düzeyde viral tolerans geliştirdiğini ortaya koydu.Yarasalar, diğer memelileri öldürebilecek zararlı inflamasyonu ve hücresel stresi baskılayan mekanizmalar geliştirdi; bu da virüslerin vücutlarında yaşamaya devam etmesine olanak tanıyor.COVID-19 pandemisi gibi insan salgınlarından sorumlu RNA virüslerinde ise yarasalar, sahip oldukları bağışıklık geni sayısını değiştirme ve savunmalarını genişletmek için ekstra kopyalar geliştirme eğiliminde.Araştırmacılara göre yarasalar, kanser ve hücresel yıpranma gibi sorunlara doğal çözümler geliştirdikleri için bu süreçlerin insanlar için nasıl yönetilebileceğine dair bir yol haritası sunuyor.Vazquez, yarasaların uzun süre hastalanmadan yaşayacak şekilde evrimleştiğini, bunun da yaşlanmaya bağlı hastalıklar ile enfeksiyon hastalıklarına tamamen ayrı alanlar olarak bakmamız gerekmediğini düşündürdüğünü belirtti.“Bu yarasalara bakıp şunu anlamaya çalışabiliriz: Bağışıklık sisteminizi virüslerle savaşacak şekilde güçlendirebildiğiniz gibi, belki de yaşlılıkta zayıflamasını engelleyecek biçimde de güçlendirebilirsiniz” diye ekledi.“Ya da yarasalar, bağışıklık sistemimizin yorulmasını önleyerek tümörlerle savaşmanın yollarını bulmamıza yardımcı olabilir; bu da yaşamın diğer stresleriyle başa çıkmamıza ve bağışıklığımızı tüketmememize katkı sağlayabilir.”Kaynak: Euronews Sağlık

01 Eylül 2026 23
Samsun’da ALS hastasına çift kapak ameliyatı: Literatürde benzeri bulunmadı SAĞLIK
SAĞLIK

Samsun’da ALS hastasına çift kapak ameliyatı: Literatürde benzeri bulunmadı

Samsun’da yaşayan Oktay Asal, 2023 yılında yüksek tansiyon, yürüme ve konuşma bozukluğu ile sol tarafında his kaybı şikayetiyle Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki Nöroloji servisine başvurdu. ... Samsun’da yaşayan Oktay Asal, 2023 yılında yüksek tansiyon, yürüme ve konuşma bozukluğu ile sol tarafında his kaybı şikayetiyle Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki Nöroloji servisine başvurdu. Yapılan tetkiklerde ALS hastalığı başlangıcı teşhisi konulan Asal’ın şikayetleri zamanla arttı. Nefes darlığı, çabuk yorulma, yolda yürüyememe ve konuşma güçlüğü yaşayan Asal, yeniden hastaneye başvurdu. Yapılan incelemelerde birisi doğuştan diğeri ise sonradan bozulan iki kalp kapağında ileri derecede bozulma ve buna bağlı belirgin kalp büyümesi geliştiği tespit edildi. Ameliyata alınan Asal, yüksek riskli bir operasyonla aynı ameliyatta mekanik protezlerle değiştirildi.AMELİYAT 5 SAAT SÜRDÜSamsun Şehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği’nde gerçekleştirilen operasyonun, ALS hastasına aynı seansta mekanik aort ve mitral kapak replasmanı uygulanması açısından dünya tıp literatüründe benzeri bulunmadığı bildirildi. Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı öğretim üyeleri ile Samsun Şehir Hastanesi hekimlerinin gerçekleştirdiği operasyonda, Asal’ın doğumsal kalp kapağı bozukluğuna bağlı olarak ileri derece hasarlanan aort ve mitral kapakları yaklaşık 5 saat süren ameliyatta değiştirildi.BAŞARILI AMELİYAT SONRASI HASTA TABURCU OLDUAmeliyatın başarılı bir şekilde gerçekleştiğini belirten Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahi Tıp Bilimleri Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Emrah Ereren, “Hastamız çift kapak replasmanı ameliyatı oldu. Mitral kapak yetmezliği ve aort kapağında darlık, doğumsal bir bozukluk sebebiyle gelişen kapak hastalığından dolayı her iki kapağında değişmesi gerekiyordu. ALS hastalarında cerrahiden ziyade ameliyat sonrası süreç daha zorlu geçiyor. O konuda endişelerimiz vardı. Anestezin ve yoğun bakım ekibimizin desteğiyle hastamızın da gayretiyle bu süreçleri atlatabildik. Ameliyatımız başarıyla sonuçlandı. Hedeflediğimiz cerrahi yapabildik. Şimdi hastamızı taburcu ediyoruz. Bundan sonraki hayatta tabi belli bir takipleri olacak. Kapak hastalarında kullanılması gereken belli ilaçlar, kan sulandırıcılar onları takip edeceğiz. Ama çok şükür korktuğumuz ölçüde bir problem yaşamadan bu ameliyattan sağ salim ve başarıyla sonuç alabildik” dedi.Özellikle cerrahi sınıra gelmiş olan kalp kapak hastalıklarında yaşam süresi beklenenden çok daha az olduğunu belirten Ereren, “Kalp kapak hastalıkları daha çok doğumsal şekil bozukluklarından veya geçirmiş bazı enfeksiyonlara bağlı oluyor. Özellikle kalp kapağında ciddi bir darlık oluştuktan sonra 2 ile 5 yıl içerisinde hasta çok ağır semptomlar yaşamaya başlıyor. Özellikle tabii yaşamda en çok sıkıntı oluşturan şey nefes darlığı. Yine eforla ciddi sıkıntı yaşamaya başlıyorlar. Halsizlik, yorgunluk. Bütün bu şikayetler gün be gün artıyor. Cerrahi bu tarz hastalarda son seçenek. Biz de bu alternatifleri düşünürken tabii hem bir yandan bu hastalığın kendisinin risklerini düşündük. Hem de ameliyat olup olmaması konusunda beraber istişare ettik. Kendisine de bu konuda bilgiler verdik. Ama gördüğümüz kadarıyla ameliyattan fayda gördü. Zaman içerisinde daha da görecek. Hayati riski kapak ameliyatı olmayanlarda olan durum artık yok” diye konuştu.TÜRKİYE'DE DEĞİL, DÜNYADA HENÜZ BU ŞEKİLDE BİR AMELİYAT TANIMLANMAMIŞDünya literatüründe yaptıkları taramada benzer bir vakaya rastlamadıklarını da belirten Ereren, “Ameliyatla ilgili bizi en çok endişeye düşüren durum olan bu ek hastalık yani ALS ile ilgili de bildirilmiş herhangi bir literatür bilgisi yok kalp ameliyatlarıyla ilgili. Şu ana kadar yayınlanmış bir açık kalp cerrahisi geçiren veya kapak cerrahisi geçiren motor nöron hastalığıyla ilgili bir bulgu da yoktu. Bu da tabi bizi en çok endişeye sevk eden durumlardan biriydi. Aslında bir ilk olacak inşallah yayınlandığı zaman. Bu konuyla ilgili de literatür hazırlığımız devam ediyor. Literatür taraması derken bunun bilimsel PubMed veri tabanında ve kabul görmüş bilimsel makaleler tarayarak baktık. Türkiye'de değil, dünyada henüz bu şekilde bir ameliyat tanımlanmamış” dedi.SOLUNUM CİHAZINDAN BEKLENENDEN ERKEN AYRILDIHastanın ALS hastalığı nedeniyle ameliyatın özel bir risk taşıdığını ifade eden Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi Aneztezi Uzmanı Doç.Dr. Şener Canikli Adıgüzel, “Oktay Bey ile 3 ay önce ameliyat kararı alındığında ayrıntılı görüştük. Çünkü kendisinin özel bir durumu vardı. ALS dediğimiz solunum kaslarını da tutan ciddi bir hastalığı var. Bunun yanında da ciddi kalp kapak patolojileri vardı. İkisinin birleşmesi sebebiyle de özellikle solunumsal açıdan ciddi sıkıntılar yaşıyordu. Zaten mevcut haliyle solunum kaslarını tutan bir hastalık olduğu için onu oldukça zorlayan bir durumdu. Ameliyat kararı alındı. Biz ayrıntılı görüşmelerimizi yaptık. Kendisini özellikle anestezi ile ilgili ameliyat sonrasında solunumla ilgili ekstra sıkıntılar yaşayabileceğimizi, çünkü ameliyat ne kadar iyi olursa olsun solunum kaslarındaki güçsüzlükten dolayı solunum makinesine ihtiyacı olabileceğini anlattık. Kendisinden bu süreçte solunum kapasitesini artırıcı egzersizler yapmasını istedik. Göğüs hastalıkları nöroloji doktorlarıyla ayrıntılı görüştük. O da zaten çok uyumlu bir hastaydı. Ameliyattan sonra da solunum kaslarını daha fazla baskıya uğramaması adına, solunum baskılayıcı ilaçlardan mümkün olduğunca uzak bir anestezi şekli uyguladık. Ağrı kesici ilaçlarımızı da ona göre belirledik. Hatta mümkün olduğunca solunum baskılayıcı ağrı kesici kullanmadan özel ağrı kesici blok işlemleri uyguladık ve böylece uygun bir şekilde solunum makinesinden kalış süresini uzatmadan ayırabildik. Sonuç itibariyle kendisi de oldukça gayretli bir hasta olduğu için bugün sağlıklı bir şekilde burada. Sanırım bundan sonrasında taburculuk için hazır. Bizim açımızdan tedavisiyle ilgili bir önerimiz kalmadı. Normal hayatına bundan sonra devam edecek” diye konuştu.‘AMELİYAT OLMASAM ÇOK KISA SÜRE YAŞAYABİLECEĞİMİ SÖYLEDİLER’2023 yılında yüksek tansiyonla eğitim araştırma hastanesine başvurduğunu belirten Hasta Oktay Asal (43) ise “Orada nörolojiye başvuru yaptım. Nörolojide ALS hastalığının başlangıcı olduğunu söyledi. Bu kısa sürede ilerledi. Yürüme ve konuşma bozukluğum başladı. Sol tarafımda his kaybı vardı. Yolda yürüyemiyordum, konuşamıyordum. Çok hızlı konuşuyordum ve kelimelerimi çok yuvarlayarak konuşmaya başladım. Daha sonra bu beni bayağı bir zorladı ve ALS’nin hızlı ilerlediğini düşündüm. Sonra tekrar hastaneye geldim. Aslında ALS’den değil, kalbimde bir sıkıntı olduğunu söylediler. Kalp kapakçıklarımdan bir problem vardı. Bir tanesi doğuştan bir tanesi daha sonradan özelliğini yitirmişti. Konuşurken ve yürürken beni yoruyordu. Emre Hocamla oturduk, konuştuk. Baya iyi konuştu, bana her şeyi anlattı. Başka bir doktora gitseydim belki ikna edemezdi beni. Hocaya, ‘hocam ben ameliyat olmazsam ne olur?’ dediğimde bana çok kısa bir süre yaşayabileceğimi söyledi. Ama ameliyat olursam her şeyin düzelebileceğini, çok iyi hissedeceğimi ve kendilerine güvenmemi istedi. Hocam ekibiyle birlikte ameliyatıma girdi. Ameliyatım çok iyi geçti. Ben bu kadar çok çabuk düzelebileceğimi beklemiyordum. Şu anda çok iyiyim” dedi.Kaynak: DHA

31 Ağustos 2026 4
Sakarya’da Polikistik böbrek hastalığına karşı farkındalık etkinliği SAĞLIK
SAĞLIK

Sakarya’da Polikistik böbrek hastalığına karşı farkındalık etkinliği

Sakarya’da Dünya Polikistik Böbrek Hastalığı Farkındalık Günü kapsamında Adapazarı Sosyal Gelişim Merkezi’nde (SGM) "Böbrekte Kistim Var Ne Yapmalıyım?" başlıklı farkındalık buluşması gerçekleştirecek. 1 Eylül Salı günü saat 13.30’da başlayacak programda hastalıkla ilgili merak edilenler uzman isimler tarafından anlatılacak.Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Dünya Polikistik Böbrek Hastalığı Farkındalık Günü kapsamında önemli bir buluşmaya ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile SAÜ Tıp Fakültesi iş birliğiyle düzenlenecek farkındalık buluşması, 1 Eylül Salı günü saat 13.30’da Adapazarı Sosyal Gelişim Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek. Polikistik böbrek hastalığı konusunda farkındalığın artırılmasının amaçlandığı programın moderatörlüğünü Prof. Dr. Hamad Dheir üstlenecek. Doç. Dr. Mahmud İslam ise hastalığın belirtileri, takip süreci ve dikkat edilmesi gereken konularda katılımcılara önemli bilgiler aktaracak. Böbrek sağlığı konusunda bilinç oluşturacak programda katılımcılar, polikistik böbrek hastalığıyla ilgili merak ettikleri konularda bilgi edinme fırsatı bulacak. Yetkililer, 1 Eylül Salı günü saat 13.30’da SGM Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek programa tüm vatandaşları davet etti.Kaynak: İHA

31 Ağustos 2026 18