Bizi Takip Edin

Sağlık Gazetesi ve Sağlık Dergisi Artık Tek Platformda

Sağlık Gazetesi ve Sağlık Dergisi yenilenen dijital yapısıyla tek platformda birleşti. Güncel sağlık haberleri, röportajlar, duyurular ve dergi yayınları artık daha kolay erişilebilir.

Habere Git
SAYI: 351 | TEMMUZ 2026

351. Sayı

Sağlık dergimizin 351. sayısı yayınlandı! Hemen dijital olarak inceleyin.

Dijital Okuma
PDF İndirme Seçeneği
İnteraktif Flipbook
351. Sayı

CANLI YAYIN TAKVİMİ

TÜMÜNÜ GÖR >
08
Eki
Prş
10:00 CANLI

ÜRETİCİLERLE EL ELE

İZLE
03
May
Çrş
15:00 CANLI

Tıbbi Cihazlar Üreticileri Derneği

Mustafa DAŞCI - Tıbbi Cihazlar Üreticileri Derneği Başkanı
İZLE
14
Eki
Çrş
10:00 CANLI

Sağlıkta Tıbbi Cihaz Gelecek Vizyonu

İZLE

ÖNE ÇIKAN RÖPORTAJLAR

TÜMÜNÜ GÖR >
“Ege’ den Türkiye’ye Uzanan Güven Yolculuğu: Biyotek Tıbbi Cihazlar”
RÖPORTAJ

“Ege’ den Türkiye’ye Uzanan Güven Yolculuğu: Biyotek Tıbbi Cihazlar”

09 Temmuz 2026 28
Ziel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Sedat Akyol:  “Sağlık Kuruluşlarının Her An Yanındayız”
RÖPORTAJ

Ziel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Sedat Akyol: “Sağlık Kuruluşlarının Her An Yanındayız”

Sedat Akyol - Ziel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü

09 Temmuz 2026 20
Türkiye’de Medikal Sektörün Geldiği Nokta
RÖPORTAJ

Türkiye’de Medikal Sektörün Geldiği Nokta

Vefa Türksever - Tüm Medikalciler Platformu Başkanı

09 Temmuz 2026 21
Terlemeyi Durdurmak Kalıcı Çözüm mü, Sorunu Başka Bir Bölgeye Taşımak mı?
KÖŞE YAZISI

Terlemeyi Durdurmak Kalıcı Çözüm mü, Sorunu Başka Bir Bölgeye Taşımak mı?

10 Temmuz 2026 13

GÜNCEL HABERLER

TÜMÜNÜ GÖR >
Lüks değil zorunluluk! Yavaş şehir ömür uzatıyor SAĞLIK
SAĞLIK

Lüks değil zorunluluk! Yavaş şehir ömür uzatıyor

Her gün bir yere yetişme telaşı, trafiğin stresi, ekranların hızı ve bitmek bilmeyen gürültü... Bilim, modern şehir hayatının bedenimizi yaşlandırdığını ve şehir kaosunun yaşam süresini kısalttığını söylüyor. Kişiselleştirilmiş Tıp ve Yaşam Tarzı Tıbbı Uzmanı Dr. Hande Namal Türkyılmaz'a göre bunun çözümü tası tarağı toplayarak bir kasabaya yerleş…

10 Temmuz 2026 3
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nda Görev Değişimi: Hüseyin Çelik TİTCK Başkanı Oldu KAMU
KAMU

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nda Görev Değişimi: Hüseyin Çelik TİTCK Başkanı Oldu

 Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nda (TİTCK) görev değişimi gerçekleştirildi. TİTCK Başkanlığı görevini yürüten Prof. Dr. Ahmet Ayar, görevini Hüseyin Çelik'e devretti. Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayıp Birinci'nin makamında gerçekleştirilen devir teslim törenine TİTCK Başkan Yardımcıları, 1. Hukuk Müşaviri Nuray Bilgin Demir il…

10 Temmuz 2026 24
Geleceği tehdit eden sessiz tehlike: 'Çocukluk çağı obezitesi' SAĞLIK
SAĞLIK

Geleceği tehdit eden sessiz tehlike: 'Çocukluk çağı obezitesi'

İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi Diyetisyeni Buse Uzun Özdemir, çocukluk çağı obezitesinin yetişkinlikte kronik hastalıklara davetiye çıkaran sessiz bir tehlike olduğunu belirterek ebeveynlere kritik uyarılarda bulundu. Obeziteyle mücadelede katı diyetlerin ve yasakların çözüm olmadığını vurgulayan Özdemir, ailelerin çocuklarına doğru beslenme …

10 Temmuz 2026 3
Prof. Dr. Erol: "Bel Ağrılarının Büyük Kısmı Bel Fıtığından Değil, Mekanik Bel Ağrısından Kaynaklıdır" YAŞAM
YAŞAM

Prof. Dr. Erol: "Bel Ağrılarının Büyük Kısmı Bel Fıtığından Değil, Mekanik Bel Ağrısından Kaynaklıdır"

Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fatih Serhat Erol, "Bel fıtığının önemli bir hastalık olduğunun altını çizerek bel ağrılarının büyük bir kısmının bel fıtığından değil de mekanik bel ağrısından kaynaklıdır" dedi.Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Ba…

10 Temmuz 2026 18
 
Sağlık Bakanı Memişoğlu, Karabük Valiliği ziyaretinde konuştu: SAĞLIK
SAĞLIK

Sağlık Bakanı Memişoğlu, Karabük Valiliği ziyaretinde konuştu:

- 'Türkiye artık dünyada sözü geçen, beklentileri karşılayan, aynı zamanda da dediği kabul gören ülke haline gelmiş durumda' KARABÜK (AA) - Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 'Türkiye artık dünyada sözü geçen, beklentileri karşılayan, aynı zamanda da dediği kabul gören ülke haline gelmiş durumda.' dedi.Programı kapsamında Karabük'e gelen Bakan Memişoğlu, Valiliği ziyaret etti. Valilik Şeref Defterini imzalayan Memişoğlu, Vali Oktay Çağatay ve ilgililerden kentteki çalışmalar hakkında bilgi aldı.Ziyaretin ardından açıklama yapan Memişoğlu, 'Sağlıklı Türkiye Yüzyılı' kapsamında Türkiye'yi karış karış dolaşmaya devam ettiklerini söyledi.Emeğin ve çalışkanlığın timsali Karabük'te bulunduklarını belirten Memişoğlu, kentte sağlık alanında değerlendirmeler yapmak için kente geldiklerini kaydetti.Memişoğlu, Karabük'ün sağlık hizmetleri anlamında son 20 yılda büyük gelişim gösterdiğine işaret ederek, bunu daha da geliştirmek için ne yapabileceklerini konuşacaklarını anlattı.Kente ilave hastane konusunda planlamalarının bulunduğunu dile getiren Memişoğlu, 'Amacımız Karabük'teki insanlarımızın başka yere sağlık hizmeti almak için gitmesinin önüne geçmek. Her türlü sağlık hizmetini verebilir hale getirmek için de elimizden geldiğince planlamaları yapacağız.' diye konuştu.Memişoğlu, Eskipazar'da hastane inşaatının olduğunu, Ovacık'taki hastanenin bitme aşamasına geldiğini, bu iki hastaneyi yıl sonuna kadar hizmete sunacaklarını belirtti.- 'İnsanların bize muhtaç olduğu her yerde Türkiye var'Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde sağlıkta gerçekten büyük yol kat ettiğini vurgulayan Memişoğlu, şöyle devam etti:'En üst ligde dünyada örnek gösterilen ülkelerden biriyiz. Sadece Türkiye içinde değil, dünyanın her yerindeki sağlıkla ilgili bizden beklentisi olan insanların da yardımına koşuyoruz. Venezuela'da büyük deprem oldu. Onunla ilgili ekiplerimiz orada, aynı zamanda da bugün ilaç ve cihaz desteği organizasyonu yaptık, onlara yardım ediyoruz. Bugün Gazze'sinden Sudan'ından Somali'sinden İran'ından Ukrayna'sından insanların bize muhtaç olduğu her yerde Türkiye var. Gördünüz, NATO'nun toplantısını da... Türkiye artık dünyada sözü geçen, beklentileri karşılayan, aynı zamanda da dediği kabul gören ülke haline gelmiş durumda. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde daha çok çalışıyoruz. Türkiye'yi gerçekten daha güçlü hale getirmeye çalışıyoruz. Sağlık hizmetlerinde de bunu yapmak için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz.'Memişoğlu, toplumdan sağlıklı kalmayı ön planda tutmaları yönünde beklentilerinin olduğunu dile getirerek, amaçlarının insanların fazla kilo, hareketsizlik ve kötü alışkanlıklardan uzak durmalarını sağlamak olduğunu anlattı.Sağlık hizmetlerinin, sadece hasta olunduğu zaman değil, sağlıklı kalmak için de kullanılması, sağlıklı hayat ve aile sağlığı merkezlerinden bu konuda hizmet talep edilmesi gerektiğini belirten Memişoğlu, insanların önce sağlıklı kalmasını istediklerini kaydetti.Memişoğlu, sağlık çalışanlarına teşekkür ederek, onların iş yaşantılarını daha iyi hale getirmek için de planlama yapacaklarını sözlerine ekledi.Programda, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin ve Durmuş Ali Keskinkılıç, Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay İsmail Gökcek, İl Emniyet Müdürü Ahmet Canver, AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt, İl Sağlık Müdürü İsmail Kara, Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Erkan Doğan ve diğer ilgililer yer aldı.Kaynak: Etik Haber

10 Temmuz 2026 3
Prof. Dr. Aylin Gül: 'Yazın serinlemek isterken sağlığınızdan olmayın' SAĞLIK
SAĞLIK

Prof. Dr. Aylin Gül: 'Yazın serinlemek isterken sağlığınızdan olmayın'

Medical Point Gaziantep Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Aylin Gül, yaz aylarında özellikle kulak enfeksiyonları, boğaz kuruluğu, alerjik şikayetler ve sinüzit ataklarının daha sık görüldüğünü belirterek vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Medical Point Gaziantep Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Aylin Gül, yaz aylarında özellikle kulak enfeksiyonları, boğaz kuruluğu, alerjik şikayetler ve sinüzit ataklarının daha sık görüldüğünü belirterek vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu.Yaz mevsiminin keyifli geçmesi için alınacak basit önlemlerin birçok sağlık sorununu önleyebileceğini ifade eden Prof. Dr. Aylin Gül, özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan bireylerin daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.'Havuz sonrası kulak enfeksiyonları artıyor'Yüzme sonrası kulakta kalan nemin bakterilerin çoğalması için uygun bir ortam oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Aylin Gül, dış kulak yolu enfeksiyonlarının yaz aylarında en sık karşılaşılan KBB hastalıklarından biri olduğunu söyledi.Prof. Dr. Aylin Gül, 'Yüzme sonrasında kulakta ağrı, dolgunluk hissi, kaşıntı veya akıntı gelişmesi enfeksiyon belirtisi olabilir. Kulak içine pamuklu çubuk ya da yabancı cisimlerle müdahale etmek enfeksiyonu daha da ağırlaştırabilir. Şikayetler başladığında vakit kaybetmeden bir Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurulmalıdır' dedi.Klima boğazı ve ses tellerini olumsuz etkileyebilirKlimaların bilinçsiz kullanımının boğaz kuruluğu, ses kısıklığı ve üst solunum yolu enfeksiyonlarını tetikleyebildiğini ifade eden Prof. Dr. Aylin Gül, ortam sıcaklığının çok düşük ayarlanmaması gerektiğini vurguladı.Dr. Gül, 'Klima hava akımının doğrudan yüz ve boyun bölgesine gelmesi boğaz mukozasını kurutarak enfeksiyonlara zemin hazırlayabilir. Ortamın düzenli havalandırılması ve yeterli sıvı tüketimi yaz aylarında büyük önem taşıyor' şeklinde konuştu.Yaz mevsiminde polen, toz ve çevresel alerjenlerin etkisinin sürdüğünü belirten Prof. Dr. Aylin Gül, uzun süren burun tıkanıklığı, hapşırık, geniz akıntısı ve kaşıntının alerjik rinit belirtisi olabileceğini söyledi. Dr. Gül, 'Burun tıkanıklığı yalnızca yaşam kalitesini düşürmekle kalmaz; uyku düzenini, nefes almayı ve günlük performansı da olumsuz etkileyebilir. Uzun süren şikâyetlerde mutlaka uzman değerlendirmesi yapılmalıdır' şeklinde konuştu.Geçmeyen belirtiler ihmal edilmemeliİki haftadan uzun süren ses kısıklığı, boyunda ele gelen kitle, yutma güçlüğü, kulakta işitme kaybı veya sürekli burun tıkanıklığının mutlaka uzman tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aylin Gül, erken teşhisin birçok hastalıkta tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını ifade etti.'Sağlıklı bir yaz için küçük önlemler yeterli olabilir'Yaz aylarında alınacak basit tedbirlerin kulak burun boğaz hastalıklarının büyük bölümünü önleyebileceğini söyleyen Prof. Dr. Aylin Gül, 'Temizliği denetlenen havuzları tercih etmek, yüzme sonrasında kulak hijyenine dikkat etmek, klimayı doğru kullanmak, bol su tüketmek ve uzun süren şikâyetleri önemseyerek gecikmeden hekime başvurmak sağlıklı bir yaz geçirmenin temel adımlarıdır. Erken tanı sayesinde birçok Kulak Burun Boğaz hastalığı başarılı bir şekilde tedavi edilebilmektedir' diye konuştu.Kaynak: Etik Haber

10 Temmuz 2026 3
Araştırma: Az Miktarda Alkol Tüketilmesi Bile Tansiyonu Yükseltiyor BILIM
BILIM

Araştırma: Az Miktarda Alkol Tüketilmesi Bile Tansiyonu Yükseltiyor

Yeni bir araştırmada, günde az miktarda dahi olsa alkol tüketiminin, tansiyon seviyelerini yükseltebileceği ortaya kondu. Amerikan Kalp Derneğinin (AHA) bilimsel yayını "Hypertension" dergisinde yayımlanan araştırma kapsamında, ABD, Güney Kore ve Japonya'dan 19 bin 500'den fazla kişinin verileri yaklaşık 5 yıl incelendi.Uzmanların verileri analizinde, "az miktarda" alkol tüketen kişilerde bile tansiyonun yükseldiği görüldü.Araştırmada, büyük tansiyonun, günde ortalama 12 gram (yaklaşık bir kadeh) alkol tüketen kişilerde yaklaşık bir birim arttığı gözlendi.Günlük alkol tüketimi 48 grama çıkan kişilerde ise bu artışın yaklaşık 5 birime ulaştığı belirlenirken, küçük tansiyonda ise erkeklerde artış gözlenirken, kadınlarda belirgin bir değişim saptanmadı. "Azaltmak İyi, Tamamen Bırakmak En İyisi"Araştırmanın başyazarı Boston Üniversitesi Halk Sağlığı Okulu Öğretim Üyesi Prof. Marco Vinceti, elde ettikleri bulguların şaşırtıcı olduğunu belirterek "Düşük miktarda bile olsa alkol tüketiminin zaman içinde tansiyon artışıyla ilişkili olduğunu fark ettik." ifadesini kullandı.Alkolün tansiyonu yükselten tek etken olmadığını vurgulayan Vinceti, "Alkol alımını sınırlamak tavsiye edilir ancak tamamen kaçınmak çok daha iyidir." değerlendirmesinde bulundu.Dünya Hipertansiyon Ligi Başkanı Paul Whelton da başlangıçta tansiyonu normal sınırda olup da yükselme eğiliminde olan kişilerin, alkolü tamamen bırakmaktan en çok fayda sağlayacak grup olduğunu belirtti.Yüksek tansiyon, kalp krizinden felce, böbrek yetmezliğinden vasküler demansa (damarsal bunama) kadar birçok ciddi sağlık sorununa yol açabiliyor.  

10 Temmuz 2026 19
Çalışma: Kan Testi, Endometriozis Tanısında Yeni Umut Olabilir BILIM
BILIM

Çalışma: Kan Testi, Endometriozis Tanısında Yeni Umut Olabilir

Endometriozis hastalarına özgü hormon örüntüsünü tespit edebilen yeni bir kan testi, teşhisi günümüzde 12 yıla kadar uzayabilen hastalığın çok daha kısa sürede tanı almasına yönelik umutları artırıyor. Yeni bir araştırmaya göre kan testi, endometriozisi olan kişilerde görülen hormon örüntüsünü yüzde 95'in üzerinde doğrulukla tespit edebiliyor. Bulgular, dünya genelinde yaklaşık 190 milyon kişiyi etkileyen hastalığın tanı sürecinde önemli bir dönüşümün önünü açabilir.Rahim iç zarına (endometrium) benzer dokunun rahim dışında büyümesiyle ortaya çıkan endometriozis, günümüzde genellikle pelvik muayene, ultrason, manyetik rezonans görüntüleme (MR) veya cerrahların karın ve pelvis bölgesindeki organları küçük kesilerden incelemesini sağlayan minimal invaziv bir cerrahi yöntem olan laparoskopi ile teşhis ediliyor.Dünya Sağlık Örgütüne (DSÖ) göre, endometriozisin teşhis edilmesi 12 yıla kadar sürebiliyor. Erken tanı ve etkili tedaviye erişim ise özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde sınırlı kalıyor.Endometriosis UK Üst Yöneticisi (CEO) Emma Cox, "Endometriozis hastaları uzun yıllardır kabul edilemeyecek kadar uzun tanı bekleme süreleriyle karşı karşıya kalıyor. İngiltere'de hastalığın teşhis edilmesi ortalama dokuz yıldan fazla sürüyor." ifadelerini kullandı.Geç tanının tedaviye erişimi geciktirdiğini ve hastalığın ilerleme riskini artırdığını belirten Cox, yeni tanı yöntemlerinin bu sürecin kısaltılmasına katkı sağlayabileceğini vurguladı.Yeni Araştırma Oyunun Kurallarını Değiştirebilir."Bu bulgular, endometriozisi anlama biçimimizde önemli bir ilerlemeye işaret ediyor" diyen Edinburgh Üniversitesi’nden çalışmanın ortak yazarı Douglas Gibson, bunun altını çizdi.Araştırmanın yazarlarına göre östrojenlerin endometriozisi etkilediği bilinse de, üreme sağlığı, kemik yoğunluğu ve kas kütlesi için hayati önem taşıyan testosteron gibi cinsiyet hormonlarını içeren bir grup olan androjenlerin rolü aynı ölçüde anlaşılmış değil. Bu çalışma, işte bu bilgi boşluğuna odaklandı.Araştırma ekibi, endometriozis tanısı konmuş 159 kadın ile hastalığı olmayan 57 kadının kanındaki hormon düzeylerini analiz etti. Analiz, böbreklerin üzerindeki adrenal bezlerde üretilen bir hormon grubu olan 11-oksijenlenmiş androjenler de dahil olmak üzere androjenlere odaklandı.Endometriozisli kadınların, kas gelişimine ve cinsiyet organlarının büyümesine katkıda bulunan bir androjen olan 11-ketotestosteronun yüksek düzeyleri de dahil olmak üzere, kendine özgü bir hormonal parmak izine sahip olduklarını keşfettiler.Bu hormonal farklılıktan yola çıkan araştırmacılar, hangi hastalarda endometriozis olduğunu ve hangilerinde olmadığını yüzde 95’in üzerinde bir doğrulukla belirleyebildi.Gibson, "Bu yeni içgörünün endometriozis hastaları için daha erken tanıya ve yenilikçi tedavilerin geliştirilmesine yol açacağından umutluyuz." dedi.Kaynak: Euronews  

10 Temmuz 2026 17
İsrail Yüksek Mahkemesi, Gazze’den Kaçırılan 14 Doktor İçin Hükümete Süre Tanıdı GENEL
GENEL

İsrail Yüksek Mahkemesi, Gazze’den Kaçırılan 14 Doktor İçin Hükümete Süre Tanıdı

İsrail Yüksek Mahkemesi, herhangi bir suçlama veya yargılama olmaksızın gözaltında tutulan Gazzeli 14 Filistinli doktorun serbest bırakılması talebiyle açılan davada, İsrail hükümetine yanıt vermesi için salı gününe kadar süre tanıdı. İsrail merkezli "İnsan Hakları İçin Doktorlar" (PHR) derneğinden yapılan yazılı açıklamada, Yüksek Mahkemenin, dernek tarafından yapılan başvuruya ilişkin kararını verdiği belirtildi.Karara göre mahkeme, İsrail hükümetini, Gazze Şeridi'nden kaçırılan ve haklarında hiçbir suçlama bulunmayan 14 hekimin durumuna yönelik yanıtını en geç salı gününe (yarın) kadar sunmaya zorunlu kıldı.Kemal Advan Hastanesi Müdürü Ebu Safiyye'nin Hayatı TehlikedeDernek, hükümetin sunacağı savunmada, Gazze'nin kuzeyindeki Kemal Advan Hastanesi Müdürü Dr. Husam Ebu Safiyye'nin yaşam koşulları ve maruz kaldığı ağır ihlallere ilişkin iddialara da yanıt vermesi gerektiğini vurguladı.Açıklamada, söz konusu dilekçenin 30 Nisan'da mahkemeye sunulduğu, ancak İsrail hükümetinin defalarca erteleme talebinde bulunduğu aktarıldı.Derneğin son erteleme talebine itiraz etmesi üzerine mahkemenin hükümete nihai bir mühlet tanıdığı ifade edildi."Ebu Safiyye Şiddetli Darptan Kaynaklı Sağlık Sorunları Yaşıyor"Ebu Safiyye'nin avukatı Nasır Avde, müvekkilini gözaltı merkezinde ziyaret ettikten sonra yaptığı açıklamada, Filistinli doktorun tekrarlayan fiziki saldırılara maruz kaldığını bildirdi.Avde, Ebu Safiyye'nin ciddi yaralanmalarının bulunduğunu, sağlık durumunun hızla kötüleştiğini ve hayatının doğrudan tehlike altında olduğunu belirtti.İnsan Hakları İçin Doktorlar Derneği, gözaltı merkezlerini resmi olarak denetleme yetkisi bulunan bir Yüksek Mahkeme yargıcından Ebu Safiyye'yi acilen ziyaret etmesini talep etti.Dernek ayrıca, hayati tehlikesi bulunan Filistinli doktorun bir kardiyolog ve avukat heyeti tarafından ziyaret edilebilmesi için mahkemeye ek başvurularda bulunulacağını kaydetti.Kaynak: AA  

10 Temmuz 2026 9
Yaz Aylarında İshal Vakaları Artıyor... Basit Önlemlerle Korunmak Mümkün! YAŞAM
YAŞAM

Yaz Aylarında İshal Vakaları Artıyor... Basit Önlemlerle Korunmak Mümkün!

Türkiye EKMUD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şafak Kaya Kavak, yaz aylarında artan ishal vakalarına karşı güvenli su tüketimi, el hijyeni ve gıdaların uygun koşullarda saklanmasının önemine dikkat çekerek, özellikle risk grubundaki bireylerde sıvı kaybının ciddi sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Yaz aylarında hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte ishal vakalarında belirgin artış görülüyor. Özellikle gıda kaynaklı enfeksiyonlar ve kirli su tüketimi, bu dönemde en sık karşılaşılan nedenler arasında yer alıyor.Türkiye EKMUD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şafak Kaya Kavak, yüksek sıcaklıkların bakterilerin gıdalarda daha hızlı çoğalmasına neden olduğunu belirterek, soğuk zincirinin bozulması ve uygun koşullarda saklanmayan gıdaların enfeksiyon riskini artırdığını ifade etti.Et, Süt, Yumurta Ve Deniz Ürünlerine DikkatÖzellikle uygun koşullarda saklanmayan et, süt, yumurta ve deniz ürünleri gibi gıdaların ve iyi yıkanmamış sebze ile meyvelerin enfeksiyon riskini önemli ölçüde artırdığını belirtti.Kavak ayrıca, havuz ve deniz suyunun yutulması ya da hijyenik olmayan içme sularının tüketilmesinin de ishal etkenlerinin bulaşmasına yol açabileceğini belirtti.Risk Grubundakilerde Sıvı Kaybı Ciddi Sonuçlara Yol Açabilirİshalin genellikle günde üç veya daha fazla sulu dışkılama ile kendini gösterdiğini söyleyen Kavak, “Buna bulantı, kusma, karın ağrısı, ateş ve halsizlik eşlik edebilir. Çoğu vaka birkaç gün içinde düzelmekle birlikte, özellikle bebekler, yaşlılar, gebeler ve bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerde ciddi sıvı kaybı gelişebilir. Ağız kuruluğu, aşırı susama, idrar miktarında azalma, baş dönmesi ve bilinç değişikliği gibi bulgular ortaya çıktığında vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.” dedi.Antibiyotik Her İshalde Gerekli Değilİshal tedavisinin temelini sıvı ve elektrolit kaybının yerine konulmasının oluşturduğu bilgisini veren Kavak, antibiyotiğin her ishal hastasında gerekli olmadığını vurgulayarak, ishallerin önemli bir kısmının viral nedenlerle geliştiğini belirtti.Gereksiz antibiyotik kullanımının fayda sağlamayacağı gibi antibiyotik direncini artırabileceğini ve bazı hastalarda zararlı sonuçlara yol açabileceğini ifade eden Kavak, “Bu nedenle antibiyotik tedavisine mutlaka hekim değerlendirmesi sonrasında başlanmalıdır.” dedi.Güvenli Su, El Hijyeni Ve Doğru Saklama ÖnemliYaz aylarında alınacak basit önlemlerin hastalıktan korunmada oldukça etkili olduğuna dikkat çeken Kavak, sözlerini şöyle sürdürdü:“Güvenilir içme suyu kullanılmalı, eller yemek hazırlamadan önce ve tuvalet sonrası mutlaka sabunla yıkanmalı, açıkta satılan gıdalardan kaçınılmalı, pişmiş yiyecekler uzun süre oda sıcaklığında bekletilmemeli ve sebze ile meyveler bol suyla yıkandıktan sonra tüketilmelidir. Piknik ve açık hava organizasyonlarında gıdaların uygun sıcaklıkta muhafaza edilmesine de özen gösterilmelidir.Yaz aylarında görülen ishallerin büyük bölümü basit hijyen kuralları ve güvenli gıda tüketimi ile önlenebilir. Özellikle risk grubundaki bireylerde belirtilerin ciddiye alınması ve erken dönemde sağlık kuruluşuna başvurulması, ciddi sıvı kaybı ve diğer komplikasyonların önüne geçilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.”Kaynak: Medimagazin  

10 Temmuz 2026 16
Araştırma: Obezite İlaçları Kilo Verdiriyor Ama Yaşam Kalitesini Artırmıyor GÜNDEM
GÜNDEM

Araştırma: Obezite İlaçları Kilo Verdiriyor Ama Yaşam Kalitesini Artırmıyor

Dünya genelinde obezite ilaçlarına ilgi artıyor; ancak yeni bir çalışma, kilo kaybının ötesinde, çoğunun bir yıllık kullanımdan sonra yaşam kalitesini belirgin biçimde artırmadığını ortaya koyuyor.Son bir yılda milyonlarca kişi Ozempic ve Mounjaro gibi kilo verme ilaçlarını kullandı; ancak yeni bir çalışma, yaşam tarzına yönelik faydaların tartıdaki rakamın ötesine çok da geçmeyebileceğini öne sürüyor.Tıp dergisi The BMJ’de yayımlanan çalışma, yaklaşık 100 bin katılımcı ve 19 farklı ilacı içeren 262 klinik denemeyi inceledi.Araştırmacılar, daha fazla kilo kaybının tutarlı biçimde daha yüksek yan etki ve tedaviyi bırakma oranlarıyla ilişkili olduğunu saptadı.“Çoğu etkin madde yaşam kalitesini anlamlı ölçüde iyileştirmiyor ve çok azı kalp‑damar sağlığı açısından fayda gösteriyor” diye yazdı çalışmanın yazarları.Denemelerde katılımcılar, sağlıkla ilişkili standart yaşam kalitesi anketlerini doldurdu. Araştırmacılar, bu skorların kilo verdirici ilaçlar kullanıldığında ne kadar değiştiğini yalnızca yaşam tarzı değişiklikleriyle karşılaştırdı ve başlıca tedavilerin genelinde yaşam kalitesinde klinik açıdan anlamlı bir iyileşme saptamadı.İncelenen tüm tedaviler arasında, Mounjaro ve Zepbound’un etkin maddesi olan tirzepatid ile klinik kullanım için henüz onaylanmamış CagriSema, fazla kilolu yetişkinlerde vücut ağırlığını en fazla azaltan ilaçlar olarak öne çıktı.Çalışmaya göre Ozempic ve Wegovy’de kullanılan deri altı semaglutid için, ölüm oranlarını ve büyük kalp‑damar olaylarını azaltmaya yönelik en güçlü kanıtlar bulunuyor.Ancak hem tirzepatid hem de semaglutid, vücut yağının dışında kalan toplam ağırlık anlamına gelen yağsız vücut kütlesinde zararlı bir azalmayla da ilişkilendirildi. Düşük yağsız kütle, düşme, kemik kırığı ve erken ölüm riskinin artmasıyla bağlantılı.Çalışmanın yazarları, incelenen denemelerin çoğunda takip süresinin kısa olduğuna ve daha yeni ilaçların uzun vadeli etkilerini tam olarak anlayabilmek için ek araştırmalara ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekti.Çalışmaya dahil olmayan araştırmacılar ise yaşam kalitesine ilişkin bulguların özellikle dikkatli yorumlanması gerektiği uyarısında bulunuyor; çünkü bunun nasıl ölçüldüğü büyük farklılıklar gösterebiliyor.“Yaşam kalitesi karmaşık bir kavram ve kişiden kişiye değişiyor. Standardize ölçümler değerli bilgiler sunsa da obeziteyle yaşayan insanlar için önemli olan tedavi deneyiminin tüm yönlerini yakalayamayabilir” diyor Cambridge Üniversitesi’nden Marie Spreckley.Obezite Tedavisi Yalnızca Kilo Vermekten İbaret DeğilObezite giderek karmaşık bir kronik hastalık olarak kabul ediliyor ve yazarlar, tedavinin başarısını yalnızca kilo kaybıyla ölçmenin hem fayda ve zararları aşırı basitleştirebileceği hem de hastalıkla ilgili damgalamayı pekiştirebileceği uyarısında bulunuyor.“Bu çalışma, halihazırda bildiklerimizle örtüşüyor: Bazı ilaçlar önemli ölçüde kilo kaybına yol açıyor, ancak kilo vermek sağlığın her yönünün otomatik olarak iyileştiği anlamına gelmiyor” diyor çalışmaya katılmayan Tufts Üniversitesi’nden José M. Ordovás.“Tartı hikâyenin sadece bir kısmını anlatır, tamamını değil” diye ekleyen Ordovás, obezitede başarının yalnızca verilen kilo üzerinden değil, sağlık durumu, işlevsellik ve yaşam kalitesiyle ölçülmesi gerektiğini vurguladı.Kaynak: Euronews  

10 Temmuz 2026 15
Kene Sonrası 10 Günlük Belirti Takibi Çok Önemli BILIM
BILIM

Kene Sonrası 10 Günlük Belirti Takibi Çok Önemli

Her kene tutunmasının KKKA gelişeceği anlamına gelmediğini ancak temas sonrası gelişebilecek ateş, halsizlik, kas ağrısı, bulantı, ishal ve kanama bulgularının ciddiye alınması gerektiğini belirten Doç. Dr. Nevin İnce, 10 günlük takip sürecinin önem taşıdığını vurguladı.  Türkiye EKMUD Yönetim Kurulu Üyesi ve aynı zamanda Zoonotik Hastalıklar ve Viral Kanamalı Ateşler Çalışma Grubu Koordinatörü Doç. Dr. Nevin İnce ile Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’nin bulaş yollarını, riskli bölgeleri, kene teması sonrası dikkat edilmesi gereken belirtileri ve korunma yöntemlerini konuştuk. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’ni nasıl tanımlarsınız? Bu hastalığı toplum açısından önemli hale getiren noktalar nelerdir? Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), çoğunlukla Hyalomma türü keneler aracılığıyla bulaşan, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi virüsünün neden olduğu zoonotik, yani hayvanlardan insanlara geçebilen viral bir enfeksiyon hastalığıdır. Hastalık başlangıçta ateş, halsizlik, baş ağrısı, yaygın kas ağrısı, bulantı ve kusma gibi grip benzeri, özgül olmayan belirtilerle başlayabilir. Ancak bazı hastalarda kanama, karaciğer tutulumu, pıhtılaşma bozukluğu, şok ve çoklu organ yetmezliğine kadar ilerleyebilen ağır bir klinik tabloya yol açabilir. Bu nedenle her kene tutunması KKKA gelişeceği anlamına gelmez; ancak riskli bölgede kene teması sonrası gelişen ateş, halsizlik ve benzeri yakınmalar mutlaka ciddiye alınmalıdır. KKKA’yı toplum açısından önemli kılan temel nokta, hastalığın Türkiye’de yerleşik ve mevsimsel özellik gösteren önemli bir halk sağlığı sorunu olmasıdır. Olgular özellikle kene aktivitesinin arttığı ilkbahar ve yaz aylarında görülür. Orta Karadeniz, Kuzey İç Anadolu ve Doğu Anadolu’nun kuzey kesimleri, özellikle Kelkit Havzası çevresi uzun yıllardır riskli bölgeler olarak bilinmektedir. Çiftçiler, hayvancılıkla uğraşanlar, çobanlar, kasaplar, mezbaha çalışanları, veteriner hekimler, kırsal alanda yaşayanlar ve sağlık çalışanları daha yüksek risk altındadır. Bu nedenle KKKA, paniğe yol açmadan ancak ciddiyetle ele alınması gereken bir enfeksiyon hastalığıdır. Kene teması sonrası ateş, halsizlik, kas ağrısı, bulantı veya kanama bulguları gelişirse vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Sağlık Bakanlığı/HSGM’nin 2026 yılı istatistik verilerine göre Türkiye’de 2002–2025 yılları arasında toplam 17.813 KKKA olgusu ve 855 ölüm bildirilmiş, vaka-ölüm hızı yaklaşık %4,86 olarak hesaplanmıştır. 2024 yılında 593 vaka ve 20 ölüm, 2025 yılında ise 681 vaka ve 36 ölüm kaydedilmiştir. 2026 yılına ilişkin ulusal resmi yıl sonu verisi henüz oluşmadığı için, basına yansıyan rakamları resmi toplam veri olarak değerlendirmemek gerekir. Bununla birlikte 2026 yılında özellikle Sivas, Tokat ve Yozgat çevresinden bildirilen olgular ve ölüm haberleri, hastalığın güncelliğini koruduğunu göstermektedir. Basına yansıyan haberlerde; Haziran ayında Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesine başvuran 38 hastadan 26’sında KKKA saptandığı, 5 kişinin hayatını kaybettiği ve 9 kişinin tedavisinin sürdüğü bildirilmiştir. Ayrıca Temmuz ayı başında Sivas/Koyulhisar’dan bir hastanın, Haziran ayında ise Yozgat’ta 15 yaşındaki bir çocuğun KKKA şüphesiyle yaşamını yitirdiği haberleri yer almıştır. Her kene tutunması KKKA açısından aynı riski taşır mı? Bu riski belirleyen faktörler nelerdir? Hayır, her kene tutunması KKKA açısından aynı riski taşımaz. KKKA bulaşı açısından özellikle Hyalomma türü keneler önemlidir; ancak her kene virüsü taşımaz ve her tutunma hastalıkla sonuçlanmaz. Riski belirleyen başlıca faktörler; kişinin bulunduğu coğrafi bölge, mevsim, kenenin türü, kenenin virüsü taşıyıp taşımadığı, kenenin vücutta kalma süresi ve kenenin nasıl çıkarıldığıdır. Türkiye’de risk, hastalığın endemik olduğu bölgelerde ve özellikle ilkbahar-yaz aylarında artar. Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, kırsal alanda yaşayanlar, hayvan teması olanlar ve sağlık çalışanları bu açıdan daha dikkatli olmalıdır. Kene fark edildiğinde panik yapılmamalı; ancak kene çıplak elle ezilmemeli, üzerine kolonya, alkol, gaz yağı gibi maddeler dökülmemeli ve en kısa sürede uygun şekilde çıkarılmalıdır. Türkiye’de KKKA vakaları daha çok hangi bölgelerde ve yılın hangi dönemlerinde görülüyor? Bu dağılımı etkileyen nedenler nelerdir? Türkiye’de KKKA vakaları en sık Orta Karadeniz, Kuzey İç Anadolu ve Doğu Anadolu’nun kuzey kesimlerinde; özellikle Tokat, Sivas, Çorum, Yozgat, Gümüşhane, Erzincan ve çevresinde görülmektedir. Hastalık çoğunlukla kenelerin aktif olduğu ilkbahar ve yaz aylarında, özellikle nisan-ekim döneminde artış gösterir. Bu dağılımda kene türlerinin bölgesel yayılımı, iklim ve bitki örtüsü, hayvancılık faaliyetleri, kırsal yaşam ve açık alan temasının artması belirleyici rol oynar. Bir kişi vücudunda kene fark ettiğinde ilk olarak ne yapmalı? Kenenin çıkarılması konusunda nasıl bir yol izlenmeli? Kişi vücudunda kene fark ettiğinde panik yapmadan, keneyi en kısa sürede uygun yöntemle çıkarmalıdır. Kene çıplak elle tutulmadan, ince uçlu bir pens veya cımbız yardımıyla deriye en yakın yerden kavranmalı; ezmeden, koparmadan ve döndürmeden yavaşça çıkarılmalıdır. Kişi keneyi güvenli şekilde çıkaramıyorsa en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Kene tutunması sonrası yapılan yanlış uygulamalar nelerdir? Bu hatalar hastalık riskini ya da süreci nasıl etkileyebilir? En sık yapılan yanlış uygulamalar; kenenin üzerine kolonya, alkol, gaz yağı, zeytinyağı gibi maddeler dökmek, sigara basmak, keneyi ezmek, patlatmak veya elle koparmaya çalışmaktır. Bu tür uygulamalar kenenin vücut sıvılarının veya salgılarının temasını artırabilir ve enfeksiyon bulaş riskini yükseltebilir. Bu nedenle kene mekanik olarak, bütünlüğü bozulmadan ve mümkün olan en kısa sürede çıkarılmalıdır. Kene teması sonrası kişi kendisini ne kadar süre takip etmeli? Hangi belirtiler ortaya çıktığında vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmalı? Kene teması sonrası kişi kendisini 10 gün süreyle takip etmelidir. Bu süre içinde ateş, halsizlik, iştahsızlık, baş ağrısı, yaygın kas ağrısı, bulantı, kusma, ishal veya herhangi bir kanama bulgusu ortaya çıkarsa vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Özellikle KKKA’nın görüldüğü bölgelerde bu belirtiler basit bir kırgınlık olarak değerlendirilmemeli; kene teması öyküsü mutlaka hekime bildirilmelidir. KKKA’nın ilk belirtileri genellikle nasıl başlar? Hastalığın daha ciddi seyrettiğini düşündüren bulgular nelerdir? KKKA’nın ilk belirtileri genellikle ani başlayan ateş, halsizlik, baş ağrısı, yaygın kas ve eklem ağrısı, iştahsızlık, bulantı, kusma ve bazen ishal şeklindedir. Hastalığın ciddi seyrettiğini düşündüren bulgular; burun ve diş eti kanaması, idrarda veya dışkıda kan görülmesi, ciltte morarma ya da döküntü, bilinç bulanıklığı, tansiyon düşüklüğü ve genel durumun hızla bozulmasıdır. Kene teması sonrası bu belirtiler gelişirse zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. KKKA tanısı nasıl konur ve tanı alan hastalarda tedavi-takip süreci nasıl ilerler? KKKA tanısı; kene teması veya riskli bölgede bulunma öyküsü, klinik bulgular ve laboratuvar testlerinin birlikte değerlendirilmesiyle konur. Kan sayımında lökosit ve trombosit düşüklüğü, karaciğer enzimlerinde yükselme ve pıhtılaşma testlerinde bozulma gibi bulgular tanı açısından yol göstericidir. Kesin tanı ise uygun merkezlerde moleküler yöntemler, özellikle PCR ve/veya serolojik testlerle doğrulanır. Tedavide temel yaklaşım erken tanı, hastane izlemi ve destek tedavisidir. Hastalarda sıvı-elektrolit dengesi, kanama bulguları, karaciğer ve böbrek fonksiyonları, pıhtılaşma parametreleri ve genel klinik durum yakından takip edilir. Gerekli durumlarda kan ve kan ürünleri desteği, organ yetmezliği gelişen hastalarda ise yoğun bakım desteği gündeme gelebilir. Kenelerden korunmak için özellikle kırsal alanda yaşayanlar, tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar ya da doğada vakit geçirenler nelere dikkat etmeli? Kenelerden korunmada en etkili yaklaşım, kene ile teması azaltmaktır. Kırsal alana, tarla ve bahçeye ya da piknik alanlarına gidilirken açık renkli, uzun kollu giysiler tercih edilmeli; pantolon paçaları çorap içine sokulmalı ve dönüşte tüm vücut kene açısından kontrol edilmelidir. Özellikle koltuk altı, kasık bölgesi, diz arkası, saçlı deri, kulak arkası ve bel çevresi dikkatle incelenmelidir. Hayvanların üzerindeki kenelere çıplak elle temas edilmemeli, hayvan bakımı sırasında mümkün olduğunca eldiven kullanılmalıdır. Vücutta kene tutunması fark edilirse kene ezilmeden, koparılmadan ve üzerine herhangi bir madde dökülmeden uygun şekilde en kısa sürede çıkarılmalı; çıkarılamıyorsa sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Son olarak, KKKA hastalarında kişiden kişiye bulaş riski var mıdır? Hasta yakınları ve sağlık çalışanları açısından hangi izolasyon önlemleri alınmalıdır? KKKA’da kişiden kişiye bulaş gündelik temasla beklenmez; ancak hastanın kanı, kusmuk, idrar, dışkı gibi vücut sıvıları veya enfekte dokularıyla korunmasız temas sonucu bulaş olabilir. Bu nedenle KKKA şüphesi veya tanısı olan hastalar hastanede uygun izolasyon önlemleriyle izlenmelidir. Sağlık çalışanları temas ve damlacık önlemlerine uymalı; eldiven, cerrahi maske, gözlük veya yüz koruyucu ve önlük gibi kişisel koruyucu ekipman kullanmalıdır. Kanama döneminde bulaş riski arttığı için hasta yakınları da kan ve vücut sıvılarıyla temastan kaçınmalı; bakım süreci sağlık ekibinin önerileri doğrultusunda yürütülmelidir. Sağlık Bakanlığı tarafından 2025 yılında yayımlanan KKKA Vaka Yönetim Rehberi de bu hastalarda erken tanı, uygun izolasyon, temaslı yönetimi ve destek tedavisinin önemini vurgulamaktadır. Kaynak: Medimagazin

09 Temmuz 2026 25
Sağlık Bakanlığı Sıraladı! İşte Sağlık Sistemini Güçlendirmek İçin Hayata Geçirilen Uygulamalar GÜNDEM
GÜNDEM

Sağlık Bakanlığı Sıraladı! İşte Sağlık Sistemini Güçlendirmek İçin Hayata Geçirilen Uygulamalar

Sağlık Bakanlığı, son 2 yılda sağlık sistemini güçlendirmek için hayata geçirdiği uygulamaları açıkladı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun 2 Temmuz 2024'te göreve başlamasıyla, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda sağlık sistemini güçlendirecek kapsamlı uygulamalar hayata geçirildi.Vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıran, hizmet kalitesini yükselten ve koruyan, geliştiren, üreten sağlık modelini esas alan bu dönüşüm süreciyle sağlıkta yeni bir dönem başlatıldı.Bakan Memişoğlu'nun göreve başladığı tarihten bugüne kadar küresel işbirliklerini geliştirecek 38 uluslararası belgeye imza atılırken, sağlık diplomasisini güçlendirmek adına 12 ülkeye resmi ziyaret gerçekleştirildi.Son iki yılda 126 yeni Sağlıklı Hayat Merkezi ve 598 Aile Sağlığı Merkezi (ASM) ile 100 adet ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesisi inşa edildi. Ülke genelinde bugün, toplam 348 Sağlıklı Hayat Merkezi ve 8 bin 350 ASM ile birinci basamak sağlık hizmeti sunuluyor.Koruyucu sağlık vizyonu ile 45 milyon vatandaşın kronik hastalık taraması ve izlemi gerçekleştirilirken, taramalar sonucunda aile hekimliği birimlerinde yaklaşık 12 milyon vatandaşa ilk kez tanı konularak tedavi süreçleri başlatıldı.Randevu Bekleyen Vatandaş Sayısında Yüzde 92 Oranında Düşüş SağlandıMerkezi Hekim Randevu Sistemi'nde (MHRS) bekleyen randevu talebi sayısı yaklaşık 4 milyondan 322 bin seviyesine gerileyerek, randevu bekleyen vatandaş sayısında yüzde 92 oranında rekor düşüş elde edildi.Sigara bırakma polikliniklerinin sayısı 3 kat artarak 1577'ye yükselirken, polikliniklerde 497 bin 622 muayene gerçekleştirildi. ALO 171 hattı ile 888 bin 810, sahadaki mobil ekipler ile 875 bin 247 vatandaşımıza sağlık hizmeti sunuldu.Bağımlılıkla mücadele kapsamında ALO 191 hattı üzerinden de 581 bin 730 vatandaşa rehberlik sağlandı.Evde Sağlık ve Palyatif Bakım Hizmetlerinin Sunumu ve Koordinasyonuna İlişkin Yönetmelik yayımlanan yönetmelikle bakım sürekliliğini esas alan entegre bir hizmet modeli belirlendi, evde sağlık hizmetlerinin kapsamı genişletilerek başvuru kanalları artırıldı, palyatif bakım ve evde sağlık koordinasyon birimleri oluşturulmasına yönelik düzenlemeler yapıldı.Yeni yönetmelikle geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulama ünitesi ve uygulama merkezi açma koşulları kolaylaştırılırken, verilen hizmetin daha etkin ve sürdürülebilir bir yapıya ulaşması hedeflendi.Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) uygulamalarında sağlık hizmet sunumunun genişletildiği bu dönemde, uygulamalarda Bakanlığın yayımlandığı 15 kılavuzun esas alınması gerekliliği ortaya konuldu.Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanı istihdamına ilişkin usul ve esaslarda düzenleme yapılarak aile hekimliği uygulamasında personel istihdamı teşvik edildi.2025'te hayata geçirilen "İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa Kampanyası" ile vatandaşlar yaklaşık 513 bin kilo verdi. Kampanyanın devamı niteliğinde bu yıl hayata geçirilen "Hareket Yaşını Öğren Sağlıklı Yaşa Kampanyası" da vatandaşların hastalanmadan sağlığını korumasını ve hareketli olmasını amaçlıyor.Vatandaşlar, SMS İle Kanser Taramalarına Davet Edildi"Ulusal Kanser Tarama Programı" kapsamında vatandaşlar, kısa mesajla kanser taramalarına davet edildi. Bu kapsamda gönderilen SMS sayısı 99 milyonu buldu.Öte yandan bu süreçte, 1 milyon 723 bin anne adayına gebelik ve doğum sürecinde eğitim ve danışmanlık hizmeti verildi. "Her Gebeye Ebe" uygulaması kapsamında görev yapan koordinatör ebeler ise 722 bin 629 gebeye rehberlik etti.Sağlık hizmet sunumunda karşılaşılan gerek finansal gerekse insan sağlığı açısından riskli olabilecek durumları veri analiz yöntemiyle tespit ederek önlemeye çalışan yeni nesil teftiş sistemi REDES ile denetimler gerçekleştirilirken, tespit edilen sorunlar çözülerek sağlıkta hizmet kalitesi yükseltildi.İran'a iki kez insani amaçlı tıbbi malzeme gönderildi. İlk etapta, 8 Nisan'da İran'a Ağrı Doğubayazıt Gürbulak Sınır Kapısı üzerinden 3 tır (60 palet) tıbbi cihaz, ilaç ve sarf malzemesi İran'a ulaştırıldı. İkinci etapta ise 25 Nisan'da 6 tır (107 palet) yardım malzemesi olarak bölgeye sevk edildi.Hepatit A Aşısı 81 İlde Kullanıma SunulduVatandaşların ilaca erişimini kolaylaştırmak için son iki yılda 782 yeni ilaç geri ödeme kapsamına alındı.Dijital organ bağışı uygulaması da bu süreçte hayata geçirilen uygulamalardan biri oldu. Uygulama ile organ bağışı süreçleri e-Devlet ve e-Nabız üzerinden kolay ve erişebilir hale getirildi. Bu kapsamda 136 bin 884 vatandaş dijital organ bağışçısı olurken, uygulama sayesinde aylık organ bağış sayısı 2 bin 500'den 14 bine yükseldi.Yerli aşı çalışmaları kapsamında hepatit A ve suçiçeği aşıları teknoloji transferiyle üretilmeye başlandı. Hepatit A aşısı 81 ilin tamamında kullanıma sunulurken, Altı Bileşenli Karma Aşı ve gebelere yönelik Tdab aşısı da programa dahil edildi.e-Nabız sistemine entegre edilen "İlacım Nerede?" uygulamasıyla aylık ortalama 900 bin vatandaşa yönlendirme desteği sunuldu. Vatandaşlar zaman kaybetmeden sorgulama yaparak reçetesindeki ilaçların bulunduğu eczanelere erişim imkanı buldu.Koruyan, geliştiren ve üreten sağlık vizyonu ile yapılan çalışmalar doğrultusunda genel sağlık hizmetlerinden memnuniyet oranı son bir yılda 6,2 puan artarak yüzde 69,4'e yükseldi.Sağlık hizmet sunumunun daha etkin, şeffaf ve sürdürülebilir şekilde sunulmasını sağlamak amacıyla mevzuat altyapısı sürekli olarak güçlendiriliyor. Son iki yıldaki 136 mevzuat düzenlemesiyle hayata geçirilen değişikliklerin hukuki altyapısı oluşturuldu.Yerli Kalp- Akciğer Makinesi İle İlk Açık Kalp Ameliyatı GerçekleştirildiYerli kalp akciğer makinesi LIFELINE HLM, ilk kez Ankara Bilkent Şehir Hastanesinde gerçekleştirilen açık kalp ameliyatında başarıyla kullanıldı.ASELSAN tarafından geliştirilen, hayvan deneyleri ve klinik çalışmaları ise Sağlık Bakanlığına bağlı Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından yapılan makine, operasyon süresince sergilediği yüksek performansla sağlık teknolojilerinde önemli bir eşiğin geride bırakılmasını sağladı.Bu süre zarfında ayrıca hematolojik kanserlerde kullanılan CAR-T hücre tedavisi tamamen yerli imkanlarla geliştirildi. Tedavi, geçtiğimiz yıl aralık ayında ilk kez Etlik Şehir Hastanesi'nde yapıldı ve bugüne kadar 12 hastaya CAR-T hücre tedavisi uygulandı.Meme kanserinin erken teşhisi amacıyla geliştirilen Mamografi Tarama Raporlama Sistemi hayata geçirildi. 2024'ten bu yana 2 milyondan fazla tarama sonucu bu sistemle değerlendirildi. Şüpheli bulguların önceliklendirilmesi sayesinde erken tanı ve raporlama süreçlerinin etkinliği artırıldı.Yerli Renkli Doppler Ultrasonografi Cihazı Üretim Çalışmaları BaşladıYerli Renkli Doppler Ultrasonografi cihazının geliştirilmesine yönelik proje çağrısı kapsamında sözleşme ve imza süreçleri tamamlandı ve üretim çalışmalarına başlandı.Sağlık Bakanı Memişoğlu'nun "Türkiye'nin sağlık vizyonunda tarihi bir eşik" olarak nitelendirdiği Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) cihazları ülke genelinde kullanılmaya başlandı. Ani kalp durmalarında erken ve etkili müdahale imkanı sağlayan cihazlar, ölüm ve kalıcı sakatlık riskini azaltarak acil sağlık hizmetlerinin etkinliğine önemli katkı sunuyor.Yerli Mobil Dijital Röntgen Cihazının Kullanımına BaşlandıASELSAN iş birliğiyle geliştirilen "Mobil Dijital Röntgen Cihazı" kamu hastanelerinde kullanılmaya başlandı.Sağlık alanındaki bilimsel çalışmaların yenilikçi teknolojilere dönüştürülmesi amacıyla hayata geçirilen TÜSEB Teknoloji Transfer Ofisi yapılanması kapsamında, üniversitelerde ve şehir hastanelerinde 25 Teknoloji Transfer Ofisi kuruldu.3 GÖKBEY Hava Ambulansı Sağlık Filosuna KatılacakYerli ve milli imkanlarla geliştirilen GÖKBEY ambulans helikopterinin test uçuşları yapıldı. En zorlu coğrafi ve iklim koşullarında sağlık hizmetine erişimi destekleyecek olan GÖKBEY, vatandaşlara hızlı ve etkin acil müdahale imkanı sunacak. Yılı sonuna kadar 3 adet GÖKBEY ambulans helikopterinin sağlık filosuna katılması öngörülüyor."Sağlıklı Çocuk Sağlıklı Gelecek" programı kapsamında 2 bin 639 okulda yaklaşık 825 bin öğrenciye ulaşıldı.Bakan Memişoğlu'nun 10 Nisan 2025'te ilk dersine katıldığı Sağlıklı Hayat Akademisi (SAHA) eğitimleri kapsamında bugüne kadar 397 bin 140 kişiye sağlık okuryazarlığı eğitimi verildi."Hedefimiz NET: Sağlıklı Türkiye Yüzyılı"Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, NSosyal hesabından, "Hedefimiz net: Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" başlığıyla Bakanlığın son 2 yıldaki çalışmalarına ilişkin paylaşımda bulundu.Paylaşımında bu süredeki çalışmaların yer aldığı video klibe de yer veren Memişoğlu, şunları kaydetti:"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Sağlıklı Türkiye Yüzyılı'nı 'Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık Modeli' ile ilmek ilmek işlemeye devam ediyoruz. Büyük sağlık ailemizle omuz omuza hep daha ilerisini hedefleyecek, 'Küresel Sağlıkta Öncü Türkiye' idealimiz için sarsılmaz bir azim, sevgi ve adanmışlıkla yürümeye devam edeceğiz."Kaynak: AA  

09 Temmuz 2026 17