Bu çalışmanın amacı, Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik 25 Endeksi'nde yer alan imalat sektörü işletmelerinin karbon muhasebesi uygulamalarını sürdürülebilirlik raporları üzerinden inceleyerek sera gazı emisyonlarının ölçümünde karşılaşılan sorunları sistematik biçimde ortaya koymaktır. Son yıllarda sürdürülebilirlik raporlamasına yönelik artan düzenleyici baskılar ve paydaş beklentileri işletmeleri karbon emisyonlarına ilişkin daha kapsamlı açıklamalar yapmaya zorlarken, karbon muhasebesinin yapısal belirsizlikler barındırması raporlanan bilgilerin doğruluğu ve karşılaştırılabilirliği konusunda önemli tartışmaları beraberinde getirmektedir.

Çalışmada, 8 halka açık imalat işletmesinin sürdürülebilirlik ve/veya entegre faaliyet raporları nitel içerik analizi yoluyla incelenmiştir. İnceleme, raporlanma düzeyi, ölçüm yöntemleri ve emisyon faktörleri, varsayımlar ile denetim ve güvence uygulamaları olmak üzere 4 tema ve 20 kod çerçevesinde gerçekleştirilmiştir.

Bulgular, 8 işletmenin tamamının Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarını raporladığını, ancak Kapsam 3'te 4'ünün muafiyetten yararlandığını, raporlayan diğer 4'ünün ise büyük ölçüde tahmine dayalı yöntemlere başvurduğunu ortaya koymaktadır. Emisyon hesaplamalarının doğrudan ölçüme değil emisyon faktörlerine dayalı olması ve bu faktörlerin ulusal ile uluslararası kaynaklar arasında farklılaşması, karşılaştırılabilirliği sınırlandırmaktadır.

İşletmelerin yalnızca 2’si karbon performansını gerçek bir yoğunluk rasyosuyla desteklerken, diğerleri yalnızca bir azaltım hedefi beyan etmektedir. Ölçüm belirsizliğinin denetim sürecine yansıması da çalışmanın dikkat çekici bulgularından biridir. İncelenen 8 raporun tamamında karbon açıklamaları sınırlı güvence kapsamında denetlenmiş, makul güvenceye ulaşan işletmeye rastlanmamıştır.

Bazı işletmelerin, ölçüm belirsizliğinin yüksekliğini gerekçe göstererek nicel açıklamalardan kaçındığı da tespit edilmiştir. Çalışma, Türkiye'de karbon muhasebesi uygulamalarının gelişmekte olduğunu, ancak ölçüm sorunları nedeniyle raporlanan bilgilerin henüz tam güvenilirlik ve karşılaştırılabilirlik düzeyine ulaşamadığını göstermektedir.

Bu bulgular, emisyon faktörü seçiminde tutarlılık, Kapsam 3 ölçümünde metodolojik rehberlik ve güvence uygulamalarında kalite için düzenleyici düzeyde ek adımlara duyulan ihtiyacı somutlaştırmaktadır.