Türkiye, doğal güzellikleri, tarihi ve kültürel mirası, elverişli iklimi ve konukseverlik geleneği ile küresel turizm pazarında önemli bir konuma sahiptir. Turizm sektörü, ekonomik büyümeyi destekleyen ve önemli miktarda döviz geliri sağlayan sektörlerden biridir. Turizm gelirlerinin artması bir yandan döviz arzını artırarak döviz kuru üzerinde baskılayıcı bir etki yaratırken diğer yandan dolar/TL kurundaki artışın Türk lirasının değer kaybını yansıtması, yabancı turistlerin Türkiye’deki satın alma güçlerini artırarak turist sayısı ve turizm gelirlerinin yükselmesine katkıda bulunabilmektedir.
Son yıllarda, Türkiye özellikle kıyı turizmi, kültürel turizm, sağlık turizmi ve kongre turizmi gibi çeşitli turizm alanlarına yatırımlar yaparak sektörü çeşitlendirmiş ve ekonomiye olan katkısını artırmıştır. Turizm sektörü, doğrudan ve dolaylı olarak milyonlarca kişiye istihdam sağlayarak özellikle hizmet sektöründe geniş bir iş gücü piyasası da oluşturmaktadır.
Konaklama, ulaşım, yiyecek ve içecek hizmetleri ile eğlence gibi sektörler, turizmin genişlemesi sayesinde büyümüştür. Ayrıca, son yıllarda Türkiye’nin turizm politikalarında sürdürülebilirlik ve çeşitlendirme ön plana çıkmıştır. Kültürel mirasın korunması, ekoturizmin teşvik edilmesi ve turizm sezonunun uzatılması, sektörün ekonomik katkısını artırmak için geliştirilen başlıca stratejiler arasındadır.
Bu çalışmada, Türkiye’de ABD doları ve turizm gelirleri arasındaki eşbütünleşme ve nedensellik ilişkileri genel fiyat düzeyi de dikkate alınarak incelenmiştir. Analizde 2012Q1–2025Q1 dönemine ait çeyreklik veriler kullanılmış olup verilere yapısal kırılmalı birim kök testi, Engle–Granger eşbütünleşme testi, VAR modeli ve Granger nedensellik testi uygulanmıştır.
Elde edilen bulgular, dolar kuru ile turizm gelirleri arasında uzun dönemli bir ilişkinin bulunmadığını göstermiştir. Kısa dönemde ise dolar kurundan turizm gelirlerine doğru tek yönlü, dolar kuru ile genel fiyat düzeyi arasında ise çift yönlü Granger nedensellik ilişkileri tespit edilmiştir.