İlaç sektöründe, küresel ölçekte biyoteknolojik ürünlerin stratejik önemi giderek artmaktadır. Ülkeler bu alandaki Ar-Ge yetkinliklerini geliştirme çabalarını hızlandırmakta ve üretim kapasitelerini artırmayı stratejik bir öncelik olarak konumlandırmaktadır. Türkiye’de ilaç sektöründe biyobenzer ilaç üretimine yönelik gelişmeler yaşansa da orijinal biyoteknolojik ilaç ve etkin madde (aktif farmasötik bileşen -API) üretiminde benzer bir ivme gözlenmemektedir.

Bu çalışma, Türkiye’de biyoteknolojik ilaçlar ve orijinal API üretiminde karşılaşılan zorlukları belirlemeyi ve bu zorlukların göreli önem düzeylerini Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) yöntemi ile önceliklendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, ilaç sektöründe görev yapan 11 yöneticiyle yapılandırılmış bir AHP anket çalışması gerçekleştirilmiştir.

Literatür taraması ve uzman görüşleri doğrultusunda üç ana kriter (finansal; altyapı, insan kaynağı ve pazar; bürokratik/yasal süreçler) ve bu alanlara bağlı 13 alt kriter belirlenmiştir. Katılımcıların yaptığı ikili karşılaştırmalar sonucunda “altyapı, insan kaynağı ve pazar” zorluk alanı %68,2 ile en yüksek önceliğe sahip alan olarak belirlenmiş; bunu “finansal” (%18,3) ve “bürokratik/yasal” (%13,6) zorluklar izlemiştir.

Tüm alt kriterler birlikte sıralandığında, en kritik zorluk “nitelikli insan kaynağı eksikliği” (%28,8) olarak belirlenmiş, bunu “ilaç/biyoteknoloji girişim ekosisteminin yetersizliği” (%16,7) ve “teknoparkların yetersizliği” (%9,8) izlemiştir. Duyarlılık analizi, test edilen tüm senaryolarda en yüksek önceliğe sahip zorluğun değişmediğini göstererek temel önceliklendirme bulgusunun sağlamlığını desteklemiştir.

Çalışma, Türkiye ilaç sektöründe yalnızca operasyonel düzeydeki engellerin değil, aynı zamanda yapısal ve sistem düzeyindeki çok katmanlı sorunların da bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bulgular, mevcut üretim ve yatırım ortamının sürdürülebilir şekilde iyileştirilebilmesi için politika yapıcıların stratejik yönetişim kapasitesini güçlendiren, öngörülebilirliği artıran ve uzun vadeli mali sürdürülebilirliği destekleyen bir çerçeveye ihtiyaç duyduğunu göstermektedir.

AHP yöntemiyle elde edilen sistematik önceliklendirme bulguları, karar vericilere yönelik uygulanabilir ve sürdürülebilir bir stratejik yol haritası sunmakta; Türkiye’nin biyoteknolojik ilaç ve orijinal etkin madde üretiminde küresel ölçekte rekabet gücünü artırmasına katkı sağlamayı hedeflemektedir.