Dijital dönüşümün hayatın her alanına bu kadar yayıldığı bir dönemde, yazılım sistemlerinin iş yerlerinde yalnızca günlük işleri kolaylaştıran araçlar olarak görüldüğü dönem geride kaldı. Yazılım sistemleri artık, kurumların nasıl düşündüğünü, hangi kararları aldığını ve rekabette nasıl konumlandığını doğrudan etkileyen temel bir yapıya dönüştüler.
Yazılım geliştirme süreçleri de eskisine göre çok daha belirsiz ve çok daha karmaşık haldedir. Bu nedenle, uzun zamandır kullanılan doğrusal proje yönetimi modellerinin sınırları her geçen gün daha belirgin hâle gelmektedir. Birçok ekip, daha kısa döngülerle ilerleyen, değişime anında uyum sağlayan ve kullanıcıyla sürekli temas hâlinde olmayı gerektiren Agile ve Scrum gibi yöntemlere yönelmiş durumdadır.
Bu çalışmada ilk önce Agile’ın ilkelerine, Scrum’ın çalışma düzeni kurma sistemine ve bu yaklaşımların yazılım projelerini yönetmede önemi açıklanmıştır. Kuramsal kısmı desteklemek için Türkiye’de farklı sektörlerde çalışan kişilere bir anket uygulanmıştır. Anket sorularıyla birlikte, Agile ve Scrum’ın pratikte ne kadar kullanıldığı, insanlar tarafından hangi yönlerinin faydalı bulunduğu ele alınmaya çalışılmış ve ekiplerin hangi sorunlarla boğuştuğu ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.
Aynı zamanda, ankete katılanların çalıştıkları işletmelerde Scrum kullanılıyorsa uygulamaları ile ilgili fikirleri değerlendirilmiştir. İşletmelerin çevik dönüşümdeki başarısı literatürde önemli görülen çeşitli faktörlerle birlikte irdelenmiştir. Anket sonuçları değerlendirildiğinde Agile kullanan ekiplerin değişikliklere çok daha rahat uyum sağladığı, işleri daha net, daha şeffaf ilerlettiği ve ekip içindeki uyumun gözle görülür şekilde arttığı gözlenmiştir.
Ankete katılanların önemli bir kısmı, projelerde eskisine göre çok daha az aksama yaşadığını, hatta ürünlerin çoğu zaman beklenenden daha erken kullanıcıya ulaştığını ifade etmişlerdir. Bu araştırmanın sonuçları, söz konusu bağlamda şirketlerin Agile’a yönelmesinin kritik bir gereksinim haline geldiğini ortaya koymaktadır.