Türk Tıbbi Onkoloji Derneği: 'Kanser Artık Çaresiz Bir Hastalık Değil, Bilimsel Tedavilerle Yönetilebilen Bir Süreç'



 Türk Tıbbi Onkoloji Derneği (TTOD), 4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında düzenlediği basın toplantısında, kanserle mücadelede küresel bir vizyon olan "United by Unique" (Benzersizliğimizle Birleşiyoruz) temasıyla, Türkiye ve dünyadaki son durumu kamuoyuyla paylaştı. Derneğin bu yılki ana mesajı net: "Bilime güvenin, erken tanıyı ihmal etmeyin, sağlığınızı ertelemeyin."

 Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Ve Dünya Kanser Günü

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği (TTOD), Türkiye’de kanser tedavisiyle ilgilenen bilim dalı olan tıbbi onkoloji alanındaki uzman hekimleri tek bir çatı altında toplayan, ülkemizin bu alandaki en köklü ve yetkin mesleki kuruluşudur. Türkiye’de onkoloji politikalarının belirlenmesinde, tedavi protokollerinin güncellenmesinde ve kanserle mücadele stratejilerinde Sağlık Bakanlığı ve uluslararası kuruluşlar (ESMO gibi) ile iş birliği yapan ana mercidir.

‘Hayat İçin Bilimin İzinde’ çalışmayı ilke edinen TTOD; kanserin önlenmesi, erken teşhisi ve kanıta dayalı tedavisi konularında toplum bilincini artırmayı görev edinmiştir. Sadece hekimlere yönelik değil, halka yönelik doğru bilgiyi yaymak, kanserle ilgili hurafelerin önüne geçmek ve tarama programlarını teşvik etmek için aktif rol üstlenmektedir.

Dünya Kanser Günü, Uluslararası Kanser Kontrol Örgütü (UICC) tarafından başlatılan küresel bir farkındalık girişimidir. Her yıl 4 Şubat’ta kutlanan Dünya Kanser Günü, milyonlarca önlenebilir ölümün önüne geçmek ve küresel farkındalık yaratmak adına dünyanın önemli bir platformudur. Bu yılki temanın odak noktası, kanser bakımında "kişiyi" hastalıktan önce görmektir. Her bireyin kanser yolculuğunun tıbbi, sosyal ve duygusal açıdan kendine özgü (benzersiz) olduğu vurgulanır. Tedavi süreçlerinin sadece biyolojik bir müdahale değil, bireyin yaşam kalitesini ve psikososyal ihtiyaçlarını merkeze alan bir yaklaşımla yürütülmesi hedeflenir.

 Rakamlarla Kanser: Dünyada Ve Türkiye'de Tarihi Dönüm Noktası

2026 ABD kanser istatistikleri verilerine göre, onkoloji dünyasında umut verici bir eşiğe ulaşılmıştır. Modern tıbbın başarısı sayesinde, kanser hastaları için 5 yıllık sağkalım oranı ilk kez %70 seviyesine yükselmiştir. Bu oran tüm kanser türlerinin, tüm evrelerin, tüm yaş gruplarının tek bir havuzda toplanmasıyla elde edilen genel bir ortalamadır.

Küresel Veriler:

Sağkalımda Rekor: Kanser tanısı alan hastalar için 5 yıllık göreceli sağkalım oranı dünya genelinde (modern tedaviye erişimin olduğu bölgelerde) ilk kez %70 seviyesine ulaşmıştır. Bu oran 1970'lerde sadece %49 civarındaydı.

Ölüm Oranlarında Düşüş: 1991 yılından bu yana kansere bağlı yaşam kayıpları yaklaşık %35 oranında azalmıştır. Bu düşüşün temel nedenleri; tütün kullanımının azalması, tarama programlarının yaygınlaşması ve hedefe yönelik (akıllı) ilaçlardır.

Yeni Vaka Sayısı: 2026 projeksiyonlarına göre dünya genelinde yaklaşık 20 milyon, ABD özelinde ise yaklaşık 2,1 milyon yeni vaka beklenmektedir.

Türkiye İstatistikleri:

Yıllık Vaka Sayısı: Türkiye'de her yıl yaklaşık 240.000 kişiye yeni kanser tanısı konulmaktadır.

En Sık Görülen Türler:

Erkeklerde: Akciğer, prostat ve kolorektal (kalın bağırsak) kanserleri.

Kadınlarda: Meme kanseri (ilk sırada), akciğer ve rahim ağzı kanserleri.

Kanser, Türkiye'de ölümlerin yaklaşık %19’undan sorumludur ve her 5 erken ölümden biri kanser kaynaklıdır.

Türlere Göre Sağkalım Farklılıkları

En Yüksek Sağkalım: Tiroid (%98), Prostat (%97) ve Meme kanseri (%91).

En Zorlu Türler: Pankreas (%13) ve Karaciğer (%22). Ancak metastatik akciğer kanseri gibi zorlu türlerde bile immünoterapi sayesinde yaşam süreleri son 10 yılda 2 ile 5 kat arasında artış göstermiştir.

Gelecek Öngörüsü (2050 Projeksiyonu)

Türkiye gibi yaşlanan nüfusa sahip ülkelerde, 2050 yılına kadar kanser vakalarında ve sağlık harcamalarında %140'ın üzerinde bir artış beklenmektedir. Bu durum, bugünden önleme ve tarama stratejilerine yatırım yapmanın önemini kanıtlamaktadır.

Teknoloji ilerlese de, 2026 raporu sosyoekonomik durumun ve ırksal faktörlerin sağkalım üzerindeki etkisini gözler önüne sermektedir. Ayrıca bazı kanser türlerinde açıklanamayan artışlar dikkat çekiyor. 2026 için ABD’de beklenen yeni kanser vakası sayısı 2.1 milyondur. Bu, tarihin en yüksek rakamıdır.

Doç. Dr. Deniz Can Güven

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Genel Sekreteri

Kanser Tedavisinde Neredeyiz?

Son yıllarda kanser tedavisinde çok önemli bir dönüşüm yaşıyoruz. Akıllı ilaçlar, immünoterapiler ve kişiye özel tedavi yaklaşımları sayesinde pek çok kanser türünde sağkalım süreleri uzadı, yaşam kalitesi belirgin şekilde arttı. Bugün artık ‘tek tip tedavi’ anlayışı yerine, tümörün biyolojik özelliklerine göre planlanan bireyselleştirilmiş tedavilerden söz ediyoruz.

Hastalarımız Neden Pozitif Bilimi Seçmeli?

Pozitif bilim; etkinliği ve güvenliği klinik çalışmalarla kanıtlanmış tedaviler demektir. Bilimsel olmayan, alternatif veya tamamlayıcı adı altında sunulan yöntemler hastalarımızın zaman kaybetmesine ve bazen geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabilmektedir. Kanser tedavisinde doğru adres, kanıta dayalı tıp ve multidisipliner yaklaşımdır.

Prof. Dr. Nuri Karadurmuş

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı

Erken Tanı Neden Hayat Kurtarır?

Kanserde erken tanı, tedavi başarısını belirleyen en önemli faktörlerden biridir. Erken evrede yakalanan kanserlerde hem tedavi seçenekleri daha fazladır hem de tam iyileşme şansı belirgin olarak artar. Meme, kolorektal, rahim ağzı ve prostat kanserleri gibi birçok kanser türünde tarama programları sayesinde hastalık erken dönemde saptanabilmektedir.

· Ücretsiz Taramalar: Sağlık Bakanlığı bünyesindeki KETEM noktalarında meme, rahim ağzı ve kalın bağırsak kanseri taramaları ücretsiz yapılmaktadır.

· Kritik Taramalar: 40-69 yaş arası kadınlar için Mamografi, 30-65 yaş arası kadınlar için HPV/Smear testi ve 50-70 yaş arası her birey için Gaitada Gizli Kan testi hayati önem taşır.

 Önlenebilir Kanserler ve Risk Faktörleri

Kanser vakalarının %30-50'si yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebilir.

En Büyük Risk; Tütün kullanımı, kanser ölümlerinin %22'sinden sorumludur.

En Güçlü Savunma Hattımız; ideal kiloyu korumak, hareketli yaşam ve sağlıklı beslenmedir.

Aşıların Gücü; Bugün için en bilinen kanser aşıları, kansere yol açan enfeksiyonlara karşı geliştirilen HPV ve Hepatit B aşılarıdır. Bu aşılar, rahim ağzı kanseri ve karaciğer kanseri gibi bazı kanser türlerinin gelişimini büyük ölçüde önleyebilmektedir. Ayrıca, tedavi amaçlı kanser aşıları üzerine yapılan çalışmalar da umut verici şekilde devam etmektedir.

 Önlenebilir Kanser Var mıdır?

Bazı kanserler büyük ölçüde önlenebilir. Sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, obezite, hareketsiz yaşam ve bazı enfeksiyonlar kanser riskini artırır. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları, sigaradan uzak durmak, ideal kiloyu korumak ve düzenli taramalar kanser riskini önemli ölçüde azaltabilir.

Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Saymanı

Hurafeler Ve Alternatif/ Tamamlayıcı Tıp Yanılgısı

Bilimsel olmayan yöntemler, hastaların en değerli varlığı olan "zamanı" çalmaktadır. Bilimsel tedaviyi reddedip bitkisel kürlere vb. yöntemlere yönelmek, hastalığın kontrol edilebilir evreden "ileri evreye" geçmesine neden olur. Tamamlayıcı tıp ve alternatif tıp birbirinden tamamen farklı kavramlardır.

Tamamlayıcı Tıp; kanser tedavi yöntemlerinden olan cerrahi, kemoterapi, radyoterapi ve diğer modern tedavi yöntemlerinin etkinliğini arttırmak, yan etkilerini azaltmak ve hastaların yaşam kalitesini artırmak amacı ile kullanılan, ağırlıklı olarak geleneksel Çin tıbbından köken alan tedavi yöntemlerine verilen genel addır.

Alternatif Tıp ise; kanserde cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi gibi bilimsel olarak kanıtlanmış tedavilerin yerine kullanılan, etkinliği kanıtlanmamış yöntemlerin genel adıdır.

Sosyal medyada ve bazı haberlerde, kanser hastalığının bazı basit yöntemlerle tedavi edileceğine dair yer alan ifadelere itibar edilmemesi gerekir.

Kanserde tedavinin başarısı hastanın özellikleri (yaşı, cinsiyeti, yaşam ve beslenme koşulları) ve hastalığının özellikleri (türü, evresi, histopatolojik ve moleküler genetik özellikleri gibi) dikkate alınarak yapılan tedavilere bağlıdır. Çok sayıda kanser türü; hatta bu kanserlerin de alt türleri mevcuttur. Her kanserin seyri ve tedavisi farklıdır. Bu nedenle tek bir yöntemin ya da farklı açıklamaların tüm kanser çeşitleri ve evreleri için, “sanki kansere mucize bir çözümmüş gibi” kamuoyuna sunulması son derece tehlikeli ve yanlıştır. Yapılan bu tür gerçek dışı açıklamalar, haberler ve paylaşımlar kanser ile ilgili son derece yüz güldürücü, tedavi başarısını artıran bilimsel kanıta dayalı gerçek tedavilere hastalarımızın ulaşmasının gecikmesine ya da engellenmesine sebep olabilir. Hastalarımızın şunu bilmesini isteriz ki; her kanser türüne uygun tek tip tedavi söz konusu değildir. Bu konuda reklam amaçlı yapılan açıklamalara değil, kendilerini takip eden, tedavilerini sürdüren ve gelişmiş ülkeler düzeyinde bilimsel değerleri kanıtlanan tedavileri uygulayan hekimlere itibar etmelidirler

Prof. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi

ORTAK MESAJIMIZ;

Dünya Kanser Günü vesilesiyle vurgulamak isteriz ki; bilimsel gelişmeler sayesinde kanserle mücadelede her geçen gün daha güçlüyüz. Erken tanı, kanıta dayalı tedaviler ve koruyucu sağlık yaklaşımlarıyla kanserle mücadelede umut her zamankinden daha fazladır. Kanser artık çaresiz bir hastalık değil; bilimsel, kanıta dayalı tedavilerle yönetilebilen bir hastalık.

4 Şubat Dünya Kanser Günü’nde mesajımız net:

Bilime güvenin, erken tanıyı ihmal etmeyin, sağlığınızı ertelemeyin.