Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Tıp Fakültesi bünyesinde kurulan İyi Hekimlik Uygulamaları ve Simülasyon Merkezi (USİM), yaklaşık 10 yıldır hekim adayları ile sağlık çalışanlarına simülatörler üzerinde uygulamalı eğitim imkanı sunuyor.
BUÜ Tıp Fakültesi'nde 2016 yılında, hekim adaylarının ve
sağlık çalışanlarının hastayla karşılaşmadan önce klinik becerilerini
geliştirmelerine katkı sağlamak amacıyla simülasyon tabanlı eğitimlerin
verildiği USİM kuruldu.
Merkezde görevli akademisyenler tarafından hazırlanan eğitim
programları kapsamında hekim adayları ve sağlık çalışanları, hastane ortamını
birebir yansıtan simülasyon alanlarında çeşitli senaryolar üzerinden uygulamalı
eğitim alıyor.
Merkezde gerçek hastane ekipmanlarıyla donatılmış 6
poliklinik odasında simüle hastalarla iletişim, anamnez alma (hastalık öyküsü)
ve fiziki muayene pratikleri yapılıyor.
Gelişmiş simülatörlerin bulunduğu eğitim alanlarında acil
müdahale ve klinik uygulamalar da deneyimlenebiliyor. Merkezde acil servis
simülasyonu, hasta bakım odası, ultrasonografi odası, doğum odası ve simüle
ambulans da bulunuyor.
Simülasyon, sanal gerçeklik, karma gerçeklik gibi gelişmiş teknolojilerle açıldığı günden bu yana binlerce hekim adayı ve sağlık çalışanının eğitim aldığı merkezde, tıp fakültesi öğrencilerinin yanı sıra sağlık personeline yönelik sertifikalı eğitim programları da düzenleniyor.
"Buraların önemi
günden güne artacaktır"
BUÜ USİM Koordinatörü ve Tıp Eğitimi Ana Bilim Dalı Öğretim
Üyesi Dr. Mevlüt Okan Aydın, AA muhabirine, USİM'in sağlık personelinin yerel
ve ulusal çapta eğitimlerinde marka değeri taşıyan bir merkez haline geldiğini
söyledi.
Simülasyon teknolojisinin, dünyada yaklaşık 30 yıldır
hekimlerin lisans ve lisansüstü eğitimlerinde yaygın bir interaktif teknik
olarak kullanıldığını belirten Aydın, "10 yıldır bu merkezde farklı
kapsamlarda, farklı modeller, maketler, simülatörler çerçevesinde uygulamalar
gerçekleştiriyoruz." dedi.
Aydın, tıp fakültesi öğrencilerinin başlangıçtan 6. sınıfa
kadar merkezden faydalandığını aktararak, "On binlerce sağlık profesyoneli
burada eğitim aldı, almakta. Dolayısıyla sadece Bursa'ya değil, Bursa'nın
dışına da hizmet veren bir yapıdan bahsediyoruz. Günden güne de merkezin
kapasitesi, eğitmen kadrosu ve bilinirliği arttıkça da bu sayının ivmeli bir
şekilde yükseleceğine inancımız tam." ifadesini kullandı.
Simülasyon teknolojilerinin, özellikle gelişmiş ülkelerde
hasta güvenliğini sağlamak üzere hukuki bağlamda zorunlu hale getirildiğine
değinen Aydın, Türkiye'de henüz bunun yasal mevzuata oturmadığını ancak USİM
olarak gelişmiş ülkelerin sistemini takip ettiklerini, hatta onların daha
ötesine geçebilmek için geçmişteki doğru örnekleri referans aldıklarını ifade
etti.
Merkezin Türkiye'de ilk olma özelliğini taşıdığının ve bu
sebeple diğer tıp fakültelerine model olduğunun altını çizen Aydın, "Bu
teknolojinin tıp eğitiminde, diğer sağlık eğitimlerinde de kullanılması önemli,
neticede birçok kritik işlem yapıyoruz hasta üzerinde ve hastaları korumak da
bizim birincil vazifelerimizden, bu imkanlar eğer öğrencilere sağlanırsa,
toplum güvenliği açısından da, hasta sağlığı açısından da buraların önemi
günden güne artacaktır." diye konuştu.
Aydın, hekim adaylarında klinik erken temasın, simülasyon
temelli eğitim tekniğiyle uygulanmasının öneminin akademik çalışmalarla
kanıtlandığını belirterek, şöyle devam etti:
"Bir kurum ile geliştirdiğimiz bilimsel bir proje
kapsamında USİM'in bir bölümünü yapay zeka modaliteleri üzerine
yapılandıracağız. Multidisipliner olarak mühendislikteki hocalarımızla da
gerekli ekibimizi kurduk. Devletten hibe için gerekli ilk aşamaları tamamladık.
2026 yılında bunu tamamlamak istiyoruz. Yani USİM sadece simülasyon bazında
gitmiyor, genel tıp eğitim teknolojileri bağlamında bugünün ve yarının
ihtiyaçlarına yönelik bir vizyon koyuyor ve bu vizyon çerçevesinde çalışmalar
yürütüyor."
Merkezde TÜBİTAK destekli projeler üretiliyor
Özellikle yapay zeka teknolojilerini tıp eğitimine entegre
edebilmek için AR-GE faaliyetlerinin eş zamanlı yürütülmesi gerektiğini dile
getiren Aydın, USİM'in başlangıçta kurum içine düzenli eğitim hizmeti verme
amacıyla kurulduğunu ancak zaman içerisinde AR-GE birimiyle de TÜBİTAK destekli
projeler ürettiğini anlattı.
Aydın, buna yönelik geliştirdikleri iki ürünlerinin olduğunu
ifade ederek, şunları kaydetti:
"Onların şimdi ticarileşme aşamasına geçiyoruz. Orada
da farklı fakültelerle ve sanayiyle işbirliği yaparak üniversiteye yakışan
şekilde, sadece bir hizmet vermek için ilgili cihazların satın alınarak değil,
bu cihazların, bu teknolojilerin, buradaki insan kaynaklarıyla, beşeri
sermayeyle bir AR-GE faaliyeti kapsamında ortaya çıkarılması için de 5 yılı
aşkın bir süredir bu birim çerçevesinde çalışıyor. Yapay zeka birimini de
kurduktan sonra hem yapay zeka hem simülasyon çalışabilen, bu konuda önce
Türkiye'ye sonra yakın coğrafyaya hizmet verebilecek hale gelen, hem eğitim
hizmetini kurum dışına pazarlayabilen ve bu pazarlamayla kurumsal
sürdürülebilir bir finansal modele sahip olup, dışarıdan hiçbir destek olmadan
asıl amacı olan kendi öğrencilerine daha nitelikli eğitim sağlayabilecek bir
sürdürülebilir yapıya sahip olmak bizim için oldukça önemli bir vizyon."
Kaynak: AA