Britanya Tabipler Birliğinin (BMA) Yeni Raporuna Göre, İskoçya’daki Tıp Öğrencileri Kalabalık Amfiler, Sınırlı Klinik Staj İmkanları Ve Gelecekteki İş Olanaklarına Dair Artan Belirsizlikle Karşı Karşıya.
“Beyond Capacity”
başlıklı raporda, BMA İskoçya, 2015’ten bu yana İskoçya’daki tıp öğrencisi
sayısının %72 arttığını — 3928’den 6761’e yükseldiğini — ancak buna paralel
olarak eğitim kapasitesi ya da uzmanlık eğitim kadrolarında bir artış
olmadığını belirtti.
Buna karşın bu artışın büyük ölçüde yeni kurumlar kurulması
ya da eğitim kapasitesine yatırım yapılması yerine mevcut tıp fakülteleri
içinde karşılandığı ifade edildi.
Sendika, bu dengesizliğin eğitim standartlarını “ciddi
biçimde riske attığını” ve gelecekte hekim işsizliği endişelerini artırdığını
vurguladı.
İskoçya’daki tüm tıp fakültelerinden ve eğitimin her
aşamasından 549 öğrencinin katıldığı ankette, genişleme ölçeğine dair yaygın
bir kaygı olduğu görüldü.
Katılımcıların %85’i üniversitelerinde zaten çok fazla tıp
öğrencisi olduğunu belirtirken, %73’ü mevcut sayının kaliteli tıp eğitimi ve
eğitimi sunumuyla bağdaşmadığını ifade etti.
Neredeyse tüm katılımcılar (%99), uzmanlık eğitimi
kadrolarının yetersizliği nedeniyle temel eğitim sonrası işsiz kalma konusunda
endişe duyduklarını söyledi.
BMA İskoçya öğrenci komitesi başkanı Joe Payne, “İş gücünü
güçlendirmek amacıyla yapılan bu hızlı genişleme, artık güveni, sistemde
kalmayı ve uzun vadeli sürdürülebilirliği zayıflatıyor.” dedi.
Eğitim kalitesi
tehlike altında
Rapora göre eğitim kapasitesine yeterli yatırım yapılmaması,
tıp öğrencilerinin eğitim kalitesini tehdit ediyor.
Katılımcıların dörtte üçü eğitim fırsatlarına erişimin
azaldığını bildirirken, %60’tan fazlası stajlara kabul edilmediklerini,
yaklaşık üçte ikisi ise planlanan eğitim oturumlarına katılamadıklarını
söyledi.
Hasta muayeneleri ve servis vizitlerinde çok sayıda
öğrencinin aynı anda bulunması, öğrenme fırsatlarını sınırlarken hastalar için
de rahatsız edici bir durum yaratabiliyor.
Payne, mevcut durumun “lisans düzeyindeki tıp eğitiminde
ciddi bir yığılmaya yol açtığını” ifade etti.
Raporda ayrıca sistemin şu anda büyük ölçüde
akademisyenlerin ve NHS doktorlarının özverisi sayesinde ayakta kaldığı, ancak
bunun sürdürülebilir olmadığı vurgulandı.
BMA İskoçya tıp akademisyenleri komitesi eş başkanı Jonathan
Gibb ise mevcut durumun akademik tıp alanına uzun süredir yatırım
yapılmamasının sonucu olduğunu belirtti.
“Öğrenci sayılarındaki önemli artışa rağmen, İskoçya’daki
tıp fakültelerinde çalışan akademisyen doktor sayısı son 20 yılda finansman
eksikliği nedeniyle sabit kaldı.” dedi.
Öğrenciler gelecek
kaygısı yaşıyor
Raporda ayrıca tıp eğitimi sürecinin “yapısal olarak
uyumsuz” hale geldiği ve öğrenciler arasında kariyer geleceğine dair kaygının
arttığı belirtildi.
Öğrenci sayısı ve temel eğitim programı kontenjanları artmış
olsa da uzmanlık eğitimi kadroları aynı hızda genişlemedi.
Ankete katılan öğrencilerin neredeyse tamamı temel eğitim
sonrası işsiz kalma konusunda endişe duyduklarını belirtirken, yaklaşık üçte
biri Birleşik Krallık’tan ayrılmayı ya da tamamen mesleği bırakmayı düşündüğünü
ifade etti.
Raporda, “Yeterli sayıda eğitim ve istihdam kadrosu
bulunmuyor” denildi. Mevcut iş gücü planlarına göre mezun olan tıp öğrencisi
sayısı, eğitim kadrolarını iki katına kadar aşabilir.
"Ya sistemde
dengeyi kurun ya da eğitim kalitesi ve hasta bakımındaki erozyona izin
verin"
İskoçya’nın birçok bölgede hâlâ doktor açığı bulunmasına
rağmen, Payne’e göre yalnızca öğrenci sayısını artırmak bu sorunu çözmeye yetmeyecek.
Bunun yerine, tıp fakültelerine alınan öğrenci sayısının
eğitim kapasitesi ve istihdam olanaklarıyla uyumlu hale getirilmesini içeren
koordineli bir iş gücü planlaması çağrısında bulunuldu.
BMA İskoçya, tıp fakültesi kontenjanlarının acilen yeniden
değerlendirilmesi, eğitim kapasitesine yatırım yapılması, eğitim ile iş gücü
planlamasının daha iyi entegre edilmesi, klinik eğitim fırsatlarının korunması
ve politika kararlarında öğrenci verilerinin daha etkin kullanılması çağrısında
bulundu.
Sendika, “Karar vericilerin önünde açık bir tercih var: Ya
sistemde dengeyi yeniden kurun ya da eğitim kalitesi, iş gücü güveni ve hasta
bakımındaki erozyona izin verin.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: Medimagazin