ALPARSLAN DAŞCI-ATAKAN KUŞ- ERDOĞAN YILMAZ/ ANTALYA
Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) tarafından düzenlenen kurultayda, özel sağlık sektörünün mevcut durumu ve geleceğine ilişkin kritik başlıklar ele alındı. Açılış konuşmasını yapan OHSAD Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Reşat Bahat, sektörün uzun süredir çözüm bekleyen yapısal sorunlarına dikkat çekerek kapsamlı bir yol haritası ihtiyacını vurguladı.
“Sorunlar Her Geçen Gün Daha Karmaşık Hale
Geliyor”
Dr. Bahat,
özel hastanelerin içinde bulunduğu ekonomik ve yapısal sıkıntıların giderek
derinleştiğini belirterek, sistemin sürdürülebilirliğine ilişkin ciddi riskler
bulunduğunu ifade etti.
“Problemimiz
karmaşık ve her geçen gün daha da karmaşık hale geliyor. Ancak ne kadar
karmaşık olursa olsun her problemin bir çözümü olmak zorunda” diyen Bahat,
özellikle global bütçe ve SUT fiyatları arasındaki dengesizliğe dikkat çekti.
Özel sektörün global bütçe dışında kaldığını hatırlatan Bahat, SGK geri
ödemelerinin ciddi şekilde gerilediğini belirterek, “SGK’dan aldığımız pay
yüzde 20’lerden yüzde 7’nin altına indi. Bu şartlarda sürdürülebilirlikten söz
etmek mümkün değil” dedi.
“Masa Başında Değil, Sahada Anlaşılabilecek
Bir Sorun”
Sektörün
yaşadığı sıkıntıların teorik değil, doğrudan sahada hissedilen sorunlar
olduğunu vurgulayan Bahat, mevcut fiyatlarla hizmet üretmenin imkânsız hale
geldiğini söyledi.
“300 liraya,
fark dahil laboratuvarı ile bir hastayı nasıl muayene edebiliriz?” diye soran
Bahat, bazı tahlillerin maliyetinin dahi bu rakamların üzerinde olduğuna dikkat
çekti. Özel sektörün milyonlarca işlem gerçekleştirdiğini belirten Bahat,
mevcut sistemin hastaneleri cezai yaptırımlarla karşı karşıya bıraktığını ifade
etti.
“Denetim ve Ceza Baskısı Hizmet Kalitesini
Artırmaz”
Denetim
mekanizmalarının yoğunluğu ve uygulanan cezaların sektörü zorladığını belirten
Bahat, son iki yılda yaşanan küçülmeye dikkat çekti.
60’tan fazla
hastanenin kapandığını ifade eden Bahat, “Biz sistemin ikamesi değil, asli
unsuruyuz” diyerek özel sağlık sektörünün rolüne vurgu yaptı. Gün içinde birden
fazla denetime maruz kaldıklarını belirten Bahat, bu durumun hizmet üretimini
aksattığını dile getirdi.
“Özel Sağlık Sektörüne Sahip Çıkılmalı”
Sağlık hizmetinin stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Bahat, özel sektörün desteklenmesi gerektiğini ifade etti.“Sağlık sektörü tekstil gibi dışarıdan ikame edilebilecek bir alan değil. Biz olmazsak vatandaş hizmete erişimde ciddi sorun yaşar” diyen Bahat, yetkililere çağrıda bulunarak sektör için net bir yol haritası oluşturulmasını istedi.
“Planlama ve Öngörülebilirlik Şart”
Türkiye’de
hekim sayısının ve sağlık hizmeti talebinin arttığını belirten Bahat, sistemin
planlama eksikliği nedeniyle verimli çalışmadığını söyledi. Sağlık turizmi
başta olmak üzere birçok alanda özel sektörün desteklenmesi gerektiğini ifade
eden Bahat, geleceğe dair öngörülebilir bir yapı talep ettiklerini dile
getirdi.
“Bu Korku Ortamında Sağlık Hizmeti
Üretilmez”
Sektörde
oluşan baskı ve belirsizlik ortamının yatırım ve hizmet kalitesini olumsuz
etkilediğini belirten Bahat, buna rağmen SGK’nın ödeme disiplinine teşekkür
etti. Yeni dönemde kadro planlamalarına ilişkin atılan adımları olumlu
bulduklarını ifade eden Bahat, daha net ve uzun vadeli planlamalara ihtiyaç
duyulduğunu söyledi.
“Üniversiteler Hastane İşletmek Zorunda
Kalmamalı”
Üniversite
hastanelerinin yapısına da değinen Bahat, eğitim kurumlarının sağlık hizmeti
işletmeciliği yükü altında kalmaması gerektiğini belirtti. Hekimlerin sigortalı
çalışma modelinin getirdiği mali yüklerin de gözden geçirilmesi gerektiğini
ifade etti.
Dr. Namlı: “2026 Sonuna Kadar 25 Hastane
Daha Kapanabilir”
Özel
Hastaneler Platformu Başkanı Dr. Ömer Yavuz Namlı ise yaptığı konuşmada
sektörün daralma sürecine girdiğini belirtti. Bir dönem 770 seviyelerinde olan
özel hastane sayısının 2024 itibarıyla 535’e düştüğünü ifade eden Namlı, 2026
sonuna kadar en az 25 hastanenin daha kapanmasının beklendiğini söyledi. SUT
fiyatlarının maliyetleri karşılamadığını vurgulayan Namlı, sektörün uzun süredir
fedakârlık yaptığını ancak mevcut tablonun sürdürülebilir olmadığını dile
getirdi.
Yunus Elitaş: “Sorunları Ele Alış
Biçimimizi Değiştirmeliyiz”
SGK Başkanı
Yunus Elitaş, sağlık hizmetlerinin kamu ve özel sektör iş birliğiyle
yürütüldüğünü belirterek, mevcut sistemin tıkandığını ifade etti. Sağlık
hizmeti sunucularının taleplerinin önemli olduğunu vurgulayan Elitaş, “20
yıldır benzer sorunları konuşuyoruz ancak kalıcı bir çözüm üretemedik” dedi.
SUT konusunda tarafların yaklaşım farklarının ilerlemeyi zorlaştırdığını
belirten Elitaş, daha köklü ve kalıcı çözümlere ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Dr. Erten: “Sağlık Hizmetine Olan Talep
Artıyor”
Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Dr. Adnan Erten, yaşlı nüfusun artmasıyla
birlikte sağlık hizmetlerine olan ihtiyacın da yükseldiğine dikkat çekti.
Sağlık
hizmetlerinin çeşitlendiğini belirten Erten, çözüm için ilgili tüm kurumların
birlikte hareket etmesi gerektiğini ifade ederek, Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın koordinasyon içinde
çalışmasının önemine vurgu yaptı.
Prof. Dr. Okumuş: “Çift Ceza Uygulamasını
Doğru Bulmuyorum”
Sağlık Bakan
Yardımcısı Prof. Dr. Nurullah Okumuş ise özel hastanelere uygulanan çifte ceza
konusuna değinerek bu uygulamayı doğru bulmadığını ifade etti.
Sağlık
hizmetlerinin sürdürülebilirliğinin önemine dikkat çeken Okumuş, özel sektörün
sistemin vazgeçilmez bir parçası olduğunu belirterek, “Siz batarsanız biz de
batarız, biz batarsak siz de batarsınız” dedi. Sorunların çözümü için tüm
paydaşların birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Ortak Akıl Toplantısı Raporu Paylaşıldı
Program
kapsamında gerçekleştirilen Dr. Ömer Güzel Anma Oturumu’nun ardından, İstanbul
Üniversitesi-Cerrahpaşa Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk
Özsarı ile Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haydar Sur
tarafından Ortak Akıl Toplantısı Raporu katılımcılarla paylaşıldı.