Halk arasında şah damarlarındaki aşırı hassasiyet olarak bilinen "karotis hipersensitivite" nedeniyle bayılan, zaman zaman da kısa süreli kalp durması yaşayan 67 yaşındaki Bülent Çubuk, yarım saat süren operasyonla tedavi edildi.
Gündelik hayatında sürekli göz kararması, baş dönmesi,
bayılma ve kısa süreli kalp durması gibi sıkıntılar yaşayan inşaat mühendisi
Bülent Çubuk, yaşadığı bu rahatsızlıklar nedeniyle yıllarca farklı branşlardaki
doktorlara gitti.
Sıkıntıları geçmeyen ve sonuç alamayan Çubuk, en son
Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Kardiyoloji biriminde
görevli Doç. Dr. Serdar Demir'e başvurdu.
Tetkikler sonucunda Çubuk'un hastalığının şah damarlarındaki
aşırı hassasiyet olarak bilinen "karotis hipersensitivite" olduğu
teşhis edildi.
Çubuk, yıllardır sürdürdüğü tedavi arayışı neticesinde
hastanede uygulanan yarım saatlik operasyonla sağlığına kavuştu.
"Şah Damarına Dokunur Dokunmaz Kalbinde 4-5 Saniye Kadar
Duraklama Oldu"
Teşhis ve tedavi süreci hakkında bilgi veren Doç. Dr. Demir,
uzun yıllardan beri ritim bozuklukları konusunda hastaları tedavi etmeye
çalıştığını, bu vakadaki karotisüs hipersensitivite dedikleri durumun da halk
arasında şah damarında aşırı hassasiyet denilen bir sendrom olduğunu söyledi.
Bu hastalığı, baş hareketleriyle, dokunmayla, kravat
takarken veya tıraş olurken bayılması ve baş dönmesi olan hastalarda
gördüklerini anlatan Demir, bu baş hareketleriyle birlikte bayılma olduğu için
hastalığın genelde vertigoyla karıştırıldığını, bu hastaların KBB, nöroloji
gibi polikliniklere başvurduğunu, bunun da yanlış tedavilere yol açabildiğini
kaydetti.
Çubuk'un, uzun yıllardan beri yaşadığı baş dönmesi ve
bayılma şikayeti ile geldiğini belirten Demir, hastanın bütün tetkiklerini
yeniden incelediklerini, kalp ve damar sağlığının tespit için EKG, EKO
kardiyografi gibi değerlendirmelerini yaptıklarını ve bayılmanın sebebini
araştırmak için eğik masa testini uyguladıklarını aktardı.
Demir, şah damarı hassasiyeti ihtimali olabileceğini göz
önünde bulundurarak hastanın şah damarına ufak bir masaj yaptıklarını
anlatarak, şunları söyledi:
“Biz hastayı düz bir yüzeyde uzattık ve kalbini monitörize
ettik. Nabzını ve kan basıncını kontrol ettik. Elimizle, parmaklarımızla şah damarına
hafifçe dokunduk. Dokunur dokunmaz hastanın kalbinde 4-5 saniye kadar duraklama
oldu. Elimizi çektikten sonra yavaş yavaş kalbi toparladı. Yine aynı şekilde
diğer tarafa da testimizi tekrarladık ve bu şekilde şah damarı hassasiyeti
olduğunu tespit ettik. Her iki şah damarına yapılan masajın tetiklemesiyle
hastanın kalbinin bir süre durduğunu gözlemledik.”
Tetkiklerin sonucunda hastada aşırı şah damarı hassasiyeti
sendromu olduğunu tespit ettiklerini kaydeden Demir, hemen tedavi işlemlerine
başladıklarını ifade etti.
Demir, tedavide klasik yöntem olan pil takmaktan farklı
olarak yeni bir yöntem denediklerini kaydederek, şöyle konuştu:
“Hastada kardiyoneuroablasyon dediğimiz, kalbin sinirlerinin
ablasyonu dediğimiz yöntemi uygulayarak tedavi etmeyi düşündük. Bilindiği üzere
daha önce bu hastalar kalbe pil takılarak tedavi ediliyordu. Ama güncel
yaklaşımlarda biz bu hastaların kalbindeki parasempatik sinirleri bularak, bu
sinirleri yakarak tedavi ediyoruz ve tedavimiz oldukça başarılı. Yine 10'a
yakın hastamız var bizim. Dünyadaki en gelişmiş merkezlerden biriyiz. Biz bu
hastaların hepsinde tamamen başarılı olduk.”
"Hastanın Şu An Durumu Çok İyi"
Doç. Dr. Demir, klasik tedavi yöntemiyle hastalara ömür boyu
taşıması gereken bir pil takıldığını, ancak şimdi hastaların bu başarılı
yöntemle pile gerek kalmadan tamamen şifaya kavuştuğunu dile getirdi
Tedavinin lokal anestezi altında kasık damarlarından
girilerek yarım saat süren operasyonla gerçekleştiğini kaydeden Demir, kalbin
içerisindeki hassas sinir uçlarının yakılması işleminden sonra yaptıkları
masajla kalbinin durmadığını görerek, başarılı bir şekilde operasyonu
sonlandırdıklarını söyledi.
Demir, hastanın şu an durumunun çok iyi olduğunu ve bir
şikayeti olmadığını belirterek, klinik takiplerde de kontrollerini
yaptıklarını, operasyon sonrası ilaç bile kullanmadan sağlığına kavuştuğunu
dile getirdi.
Şu an dünyada bu işin en çok yapıldığı merkezlerden biri
olduklarını vurgulayan Demir, "Hastalarımıza şunu söylemek istiyorum.
Bayılma önemli bir rahatsızlık ve birçok sebebi var. Bayılmanın sebebi olarak
kalp hastalıklarını aklımızda tutmamız, yine 40 yaşın üzerindeki hastalarımızda
şah damarı hassasiyeti gibi bir durumun olduğunu, böyle bir durumun olduğu
ihtimalini de göz önünde bulundurup bize, kardiyoloji bölümüne ve ritim
bozukluklarıyla ilgilenen bir aritmi bölümüne başvurmasını öneriyoruz."
şeklinde konuştu.
“Operasyon Sonrası Herhangi Bir Sorunum Kalmadı”
Bülent Çubuk da kendini bildi bileli böyle bir hastalık
yaşadığını, boynunu çevirdiğinde ve yukarı kaldırdığında her seferinde göz
kararması, baş dönmesi, ardından bayılma yaşadığını ifade etti.
Bu hastalıkla ilgili birkaç doktora gittiğini belirten
Çubuk, pil takılmasına karşı bir doktorun, "takmasak da olur" demesi
üzerine Doç. Dr. Serdar Demir'i araştırıp bulduğunu anlattı.
Tetkikler sırasında holter cihazında gece kalbinin 5
saniyeye yakın durduğunun görüldüğünü aktaran Çubuk, "Ben gündüz zaten
kalbimde arada sırada hafif bir pırpırlama gibi bir şey hissediyordum. Ama gece
durduğunu tabii ki bilmiyordum. Serdar Bey'e geldikten sonra bunun muayenesi
oldu. EKG çekildi. İlk masada test yapıldı. Bunun üzerine hocamla birlikte
nedeni bulduk, çözdük." dedi.
Çubuk, operasyon sonrası herhangi bir sorunu kalmadığını,
bir gece hastanede gözlem altında kaldıktan sonra taburcu olduğunu kaydederek,
daha önce kullandığı hipertansiyon ilaçlarını ise yarıya indirdiğini ifade
etti.
Kaynak: AA