Skip to content
  • 18.02.2026
  • Künye
  • Iletisim
  • Gizlilik

Sağlık Gazetesi

Günlük Sektörel Haberler

  • Anasayfa
  • Teknoloji
  • Gündem
  • Kamu
  • Ekonomi
  • Bilim
  • Eğitim
  • İnsan Kaynakları Duyuruları
Sağlık Ekonomisi

Ben Değil Biz Diyebilenlerin Siyaseti

17.02.2026

Geçmişi ve bugünü dikkatle analiz ettiğimde, kendime dürüstçe şu soruyu sordum: Ben neden siyasetçi olamam? Bu soru bir makam meselesi değil, bir değerler meselesidir. Çünkü ben haklı çıkmak için değil, haklı olmak için çalışırım. Oysa günümüz siyaset pratiğine baktığımda çoğu zaman gerçeğin değil algının, ilkenin değil tarafgirliğin öne çıktığını görüyorum. İşte bu çelişki, beni siyasetçi olamayacağım gerçeğiyle yüzleştiriyor.

Siyasetçi olmak; sadece bir partinin temsilcisi olmak, bir kürsüde konuşmak ya da bir makamda oturmak değildir. Siyasetçi olmak; topluma hizmet etmeyi, ortak aklı büyütmeyi ve birlikte üretmeyi gerektirir. En azından olması gereken budur. Fakat bugün siyaset çoğu zaman bireysel çıkarların, grup sadakatinin ve kişisel egoların sahnesine dönüşmüş durumda.

Ben, benden olan yanlış yaptığında o yanlışı doğru gibi savunamam. Bir kişi yalan söylüyorsa, kimliğine bakmadan bunun yanlış olduğunu söylerim. Çünkü doğrular kişiye göre değişmez. Hakikat, taraf tutmaz. Ancak ne yazık ki günümüzde siyaset, çoğu zaman “bizden” olanı koşulsuz savunma refleksi üzerine kurulmuş gibi görünüyor. Haklı olmak yerine haklı çıkmak için verilen mücadele, siyasetin asli ruhunu zedeliyor.

Gerçek liderlik, kendinden daha akıllı, daha zeki, daha yetenekli insanlarla çalışabilme cesaretini gösterebilmektir. Hatta onların sizden ileri geçmesini arzu edebilmektir. Çünkü mesele bireysel başarı değil, toplumsal ilerlemedir. Oysa bugün çoğu yerde “ben yapayım, ben öne çıkayım” anlayışı hâkim. Halbuki siyaset “ben” değil, “biz” demeyi gerektirir.

Sürdürülebilir kalkınma, kurumsal akıl, ortak güç… Bunlar sadece kavramsal ifadeler değildir; sağlıklı bir siyaset anlayışının temel taşlarıdır. Toplumun refahı; kişisel hırslarla değil, ortak hedeflerle büyür. Bir ülke; bireysel zaferlerle değil, kolektif başarılarla güçlenir.

Bugünün siyaset pratiğinde ise çoğu zaman farklı düşüneni dışlama, eleştireni susturma ve yanlışı sahiplenme kültürü ağır basmaktadır. Oysa eleştiri gelişimin kapısını aralar. Farklı fikirler tehdit değil zenginliktir. Yanlışın üzerini örtmek değil, yanlışı düzeltmek erdemdir.

Belki de bu yüzden siyasetçi olamam. Çünkü ben makam için değil, anlam için çalışırım. Güç için değil, hizmet için düşünürüm. Haklı görünmek için değil, gerçekten haklı olmak için çabalarım. Yanlış kimden gelirse gelsin yanlış derim. Doğru kimden gelirse gelsin doğru derim.

Eğer siyaset; gerçeğin, adaletin ve ortak aklın üzerine inşa edilecekse, elbette herkesin sorumluluğu vardır. Ancak mevcut haliyle siyaset; çoğu zaman ilkeyi değil, pozisyonu koruma mücadelesine dönüşmüş durumda.

Dolayısıyla ben siyasetçi olamam. Çünkü ben, haklı çıkmak için değil, haklı olmak için çalışırım. Ve inanırım ki bir toplumun gerçek gücü; gerçeği savunabilen, yanlışa karşı durabilen ve “ben” yerine “biz” diyebilen insanların çoğalmasıyla ortaya çıkar.

Sağlıklı günler dilerim..

Sağlık Ekonomisi

 

Copyright © 2022 Saglik Gazetesi