Skip to content
  • 8.05.2026
  • Künye
  • Iletisim
  • Gizlilik

Sağlık Gazetesi

Günlük Sektörel Haberler

  • Anasayfa
  • Teknoloji
  • Gündem
  • Kamu
  • Ekonomi
  • Bilim
  • Eğitim
  • İnsan Kaynakları Duyuruları
Sağlık Ekonomisi

Katma Değeri Görmeyen Ekonomi Kaybetmeye Mahkumdur

8.05.2026

Ekonomide son dönemde sıkça kullanılan bir yaklaşım var: maliyet + kâr. İlk bakışta makul, hatta adil görünen bu yöntem, aslında her ürün için geçerli değildir. Çünkü her ürün aynı değildir; her ürünün insana dokunuşu, hayata kattığı değer ve oluşturduğu etki birbirinden tamamen farklıdır.

Bazı ürünler vardır; üretimi fazladır, talebi üretimle dengededir. Bu tür ürünlerde maliyet üzerine belirli bir kâr koymak doğaldır. Ancak bazı ürünler vardır ki sadece bir ihtiyaç değil, doğrudan insan hayatını değiştiren çözümler sunar.

Yürüyemeyen bir insanı ayağa kaldıran,

Yemek yiyemeyene yemek yediren,

Düşünemeyene düşünme imkânı sağlayan ürünler…

Bunlar sıradan ürünler değildir. Bunlar yüksek katma değerli, insan hayatını yeniden şekillendiren çözümlerdir.

Fiyat Değil, Değer Konuşulmalı

İşte tam da burada büyük bir yanılgıya düşüyoruz. Bu ürünleri de sıradan mallar gibi “maliyet + kâr” anlayışıyla fiyatlandırdığımızda, onların gerçek değerini yok sayıyoruz.

Daha da önemlisi, bu ürünleri ihraç ettiğimizde kendi ürettiğimiz katma değeri dünya pazarına adeta hediye ediyoruz.

Oysa yüksek katma değerli ürünlerin fiyatı, üretim maliyetinden değil; sağladığı faydadan, hayatlara kattığı değerden belirlenmelidir.

Eğer biz bu farkı göremezsek:

 * Üreten kazanamaz,

* Katma değer ülke içinde kalmaz,

* Küresel rekabette geri düşeriz.

 Standart Fiyat Adalet Değil, Adaletsizlik Üretir

Devletin fiyat politikalarında yaptığı bir diğer kritik hata ise her ilde aynı fiyatı uygulama yaklaşımıdır. Yüzeyde eşitlik gibi görünen bu anlayış, gerçekte üretimi cezalandıran bir sistem doğurur.

Üretim merkezine yakın olan bölgeler düşük maliyetle üretim yaparken, uzak bölgelerde maliyet artar. Ancak fiyat sabitlendiğinde:

* Üreten zarar eder,

* Üretmeyen avantaj sağlar.

Bu durum, üretimi teşvik etmek yerine köreltir. Üretimden uzak olanı ödüllendirirken, üretimin merkezinde olanı cezalandırır.

Üretenin Korunduğu Bir Türkiye Şart

Bir ülkenin gücü, üreticisinin gücüyle ölçülür. Eğer üretici korunmazsa, üretim sürdürülebilir olmaz.

Bu nedenle:

* Her vatandaş üretime katkı sağlamalı,

* İnsanlar doğduğu yerde doyabilmeli,

* Yerel üretim desteklenmeli,

* Tecrübe nesilden nesile aktarılmalıdır.

Üretim sadece bugünün meselesi değildir. Birinci neslin başlattığı üretim, ikinci, üçüncü ve dördüncü nesillere aktarılabildiği sürece güçlü bir ekonomi inşa edilebilir.

Devletin Doğru Konumu: Rakip Değil, Destekçi

Devletin ekonomideki rolü doğru tanımlanmalıdır. Devlet, milletle rekabet eden değil; milletin önünü açan bir yapı olmalıdır.

Milletin yapabildiği işleri devlet üstlenmemeli;

Milletin yapmak istemediği, kârlı bulmadığı veya stratejik gördüğü alanlarda devreye girmelidir.

Aksi halde devletin piyasaya doğrudan girmesi, dengeyi bozar ve girişimciliği zayıflatır.

Sağlık Ticaret Değil, Temel Haktır

Tüm bu tartışmaların en hassas noktası ise sağlıktır. Sağlık, bir ticaret alanı değildir. Sağlık, her insanın en temel hakkıdır.

Hiçbir birey sağlıklı yaşamayı seçmek zorunda değildir; zaten sağlıklı yaşamak zorundadır.

Bu nedenle:

 * Sağlık hizmetleri kâr odaklı değil, insan odaklı olmalıdır.

* Devlet, sağlık alanını tamamen piyasanın insafına bırakmamalıdır.

* Sağlığını kaybeden bireyin yeniden sağlığına kavuşması, devletin asli sorumluluğudur.

 Çünkü sağlıklı bireyler olmadan güçlü bir ekonomi kurulamaz.

Son Söz: Değeri Anlayan Kazanır

Bugün en büyük ihtiyacımız, fiyatı değil değeri merkeze alan bir ekonomik anlayıştır.

Eğer katma değeri doğru analiz edebilirsek:

 * Üreten kazanır,

* Ülke kazanır,

* Gelecek nesiller kazanır.

Aksi halde, ürettiğimiz değerin gerçek karşılığını başkalarına bırakmaya devam ederiz.

Ve en acı gerçek şu olur:

Kendi emeğimizin değerini, yine kendimiz belirleyemeyiz.

Sağlıklı günler dilerim…

Sağlık Ekonomisi

 

Copyright © 2022 Saglik Gazetesi