Skip to content
  • 4.06.2026
  • Künye
  • Iletisim
  • Gizlilik

Sağlık Gazetesi

Günlük Sektörel Haberler

  • Anasayfa
  • Teknoloji
  • Gündem
  • Kamu
  • Ekonomi
  • Bilim
  • Eğitim
  • İnsan Kaynakları Duyuruları
Sağlık Ekonomisi

Yerli Üretici Nerede Duruyor?

4.06.2026

İstanbul Sanayi Odası çatısı altında yapılan sektör toplantıları, Türkiye’nin sanayi geleceği açısından önemli buluşmalardır. Özellikle ilaç, tıbbi cihaz ve araç-gereç sanayii gibi stratejik alanlarda yapılan toplantılar, yalnızca sektör temsilcilerinin değil, kamunun, üreticinin, ithalatçının, bayinin ve son kullanıcı olan sağlık sisteminin geleceğini de ilgilendirir.

MASSİAD’ın da bu toplantılara katılması elbette önemlidir. MASSİAD, Marmara Tıbbi Cihaz Üretici ve Tedarikçileri Derneği olarak sektörde üretici ve tedarikçi kimliğiyle faaliyet gösteren bir yapıdır. İstanbul Sanayi Odası bünyesinde de “31. Grup İlaç, Tıbbi Cihaz ve Araç-Gereç Sanayii Komitesi” bulunmaktadır.

Ancak burada asıl tartışılması gereken mesele şudur:

Türkiye’de Gerçek Yerli Üretici, Kamu Politikalarında Nerede Duruyor?

Bugün sektörde üretici var, ithalatçı var, bayi var, distribütör var, yurt dışında kendi markasıyla üretim yaptıran firmalar var, jenerik ürün geliştiren yapılar var. Devlet artık yurt dışında OEM sistemiyle üretim yaptıran firmaları da, jenerik ürün geliştirenleri de belirli ölçülerde “üretici” kabul edebiliyor.

Bu yaklaşımın bazı ticari ve stratejik gerekçeleri olabilir. Markalaşma, tasarım, ürün geliştirme, dış ticaret ağı ve teknoloji transferi açısından bu firmaların da sektöre katkısı vardır. Ancak burada çok hassas bir ayrım yapılmalıdır.

Yurt dışında üretim yaptırmak ile Türkiye’de fabrika kurmak aynı şey değildir.

Jenerik ürün geliştirmek ile Türkiye’de istihdam oluşturan, mühendis çalıştıran, yatırım yapan, makine parkı kuran, kalite sistemi oluşturan, denetim yükünü taşıyan, hammadde ve üretim riski alan yerli üretici aynı kefeye konulmamalıdır.

Çünkü gerçek yerli üretici yalnızca ürün satmaz.

Gerçek yerli üretici;

ülkede istihdam oluşturur,
mühendis yetiştirir,
teknik personel geliştirir,
AR-GE kültürü oluşturur,
vergi verir,
üretim riski alır,
kalite denetimine girer,
ihracat potansiyeli oluşturur,
kriz dönemlerinde kamuya tedarik güvenliği sağlar.

Pandemi döneminde, savaş dönemlerinde, küresel lojistik krizlerinde, döviz dalgalanmalarında gördük ki sağlıkta dışa bağımlılık yalnızca ekonomik bir sorun değildir. Aynı zamanda milli güvenlik meselesidir.

Bugün kamu alımlarında yerli üretici yeterince korunmuyorsa, tıbbi cihazda gerçek yerli sanayi gelişemez. Devletin satın alma politikası, yalnızca en ucuz ürünü bulma mekanizması olmamalıdır. Kamu alımı aynı zamanda sanayi politikasıdır, teknoloji politikasıdır, istihdam politikasıdır, stratejik bağımsızlık politikasıdır.

Eğer kamu, yerli üreticiyi sadece ithalatçıyla aynı şartlarda yarıştırırsa; yerli üretici üretim maliyeti, işçilik, kalite belgelendirme, finansman, stok, servis, garanti, yatırım ve denetim yükü altında ezilir. Buna karşılık ithalatçı firma hazır ürünü getirir, kur farkını fiyatına yansıtır, üretim riskini taşımaz.

Daha da önemlisi, kamu nezdinde “üretici” tanımı genişletilirken gerçek yerli üreticinin hakkı zayıflatılmamalıdır. OEM yaptıran, ithal ürüne kendi markasını koyan, jenerik ürün getiren veya dışarıda ürettirip Türkiye’de satan firmalar elbette sistemin içinde yer alabilir. Ancak bunlar ile Türkiye’de üretim hattı kuran, istihdam sağlayan, teknoloji geliştiren, ihracat hedefi olan firmalar aynı teşvik ve alım kategorisinde değerlendirilmemelidir.

Bu nedenle tıbbi cihaz sektöründe yeni bir sınıflandırmaya ihtiyaç vardır:

Birinci kategori: Türkiye’de fiilen üretim yapan gerçek yerli üretici.

İkinci kategori: Türkiye’de tasarım, AR-GE ve marka sahibi olup yurt dışında üretim yaptıran firmalar.

Üçüncü kategori: Jenerik ürün geliştiren veya muadil ürün sağlayan firmalar.

Dördüncü kategori: İthalatçı, distribütör ve bayi yapıları.

Bu ayrım yapılmadan “yerli”, “milli”, “üretici”, “tedarikçi” ve “ithalatçı” kavramları birbirine karışır. Kavramlar karıştığında ise kamu politikası da doğru kurulamaz.

Bugün yerli üreticinin en büyük sorunu yalnızca üretim yapmak değildir. Asıl sorun, ürettiği ürünün kamu sisteminde hak ettiği karşılığı bulamamasıdır.

Kamu ihalelerinde fiyat baskısı, uzun ödeme vadeleri, teknik şartnamelerde ithal ürün alışkanlığı, klinik kullanıcıların yerli ürünlere mesafeli yaklaşması, kalite geri bildirim sisteminin kurulmaması ve yerli üreticinin geliştirdiği ürünlerin sahada yeterince desteklenmemesi ciddi bir sorundur.

Türkiye’de gerçek yerli üretici korunmadan, tıbbi cihazda dışa bağımlılık azaltılamaz.

Bu nedenle İstanbul Sanayi Odası, sektör dernekleri, ithalatçı federasyonları, üretici temsilcileri, bayiler ve kamu kurumları bir araya geldiğinde şu soru açıkça sorulmalıdır:

Bu Ülkede Gerçek Yerli Üreticinin Kamuda Karşılığı Nedir?

Eğer yerli üretici kamuda alım güvencesi bulamıyorsa, ödeme vadelerinde eziliyorsa, ithal ürünle aynı şartlarda yarıştırılıyorsa, klinik uygulama verisiyle desteklenmiyorsa, AR-GE’si kamu politikasıyla korunmuyorsa; o zaman yerli üretim yalnızca toplantı konuşmalarında kalır.

Türkiye’nin ihtiyacı, ithalatçıyı dışlayan bir sistem değildir. Bayiyi yok sayan bir sistem de değildir. Tedarik zincirinin tüm halkaları önemlidir. Ancak sağlık gibi stratejik bir alanda asıl öncelik, ülkenin üretim kabiliyetini büyütmek olmalıdır.

Çünkü ithalatçı ürün getirir, bayi dağıtır, tedarikçi ulaştırır; ama yerli üretici ülkenin sanayi hafızasını kurar.

Bugün yapılması gereken; ithalatçı, bayi, tedarikçi ve üreticiyi birbirine karşı konumlandırmak değil, görev tanımlarını doğru yapmaktır. Herkesin yeri bellidir. Ancak devletin stratejik desteği, öncelikle Türkiye’de üretim yapan, istihdam sağlayan, teknoloji geliştiren, kalite sorumluluğu üstlenen gerçek yerli üreticinin yanında olmalıdır.

Aksi halde tıbbi cihaz sektöründe “yerli üretim” kavramı genişler; fakat gerçek üretici daralır.

Ve bir gün bakarız ki herkes üretici sayılmış, ama ülkede üretim yapan kalmamış.

Sağlıklı günler dilerim…

Mustafa Daşcı


Sağlık Ekonomisi

 

Copyright © 2022 Saglik Gazetesi