İstanbul Üniversitesi Hastanesi Çapa Yerleşkesi Toplu Temel Atma ve Toplu Açılış Töreni'nde açıklamalarda bulunan Cuhurbaşkanı Erdoğan, bir dönem hastaların hastanelerde rehin alındığını hatırlatarak sağlık alanında atılan adımlarla bu tabloyu tersine çevirdiklerini belirtti.

Bir dönem yoğun bakım parası ödenmeyen Durmaz ailesinin 1,5 aylık bebeği hastanede rehin tutulmuştu.
"Sağlıkta bu noktalara kolay gelmedik" diyen Erdoğan, "Parası olmayanın hizmet alamadığı memurun ayrı işçinin ayrı hastanesi olduğu reçetelerin eczanede bulunmadığı dönemlerimiz oldu. Ambulansın lüks olduğu bıçak parası vermeyenlerin ameliyat olamadığı, hastaların rehin alındığı dönemler yaşadık. 24 yıldır hayata aldığımız projelerle sağlıkta bu tabloyu tam tersine çevirdik. Devlet hastanelerimiz, şehir hastanelerimizle vakıf hastanelerimizle insanımıza kaliteli sağlık hizmeti sunuyoruz. 223 milyar lira olan sağlık tesislerini hizmete açtık. Sağlıkta Türkiye'de küresel çekim merkezi haline çekeceğiz. İstanbul'un sağlık altyapısını adeta yeniden baştan inşa ettik" ifadelerine yer verdi.
"Ülkemizin dört bir yanında insanımıza kaliteli sağlık hizmeti sunabilmek için özveriyle çalışan sağlık ordumuzun her bir neferine tebriklerimi, teşekkürlerimi iletiyorum. Birazdan İstanbul Üniversitemizin Çapa ve Esenyurt yerleşkelerinde bulunan binaları için kurdeleleri keseceğiz. Bu eserlerin tamamının ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Sağlık Bakanlığımızı, üniversitemizi tebrik ediyor; işçi, memur ve mühendislerimize teşekkür ediyorum.
Biz hem sağlık hizmetleri hem de tababet ilmi noktasında çok ciddi bir birikimin temsilcileriyiz. Tabiblik asla sıradan bir meslek olarak görülmemiştir. Hekim, hikmete erişen şahsiyet olarak telakki edilmiştir. İstanbul Tıp Fakültesi de bize ecdadın emanetidir. Bu fakülte cihan devleti Osmanlı'nın bize emanet ettiği kurumlardan birisidir. Sultan Fatih'in emriyle kurulan Fatih Darülşiffasında tıp eğitiminin ilk izlerini görüyoruz. 4 asır sonra 1827'de 2. Mahmut tarafından inşa ettirilen Tophane-i Amire ile ilk modern tıp fakültemiz burada vücut bulmuştur. Bu tarihsel akışı şunun için vurguluyorum. Bizim devlet geleneğimizde devamlılık esastır. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın diyen ecdad, bu anlayışımızı kurumlara da yansıtmıştır.
14 Mart 1919'da hikmet bey ve arkadaşlarının dalgalandırdığı Türk Bayrağı esarete boyun eğmeyeceğimizin tüm dünyaya ilanı olmuştur. Tabiplik, tarihimizde asla sıradan bir meslek olarak görülmemiştir. Devlet geleneğimizde devamlılık esas. Kurumlar devletle birlikte milletin de kurumlarıdır.
Yeni bir adım daha atıyoruz. 2026 yılı bitmeden 38 bin hekim dışı alma ilanına çıkacağımızın müjdesini sizlerle paylaşıyorum. Sağlık Bakanlığımız önümüzdeki dönem takvimi açıklayacak.

