Sağlık
hizmetlerinin ana temellerini ilaç ve tıbbi cihaz sektörü oluşturuyor. Sektörde
ilaç harcamaları, tıbbi cihaz harcamalarının ortalama 3 katından daha fazla bir
tutara tekabül ediyor. Görünüşte ilaç firmaları daha az firmayla, daha çok
hizmet sunuyor gibi görünse de bu yanıltıcı bir görüntü. İşin içyüzü hiç de
böyle değil. İlaç sektöründe ithalatçı
ve üretici firma ve ecza depolarının yanı sıra aktif olarak hizmet sunan
yaklaşık 24 bin eczane bulunuyor. İlaç firmaları; alım ve dağıtım sistemlerinin daha sistemli ve
oturmuş olması, perakende satışlarının
toplam satışlarının çoğunluğunu oluşturması ve peşin ödeme gibi avantajları nedeniyle
daha profesyonel bir yönetim şekline sahip durumdalar. İlaç sektörünün bu duruma
gelmesinde Nejat Eczacıbaşı‘nın Kaya Turgut, Cengiz Celayir, Tandoğan Tokgöz’le
birlikte Rıfat Ökten ve Kemalettin Akalın’ın büyük emekleri var. Son yıllarda
tıbbi cihaz firmalarının üretim standartlarını ve ürün güvenlik sistemlerini daha
kaliteli bir hale getirmek için bir takım düzenlemeler yapıldı. Bu düzenlemeler
ile birlikte sektörde oluşan karmaşıklık önemli ölçüde son buldu. Ancak ilaç ve
tıbbi cihaz sektöründe uzun yıllardır süregelen ham madde ve etken madde tartışmaları
bir süre daha devam edecek gibi duruyor. İlaçta olduğu gibi tıbbi cihazda da peşin
ödeme sistemine geçilmesi, ekonomik ve yönetimsel sorunların birçoğunu otomatik
olarak ortadan kaldıracaktır.
Peki
daha verimli mal ve hizmet alımı nasıl yapılır? Benim yaşımda olanlar bilir, eskiden Devlet
Planlama Teşkilatı vardı. Devletin alımlarına ilişkin tüm plan ve bütçe
planlamaları bu kurumdaki uzmanlar tarafından değerlendirilir ve onaylanırdı.
Tüm kamu kuruluşları ihtiyaçlarını ve bu ihtiyaçlara yönelik bütçelerini yapar,
onay için Devlet Planlama Teşkilatı muhasiplerine gönderirlerdi. Firmalarda bu
usul üzere hareket ederlerdi. Tabii bir takım uyanık ve sistemi kuralları bilen
ithalatçı firmalar, henüz planlamalar masadayken üreticisine bu bilgiyi verir
ve global üretim miktarını da belirtirlerdi. Günümüz şartlarında maalesef bu
tür planlama yapılan, bütçeyi daha etkin ve verimli kullanmaya yönelik usul ve
esaslar terkedildi. Devlet israfı
olmadan, firmaların milli sermayeye zarar vermeden nasıl ürün tedariki yapması
gerektiği konusu rafa kaldırıldı. Bu konunun acilen tekrar gündeme alınması
gerektiğini düşünenlerdenim. Bu sistemin tekrar yeniden inşa edilmesi ekonomik
ve milli menfaatlerimiz için çok ciddi ve öncelikli bir husus.
Bununla
birlikte Sağlık Bakanlığı acilen Tıp Fakültelerini bünyesine katmalı. Yıllık 1.2.3.
Basamak sağlık hizmet merkezlerinde alım
yapılacak medikal ürün ve ilaçların miktarları,
çeşitleri, yılın Ocak ayında Kamu İhale Kurumu aracılığı ile ilan
edilmelidir. Tabii ki ne kadarı bütçeden ne kadarı döner sermayeden
karşılanacak, ödeme vade ve şekilleri ne
olacak, bu konuların hepsi şeffaf bir şekilde kamuoyuna deklare edilmelidir. Firmalar rekabet şartlarını oluşturacak tüm
konular hakkında detaylı bilgi sahibi yapılmalıdır. Sosyal Güvenlik Kurumu
Sağlık Uygulama Tebligatı fiyatlandırma sistemi bırakılmalı. Ödeme listesindeki ürünlerin fiyatı piyasa
şartlarında oluşturulmalıdır. Ödeme listesine girecek ürün listesi de üç ayrı
sağlık kurumunun bilimsel raporlarına göre belirlenmelidir. Sağlık kurumları
ürünü üreten ve satan firmaları bilmemelidir. Bu söylediğim hususlar dikkate
alınırsa, sistem üzerinde yaşanan pek çok sorunun hızlı bir şekilde çözüme
kavuşturulacağı aşikar.
Sizlerinde
takip ettiği üzere yakın zamanda yataklı tedavi kurumlarına ihtiyaç kalmayacak.
Büyük hacimli cihazlar cep telefonu kadar olacak, yapay zekayla tanı, teşhis ve
tedavi raporları oluşturulabilecek. Teknolojik altyapı bu denli hızlı gelişmeye
devam ederse bireysel tanı teşhis cihazlarının piyasaya sürülmesi için çok
beklemeyeceğiz gibi duruyor. Pek çok merkez, sanal sağlık merkezleri oluşturmak
için altyapı hazırlamaya başladı bile. İlaçların yerine elektronik cipler ve
sağlık yazılımları yer alacak. Tıbbi cihazlar yapay organlardan oluşacak.
Tabi bunlarla birlikte bireysel sağlık harcamaları da çoğalacak. Sosyal
güvencelerde pazardan pay alabilmek için rekabete girecek. Öyle görünüyor ki bu
hızlı değişim sonucunda insanların yaşam biçimini ve standartlarını sigorta
firmaları belirleyecek. Bugünkü araçların kasko sigorta kuralları gibi…
Sağlıklı günler dilerim…