Kahramanmaraş'ta Deniz Esin Bozoklar'ı (5) henüz 5 günlükken darbedip, bedensel ve zihinsel engelli kalmasına neden olduğu öne sürülen hemşire Hazel Dırık Bağrıyanık (33), savunmasında, "Çok pişmanım, bir anlık refleksle oldu. Asla zarar vermek istemedim." dedi.
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde 2021 yılında dünyaya gelen Sema-Abdullah Bozoklar çiftinin kızı Deniz Esin'i (5) yenidoğan servisinde henüz 5 günlükken darbederek engelli kalmasına neden olduğu öne sürülen hemşire Hazel Dırık Bağrıyanık'ın yargılanmasına devam edildi.
ATK raporu dosyaya
girdi
Kahramanmaraş 10'uncu Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada
taraf avukatları salonda bulunurken, tutuklu sanık Bağrıyanık cezaevinden Ses
ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Duruşmada hakim, Adli Tıp
Kurumu (ATK) raporunun dosyaya girdiğini belirtti.
"Hemşirenin
eylemleri serebral palsiyi şiddetlendirmiş olabilir"
ATK 7'inci İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 34 sayfalık
raporun sonuç kısmında, "Dosyada ekli yenidoğan yoğun bakım ünitesine ait
kamera görüntüleri kurulumuzda izlenmiş olup, bebeğin yoğun bakım takiplerinde
26 Mayıs 2021 tarihli bakımı sırasında hemşire Hazel Dırık Bağrıyanık
tarafından sol uyluk bölgesine yapılan şiddet içerikli eylem sonucu sol femurda
kırık meydana geldiği, ayrıca ilgili hemşire tarafından birçok kez şiddetli olarak
sarsıldığı, kafa ve yüz bölgesine tekrarlayan şiddetli künt travmatik eylemleri
olduğu, bebekte kranial kemik kırığı, kafa içi kanama veya diffüz aksonal
hasara yönelik bir bulgu ve ileri tetkik bulunmamakla birlikte, ilgili hemşire
tarafından gerçekleştirilen künt kafa travması ve sarsma eylemlerine bağlı
nöronal hasar meydana gelebileceği, söz konusu olayda bebeğin kendisinde mevcut
prematüritenin Serebral Palsi'ye zemin hazırlayabileceği ancak ilgili hemşire
tarafından gerçekleştirilen künt travmatik eylemlerin nörolojik hasara yol
açarak Serebral Palsi'yi şiddetlendirdiğinin düşünüldüğü, olay tarihli beyin MR
tetkiki de bulunmadığından ilgili hemşire tarafından gerçekleştirilen şiddet
eylemlerinin bebekteki serebral palsiye ne derecede etkisinin olduğunun tıbben
ayrımı yapılamadığı, tüm bu bulgular birlikte değerlendirildiğinde; hemşire
Hazel Dırık Bağrıyanık’ın yenidoğan yoğun bakım ünitesindeki eylemlerinin tıp
biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığı, bebekte
meydana gelen yaralanmaların TCK 87 kapsamında değerlendirilmesi için 2'nci
Adli Tıp İhtisas Kurulu’na gönderildiği oy birliği ile mütalaa olunur."
denildi.
"Benim de bir
bebeğim var"
Daha sonra hemşire Hazel Dırık Bağrıyanık, yaptığı savunmada
pişman olduğunu söyledi. Bağrıyanık, "Hastaya hiçbir şekilde zarar vermek
amacıyla yapmadım. Ben teslim ettikten 5 gün sonra kırık tespit edildi. Benden
bebeği teslim alan hemşire ve sonraki muayenelerde kırığa ilişkin herhangi bir
tespit yapılmadı. Bir anlık refleksle mağdura vurdum. Benim de bir bebeğim var.
Tutuksuz yargılanmayı talep ediyorum." diye konuştu.
'Duruşma basına
kapalı olsun' talebi
Sanığın avukatı, Hazel Dırık Bağrıyanık’ın tahliye edilerek
adli kontrol hükümlerinin uygulanmasını, dosya içeriğinin basına yanlış aksettirildiğini
öne sürerek, davanın basına kapalı yapılmasını talep etti.
Ailenin avukatı ise Serebral Palsi'nin doğum öncesi, doğum
sırası ve sonrasında da meydana gelebileceği herkesçe bilindiğini ancak ATK'nın
adeta ortaya karışık bir rapor hazırlayarak bunu netleştiremediğini, bu nedenle
raporu kabul etmediklerini, Bağrıyanık'ın tutukluluk halinin devamına karar
verilmesini istedi.
Duruşma ertelendi
Cumhuriyet savcısı da mütalaasında, sanığın tutukluluk
halinin devamına karar verilmesini talep etti. Savcının mütalaası sonrası
Bağrıyanık ağlayarak, "Çok pişmanım, bir anlık refleksle oldu. Asla zarar
vermek istemedim. Benim de çocuklarım var, onlara bakmam gerekiyor. Tahliyemi
talep ediyorum." dedi. Duruşma sonunda hakim, Hazel Dırık Bağrıyanık’ın
tutukluluk halinin devamına, davanın basına kapalı yapılması talebinin reddine
karar vererek, duruşmayı 1 Nisan'a erteledi.
Kaynak: DHA