Kayseri'de 12 dişine implant yaptırmak için özel bir klinikteki diş hekimi Y.D. ile anlaşan N.E. isimli kadın, ilk dişinde yaşadığı sorun nedeniyle geri kalan dişlerini başka hastanede yaptırdı. Diş hekimi tarafından başlatılan ilamsız icra takibi sonucunda N.E.’nin ev ve aracına haciz geldi.
Kentte yaşayan N.E., dişlerini implant yaptırmak için geçen
yıl temmuz ayında özel klinikteki diş hekimi Y.D.’ye gitti. N.E.’ye yapılan
kontrollerde, 12 adet implant uygulanması gerektiği söylenerek tedaviye
başlandı. N.E., ilk implantında yaşadığı sorun nedeniyle dişlerini Y.D.’ye
yaptırmaktan vazgeçti. Başka bir hastanede tedavisine devam eden N.E.,
implantlarını yaptırdı. Bunun üzerine Y.D. tarafından N.E. hakkında geçen yılın
eylül ayında ilamsız icra takibi başlatıldı. Kayseri İcra Dairesi tarafından
gönderilen icra takibi tebligatının muhtara bırakılması üzerine durumdan haberi
olmayan N.E., itirazda bulunmadığı için evi ve aracına haciz konuldu.
Çocuklarının yardımıyla 137 bin lira olan icra borcunu ödeyen N.E., süreci
mahkemeye taşıyacak.
"Evine ve
aracına haciz konuluyor"
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Tüketiciler Birliği
Genel Başkanı Mahmut Şahin, “Vatandaş bir diş hekimine dişlerini yaptırmak için
gidiyor. 12 diş üzerinde bir anlaşma yapılıyor. Fakat daha ilk dişte sorun
yaşandığı için devamı gelmiyor ve bırakıyor diş hekimini, başka bir yerde
dişlerini yaptırıyor. Fakat diş hekimi 12 diş üzerinden bu vatandaşa bir
ilamsız icra ödemesi gönderiyor. Bu ödeme de muhtara bırakıldığı için vatandaşın
haberi olmuyor ve 7 gün içinde itiraz edilmediği için 8’inci gün kesinleşiyor.
Vatandaşın evine ve aracına haciz konuluyor. Daha sonra çocukları bir araya
gelip borçları ödeyip icrayı kaldırıyorlar. Şu an istinaf davası ya da menfi
tespit davası açmakla karşı karşıya vatandaş. Yani aslında almadığı bir
hizmetin bedelini ödüyor bir sistem yüzünden. Şimdi de o parayı geri alabilmek
adına uzun sürecek bir mahkeme yargı yoluna başvurmaya gidecek. Hiçbir borcunuz
olmadığı halde bir para ödediniz. Bir de mahkeme masrafı ödeyeceksiniz.” diye
konuştu.
"Muhtara
tebligatın kaldırılması gerekir"
Sözlerini sürdüren Şahin, “Bunun sebebi üzerine konuşmak
lazım. Artık 1930'larda yapılan yasalarla Türkiye yol alamaz. Bakın bir muhtara
tebligatın bırakılması, kişinin kendisine bırakılması demek değil. Eskiden
1930'lu yıllarda muhtar herkesi tanırdı. Muhtara bir tebligat bırakıldığında
hemen ulaştırırdı. Fakat şu anda mümkün mü böyle bir şey? Yani kişi de her gün
muhtara gidip bana tebligat geldi mi diye mi soracak? Yani niye ‘kendisine
tebligat yapılmalıdır’ şartını getirmiyoruz bir türlü? Ya da e-Devlet’ine bir
mesaj gönderilmesi. Bir çözüm bulunabilir ama çözüm bulunmuyor. Bununla alakalı
bu mağduriyetin giderilmesi adına ilamsız ödeme emrinin de tekrar yapılanması,
muhtara tebligatın kaldırılması gerekir.” ifadelerini kullandı.
"Maaşınıza haciz
konabilir"
İlamsız icra hakkında bilgi veren Şahin, "İlamsız icra,
hiçbir belgeye, bilgiye, delile dayanmadan ‘Benim senden alacağım var’ diye bir
yazı göndermem. Bu kadar. Ben seni tanımam etmem ya da tanıyorum fark etmez.
Fakat icraya gidiyorum. Bir senet yok, bir sözleşmemiz yok, bir alışverişimiz
yok. Hiçbir belge yok bakın. ‘Benim Furkan’dan alacağım var’ diyorum.
Gönderiyorum kağıdı. Eğer muhtara tebliğ edilirse ya da eve gitti. Evde de
umursamadın. ‘Ya ben bunu tanımam, etmem, borcum da yok’ dedin ve ödemedin. İşte
8’inci gün kesinleşiyor. Onun için vatandaşların bu ilamsız ödeme emrine çok
dikkat etmesi lazım. Çünkü kötü niyetlilerin elinde bu olay ve ara ara muhtarı
kontrol etmeleri lazım. Yani haftada bir gidip, ‘Bana tebligat var mı’ diye
sormaları lazım ve hemen itiraz etmeleri gerekiyor. Çünkü tebligat gününden
sonra 8’inci gün kesinleşiyor. Maaşınıza, aracınıza haciz konabilir."
dedi.
Kaynak: DHA