Her Nefeste İnme Riski: Nikotin Ürünleri Beyin Damar Sağlığını Tehdit Ediyor



Dünya Tütünsüz Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Türk Beyin Damar Hastalıkları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Semih Giray, sigara, elektronik sigara, puff ve benzeri nikotin ürünlerinin beyin damar sağlığı üzerinde ciddi tehdit oluşturduğunu belirterek, tütünsüz yaşamın inmenin önlenmesinde en güçlü adımlardan biri olduğunu vurguladı.

31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Türk Beyin Damar Hastalıkları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Semih Giray, sigara kullanımının inme için en önemli önlenebilir risk faktörlerinden biri olduğuna dikkat çekti. 

Giray, elektronik sigara, puff ve benzeri tüm nikotin ürünlerinin de beyin damar sağlığı üzerinde ciddi tehdit oluşturduğunu vurguladı.

Sigara İnme Riskini Belirgin Şekilde Artırıyor

İnme, dünyada ölüm ve kalıcı engelliliğin önde gelen nedenleri arasında yer alıyor. Ancak birçok kişi, inmelerin önemli bir bölümünün yaşam tarzı değişiklikleri ve risk faktörlerinin kontrol altına alınmasıyla önlenebileceğinin farkında değil. Bu risk faktörlerinin başında ise tütün ve nikotin ürünleri geliyor.

Sigara dumanındaki binlerce zararlı kimyasal madde damar duvarlarına zarar veriyor, damar sertliğini hızlandırıyor, kanın pıhtılaşma eğilimini artırıyor ve beyne giden kan akışını bozarak inme riskini belirgin şekilde yükseltiyor. Sigara kullanan bireylerde inme riski, kullanmayanlara göre anlamlı derecede daha yüksek seyrediyor.

Elektronik Sigara ve Puff Kullanan Gençlere Uyarı

Son yıllarda elektronik sigara, puff bar ve benzeri nikotin ürünlerinin özellikle gençler arasında hızla yaygınlaşması, beyin damar sağlığı açısından ciddi endişeleri beraberinde getiriyor.

Prof. Dr. Giray, Dünya Tütünsüz Günü kapsamında yaptığı açıklamada, gençlerin “zararsız” veya “sigaraya göre daha güvenli” olarak gördüğü bu ürünlerin beyin damarları üzerinde önemli riskler oluşturabileceğine dikkat çekti.

Genç Yaşta İnme Vakaları Dikkatle İzlenmeli

Toplumda yaygın olarak inmenin yalnızca ileri yaşlarda görüldüğü düşünülse de bilimsel veriler, genç erişkinlerde ve hatta ergenlik döneminde dahi inme vakalarının görülebildiğini ortaya koyuyor. Özellikle sigara, elektronik sigara ve puff gibi nikotin içeren ürünlerin kullanımı; damar yapısında bozulmaya, kan basıncında yükselmeye, damar iç yüzeyinde hasara ve pıhtılaşma eğiliminde artışa neden olarak genç yaşlarda da inme riskini artırabiliyor.

Prof. Dr. Giray, son yıllarda genç yaş grubunda görülen inme vakalarındaki artışın dikkatle izlenmesi gerektiğini belirterek, sağlıksız yaşam alışkanlıkları, tütün ve nikotin ürünleri kullanımı, obezite, hareketsizlik ve kontrolsüz hipertansiyon gibi risk faktörlerinin gençlerde de ciddi sonuçlara yol açabildiğini vurguladı.

Özellikle puff ve elektronik sigara ürünlerinin renkli tasarımları, aromatik içerikleri ve sosyal medya üzerinden oluşturulan “masum” algısının gençleri yanıltabildiğine dikkat çeken Giray, nikotinin yaş fark etmeksizin damar sistemine zarar verdiğini ve gelişmekte olan genç beyin üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini ifade etti.

Pasif İçicilik de Beyin Damarlarını Tehdit Ediyor

Tehlike yalnızca sigara kullananlarla sınırlı değil. Sigara dumanına maruz kalan bireylerde de damar hasarı gelişebiliyor ve inme riski artabiliyor.

Evlerde, iş yerlerinde, araçlarda ve kapalı alanlarda maruz kalınan sigara dumanı; çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan bireyler için ciddi sağlık riskleri oluşturuyor. Pasif içicilik, özellikle kalp-damar ve beyin damar hastalıkları açısından göz ardı edilmemesi gereken bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor.

İnmenin Önlenmesinde En Güçlü Adımlardan Biri Tütünsüz Yaşam

Prof. Dr. Giray, Türk Beyin Damar Hastalıkları Derneği olarak Dünya Tütünsüz Günü vesilesiyle tüm toplumu sigara, elektronik sigara, puff ve diğer nikotin ürünlerinden uzak durmaya davet ettiklerini belirtti.

Giray, “İnme ani gelişebilir; ancak risk faktörleri yıllar içinde birikir. Sigarayı bırakmak ve dumansız yaşam alanları oluşturmak, beyin damar sağlığını korumanın ve inme riskini azaltmanın en etkili yollarından biridir.” dedi.