Bugünkü Gerçeklik: Eczacı Neden 'İlaç Marketçisi' Ne Dönüştü?



?? Eczacının aldığı eğitim

Eczacılar; Farmakoloji, Farmasötik teknoloji, Toksikoloji , Klinik eczacılık, Doz–etkileşim–yan etki

İlaç stabilitesi ve biyoyararlanım gibi ilacın kendisine dair bütün eğitimi alıyor.

 ?? Yani:

İlacın hangi hastada, Hangi dozda, Ne kadar süreyle,  Hangi başka ilaçlarla birlikte verilmemesi gerektiğini en iyi bilen meslek grubudur.

?? Ama uygulamada ne oluyor?

Hekim tanıyı koyuyor (bu doğru ve olması gereken)

İlacın adı, dozu, süresi dahi hekimin elinde(Buda olmaması gereken)

 Eczacı sadece:

İlacı temin eden

SGK provizyonu yapan

Fiyat–iskonto–muadil yöneten bir dağıtım zinciri halkasına indirgenmiş durumda

?? Sonuç:

Meslek tatmini yok

Personel istihdam edilemiyor, Kâr marjı düşüyor

Yeni mezun eczacı işsiz

Eczane sayısı artıyor, gelir azalıyor

2?? Asıl kırılma noktası: Yetki–sorumluluk kopukluğu

Burada kimse açıkça söylemiyor ama gerçek şu:

? Hekimler, fiilen eczacının mesleğini de yapıyor

Doz belirliyor

Tedavi süresini belirliyor

İlaç kombinasyonuna karar veriyor

Ama:

Farmasötik eğitim almadan  ilaç etkileşimini derinlemesine bilmeden

Hastaya özgü doz ayarlamasında eczacıya danışmadan hekim karar veriyor kanunda bu yanlış uygulamaya uygun.

Bu durum:

Yan etki artışı

Gereksiz antibiyotik kullanımı

Polifarmasi

Sağlık bütçesinin patlaması demek.

 Vatandaşın lehine bütçe artışı, ancak akılcı ilaç kullanımıyla olur.

Akılcı ilaç kullanımı = eczacıyı sürece katmakla olur.

3?? Peki eskiden ne vardı, şimdi neden yok?

?? 1960–70’ler

Majistral ilaç

Eczacı üretimi

Yerel formülasyon

Hekim–eczacı birebir ilişki

?? Sonra ne oldu?

Hazır ilaç sistemi

Çok uluslu firmalar

İthal hammadde

 Eczacı = bayi

Devlet = büyük alıcı (SGK)

Bu sadece sağlık değil, ekonomik bir tercihti:

“Üretme, al. Geliştirme, ithal et.”

Bugün bunu tersine çevirmeye çalışıyoruz ama:

Hukuk hâlâ eski düzeni koruyor

Meslek örgütleri konfor alanından çıkmıyor

Otoriteyle yüzleşilmiyor

4?? Eczacılar neden üretime giremiyor?

Çünkü:

Mevzuat izin vermiyor

Sermaye modeli yok

Kimyager–eczacı işbirliği teşvik edilmiyor

SGK sadece hazır ilacı ödüyor

Majistral ve yerli üretim desteklenmiyor

 

?? Eczacı üretim yapsa:

Ruhsat

GMP

Klinik çalışma

Fiyatlandırma

Geri ödeme duvarına çarpıyor.

 

5?? Dünyada nasıl?

Almanya

Klinik eczacı serviste

Doz ayarlama yetkisi var

Hekimle birlikte karar verir

 

 İngiltere

Eczacı bazı ilaçları reçete edebilir

Kronik hastada tedavi optimizasyonu yapar

 

 

 

ABD

Klinik eczacı = sağlık ekibinin asli üyesi

Yanlış ilaç yazımını durdurma yetkisi var

?? Yani dünyada:

Hekim tanıyı koyar, eczacı tedaviyi optimize eder

6?? Ne değişmeli? (Somut ve net)

??? Kanun düzeyinde

Eczacının klinik rolü tanımlanmalı

Doz ve tedavi süresinde danışmanlık zorunlu olmalı

Klinik eczacı istihdamı hastanelerde mecburi olmalı

Majistral ve yerli üretim SGK geri ödeme listesine alınmalı

Eczacı–kimyager ortak üretim modeli hukuken teşvik edilmeli

?? Sağlık sistemi içinde

Reçete = iki imzalı sistem (hekim + eczacı)

Yan etki ve etkileşim raporları eczacıya bağlı olmalı

Akılcı ilaç kullanımı bütçesi eczacı üzerinden ölçülmeli

 

7?? Asıl soru şu:

Eczacıyı sadece rafın arkasında mı tutacağız,

yoksa sağlığın aklını mı eczacıya emanet edeceğiz?

Bugünkü kriz:

Meslek krizi değil

Sistem krizidir

ECZACILIKTA KLİNİK YETKİ, YERLİ ÜRETİM VE SAĞLIK BÜTÇESİ REFORM PAKETİ

1?? KANUN DEĞİŞİKLİĞİ TASLAĞI

MADDE 1 – Klinik Eczacılık Tanımı ve Yetkisi

 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun’a aşağıdaki madde eklenmiştir:

Klinik eczacı; tanı ve teşhisi hekim tarafından konulmuş hastalarda, ilaçların dozunun, kullanım süresinin, ilaç ve ilaç–gıda etkileşimlerinin değerlendirilmesi, tedavinin etkinliğinin ve güvenliğinin artırılması amacıyla sağlık ekibi içerisinde yetki ve sorumluluk sahibi sağlık meslek mensubudur.

Klinik eczacılar;

Doz ayarlaması ve tedavi süresi konusunda hekime yazılı görüş bildirebilir,

Yan etki ve etkileşim tespitinde reçetenin revizyonunu talep edebilir,

Akılcı ilaç kullanımı raporları düzenler.

 MADDE 2 – Hastanelerde Klinik Eczacı Zorunluluğu

Yatak sayısı 50 ve üzeri olan tüm kamu ve özel sağlık kuruluşlarında en az bir klinik eczacı istihdamı zorunludur.

Yoğun bakım, onkoloji, kardiyoloji ve enfeksiyon hastalıkları servislerinde klinik eczacı bulunması mecburidir.

MADDE 3 – Majistral ve Yerli Üretim Teşviki

Eczacılar;

Kimyagerler ile birlikte ruhsatlandırılmış tesislerde,

Majistral ve yarı endüstriyel ilaç üretimi yapabilir.

Bu ürünler Sağlık Bakanlığı onayı ile SGK geri ödeme listesine alınır.

MADDE 4 – Eczacı–Kimyager Ortaklığı

Eczacı ve kimyagerlerin ortak olduğu yerli ilaç üretim kooperatifleri ve şirketleri;

Vergi indirimi, Kamu alım garantisi, Ar-Ge teşviki kapsamına alınır.

2?? SAĞLIK BÜTÇESİNE ETKİSİ (RAKAMLI)

?? Mevcut Durum (Yaklaşık)

Türkiye yıllık ilaç harcaması: ~300 milyar TL

Bunun %45’i ithal ilaç

Akılcı olmayan kullanım oranı: %20–25

?? Yaklaşık 60–75 milyar TL israf

 

?? Klinik Eczacı Modeli Sonrası (Uluslararası örnekler baz alınarak)

Kalem   Mevcut Reform Sonrası

Yanlış/uygunsuz ilaç kullanımı    %22       %10

Antibiyotik gereksiz kullanımı     %35       %15

Hastane yatış süresi        Ortalama 6 gün 4,8 gün

?? Yıllık 20–30 milyar TL doğrudan tasarruf

İstihdam: +15.000 nitelikli personel

 

3?? ECZACILAR BİRLİĞİ’NE AÇIK ÇAĞRI METNİ

Bu Bir Meslek Değil, Bir Sağlık ve Egemenlik Meselesidir

Sayın yetkililer,

Eczacılar bugün yalnızca ekonomik daralmayla değil, mesleki itibarsızlaşma ile karşı karşıyadır. Eczacılar; ilacın bilimini bilen ama karar süreçlerinden dışlanan bir noktaya itilmiştir.

Bizler; Sağlık sanayicileri temsilen Mustafa Daşcı olarak Halk olarak 

Klinik eczacının sağlık sisteminin asli unsuru olmasını,

Eczacının sadece dağıtıcı değil, tedavinin aklını yöneten taraf olmasını,

Yerli ilaç üretiminde eczacının öncü rol üstlenmesini  talep ediyoruz.

Bu talepler dile getirilmediği sürece;

Eczacı işsizliği artacak,

Eczaneler kapanacak,

Sağlık bütçesi vatandaş aleyhine büyümeye devam edecektir.

Susmak çözüm değildir.

4?? TBMM’YE SUNULACAK 1 SAYFALIK GEREKÇE

GEREKÇE

Türkiye’de sağlık harcamalarının önemli bir bölümü ilaç giderlerinden oluşmaktadır. Mevcut sistemde eczacılar, ilacın bilimsel değerlendirmesini yapabilecek donanıma sahip olmalarına rağmen, tedavi süreçlerinin dışında bırakılmıştır.

Bu durum;

Akılcı olmayan ilaç kullanımına,

Yan etki ve komplikasyon artışına,

Sağlık bütçesinde ciddi kayıplara neden olmaktadır.

Uluslararası örneklerde klinik eczacının tedavi sürecine aktif katılımı ile hem hasta güvenliği artmış hem de kamu harcamaları azalmıştır.

Ayrıca, yerli ilaç üretiminin teşvik edilmesi; yalnızca ekonomik değil, stratejik bir zorunluluktur.

Bu kanun teklifi ile;

Klinik eczacının yetki ve sorumlulukları tanımlanmakta,

Hastanelerde istihdamı zorunlu kılınmakta,

Yerli üretim ve eczacı–kimyager iş birliği teşvik edilmektedir.

Amaç; vatandaşın ilaca erişimini güvenli, sürdürülebilir ve ekonomik hâle getirmektir.

 

5?? SAĞLIKTA KLİNİK ECZACILIK MODELİ – POLİTİKA NOTU (KISA)

Amaç

Bu politika notunun amacı; klinik eczacılığın sağlık sistemine entegrasyonu ile hasta güvenliğini artırmak, ilaç kaynaklı komplikasyonları azaltmak ve kamu sağlık harcamalarında sürdürülebilir tasarruf sağlamaktır.

Sorun Tanımı

Mevcut sistemde eczacılar, ilaca ilişkin en kapsamlı eğitimi almalarına rağmen tedavi karar süreçlerinin dışında bırakılmaktadır. Bu durum, akılcı olmayan ilaç kullanımına, gereksiz antibiyotik, yanında mide koruyucu ve ağrı kesici  tüketimine ve sağlık bütçesinde verimsizliğe yol açmaktadır.

Modelin Temel Unsurları

Klinik eczacı, tanısı konmuş hastalarda tedavinin doz, süre ve etkileşim boyutunu yönetir.

Hekim–eczacı iş birliği yasal güvence altına alınır.

Klinik eczacı, hasta bazlı ilaç izlem ve raporlama yapar.

Akılcı ilaç kullanımı performans göstergeleri oluşturulur.

 

Beklenen Sonuçlar

Hasta güvenliğinde artış

Yan etki ve hastane yatışlarında azalma

Sağlık bütçesinde yıllık milyarlarca liralık tasarruf

Eczacılık mesleğinin bilimsel kimliğinin güçlenmesi

 

6?? TBMM KANUN TEKLİFİ – MADDE / GEREKÇE EŞLEŞTİRMESİ

MADDE 1 – Klinik Eczacılık Yetkisi

Gerekçe: Eczacılar, ilacın farmakolojik özelliklerine ilişkin kapsamlı eğitim almalarına rağmen tedavi süreçlerinde etkin rol alamamaktadır. Bu madde ile klinik eczacının yetki ve sorumlulukları tanımlanarak hasta güvenliği ve tedavi etkinliği artırılmaktadır.

MADDE 2 – Klinik Eczacı İstihdamı

Gerekçe: Hastanelerde klinik eczacı bulunmaması, ilaç hatalarına ve gereksiz maliyetlere neden olmaktadır. Uluslararası uygulamalar dikkate alınarak belirli büyüklükteki sağlık kuruluşlarında klinik eczacı istihdamı zorunlu hâle getirilmektedir.

MADDE 3 – Majistral ve Yerli Üretim

Gerekçe: İlaçta dışa bağımlılık, hem sağlık güvenliğini hem de kamu maliyesini olumsuz etkilemektedir. Bu madde ile eczacıların yerli ve majistral üretime katılımı teşvik edilerek ithal ikamesi sağlanması amaçlanmaktadır.

MADDE 4 – Eczacı–Kimyager İş Birliği

Gerekçe: İlaç üretimi disiplinler arası bir süreçtir. Eczacı ve kimyagerlerin birlikte çalışabileceği hukuki ve ekonomik zeminin oluşturulması, Ar-Ge kapasitesini ve yerli üretimi artıracaktır.

Genel Gerekçe (Özet): Bu Kanun Teklifi; sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmek, ilaç harcamalarında etkinliği sağlamak ve eczacılık mesleğinin bilimsel birikimini kamu yararına sunmak amacıyla hazırlanmıştır.

Sonuç: Bu düzenleme bir meslek düzenlemesi değil; sağlık sisteminin etkinliği, bütçe disiplini ve milli üretim kapasitesinin artırılması amacıyla hazırlanmıştır.

Asıl soru şu:

Eczacıyı sadece rafın arkasında mı tutacağız,

yoksa sağlığın aklını mı eczacıya emanet edeceğiz? bu soruyu da cevaplayalımmı

?? Stratejik not (önemli)

Bu çalışma artık:“Bir meslek talebi” değil Sağlıkta verimlilik, bütçe disiplini ve yerli üretim dosyasıdır.

Yani kapısı:

Asıl sorunun cevabı net:

Eczacıyı rafın arkasında tutamayız.

Çünkü rafın arkasında tutulan bir bilgi, ülkeye maliyet olur.

?? Neden?

Çünkü:

İlacı eczacı bilir

Yan etkiyi eczacı öngörür

Etkileşimi eczacı hesaplar

İsrafı eczacı önler

Bütçeyi eczacı korur

 

Ama bugün:

Bilgi var, yetki yok

Sorumluluk yok, maliyet var

Eczacı sustukça, sistem pahalılaşıyor

“Sağlığın aklı” kime emanet edilir?

?? Akıl ? Tanı

 

Tanı hekimin işidir

Tedavi aklı ekip işidir

Bu ekibin ilacı yöneten beyni eczacı olmadan çalışmaz.

Dünyanın gelişmiş sağlık sistemleri bu yüzden:

Hekimi tanının,

Eczacıyı tedavinin,

Hemşireyi bakımın,

Kimyageri üretimin merkezine koymuştur.

Rafın arkası ne demek?

Rafın arkası:

Dağıtım demektir

 

Ticaret demektir

Bayilik demektir

 

Ama:

Sağlık demek değildir

Bilim demek değildir

Kamu yararı demek değildir

Eczacıyı orada tutmak:

Bilgiye sahip olanı susturmak,

bedelini ise vatandaşın ödemesidir.

O hâlde doğru cevap şudur:

Eczacıyı rafın arkasında değil,

sağlık sisteminin aklında tutacağız.

Klinik eczacı tedaviyi optimize edecek

Yerli üretimde eczacı öncü olacak

Sağlık bütçesi bilgiyle korunacak

Vatandaş daha az ilaçla daha çok şifa bulacak

Bu sadece bir tercih değil

 

Bu bir:

Sağlık güvenliği kararıdır

Bütçe disiplini kararıdır

Mesleki adalet kararıdır

Milli üretim kararıdır