Prof. Dr. Erdem, "Tuz kısıtlaması ve yaşam tarzı değişiklikleri önem arz ediyor. Hasta az miktarda tuz tüketiyor olabilir fakat yetersiz sıvı alıyorsa bu hastalarda tuz iç kulakta birikeceği için atakların tetiklenmesine sebep oluyor." dedi.
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Baş ve Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Duygu Erdem, az miktarda tuz tüketimi ve yeterli sıvı alımının, meniere (iç kulakta basınç nedeniyle baş dönmesi, kulak çınlaması ve işitme kaybına neden olan hastalık) hastalarında atakların tetiklenmesinin önüne geçtiğini bildirdi.
Erdem, meniere hastalığını hafife almamak gerektiğini
söyledi.
Menierenin günlük hayatı oldukça olumsuz etkileyen bir
hastalık olduğuna dikkati çeken Erdem, şöyle devam etti:
"Bu hastalıkta baş dönmesi (vertigo) ataklar halinde
geliyor. Beraberinde mutlaka işitme kaybı, kulakta basınç hissi ve çınlama
oluyor. Hastanın kulağında önce patlayacakmış derecesinde basınç hissiyatı ve
çınlama başlıyor. Daha sonra buna baş dönmesi eşlik ediyor ve işitme kaybı
oluşuyor. Bu işitme kaybının en önemli özelliği özellikle pes tonlarını
(müzikte ve seste düşük frekanslı, kalın ve derin sesleri ifade eder) tutması.
Ataklar ortalama 2 ila 24 saat arasında sürebilir. En önemli özelliği atak
geçtiği zaman hastanın bütün şikayetleri ortadan kalkıyor."
Erdem, hastalığın "dalgalı işitme kaybı" şeklinde
seyrettiğini dile getirerek, bu işitme kaybının geçmesinin iyi bir şey olmakla
birlikte tedavi edilmez ve ataklar çok sık olursa doku bozukluğu da
bırakabileceğini kaydetti.
"Katkılı gıdalar
ve Çin tuzları hastalığı tetikliyorenmesine sebep oluyor"
Menierenin genç orta yaşta görülen ve uzun süreli takip
gerektiren hastalık olduğundan bahseden Erdem, kendi kendini sınırlayan, her
hastada farklı olmakla birlikte belli bir seyri olan hastalık olduğunu anlattı.
Erdem, hastalığı tetikleyen birçok etken olduğuna işaret
ederek, "Mutlaka tuz kısıtlaması yapıyoruz. Aşırı çay, kahve tüketiminden
uzak durmayı öneriyoruz. Bir de paketli gıdalardaki çok miktardaki katkı
maddesi ve Çin tuzları bu hastalığın tetiklenmesine sebep oluyor. Çağımızın
hastalığı olan stres de hastalığın ataklarını tetikleyebileceği için stresten
uzak durmak çok önemli." dedi.
Hastanın atak geçirmesini önlemenin çok önemli olduğunu
vurgulayan Erdem, "Bunun kullanılabilecek çeşitli ilaçları olmakla
birlikte tuz kısıtlaması ve yaşam tarzı değişiklikleri bizim için önem arz
ediyor. Hasta atak geçirdiği zaman mutlaka hekim tarafından tedavi edilmeli.
Tuz alımını kısıtlamak önemli ama su alımı da çok önemli. Hasta az miktarda tuz
tüketiyor olabilir fakat yetersiz sıvı alıyorsa bu hastalarda tuz iç kulakta
birikeceği için hastalığın ataklarının tetiklenmesine sebep oluyor."
ifadelerini kullandı.