Sağlık sektöründe yerli üretim uzun yıllardır konuşulan bir hedeftir.
Ancak sahaya baktığımızda, bu hedefin istenilen seviyeye
ulaşamadığını görüyoruz.
Oysa gerçek şudur:
Türkiye’de üretim yapacak bilgi de vardır, kapasite de
vardır, girişimci de vardır.
Sorun üretimde değil, sistemdedir.
Sağlık sektöründe üretim yapan bir firma için en kritik
unsur, ürünü üretmek değil;
ürettiğini sürdürülebilir şekilde satabilmektir.
Çünkü bu sektörde en büyük alıcı kamudur.
Ve üretici için belirleyici olan üç temel konu vardır:
• Alım şartları
• Fiyat politikası
• Ödeme süresi
Bu üç alan net değilse, üretim planı yapmak mümkün değildir.
Bugün ise sahada:
• Ödeme süreleri öngörülebilir değil
• Fiyat güncellemeleri gecikebiliyor
• Alım süreçleri standart işlemiyor
Bu tablo üreticiyi şu soruyla baş başa bırakıyor: “Yatırım
yapmalı mıyım, yoksa beklemeli miyim?”
Ne yazık ki çoğu zaman tercih beklemek oluyor.
Asıl kayıp üretimin azalması değil, üretim yapma cesaretinin
kaybolmasıdır.
Çünkü üretici sistemden çıktığında geri dönmesi çok daha
zordur.
Sonuç olarak; Kağıt üzerinde yerli üretim var gibi görünse
de,
gerçek katma değer çoğu zaman oluşmamaktadır.
Sağlıkta yerli üretim bir tercih değil, zorunluluktur.
Ama bu zorunluluğun gerçekleşmesi için önce sistemin güven
vermesi gerekir.
Sorun üretim değil,
üretimi sürdürülebilir kılan sistem eksikliğidir.
Sağlıklı günler dilerim