Araştırmacılar, bağırsaktaki kritik bakteri gruplarının miktarındaki farklılıkların, kanserin nüksetme olasılığını yüzde 94'e varan bir doğrulukla öngördüğünü tespit etti.
Yeni bir araştırmada
kişinin bağırsak bakterilerinin, cilt kanseri tedavisinden sonra
hastalığın nüksetme riskini belirleyebildiği tespit edildi.
NYU Langone Health cuma günü yeni araştırma sonuçlarını
duyurduğu açıklamasında çalışmaların, ameliyat ve immünoterapinin ardından
melanom hastalarının yüzde 25 ila 40'ında kanserin nüksettiğini gösterdiğini
aktarıyor.
Melanom, genellikle güneşe maruz kalmakla bağlantılı bir
cilt kanseri türü. Ameliyat veya bağışıklık
sisteminin kanserli hücreleri yok etmesine yardımcı olan
immünoterapiyle tedavi edilebiliyor.
NYU Langone Health ve ona bağlı Perlmutter Kanser
Merkezi'nden araştırmacıların yürüttüğü ve bulgularını hakemli dergi Cell'de
yayımladığı yeni çalışmada, küresel bir klinik araştırmaya katılan 674 melanom
hastasından alınan dışkı örnekleri analiz edildi.
Araştırmacılar, bağırsaktaki kritik bakteri gruplarının
miktarındaki farklılıkların, kanserin nüksetmesini yüzde 94'e varan bir
doğrulukla öngördüğünü buldu.
Sindirim sisteminde yaşayan trilyonlarca bakteri, bağışıklık
sistemine tehlikeli ve yararlı bakteriler arasındaki farkı ayırt etmeyi
öğretiyor. Basın açıklamasında geçmişteki araştırmalara atıf yapılarak
araştırmacıların incelediği bakteri gruplarının, hastanın immünoterapiye
verdiği tepkiyi değiştiren bağışıklık hücreleriyle etkileşime girdiği
belirtiliyor.
NYU Grossman Tıp Fakültesi Nüfus Sağlığı Bölümü'nden, yeni
çalışmanın kıdemli yazarı Profesör Dr. Jiyoung Ahn yaptığı açıklamada şunları
söylüyor:
İlk kez bizim çalışmamız, belirli hastalarda nüksetme
riskinin artmasının belirteçleri olabilecek bağırsak bakterisi türlerini tespit
etti ve bu da tedavinin kişiye uyarlanmasına katkı sağlayacak.
Ancak araştırmacılar bu yeni keşfin bir şarta
bağlı olduğunu saptadı: hastanın yaşadığı yerin önemi.
Yeni çalışmaya katılan melanom hastalarının tümörleri
ameliyatla alındıktan sonra bu kişilere ya nivolumab ve ipilimumabın
birleşiminden oluşan immünoterapi ya da sadece nivolumab tedavisi uygulanmıştı.
Hastalar Kuzey Amerika, Doğu Avrupa, Batı Avrupa, Avustralya
ve diğer bölgelerden seçilmişti.
Çalışma, kanserin nüksetme riskini en doğru şekilde gösteren
bakteriyel belirteçlerin, hastanın yaşadığı yere göre farklılık gösterdiğini
ortaya koydu.
Araştırmacılar hastaların nereden geldiğine bakmadan,
öncelikle bağırsak mikrobiyomlarının benzerliğine göre onları gruplandırarak,
her bölgedeki nüksetme riskini öngören bakteriyel "parmak izleri"ni
saptadı.
Basın açıklamasında şu ifadelere yer veriliyor:
Ekip, mikrobiyal benzerliğin standart bir ölçümünü
kullanarak örneğin Kuzey Amerikalı hastalardan elde edilen bir belirtecin,
dünyanın diğer bölgelerindeki hastalardaki nüksetme riskini doğru
öngörebildiğini ancak bunun, yalnızca bu hastaların benzer bir bakteriyel
parmak izine sahip olması durumunda geçerli olduğunu buldu.
Araştırmacılar bu çalışmanın, kanser tedavisi öncesinde
hastalara daha güvenilir bilgiler sağlamaya yardımcı olacağını umuyor.
Nüfus Sağlığı Bölümü'nden çalışmanın yazarı Profesör Dr.
Richard B. Hayes yaptığı açıklamada, "Gelecekte, tedaviden önce hastanın
mikrobiyomunu analiz etmeyi, bunu küresel veritabanıyla karşılaştırmayı ve
tedaviyi başından itibaren yönlendirecek güvenilir bir prognoz sunmayı
öngörüyoruz." ifadelerini kullanıyor.
Kaynak: Independent
Türkçe