Kalp vücudun en
önemli parçası… Doğduğumuz andan itibaren bir saniye bile mola vermeyen bu
muazzam motor, aslında sandığımızdan çok daha hassas. Genelde o 'tekleyene'
kadar varlığını unutuyoruz; ancak kalbimiz bize her gün, her öğünde ve
attığımız her adımda bir şeyler anlatmaya çalışıyor.
Central Hospital Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Rifat Eralp
Ulusoy, kalp sağlığına dikkat etmek için devamlılık gerektiğini vurguluyor. Son
yıllarda yapılan araştırmalar, kalbimizi korumanın yolunun mutfağımızdan,
ayakkabı dolabımızdan ve zihnimizdeki huzurdan geçtiğini gösteriyor. Kalp
sağlığı sadece yaşlılıkta düşünülecek bir konu değil; bugün attığımız küçük bir
adım, yarınki "en büyük hayat sigortamız" haline geliyor.
Hastalık kapıyı
çalmadan önlem almak, işin en önemli sırrı.
"Benim kalbim sağlam" deyip geçmemek gerekiyor. Hayatınızda
yapacağınız küçük değişikliklerle kalbinizi yormadan, daha enerjik bir ömür
sürebilirsiniz.
Central Hospital Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Rifat Eralp
Ulusoy’a göre 10 altın kurala dikkat etmek gerekiyor.
Sofradan Renk Eksik
Olmasın: Paketli gıdalar yerine pazar tezgahından beslenin. Zeytinyağı
baş tacınız olsun, yeşilliği sofranızdan eksik etmeyin.
Üşenmeyin, Hareket
Edin: İlla spor salonuna gitmek şart değil. Her gün yarım saat tempolu
bir yürüyüş yapmak, kalbin pasını siler.
Tuzluğu Masadan
Kaldırın: Yemeğin tadına bakmadan tuz atmak en büyük düşmanımız.
Tansiyonu zıplatmamak için tuzu hayatınızdan yavaş yavaş çıkarın.
Kilonuz Yük Olmasın: Fazla
kilolar sadece dış görünüşü değil, en çok kalbinizi yorar. Kalbiniz o yükü
taşırken çok zorlanıyor, ona acıyın.
Sigarayla Vedalaşın: Kalbe
en büyük ihanet sigaradır. Damarları tıkayıp kalbi nefessiz bırakır. Kendiniz
ve sevdikleriniz için bu zehri bırakın.
Kafaya Takmamaya
Çalışın: Biliyoruz hayat zor ama stres kalbi doğrudan vuruyor.
"Can boğazdan gelir" derler ama "can huzurdan gider". Biraz
sakin kalmak kalbe ilaç gibidir.
Uykunuzu Alın: Vücudun
dinlendiği tek yer uyku. Günde 7-8 saat uyumaya çalışın ki kalbiniz bir sonraki
güne zinde başlasın.
Şekerden Kaçın,
Tatlıyı Meyveden Alın: Şekerli içecekler ve ağır tatlılar damarların
en büyük düşmanı. Canınız tatlı çektiğinde bir meyveyle geçiştirmeye alışın.
"Bir Şeyim
Yok" Demeyin: Doktora gitmek için illa ağrınızın olması gerekmez.
Arada bir gidip kalbinizin sesini dinletin, "makine" ne durumda bir
bakın.
Rakamlarınızı Bilin: Tansiyonunuz
kaç, şekeriniz ne durumda? Kendi değerlerinizi bilirseniz, vücudunuzun verdiği
sinyalleri daha iyi anlarsınız.
Kalbimize ne kadar iyi bakarsak, bizi o kadar uzun süre ve
sağlıkla taşır. Bu kurallara her zaman dikkat etmek önemli…