Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Özkan Demirhan, akciğer kanserine ilişkin en çok merak edilen soruları yanıtladı; hastalığın sinsi belirtilerinden tedavi sürecine kadar önemli uyarılarda bulundu.
Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Özkan Demirhan, akciğer
kanserinin sinsi bir hastalık olduğuna dikkat çekerek, hastalığın çoğu zaman
ileri evrelerde tespit edildiğini söyledi. Bunun temel nedeninin ‘sessiz
belirtiler’ olduğunu vurgulayan Demirhan, bu belirtilerin genellikle hastalar
tarafından fark edilmediğini ya da önemsenmediğini ifade etti.
Akciğer kanserinde görülen sessiz belirtilerin çoğu zaman
akciğerle doğrudan ilişkilendirilmediğini belirten Demirhan, “Tırnak
yataklarında şişme, parmaklarda çomaklaşma, kol ve omuz ağrısı, ses
değişiklikleri, boyun, yüz ve kollarda şişlik ve morarma gibi durumlar bu
belirtiler arasındadır. Ayrıca göz kapağı düşüklüğü ile göz bebeğinde
değişiklikle seyreden Horner sendromu da önemli bulgulardandır. Bunlar akciğer
dışı belirtiler olup, akciğer kanserinin sessiz işaretleri olabilir” dedi.
“Bu Belirtilerde
Vakit Kaybetmeden Başvurun”
Hastalara “kırmızı bayrak” uyarısında bulunan Demirhan, şu
belirtilerde vakit kaybetmeden doktora başvurulması gerektiğini söyledi:?Balgamda kan görülmesi, geçmeyen
öksürük, dirençli ateş,
nefes alırken ağrı, nefes darlığı, sürekli yorgunluk ve halsizlik.
“İlk Yayılım Lenf
Düğümlerine Olur”
Akciğer kanserinin genelde ilk olarak akciğer içindeki veya
çevresindeki lenf düğümlerine yayıldığını belirten Demirhan, lenf sisteminin
vücuttaki yabancı maddeleri filtreleyen önemli bir yapı olduğunu söyledi.
Hastalar Hangi
Soruları Sormalı?
Prof. Dr. Özkan Demirhan, akciğer kanseri tanısı alan
hastaların doktorlarına mutlaka şu soruları yöneltmesi gerektiğini ifade etti:
* Kanserin türü
nedir?
* Akciğerin neresinde
ve hangi evrede?
* Hangi tedavi
öneriliyor ve neden?
* Tedavinin yan etkileri
neler?
* Hastalığım günlük
yaşamımı nasıl etkileyecek?
* Ameliyat mümkün mü,
nasıl yapılacak?
* İkinci görüş
alınmalı mı?
İkinci görüşün önemine de değinen Demirhan, bunun hastaların
süreci daha iyi anlamasına yardımcı olduğunu söyledi.
“İki Hafta Kuralı
Hayat Kurtarabilir”
Akciğer kanserinde “iki hafta kuralı”na dikkat çeken
Demirhan, özellikle 40 yaş üstü sigara geçmişi olan bireylerde ve ailede
akciğer kanseri olan kişilerin iki haftadan uzun süren öksürük, nefes darlığı ve yorgunluk gibi şikayetlerin ciddiye
alınması gerektiğini belirtti. Demirhan, “Bu belirtiler varsa mutlaka
tomografi ile değerlendirme yapılmalıdır. Erken teşhis hayat kurtarır” dedi.
“Hastalığın İlerleme
Süresi Kişiye Göre Değişir”
Akciğer kanserinin evreler arası ilerleme süresinin kesin
olmadığını vurgulayan Demirhan, “Bu tamamen kanserin hücre tipine ve bireysel
farklılıklara bağlıdır. Bazı hastalarda bir ayda ilerlerken bazılarında bu süre
aylar sürebilir. Küçük hücreli akciğer kanseri genellikle daha hızlı yayılır ve
tedavi edilmezse birkaç ay içinde ileri evreye ulaşabilir” ifadelerini
kullandı.
“Teşhisten Sonra 2-4
Hafta İçinde Ameliyat Önerilir”
Ameliyat sürecine ilişkin bilgi veren Demirhan, “Kanser
teşhisi konulduktan sonra hazırlıklar hızla tamamlanmalı ve hasta uygunsa
ameliyat yapılmalıdır. Kılavuzlar genellikle 2-4 hafta içinde ameliyatı önerir.
Ameliyat edilebilen hastalar genellikle erken evrededir ve bu büyük bir
avantajdır” dedi.
“Ameliyat Sonrası
Hastalar Daha Hızlı Toparlanıyor”
Günümüzde minimal invaziv yöntemlerin yaygınlaştığını
belirten Demirhan, küçük kesilerle yapılan ameliyatlar sayesinde hastaların
daha hızlı iyileştiğini söyledi. Ameliyat sonrası dönemde hastalara ağır
kaldırmamalarını önerdiklerini ifade eden Demirhan, “Örneğin dört paket süt
ağırlığından fazla yük taşınmasını önermiyoruz. Hastalar günde 2-3 kez kısa
yürüyüşler yapabilir. Ancak kalabalık ortamlardan özellikle kış aylarında uzak
durmaları gerekir. Masa başı çalışan hastalar 5-7 gün içinde işlerine
dönebilir” diye konuştu.
“İlk 5 Yıl Düzenli
Tomografi Takibi Şart”
Akciğer kanseri tedavisi sonrası takip sürecinin önemine
değinen Demirhan, erken evre küçük hücreli olmayan akciğer kanserlerinde
ameliyat sonrası ilk 5 yıl boyunca 6 ayda bir tomografi önerdiklerini söyledi.
Bazı hastalarda ilk yıl 3 ayda bir kontrol yapılabildiğini belirten Demirhan,
“5 yıldan sonra da takip bırakılmaz, yılda bir düşük doz tomografi öneriyoruz.
Çünkü hastalık tekrar edebilir” dedi.