Yerli Üreticinin Sessiz Çığlığı Mı, Rekabet İhlali Mi?



Rekabet Kurumu tarafından ortopedi ve beyin cerrahisi sektörüne yönelik başlatılan soruşturma, yalnızca hukuki değil; aynı zamanda sağlık ekonomisi, yerli üretim ve kamu tedarik sistemi açısından da dikkatle değerlendirilmesi gereken bir süreçtir. Elbette hiçbir sektör fiyat belirleme, arz kısıtlama, piyasayı birlikte yönlendirme gibi rekabet hukukuna aykırı yöntemlerle hareket etmemelidir. Hukukun üstünlüğü ve serbest rekabet ilkesi tüm sektörler için geçerlidir.

Ancak olayın yalnızca “rekabet ihlali” başlığıyla değerlendirilmesi, sağlık sektöründe uzun süredir büyüyen yapısal sorunun görülmesini de engelleyebilir.

Bugün özellikle ortopedi ve beyin cerrahisi alanında faaliyet gösteren birçok yerli üretici ve yerli ürün satan bayi; Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) fiyatlarının uzun süredir güncellenmemesi nedeniyle ciddi ekonomik baskı altında faaliyet göstermektedir. Artan döviz maliyetleri, hammadde giderleri, enerji fiyatları, işçilik maliyetleri, finansman yükü karşısında birçok ürün grubunda kamu fiyatlarının sektör gerçeklerinden uzak kaldığı ifade edilmektedir. Bu süreçte dikkat çeken temel sorunlardan biri de şudur:  Yerli üretici çoğu zaman devletin belirlediği SUT fiyatlarına bağlı kalırken, bazı ithal ve yabancı sermayeli ürünlerin piyasada çok daha yüksek fiyatlarla işlem görebildiği yönünde sektör içinde yaygın değerlendirmeler bulunmaktadır.

Bu durum; yerli üreticiyi, kamuya çalışan bayileri, yerli ürün ekosistemini ekonomik sürdürülebilirlik açısından zorlamaktadır. Dolayısıyla ortaya çıkan tablo yalnızca bir rekabet hukuku dosyası değil; aynı zamanda, sağlıkta yerli üretimin korunması, kamu fiyat politikalarının güncellenmesi, sürdürülebilir tedarik modeli kurulması gerektiğini gösteren önemli bir uyarıdır. Burada kritik nokta şudur: Eğer kamu fiyatları uzun süre gerçek piyasa koşullarından kopuk kalırsa; yerli üretici üretimden çekilebilir, kamuya ürün bulunabilirliği azalabilir, sektör yabancı ürünlere daha bağımlı hale gelebilir.

Bu nedenle çözüm;  sektörün tamamen suçlanması değil,  rekabet hukukunu korurken aynı zamanda yerli üreticiyi sürdürülebilir şekilde yaşatacak yeni sağlık tedarik ve fiyat güncelleme modelinin kurulmasıdır. Aksi halde bu süreç; yalnızca firmaların değil, Türkiye’de yerli sağlık sanayisinin de zayıflamasına neden olabilir.

Ve unutulmamalıdır ki: yerli üreticinin zayıfladığı bir sağlık sisteminde, uzun vadede fiyatı da piyasayı da yabancı üreticiler belirlemeye başlar.

Sağlıklı günler dilerim…