JAMA’da yayımlanan geniş kapsamlı bir araştırma, yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan ilaç ve ilaç kombinasyonlarını yan etki ve tedaviyi bırakma oranlarına göre sıraladı.
Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) yayımladığı Küresel
Hipertansiyon Raporu’na göre, 2024 yılında dünya genelinde yaklaşık 1,4 milyar
kişi yüksek tansiyon ile yaşıyor. Ancak bu kişilerin yalnızca beşte birinden
biraz fazlasının tansiyonu kontrol altında tutulabiliyor.
Uzmanlara göre yüksek tansiyonun kontrol altına alınmasındaki
en önemli engellerden biri ilaçların yol açabileceği yan etkilere yönelik
endişeler. Bu durum, hastaların tedaviye başlamasını geciktirebildiği gibi ilaç
dozlarının artırılmasını veya uzun süreli tedaviye devam edilmesini de
zorlaştırabiliyor.
Bu kapsamda gerçekleştirilen yeni bir araştırma, yüksek
tansiyon tedavisinde kullanılan ilaçların ve ilaç kombinasyonlarının ne kadar
iyi tolere edildiğini ortaya koydu.
159 Binden Fazla Kişinin Verileri İncelendi
Araştırmacılar, toplam 159 bin 362 katılımcıyı kapsayan 716
çift kör ve randomize klinik çalışmanın verilerini değerlendirdi. Çalışmada,
hastaların yan etkiler nedeniyle tedaviyi bırakma oranları temel kriter olarak
ele alındı.
Ayrıca baş ağrısı, baş dönmesi, ödem ve öksürük gibi
tedaviyi bırakmaya neden olabilen yaygın yan etkiler de analiz edildi. Elde
edilen veriler, farklı ilaçların doğrudan karşılaştırılmadığı durumlarda bile
etkili değerlendirme yapılmasını sağlayan ağ meta-analizi yöntemiyle incelendi.
En İyi Tolere Edilen Kombinasyon ARB Ve CCB Oldu
Araştırmanın sonuçlarına göre, en düşük tedavi bırakma
oranına sahip ilaç grubu anjiyotensin II reseptör blokerleri (ARB) oldu. Hatta
ARB kullanan hastalarda tedaviyi bırakma oranlarının plaseboya kıyasla daha
düşük olduğu görüldü.
İlaç kombinasyonları arasında ise ARB ile kalsiyum kanal
blokerinin (CCB) birlikte kullanıldığı tedavi seçeneği en iyi tolere edilen
kombinasyon olarak belirlendi.
Araştırmacılar, en iyi tolere edilen ilk beş tedavi
seçeneğinin dördünde ARB'lerin yer aldığını vurguladı.
Buna karşılık, yalnızca CCB kullanılan tedavilerde ve beta
bloker ile diüretik kombinasyonlarında yan etkiler nedeniyle tedaviyi bırakma
olasılığının daha yüksek olduğu tespit edildi.
CCB Kullananlarda Baş Ağrısı Daha Sık Görüldü
Çalışmada dikkat çeken bir diğer bulgu ise baş ağrısı ile
ilgili oldu. Araştırmacılar, CCB dışındaki çoğu tansiyon ilacının plaseboya
kıyasla daha az baş ağrısıyla ilişkili olduğunu belirledi.
Bilim insanları, kalsiyum kanal blokerlerinin beyindeki
damarları genişletici etkisinin bazı hastalarda baş ağrısını
tetikleyebileceğini ifade etti.
Tedaviye Uyumu Artırabilir
Uzmanlar, yüksek tansiyonun kalp, damar sistemi ve hayati
organlarda uzun vadede ciddi hasarlara yol açabildiğini hatırlatarak tedaviye
uyumun büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Araştırma ekibi, elde edilen bulguların farklı toplumlarda
yapılacak uzun dönemli çalışmalarla doğrulanması gerektiğini belirtirken,
sonuçların gelecekte hekimlerin hastalar için daha uygun ve daha az yan etkiye
sahip tedavileri seçmesine yardımcı olabileceğini vurguladı.
JAMA’da yayımlanan araştırmaya göre, yan etkilerin
azaltılması ve tedaviye bağlılığın artırılması, yüksek tansiyonun daha etkin
kontrol edilmesinde önemli bir rol oynayabilir.
Kaynak: Medimagazin