"Klik kimyasının" temelini atan Prof. Morten Meldal, "Kanser hücrelerini öldüren ilacı çok seçici şekilde kanser hücrelerine ulaştırmanın yeni bir yolunu bulduğumuzu düşünüyoruz." dedi.
Nobel Kimya Ödülü sahibi Prof. Morten Meldal, kanser
tedavisinde yan etkileri ortadan kaldıran bir yöntem üzerinde çalıştıklarını
belirterek, "Hayalimiz, kanserin diğer hastalıklar gibi, tercihen mevcut
kanser tedavisinde görülen yan etkileri olmayan bir ilaçla tedavi
edilmesidir." dedi.
Danimarkalı Meldal, moleküllerin birbirine hızlı ve verimli
bir şekilde kenetlenmesini sağlayan "klik kimyası"nın temelini atan
ve bu reaksiyonların canlı hücreler içinde doğal süreçleri bozmadan
gerçekleşmesine imkan tanıyan "biyoortogonal kimya" alanındaki
buluşlarıyla 2022'de Nobel Kimya Ödülü'ne layık görüldü.
Meldal, Orta Doğu Teknik Üniversitesinde (ODTÜ) bir dizi
etkinliğe katılmak üzere geldiği Türkiye'de, klik kimyasının kanser ve
Alzheimer tedavisindeki potansiyeli, ilaç üretimindeki zehirli atık oluşumunu
engelleyen su bazlı sentezleme yöntemleri, yapay zekanın bilimsel keşif
süreçlerindeki geleceği ve Nobel sonrası değişen özel yaşantısını AA muhabirine
anlattı.
"Hayatımı bir
gecede değiştirdi"
Türkiye'de üniversite
öğrencileriyle bir araya geldiniz. Bu ziyaretten edindiğiniz başlıca izlenimler
neler?
ODTÜ'deki birçok genç yetenekle tanışma ayrıcalığına sahip
olduğum için çok mutluyum. Hem üniversitenin araştırma olanaklarından hem de
buradaki eğitim yapısından, tüm müfredattan çok etkilendim. ODTÜ'nün sahip
olduğu yüksek kaliteli eğitimin sürdürülmesinin çok önemli olduğunu
düşünüyorum.
Öğrencilerle yaptığım soru-cevap bölümünde yönelttikleri
sorular gerçekten mükemmeldi, onlar da kıvılcımı arıyor, bu ilk adım. Bu
kıvılcımı nasıl bulacağımızı, nasıl ulaşacağımızı ve sorunlardan nasıl
kaçınacağımızı tartıştık, sanırım söylediklerime çok katıldılar. Bilimdeki
birçok sorun, başarısızlıkla ve tasarlandığı gibi çalışmayan projelerle
ilişkilidir. Öğrenciler de sorun yaşıyorlar ve bunun üstesinden gelmek
zorundalar. Benim çözümüm, ilerideki hedef molekülden ziyade eldeki molekülle
ve anla ilgilenmektir. Yani süreçle ilgilenirsiniz, son adıma giden yolda küçük
başarılar yaratır ve bunların her birini gerçekten iyi başarılar olarak
görürsünüz. Bu yüzden öğrencilerin yaptıkları işe gerçekten çok ilgi
duyduklarını görüyorum. Bizim yarattığımız çevre krizi nedeniyle gelecekleri
konusunda endişeliler, bunu gelecekleri için gerçek bir sorun olarak
görüyorlar. Araştırmalarıyla bu konuyu takip etmek ve yardımcı olup
olamayacaklarını görmek istiyorlar. Genç neslin daha az değil, daha fazla
eğitim alması çok önemli. Daha fazla eğitim son derece önemli çünkü eğitim,
bütün yatırımlardan daha yüksek getiri sağlıyor. Bir toplumda, uzun vadede en
yüksek getiriyi eğitim sağlar.
Kimileri klik kimyası
kavramını "moleküler bir lego seti" olarak açıklıyor. Bu benzetmeye
katılıyor musunuz? Siz klik kimyasını basit bir benzetmeyle açıklayacak
olsaydınız bu ne olurdu?
Legoya da benzetebilirsiniz ama bence cırtcırta daha çok
benziyor. Cırtcırt birbirine uyan iki bileşenden oluşur, çevredeki diğer
malzemelere yapışmaz ama birbirlerine yapıştırıldığında tutar. Klik kimyası da
aynı şekilde ve aslında bu çok karmaşık yeni moleküler yapılar oluşturmamızı
sağladı. Genellikle ilaçlarda olduğu gibi, molekülün tek bir işlevinin olduğu
moleküler oluşumlarımız vardı. Mesela bir proteinle etkileşime girerek
anksiyeteyi gideren bir molekül veya ağrıyı gideren bir molekül gibi. Ama
şimdi, adeta küçük moleküler robotlar gibi birkaç farklı işlevi yerine
getirebilen moleküller oluşturabiliyoruz. Bu da işlevsel molekülleri tek tek
birbirine bağlayabilmemizle mümkün oluyor. Çok daha doğru, hızlı ve sürecin
tamamı suda gerçekleştiği için bir bakıma daha çevreci şekilde yapılıyor.
Bu çalışmanızın Nobel
ödülü ile sonuçlanacağını tahmin etmiş miydiniz, ödülü aldığınızı ilk
duyduğunuzda neler hissettiniz?
Çok yoğun duygular yaşadım çünkü Nobel ödülü bilimde elde
edebileceğiniz en yüksek takdir ve onur. Elbette çok mutluydum. Hatta hayatımı
bir gecede değiştirdi çünkü bir bilim insanı olarak neler yapabileceğiniz ve nerelere
davet edildiğiniz konusunda çok etkili. Araştırmalarım da Nobel ödülü sayesinde
mümkün oldu. Araştırmalarıma devam edebiliyorum, şu an 72 yaşındayım ve hala
çok aktif bir şekilde araştırma yapıyorum. Bunun gerçek bir ayrıcalık olduğunu
ve muhtemelen Nobel ödülü sayesinde gerçekleştiğini düşünüyorum.
Çalışmamın Nobel ödülü kazanacağını tahmin etmedim, çünkü
asıl niyetim hiçbir zaman bu olmadı. Niyetim anı yaşamak. Şu anda yaptığım
araştırmalarla tamamen anda kalarak çalışıyorum. Gelecekteki uygulamalara pek
kafa yormuyorum. Bu reaksiyonun önemini de ancak 4 yıl sonra, birincil
çalışmamıza yapılan atıflar katlanarak artmaya başlayınca keşfettim. Bu da
elbette özel bir şey olduğunun iyi bir göstergesi. Dolayısıyla keşiften hemen
sonra bu araçtan faydalanmaya başladık, her türlü moleküler yapı ve sentezde kullandık.
Klik kimyasının bu kadar ilgi görmesinin nedeni, birçok farklı alanda çok
faydalı olması. Tıpta, vücuttaki diğer hücreleri etkilemeden, belirli bir
hastalığa karşı daha yüksek özgüllüğe, daha yüksek seçiciliğe sahip yeni ilaç
türleri üretebilirsiniz. İlaç sentezlemek için klik kimyasını kullanabilir ve
bunu çevre dostu şekilde gerçekleştirebilirsiniz, çünkü bu reaksiyonlar suda
yapılıyor. Klik kimyasını, iletken malzemelerin yüzeyindeki moleküller
aracılığıyla güneş ışığını yakalayabilen malzemeler gibi tamamen yeni
malzemeler üretmek için de kullanabilirsiniz. Çeşitli alanlarda
kullanılabiliyor, bu yüzden bu kadar popüler hale geldi.
"Bununla
alakadar olmazsak önümüzdeki yıllarda dramatik şekilde artacak"
Evrimsel Kimyasal
Biyoloji Merkezi'ndeki mevcut araştırmalarınızın temel odak noktası nedir?
Bilimsel literatüre önemli katkı sağlayacak yeni bulgular elde ettiniz mi?
Ettiğimizi düşünüyorum, son zamanlarda peptit alanında çok
iyi sonuçlar aldık. Peptitler, proteinlerin küçük parçalarıdır. Peptitleri suda
sentezleme yöntemi geliştirdik, yani bunları tamamen suda üretebiliyoruz.
Ayrıca şu anda onkoloji üzerine de çalışıyoruz, kanserde hedefe yönelik
tedavilerin yeni yollarını bulmaya çalışıyoruz. Bence orada da çok iyi sonuçlar
elde ediyoruz ve gelecek için çok güzel planlarımız var.
Onkoloji alanında,
özellikle kanser üzerine çalıştığınızı belirttiniz, bunu detaylandırabilir
misiniz?
Detay vermeme taraftarıyım, çünkü bu oldukça yeni bir konu
ve yayınlamadan önce haberi ifşa etmek istemeyiz. Ancak size söyleyebileceğim
şey, kanser hücrelerini öldüren ilacı, çok seçici şekilde kanser hücrelerine
ulaştırmanın yeni bir yolunu bulduğumuzu düşünüyoruz. Hayalim, kanserin diğer
hastalıklar gibi, tercihen mevcut kanser tedavisinde görülen yan etkileri olmayan
bir ilaçla tedavi edilmesidir. Yani hayattaki diğer tüm süreçlerle uyumlu olup
saç dökülmesine ve bununla ilişkili diğer şeylere yol açmayan bir kanser ilacı.
Yan etkileri ortadan
kaldırmayı mı kastediyorsunuz?
Yan etkileri ortadan kaldırmak ve hastanın kesin tedavisini
sağlamak. Tercihen birçok kanser türüne genellenebilecek bir yöntemle bunu
yapmak. Çünkü kanser tek bir hastalık değil, çok farklı hastalıklardan
oluşuyor. Kanserde hedef alabileceğiniz bazı ortak etkenler var. Modern
toplumdaki diğer büyük engel ise kardiyovasküler hastalıklar, Alzheimer, bunama
ve diğer nörodejeneratif hastalıklar. Bence bu çok önemli bir alan, çünkü
bununla alakadar olmazsak önümüzdeki yıllarda dramatik şekilde artacak. 2050'de
dünyada 150 milyon insanın Alzheimer'dan etkileneceği tahmin ediliyor. Şu anda
bunun neredeyse yarısına ulaştık, yani gerçekten ciddi bir sorun ve sürekli
artıyor.
Yani Alzheimer ve
bunamayı da mı tedavi etmek istiyorsunuz?
Bunu başarabilir miyim bilmiyorum ama kesinlikle bu yönde
çalışmak istiyorum. Beyindeki plaklardan ve plaklarda üretilen toksik
maddelerden kurtulmaya çalışıyoruz. Bu amaçla, beyindeki plakları oluşturan
lifleri çözebilen bazı moleküllerimiz var ancak bu molekülleri beyne ulaştırmak
ve aktif hale getirmek çok zor. Bu nedenle, kan-beyin bariyerini geçip
hücrelere ulaşmasını sağlamaya da çalışıyoruz. Bu da çok aktif olduğumuz bir
diğer alan.
"İnternetteki
yanlış bilgiler, bir yapay zeka için çok yetersiz bir öğrenme kümesi"
Yapay zeka günümüzde
her alanı dönüştürüyor, bu konudaki düşünceleriniz neler? Sizce yapay zeka,
Nobel ödülüne layık araştırma ve keşifler için gereken zamanı kısaltabilir mi?
Tıpkı bilgisayarı elde ettiğimiz zamanki gibi, yapay zeka da
araştırmayı hızlandıracak, toplumdaki birçok farklı süreci hızlandıracak. Bu bir
araç, bağımsız bir varlık değil. İnsanlar olarak kullandığımız bir araç ancak
gerçekten rekabetçi, insan sezgisiyle ve benzeri şeylerle de rekabet edebilecek
bir yapay zekaya sahip olmak için bilinç oluşturmak gerek. Bu da muhtemelen
yapay zekanın bir sonraki adımı. Farklı bir bilgisayar türünde, beyin ağını
taklit eden bir bilinç oluşturursanız, insanın araştırma süreciyle gerçekten
rekabet edebilecek bir şey başarabilirsiniz.
Yapay zeka doğası gereği tüm bilgiyi içinde barındırır. Yani
yapay zekayı doğru bilgiyle beslerseniz, size çok iyi sonuçlar verir. Ancak
internetteki yanlış bilgiler, bir yapay zeka için çok yetersiz bir öğrenme
kümesi. Çok büyük miktarda bilgi var ancak yapay zeka, kendi kendine yanlış
bilgi üreterek bunu yok ediyor. İnternette eğitilen bu yapay zeka modelleriyle
ilgili durum gitgide daha çok halüsinatif bir hale doğru gidiyor.
"Araştırma
yapıyorsanız Nobel ödülü için değil, yeni keşifler yapmaya ilgi duyduğunuz için
olmalı"
Önceki
röportajlarınızda müziğe ve farklı sanat dallarına büyük ilgi duyduğunuzu
belirtmiştiniz. Bir bilim insanı olarak, sanat ve bilim arasında temel bir
bağlantı olduğuna inanıyor musunuz?
Evet, madalyonun iki yüzü gibiler adeta. Tuval veya heykel
üzerinde üç boyutlu bir alanı resmetmekle ilgilenen bir sanatçı, bir
düşüncenin, kavramın, gerçek bir resmin üç boyutlu temsilini kullanıyor ve bunu
iki boyutlu tuvalde üç boyutlu alana dönüştürüyor. Kimyada da aynısını
yapıyoruz. Çocukken öğrendiğimiz kimya, kağıt yüzeyinde iki boyutlu ama aslında
kimya üç boyutludur. Üç boyutlu kimya, gerçekleşen süreçleri anlamak için
gereklidir.
Bir rock grubunun
üyesi olduğunuzu duyduk, hala müziğe devam ediyor musunuz?
Artık etmiyorum. Nobel ödülünü aldıktan sonra sürdürmek
mümkün olmadı çünkü çok fazla zaman ve emek gerektiren bir iş. Alıştırma yapmak
ve sürekli ilgilenmek gerekiyor.
Eşinizin de bilim
insanı olduğunu biliyoruz. Nobel ödüllü biri olarak, ailenizle bir gününüzü
nasıl geçiriyorsunuz?
Arkadaşlarımızı ağırlamayı çok seviyoruz, bu yüzden çok sık
davetler düzenliyoruz. Birlikte yemek hazırlamayı çok seviyoruz. Güzel akşamlar
geçiriyoruz, genellikle bilimsel veya politik içerikli birçok güzel sohbetimiz
oluyor. Bazen müzik açıp eğleniyoruz. Ayrıca seyahat etmeyi seviyoruz, bu
yüzden Nobel ödülü ile ilgili bu durum gerçekten güzel, çünkü ortak bir
noktamız var, tıpkı Türkiye'de olduğu gibi bunu paylaşıyoruz. İkimiz de gidip
birer konferans veriyoruz ve bunu farklı açılardan tartışabiliyoruz. Gitmeden
önce, orada bulunduktan sonra ve evde de üzerine konuşuyoruz.
Türk bilim insanları,
araştırmacılar, öğrenciler ve akademisyenlere kimya alanında ne gibi
tavsiyelerde bulunurdunuz?
Bence önemli olan, merak duygusuyla ve kendinizi iyi
hissederek bir şeyler yapmak. Yani araştırma yapıyorsanız, konumunuzla ilgili
kaygılarınız yüzünden ya da Nobel ödülü kazanmak istediğiniz için değil,
alanınızda yeni keşifler yapmaya ilgi duyduğunuz için olmalı. Alanınız ister
kimya ister fizik olsun ister öğrenci ister proje yöneticisi olun bu süreç
aynıdır. Merak, faaliyetlerinizde başrol oyuncunuz olsun ve harika şeyler size
gelsin. Ayrıca kendiniz için en önemli olanı yapın, başkalarının önemli
olduğunu düşündüğü şeyleri değil. Önemin gerçek anahtarını kendi içinizde
bulun.
Kaynak: AA